Yat Tesliminde Gecikme Halinde Tanınan Hukuki Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
Yat Tesliminde Gecikme Halinde Tanınan Hukuki Haklar

Yatların Hukuki Statüsü ve Tüketici Mevzuatının Uygulanma Alanı

Türk Ticaret Kanunu düzenlemelerine göre suda hareket etmesi gereken, yüzme kabiliyetine sahip ve pek küçük nitelikte olmayan deniz araçları gemi vasfındadır. Kanunun deniz ticaretine ilişkin birtakım hükümleri yatlar bakımından da geçerlilik taşır. Bunun yanında mesleki veya ticari faaliyet icra eden satıcı, sağlayıcı veya yat kiralama işletmecileri ile mesleki nitelik taşımayan gayelerle işlem yapan gerçek kişiler arasında akdedilen yat edinim veya kullanım ilişkilerinde, somut olayın şartları çerçevesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kuralları da gündeme gelebilir.

Teslim Borcunda Temerrüt, Kusur ve Gecikme Zararı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 117 gereğince muaccel borcun borçlusu, kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ancak ifa günü taraflarca birlikte belirlenmişse veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanılarak usulüne uygun bildirimle belirlenmişse, o günün geçmesiyle ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüt gerçekleşir. Temerrüde düşen borçlu, Türk Borçlar Kanunu m. 118 uyarınca temerrüde düşmekte kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 118Kaynağı aç
MADDE 118- Temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. b. Beklenmedik hâlden sorumluluk

İfa İçin Ek Süre Tanınması ve Süre Aranmayan Durumlar

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan birinin temerrüde düşmesi halinde diğeri, Türk Borçlar Kanunu m. 123 uyarınca borcun ifası için uygun bir süre verebilir veya hâkimden uygun bir süre verilmesini talep edebilir. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu m. 124 uyarınca borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, borçlunun temerrüdü sebebiyle ifa alacaklı için yararsız kalmışsa ya da borcun belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine ifanın kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa ek süre verilmesine gerek yoktur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 123Kaynağı aç
MADDE 123- Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir. b. Süre verilmesini gerektirmeyen durumlar
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 124Kaynağı aç
MADDE 124- Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: 1. Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa. 2. Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa. 3. Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa. c. Seçimlik haklar

Satış Sözleşmelerinde Temerrüt ve Yarar ile Hasarın İntikali

Satıcının temerrüdünde Türk Borçlar Kanunu m. 212 uyarınca borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır. Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında, taşınır satışlarında satılanın yarar ve hasarı kural olarak zilyetliğin devri anına kadar satıcıya aittir. Satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderirse yarar ve hasar, taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer. Alıcının zilyetliği devralmada temerrüde düşmesi halinde ise Türk Borçlar Kanunu m. 208 uyarınca zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 208Kaynağı aç
MADDE 208- Kanundan, durumun gereğinden veya sözleşmede öngörülen özel koşullardan doğan ayrık hâller dışında, satılanın yarar ve hasarı; taşınır satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anına kadar satıcıya aittir. Taşınır satışlarında, alıcının satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi durumunda zilyetliğin devri gerçekleşmişçesine satılanın yarar ve hasarı alıcıya geçer. Satıcı alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderirse, yarar ve hasar, satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçer. İKİNCİ AYIRIM Taşınır Satışı A. Konusu
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 212Kaynağı aç
MADDE 212- Satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır. Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir. Alıcı, satılanın devredilmesini isteme niyetinde ise, belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya hemen bildirmek zorundadır. b. Giderim borcu ve kapsamı

Zilyetliğin devri için belirli bir süre öngörülmüş olan ticari satışlarda satıcı temerrüde düşerse, Türk Borçlar Kanunu m. 212 uyarınca alıcının devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini talep ettiği kabul edilir. Alıcı, satılanın teslimini isteme niyetindeyse belirlenen sürenin bitiminde bunu satıcıya derhal bildirmek zorundadır.

Yat İnşa Sözleşmesinde İşe Başlamama, Gecikme ve Sözleşmeden Dönme

Yat inşa sözleşmelerinde yüklenicinin işe zamanında başlamaması, sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi veya iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde iş sahibi, Türk Borçlar Kanunu m. 473/1 uyarınca teslim için belirlenen günü beklemek zorunda kalmaksızın sözleşmeden dönebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir. 4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi

İnşa faaliyeti esnasında eserin yüklenicinin kusurundan ötürü ayıplı veya sözleşme şartlarına aykırı meydana getirileceği açıkça gözlemleniyorsa iş sahibi, Türk Borçlar Kanunu m. 473/2 hükmüne istinaden aykırılığın giderilmesi hususunda uygun bir süre vererek ihtar iletebilir. Verilen sürede aykırılık bertaraf edilmediği takdirde, meydana gelecek hasar ve giderler yükleniciye ait bulunmak üzere onarım yahut inşa sürecinin üçüncü bir kişiye tevdi edileceği ihtaren bildirilebilir.

Yat Kiralamalarında Teslim Şartları, Ayıp ve Sözleşmenin Feshi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 301 gereği kiraya veren taraf, kiralananı belirlenen tarihte ve sözleşmedeki kullanım amacına uygun durumda kiracıya teslim etmek ve kira süresi boyunca bu vaziyette muhafaza etmek mecburiyetindedir. Kiralananın önemli ayıplar ihtiva ederek teslimi durumunda kiracı, Türk Borçlar Kanunu m. 304 uyarınca borçlu temerrüdü hükümlerine yahut kiraya verenin sonradan ortaya çıkan ayıplara dair sorumluluğuna başvurabilir. Kiralananın önemli olmayan ayıplarla teslimi halinde ise kiracı, kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluk yollarına müracaat edebilir. İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde ise Türk Borçlar Kanunu m. 126 gereğince borçlunun temerrüdü halinde alacaklı, aynen ifa ve gecikme tazminatı talep edebileceği gibi akdi feshederek erken sona ermeden kaynaklanan zararının giderilmesini de isteyebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 126Kaynağı aç
MADDE 126- İfasına başlanmış sürekli edimli sözleşmelerde, borçlunun temerrüdü hâlinde alacaklı, ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, sözleşmeyi feshederek, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. ÜÇÜNCÜ AYIRIM Borç İlişkilerinin Üçüncü Kişilere Etkisi A. Alacaklıya halef olma
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 301Kaynağı aç
MADDE 301- Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz. II. Vergi ve benzeri yükümlülüklere katlanma borcu
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 304Kaynağı aç
MADDE 304- Kiralananın önemli ayıplarla teslimi hâlinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. Kiralananın önemli olmayan ayıplarla tesliminde ise kiracı, kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıplardan dolayı kiraya verenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabilir. 2. Kiralananın sonradan ayıplı hâle gelmesinden sorumluluk a. Genel olarak

Seyir İzin Belgesi Düzeni ve Sefer Şartları

Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 42 uyarınca hudut kapılarındaki giriş işlemlerini tamamlayan yabancı bayraklı özel deniz turizmi araçları, rotalarını seyir izin belgesi üzerinde göstermek şartıyla Türk karasularında seyreder. Kruvaziyer gemiler hariç olmak üzere, Bakanlıktan belgeli ticari deniz turizmi araçları ile yabancı bayraklı özel deniz turizmi vasıtalarının Türk karasularındaki ticari seferlerinde, sefer bitimine dek geçerliliği süren seyir izin belgesinin düzenlenmiş olması ve bu belgenin teknede muhafaza edilmesi şarttır. Buna karşılık Türk bayrağı taşıyan özel deniz turizmi vasıtalarının Türk limanları arasında icra edecekleri seyirlerde seyir izin belgesi düzenlenmesi koşulu aranmamaktadır.

200915212 sayılı DENİZ TURİZMİ YÖNETMELİĞİ m. 42Kaynağı aç
MADDE 42 – (1) Hudut giriş işlemini tamamlamış Türk ve yabancı bayraklı deniz turizmi araçları, Türk karasuları ve limanları arasında liman başkanlığının onayı ile serbestçe dolaşabilir. (2) (Değişik:RG-19/10/2022-31988-CK-6229/38 md.) Hudut giriş işlemini tamamlamış yabancı bayraklı özel deniz turizmi araçları Türkiye’ye girişte ve Türk karasularında yapacakları seyirlerinde, güzergâhlarını seyir izin belgesi üzerinde belirterek serbestçe seyredebilir. Türk bayraklı özel deniz turizmi araçlarının Türk limanları arasında yapacakları seferlerde seyir izin belgesi aranmaz. (3) Kruvaziyer gemiler dışında Bakanlıktan belgeli ticari deniz turizmi araçları ile yabancı bayraklı özel deniz turizmi araçları, Türk karasularında her ticari seferin sonuna kadar geçerli olmak üzere seyir izin belgesi ile seyreder. Kruvaziyer gemiler, seyir izin işlemleri açısından diğer gemilerin tabi oldukları işlemlere tabidir. (4) Seyir izin belgesinin deniz turizmi araçları donatan, işleten, kaptan veya temsilcisi bir gemi acentesi tarafından doğru ve noksansız bir biçimde doldurularak imzalanması ve süresi içerisinde deniz turizmi aracında bulundurulması zorunludur. (5) (Değişik:RG-19/10/2022-31988-CK-6229/38 md.) Seyir izin belgesinin sefer süresince deniz turizmi aracında kalan nüshasının liman başkanlığına teslim edilmesi veya seyir izin belgesi elektronik sistemi üzerinden bildirimin yapılması ile sefer tamamlanmış olur. (6) (Değişik:RG-19/10/2022-31988-CK-6229/38 md.) Türk Boğazlarından geçişler bakımından 20/7/1936 tarihinde imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile 14/8/2019 tarihli ve 1426 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği hükümleri saklıdır. (7) Seferini tamamlayan deniz turizmi araçları, sefer bittikten en geç oniki saat içinde liman başkanlığına bildirimde bulunurlar. (8) Deniz turizmi tesislerinde kışlayan yabancı bayraklı deniz turizmi araçlarının seyir izin belgeleri kışlama süresince geçerlidir. Yabancı bayraklı yatların ticari faaliyeti
Yat inşasında teslim vadesi gelmeden sözleşmeden dönülebilir mi?

Yüklenicinin işe zamanında başlamaması, sözleşmeye aykırı olarak işi geciktirmesi veya iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması durumunda teslim günü beklenmeksizin sözleşmeden dönülebilir.

Yat tesliminde temerrüt için her durumda ihtarname zorunlu mudur?

Hayır, teslim tarihi taraflarca sözleşmeyle tayin edilmişse veya sözleşmedeki yetkiye dayanılarak usulüne uygun bir bildirimle belirlenmişse günün geçmesiyle ayrıca ihtar gerekmeksizin temerrüt gerçekleşir.

Belirli vadeli ticari yat satışında teslim gecikirse alıcı ne yapmalıdır?

Belirli süre tayin edilen ticari satışlarda alıcının devir talebinden vazgeçip ifa edilmeme tazminatını talep ettiği kabul edilir; yatın teslimini istemeyi sürdüren alıcı bu niyetini sürenin bittiği an satıcıya derhal bildirmelidir.

Kiralanan aracın ayıplı teslim edilmesi halinde kiracının hakları nelerdir?

Önemli ayıp halinde borçlu temerrüdü veya sonradan ayıptan doğan sorumluluk kurallarına başvurulabilir; önemli olmayan ayıp halinde ise sonradan ortaya çıkan ayıplara ilişkin sorumluluk hükümleri işletilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu