İmar Kanunu 18. Maddesi: Parselasyon ve Hak Kayıpları

by Avukat Erdal Ersoy
İmar Kanunu 18. Maddesi: Parselasyon ve Hak Kayıpları

İmar Kanunu 18. Maddesi Kapsamında İdarenin Parselasyon Yetkisi

3194 sayılı İmar Kanunu m. 18 uyarınca belediyeler; imar sınırları dahilindeki binalı veya binasız arsa ve arazileri, maliklerin veya diğer hak sahiplerinin muvafakatini aramaksızın birbirleriyle, yol fazlalarıyla, kamu kurumlarına veya belediyelere ait taşınmazlarla birleştirmeye yetkilidir. İdare bu alanları imar planına uygun ada ve parsellere ayırabilir; müstakil, hisseli ya da kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtabilir ve tapu siciline resen tescil ettirebilir. Söz konusu düzenleme sahası belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalmaktaysa bu yetkiler valilikler tarafından kullanılır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.[19][20] (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik birinci cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakım evleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti için planlanan teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları, resmî kurum alanı, uygulama imar planı kararı ile getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları, otogar alanından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Üçüncü fıkrada belirtilen, bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir. (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Düzenleme sahasında üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için ayrılması gereken alanların toplamının, ikinci fıkrada belirtilen düzenleme ortaklık payından fazla olması veya daha öncesinde parselasyon planı tescil olmuş alanlarda ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaması nedeniyle kamu eline geçişi sağlanamayan umumi ve kamu hizmet alanlarının 13 üncü maddede belirtilen yöntemlerle kamuya geçişi sağlanır. Umumi ve kamu hizmet alanlarının kamulaştırma yoluyla kamu eline geçirilecek olması halinde, uygulamaya giren parsellerin, imar planında kamulaştırmaya konu kamu ve umumi hizmet alanlarına denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.[21] (Ek sekizinci fıkra:18/7/2021-7333/10 md.) 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında yapılan uygulamalarda; umumi hizmet alanları için yapılan her türlü terk ve kesintinin, parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı kesintisinden az olması durumunda, önceki terk ve kesintilerin oranını parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. Yapılan bu kesinti tamamlayıcı mahiyette olup mükerrer uygulama olarak değerlendirilmez. Ancak toplam kesinti oranı her halükarda %45’i geçemez. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınır.[22] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Mevcut yapılar nedeniyle parsellerden düzenleme ortaklık payı alınamadığı hâllerde bu payın miktarı, (…)[23] bedele dönüştürülebilir. (Ek cümle:5/12/2024-7534/6 md.) Parselasyonu onaylayan idare tarafından alınan bu bedel, fazladan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak zorunda kalınan diğer parsel sahiplerine ödenir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:5/12/2024-7534/6 md.) Bedel takdiri 2942 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen bedel tespiti esasları da gözetilerek 6362 sayılı Kanuna göre lisans almış gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edilir. Tespit edilen bedel ödenmedikçe tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilir ve bu bedelin tamamı tescil tarihinden itibaren en geç 1 yıl içerisinde ödenir. Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında güncellenmek suretiyle ödenmedikçe devri yapılamaz ve yapı ruhsatı verilemez, tapuda herhangi bir işlem tesis edilemez. Bedelin tamamen ödenmesi hâlinde taşınmaz maliki ya da idarenin talebi üzerine terkin edilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir. (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz. (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Mülga fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır. Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir. Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalardan yer verebilirler. Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. (Ek fıkra:14/2/2020-7221/7 md.) Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle tescilli imar parselleri üzerinden mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni imar uygulaması yapılabilir. Bunun mümkün olmaması durumunda davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla tescilli imar parselleri üzerinden yeni parselasyon işlemi yapılarak uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir.[24] (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili:

Düzenleme alanında yer alan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü sağlamak koşuluyla hisseli taşınmazlar hisse sahiplerinin muvafakatiyle ya da fiili kullanım esasına göre müstakil imar parsellerine dönüştürülebilir. Uygulama imar planında özel bir belirleme yapılmadığı durumlarda ise mevzuat yönetmeliklerinde belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında hiçbir şekilde yeni parsel ihdas edilemez.

Kanunda sayılan veraset yoluyla intikal eden yerler, Kat Mülkiyeti Kanunu uygulamaları, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amaçlı hisselendirmeler ile cebri icra yoluyla yapılan satışlar hariç tutulmak üzere; imar planı bulunmayan alanlarda yapılaşma hedefiyle arsa ve parselleri hisselere ayıran özel parselasyon planları ve taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri hukuken yapılamaz.

Parselasyon Planlarının Yapılma Süresi ve Parsel Tahsis Kuralları

Belediye veya valiliklerin, uygulama imar planlarının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde parselasyon planlarını yapması ve onaylaması kanunen esastır. Belirlenen bu beş yıllık yasal süre zarfında idarece parselasyon planlarının yapılmaması sebebiyle ortaya çıkan her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinin idari ve mali sorumluluğu doğrudan ilgili belediye veya valiliğe aittir.

Parselasyon uygulaması sonucunda taşınmaz maliklerine verilecek imar parsellerinin öncelikle düzenlemeye alınan kök taşınmazın bulunduğu yerden tahsisi zorunludur. Taşınmazın bulunduğu konumdan parsel verilmesinin fiilen veya hukuken mümkün olmaması halinde ise tahsisin hak sahibine en yakınındaki eşdeğer alandan yapılması emredici kuraldır.

Düzenleme Ortaklık Payı Hesabı ve Yasal Kesinti Sınırı

Düzenleme ortaklık payı (DOP); kentsel faaliyetlerin yürütülebilmesi adına ihtiyaç duyulan umumi ve kamu hizmet alanlarının karşılanması ile düzenleme dolayısıyla taşınmazda meydana gelen değer artışları karşılığında malikten herhangi bir bedel ödenmeksizin ve rızası aranmaksızın düşülen paydır. 3194 sayılı Kanun m. 18 f. 2 gereğince alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye giren arazi ve arsaların düzenleme öncesindeki ilk yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini hiçbir şekilde geçemez.

Düzenleme ortaklık payları; yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi veya parkı, yeşil saha, ibadet yeri, karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesisleri, kamuya ait kreş ve gündüz bakımevleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, erişme kontrollü yollar (otoyol hariç), su yolu, bölge geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanları, teknik altyapı ve trafo alanları, ağaçlandırılacak alanlar, rekreasyon ve mesire alanları, resmî kurum alanları, otogar ile imar planı kararıyla belirlenen diğer umumi ve kamu hizmet alanlarından oluşur. Bu alanlar tahsis edildikleri kamu hizmeti tesisleri haricinde başka hiçbir maksatla kullanılamaz.

Düzenlemeye alınan saha içerisindeki taşkın kontrol tesisi alanlarının öncelikle kamu hizmetleri için DOP düşülmesinin ardından geriye kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Bu Hazine alanlarının yetersiz kalması durumunda, yüzde kırk beşlik azami yasal oran aşılmamak üzere diğer taşınmazlardan taşkın kontrol tesisi amacıyla ayrıca pay ayrılabilir. Kapanan imar ve kadastro yolları ise öncelikle DOP olarak ayrılan toplam alandan düşülür.

Parselasyon planı yapılmadan önce ifraz ve tevhit yoluyla tescil edilmiş parsellerden umumi hizmet alanlarına bedelsiz terk edilen ya da bağışlanan alanların toplam büyüklüğe oranı, bölgede yürütülecek yeni parselasyondaki DOP oranından daha düşük kalırsa, malikten aradaki fark kadar ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılır.

Mülkiyet Tescili, Kamulaştırma ve İlave DOP Kesintisi Şartları

Bölgenin ihtiyacına ayrılan umumi hizmet alanlarından belediye hizmetlerine ilişkin olanlar ilgili belediye adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda hizmeti yürütecek idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edilir.

Umumi hizmetler için ayrılması gereken alan toplamının azami düzenleme ortaklık payı oranını aşması veya daha önce parselasyon planı tescil edilmiş alanlarda ikinci kez kesinti yapılamaması sebebiyle kamuya geçişi sağlanamayan umumi ve kamu hizmet alanlarının kamu eline geçişi 3194 sayılı Kanun m. 13 hükümlerinde düzenlenen yöntemlerle sağlanır. Bu alanların kamulaştırılması gerekirse uygulamaya giren parsellerin imar planında kamulaştırmaya konu kamu ve umumi hizmet alanlarına denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılır. Bir taşınmazdan kamulaştırma yapılması gerektiğinde ise düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.

İmar hukukunda herhangi bir parselden kural olarak bir defadan fazla DOP alınmaması temel esastır. Ancak imar planı kararıyla yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış meydana gelmesi halinde; taşınmazın düzenleme sonucundaki değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, önceki terkler ve kesintiler gözetilerek DOP oranı yüzde kırk beşe tamamlanıncaya kadar ilave kesinti yapılabilir.

DOP Bedeline Dönüştürme, Mevcut Yapılar ve Ağaçların Tasfiyesi

Parsel üzerindeki mevcut yapılar sebebiyle fiilen düzenleme ortaklık payı alınamayan durumlarda bu pay bedele dönüştürülebilir. Bedel takdiri, lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlanarak belirlenir ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenir. Bu bedel, tescil tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde yeniden değerleme oranında güncellenerek ödenmedikçe taşınmazın devri gerçekleştirilemez, tapuda işlem tesis edilemez ve yapı ruhsatı verilemez. İdarece alınan bu bedel, parselasyon gereğince fazladan DOP kesintisi yapılmak zorunda kalınan diğer parsel sahiplerine ödenir.

Kamu hizmetlerine ayrılan sahalara rastlayan yapı ve ağaçlar belediye veya valilikçe bedeli ya da enkaz bedeli ödenmek suretiyle yıkılır ve sökülür. İdare kamulaştırma bedeli ödemek yerine, hak sahibinin rızasını almak kaydıyla idareye ait yapılaşmaya elverişli başka sahalardan yer tahsisinde de bulunabilir.

Düzenlenmiş arsalarda yer alan yapılara parsel maliklerinin muvafakati bulunmadıkça veya imar planı açısından engel teşkil ettikçe küçük ölçüdeki zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik veya esaslı tamirat izni verilemez. İmar Kanunu m. 18 uygulamasının tatbik edilemediği alanlarda ise plana ve mevzuata göre müstakil inşaata elverişli bulunan kadastral parsellere yürürlükteki imar planına göre inşaat ruhsatı düzenlenebilir.

İdari İtiraz, İptal Davası ve Geri Dönüşüm İmkânsızlığı

Parselasyon planları onaylandıktan sonra askıya çıkarılır ve ilgililer yasal askı süresi içerisinde işlemi tesis eden belediyeye veya valiliğe idari itiraz hakkını kullanabilir. Parselasyon işlemine karşı hak sahipleri, işlemin tebliğ edildiği tarihten itibaren altmış günlük süre içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir.

Mahkemece parselasyonun iptal edilmesi durumunda; davaya konu parselin umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi ya da iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri fiili veya hukuki imkânsızlıklar tespit edilirse geri dönüşüm yapılarak önceki kök parsellere dönülemez. Bu halde öncelikle tescilli imar parselleri üzerinden mahkeme kararlarını yerine getirmeye yönelik yeni bir imar uygulaması yapılır. Bunun mümkün olmaması halinde davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınarak tescilli imar parselleri üzerinden yeni parselasyonla uygun bir yer tahsis edilir; anlaşma sağlanamaması durumunda ise kök parseldeki yer dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki rayiç bedeli üzerinden değeri hak sahibine ödenir.

Düzenleme ortaklık payı kesinti oranı en fazla ne kadardır?

3194 sayılı Kanun uyarınca düzenleme ortaklık payı oranı, düzenlemeye tabi tutulan taşınmazın düzenleme öncesindeki yüzölçümünün en fazla yüzde kırk beşine kadar kesilebilir ve bu oran hiçbir surette aşılamaz.

Aynı parselden ikinci kez DOP kesintisi yapılabilir mi?

Kural olarak bir parselden birden fazla DOP alınamaz; ancak imar planı değişikliğiyle yapılaşma ve nüfus artışı gerçekleştiğinde, oluşan değer önceki değerden az olmamak şartıyla oran yüzde kırk beşe kadar tamamlanabilir.

İmar Kanunu 18. maddesi işlemlerine karşı iptal davası ne zaman açılır?

Parselasyon işlemine karşı tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; ayrıca planın ilan edildiği askı süresi içinde idareye itiraz başvurusunda bulunulabilir.

Mahkemenin parselasyonu iptal etmesi halinde kök parsele dönülemezse ne yapılır?

Fiili veya hukuki imkânsızlık sebebiyle eski kök parsele dönülemiyorsa idare önce tescilli imar parselleri üzerinden yeni uygulama yapar; bu mümkün değilse muvafakatle yer tahsis edilir veya anlaşılamazsa rayiç bedel ödenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu