Yatay Geçiş Başvurusunun Reddi ve İdari İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Yatay Geçiş Başvurusunun Reddi ve İdari İptal Davası

Yatay Geçiş İşlemlerinin Hukuki Niteliği ve İdari Yargı Denetimi

Yükseköğretimde önlisans ve lisans düzeyinde programlar arasındaki yatay geçişin usul ve esasları ilgili YÖK Yönetmeliği ile düzenlenir. Bu doğrultuda üniversitelerce tesis edilen yatay geçiş başvurusunun reddi, kontenjan veya sıralama hataları, ders intibakı uyuşmazlıkları ve kazanılmış kaydın geri alınması gibi tasarruflar birer idari işlem olup idari yargı denetimine tabidir.

Yurt dışı veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bünyesindeki yükseköğretim kurumlarından yapılan yatay geçiş başvurularında kurumun veya programın tanınması ile denklik süreçleri önem taşır. Bu süreçlerde tesis edilen tanınma ya da denklik reddi kararları da birer idari işlem niteliğinde olup hukuka aykırılık gerekçesiyle idari yargıda iptal davasına konu edilebilir. Bununla birlikte, yatay geçiş hakkı kazanan bir öğrencinin yeni kuruma kayıt yaptırma zorunluluğu bulunmamaktadır; öğrenci dilediği takdirde eski yükseköğretim kurumunda eğitimine devam etme serbestisine sahiptir.

Dava Açma Süresi, Yetkili Mahkeme ve Zımni Ret Esasları

Yatay geçiş başvurusunun reddi veya kazanılmış kaydın iptali işlemlerine karşı açılacak iptal davalarında görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kural olarak işlemi tesis eden yükseköğretim kurumunun veya rektörlüğün bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Hukuka aykırı bulunan işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılması gerekir. Tebligatın elektronik ortamda yapılması durumunda tebliğ, işlemin muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün bitiminde yapılmış sayılır ve dava açma süreleri bu esas gözetilerek hesaplanır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, idareye yapılan yatay geçiş başvurusuna otuz gün içinde cevap verilmemesi durumunda talep zımnen reddedilmiş sayılır. İlgililer bu otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde idare mahkemesinde dava açabilir. Otuz günlük süre içinde idarece kesin olmayan bir cevap verilmesi hâlinde ilgililer bu durumu istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi kesin cevabı beklemeyi de tercih edebilir. Kesin cevabın beklenmesi durumunda dava açma süresi işlemeyecek olsa da bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hâllerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra idarece cevap verilirse bu cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 10Kaynağı aç
Madde 10 – 1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.[7] 3. (Mülga: 10/6/1994-4001/5 md.) Üst makamlara başvurma:

İdari dava açılmadan önce ilgililer, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan dava açma süresi içinde talep edebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. İdarenin başvuruya otuz gün içinde cevap vermemesi hâlinde istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması durumunda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Yürütmenin Durdurulması İstemi ve Karar Usulü

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca idari mahkemelerde dava açılması, dava konusu edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Mahkeme, idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Bu kararlarda idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve doğacak zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır; yalnızca dayanak kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerde, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere davalı idarenin savunması alınmaksızın da yürütmenin durdurulmasına hükmedilebilir. Buna karşılık, dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı açıkça anlaşılıyorsa idarenin savunması beklenmeden istem reddedilebilir. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda savunma ve tebligat süreleri kısaltılabileceği gibi tebligatın memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. İdare mahkemeleri veya tek hâkim tarafından verilen kararlara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus itiraz edilebilir; itiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde kesin karar vermek zorundadır. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır; kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Hukuka Aykırı Ret İşlemlerinde Tazminat Sorumluluğu

Yatay geçiş başvurusu hukuka aykırı olarak zımnen reddedilen, eğitim yılının başlaması sebebiyle eski okuluna kaydını yenilemek zorunda kalan ve yargı kararı üzerine yeniden yapılan değerlendirmede başvurusu kabul edilen öğrencinin uğradığı maddi zararın idarece tazmin edilmesi gerekir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 25/11/2020 tarihli ve E. 2020/1067, K. 2020/2709 sayılı kararında; geçiş yapılacak üniversitede ödenecek harç mahsup edildikten sonra eski üniversitede fazladan ödenen öğrenim ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi yönündeki ısrar kararı oyçokluğuyla onanmıştır. Kararda, Dairenin bozma gerekçesine dayanan karşı oy da mevcuttur.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/1067, K. 2020/2709Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/1067 E.  ,  2020/2709 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2020/1067 Karar No : 2020/2709 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine yatay geçişinin yapılması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle …. İdare Mahkemesinde açtığı davada … tarih ve E:… sayılı kararla yürütmenin durdurulmasına ve bilahare de … tarih ve K:… sayılı kararla işlemin iptaline karar verildiği, iptale konu hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı 2010-2011 öğretim yılını Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuyacak ve öğrenim harcı olarak da toplam 2.803,50-TL ödeyecek iken, söz konusu işlem nedeniyle Yeditepe Üniversitesinde okumak zorunda kaldığı ve öğrenim ücreti olarak da toplam 34.992,00-TL ödendiği belirtilerek, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle fazladan ödemek zorunda kaldığı 32.188,50-TL'nin faiziyle birlikte tarafına ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Ege Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile Ege Üniversitesinde öğrenimine devam etseydi ödemesi gereken 2.803,50-TL öğrenim harcı miktarı düşüldükten sonra oluşan fark dikkate alınarak, Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine fazladan ödemek zorunda kaldığı 16.094,25-TL olan birinci yarıyıl öğrenim ücretinin ödeme tarihi olan 21/09/2010 tarihinden itibaren, 16.094,25-TL olan ikinci yarıyıl öğrenim ücretinin de ödeme tarihi olan … tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 32.188,50-TL maddi zararın ve idarece, Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına ve işlemin iptaline ilişkin kararlarının uygulanmaması nedeniyle, 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrası hükmüne aykırı davranıldığından bahisle duyulan üzüntü nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 10.000,00-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2. maddesi, 125. maddesinin 7. fıkrası ve 138. maddesinin 4. fıkrası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi ile 28. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında yer alan kurallar aktarılarak, Bakılan davada, tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvuru üzerine tesis edilen cevabi yazının iptali de istenilmekte ise de; esasen başvurunun belli bir miktar paranın tazminat olarak ödenmesini hedeflediği, bu başvuru üzerine tesis edilen işlemin de, bu talebin reddine ilişkin olduğu, iptal davasına konu olabilecek idarece tek taraflı olarak tesis edilen ve ilgililerin hukuki durumlarında değişiklik ya da yenilik yaratan bir idari işlem olarak nitelendirilemeyeceği ve davacının başvurunun reddi işlemini bir idari işlem olarak değerlendirmesinin bakılan davanın bir tam yargı davası olma niteliğini değiştirmeyeceğinden, yargısal denetimin de bu şekilde yapılarak hüküm tesisi gerektiği belirtilerek, Maddi tazminat istemi yönünden; Dosyanın incelenmesinden; 1. sınıfı Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde başarıyla tamamlayan davacının 2010-2011 öğretim yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine yatay geçişinin yapılması istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle …. İdare Mahkemesinde açtığı davada … tarih ve E:… sayılı kararla yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın 21/02/2011 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, bunun üzerine, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Yönetim Kurulunun 24/02/2011 tarih ve 4 sayılı kararıyla, Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 7. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda 3. sırada bulunan davacının Fakültenin 2. sınıfına yatay geçiş başvurusunun kabulüne ve başvurusu halinde kaydının yapılmasına karar verildiği, bu kararın davacıya tebliğ edildiğine ilişkin somut bir belgenin idarece dava dosyasına sunulamadığı, bu nedenle davacının … tarihinde öğrenim ücretinin ikinci taksitini ödeyerek öğrenimine Yeditepe Üniversitesinde devam ettiği, bilahare …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının yatay geçiş başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın 26/05/2011 tarihinde davalı idare vekiline, 30/05/2011 tarihinde de davacı vekiline tebliğ edildiği, Mahkeme kararının davalı idare tarafından temyiz edilmekle Danıştay incelemesinde bulunduğu, iptal kararı üzerine davacı vekili tarafından 11/10/2011 tarihli dilekçe ile davalı idareye yapılan başvuruda; yatay geçiş başvurusunun zımnen reddine ilişkin işleme karşı açılan davada Mahkemece yürütmenin durdurulması ve bilahare de iptal kararı verildiği, iptale konu hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı 2010-2011 öğretim yılını Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde okuyacak ve öğrenim harcı olarak da toplam 2.803,50-TL ödeyecek iken, söz konusu işlem nedeniyle Yeditepe Üniversitesinde okumak zorunda kaldığı ve öğrenim ücreti olarak da toplam 34.992,00-TL ödendiği belirtilerek, fazladan ödemek zorunda kaldığı 32.188,50-TL'nin faiziyle birlikte tarafına ödenmesinin talep edildiği, söz konusu başvurunun Ege Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine de bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, Bu durumda, davacının maddi tazminat talebinin, idarece tesis edilen ve yargı kararıyla hukuka uygun bulunmayan işlemden kaynaklandığı ve 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi hükmüyle ilişkili bulunduğunun görüldüğü, Yargı kararıyla hukuka aykırı bulunan davalı idare işlemi nedeniyle davacının kaydının yapılamadığı, eğitim yılının başlamış olması nedeniyle de davacının eski okuluna kaydını yenilemek zorunda kaldığı, yargı kararı üzerine idarece yeniden yapılan değerlendirmede ise, yatay geçiş başvurusunun kabulüne karar verildiği dikkate alındığında, davacının uğradığı maddi zararın idarece tazmini gerektiği, Davacı tarafından sunulan belgelerden, davacının yatay geçiş başvurusunun davalı idarece reddedilmesi nedeniyle, 2010-2011 öğretim yılında Yeditepe Üniversitesine 21/09/2010 tarih ve 006443 sayılı tahsilat makbuzu karşılığında okul ücretinin birinci taksiti olarak 17.496,00-TL, … tarih ve … sayılı makbuzu karşılığında da okul ücretinin ikinci taksiti olarak 17.496,00-TL olmak üzere toplam 34.992,00-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, yatay geçiş başvurusunun kabul edilmesi ve öğrenimine Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde devam etmesi halinde ise toplam 2.803,50-TL harç ödeyeceği dikkate alındığında, bu miktarın mahsubu ile kalan 32.188,50-TL'nin idareye başvuru tarihi olan 17/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, Manevi tazminat istemi yönünden; Manevi tazminatın, kişinin şeref ve haysiyeti gibi manevi değerleri ile yaşam ve beden bütünlüğü, sağlık gibi kişilik haklarına dahil bedensel değerlerinin ihlali, ağır elem ve üzüntü duyulması gibi hallerde, ilgilinin duyduğu elem ve üzüntünün bir nebze giderilmesini amaçlayan manevî bir tatmin aracı olduğu, başka türlü giderim yolunun bulunmaması nedeniyle haksız zenginleşmeye yol açmayacak şekilde fakat idarenin olaydaki kusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek, hukuka aykırılığı özendirmeyecek ölçüde takdir olunacak bir paranın ödenmesine hükmedilmesi yoluyla karşılanmaya çalışıldığı, bir idari işlem veya eylem nedeniyle ızdırap duyan kişiye sadece tatmin aracı olan bir miktar para verilerek bu üzüntü ve sıkıntının tam olmasa bile bir miktar azaltılmasının temel amaç olduğu, Davacının manevi tazminat isteminin; …. İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma ve iptal kararının idarece uygulanmaması nedeniyle hem Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrasına, hem de 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrasına aykırı davranılması nedeniyle manen üzüntüye uğramasına ve yıpranmasına dayandığının görüldüğü, Bakılan uyuşmazlıkta, davalı idarece Mahkeme kararının uygulanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı ve Mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararının idareye tebliği sonrasında alınan kararla yargı kararı gereğince davacının yatay geçiş başvurusunun uygun bulunduğu ancak, bu konuda tesis edilen işlemin davacıya yazılı olarak bildirilmediği, fakat sözlü olarak gerçekleştiği kanaatine varılan görüşme sonrası davacının bilgisine girdiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla, yargı kararının uygulanmaması sebebine dayalı olarak idareyi tazminle sorumlu tutmayı gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı, Davacı vekili tarafından 03/01/2012 tarihinde verilen dilekçede, davacının 2011-2012 öğretim yılında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesine geçmek durumunda kaldığı, bütün arzusunun, İstanbul'da bulunan ailesine çok daha yakın olduğu için İzmir'de okumak olduğunun belirtilmesi ve başkaca bir manevi zararın varlığının ortaya konulamaması dikkate alındığında, bu yönüyle de ortada davalı idareyi manevi tazminat ödemekle yükümlü tutmayı gerektirecek koşulların mevcut bulunmadığı değerlendirildiğinden, davacının manevi tazminat isteminin reddine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile 32.188,50-TL maddi zararın idareye başvuru tarihi olan 17/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin karar düzeltme aşamasında verilen 08/10/2019 tarih ve E:2019/6929, K:2019/8406 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 125. maddesinin 1. ve 7. fıkraları ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak, İdarenin, kamu hizmetlerini yürütürken mevzuata uygun kararlar almasının hukuka bağlı olma zorunluluğunun bir gereği olduğu, idarenin hukuka ve mer'i mevzuata aykırı bir karar almasının esasen bir hizmet kusuru teşkil edeceği, genel olarak bir tasarrufun iptalini gerektirecek derecede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunması durumunda, bu tasarrufun uygulanmasından doğacak zararlardan dolayı hakları ihlal edilenlerin, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca işlemin iptali ile birlikte veya ayrı olarak hizmet kusuru esaslarına göre idare aleyhine tazminat davası açma hakkına sahip olduğu, bununla birlikte iptal davası ile tam yargı davası arasında her zaman zorunlu bir bağın mevcut olduğunu söylemenin mümkün olmadığı, dolayısıyla idari işlemin mevzuata herhangi bir aykırılığı dolayısıyla iptal edilmesinin, idarenin muhakkak surette sorumluluğunu gerektiren bir hizmet kusuru işlediği sonucuna götürmediği, Diğer bir anlatımla, işlemin iptalini gerektiren her hukuki yanlışlığı ve aykırılığı kendiliğinden hizmet kusuru olarak niteleme olanağının bulunmadığı, Davacının yatay geçiş talebi reddedilmemiş olsaydı ödemek zorunda kalmayacağı 32.188,50-TL'nin tazmini istenilmekte ise de, …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının, "Ege Üniversitesi Senatosu tarafından, öncelikle Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesinde belirtilen yatay geçiş başvuru ve değerlendirme kriterlerinin belirlenmesi gerekirken, anılan yönetmelikte açıkça bir yetki devrinin bulunmamasına karşın bu konudaki düzenleme yetkisini Fakülte ve Yüksekokul Yönetim Kurullarına devretmesine hukuken olanak bulunmadığından, davacının yatay geçiş başvurusunun Üniversite Senatosunca belirlenmiş yatay geçiş başvuru ve değerlendirme kriterleri olmaksızın, Dişhekimliği Fakültesi Yönetim Kurulu tarafından belirlenen kriterlere göre reddedilmesinde anılan yönetmelik hükümleri ile hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle verildiği, Bu durumda, iptal kararı ile davacının doğrudan okula kayıt hakkı kazanamadığı, davalı idare tarafından Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik uyarınca yatay geçiş şartları açısından davacının değerlendirileceği ve buna göre yeniden bir işlem tesis edileceği, dolayısıyla somut olarak tespit edilip miktarı ortaya konulamayacak zararların tazmininin istenilemeyeceği gibi varsayıma dayalı olarak da tazminata hükmedilemeyeceğinin açık olduğu, Bu itibarla, yargı kararıyla iptal edilen idari işlem nedeniyle davacının hukuken korunması gerekli güncel ve somut maddi zararının bulunduğundan söz edilemeyeceği açık olduğundan, Mahkemece aksi düşünceden hareketle maddi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile 32.188,50-TL maddi zararın idareye başvuru tarihi olan 17/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararından sonra davacı hakkında tesis edilen 24/02/2011 tarih ve 4 sayılı işlemde, Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 7. maddesi uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda 3. sırada bulunan davacının Fakültenin 2. sınıfına yatay geçiş başvurusunun kabulüne ve başvurusu halinde kaydının yapılmasına karar verildiği, yürütmeyi durdurma kararından sonra davacının gerekli belgelerle birlikte başvuruda bulunarak kaydının yapılmasını istemediği, davacının kendiliğinden kayıt olmayı beklemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dolayısıyla davacının eğitimine Yeditepe Üniversitesinde devam etmesinin kendi tasarrufu olduğu, idarelerinin bu konuda sorumlu tutulamayacağı, ayrıca davada faiz talep edebilme koşullarının oluşmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, …. İdare İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu …. İdare İdare Mahkemesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davacının maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile 32.188,50-TL maddi zararın idareye başvuru tarihi olan 17/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/11/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 08/10/2019 tarih ve E:2019/6929, K:2019/8406 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararının idareye tebliği sonrasında yatay geçiş başvurusu uygun bulunmuşsa, tesis edilen işlemin yazılı olarak tebliğ edilmemesine karşın sözlü görüşmeyle öğrencinin bilgisine girdiği hâllerde, yargı kararının uygulanmadığından bahisle manevi tazminata hükmedilemez.

Yatay geçiş başvurusuna üniversite cevap vermezse ne olur?

Yatay geçiş başvurusuna idarenin otuz gün içinde cevap vermemesi hâlinde istem zımnen reddedilmiş sayılır ve otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren altmış günlük dava açma süresi işlemeye başlar.

Yatay geçiş hakkı kazanan öğrencinin yeni üniversiteye kayıt yaptırması zorunlu mudur?

Yatay geçiş hakkı kazanan öğrencinin yeni programa geçiş yapması zorunlu olmayıp öğrenci dilerse bu hakkını kullanmayarak eski yükseköğretim kurumunda eğitimine devam edebilir.

Yurt dışındaki kurumlardan yatay geçişte denklik reddine karşı iptal davası açılabilir mi?

Yurt dışı veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yükseköğretim kurumlarından yapılan yatay geçişlerde tesis edilen tanınma veya denklik reddi işlemleri birer idari işlem niteliğinde olup hukuka aykırılık hâlinde iptal davasına konu edilebilir.

Yatay geçiş reddine karşı yürütmenin durdurulması kararı hangi koşullarda verilir?

Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ile idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu