Sağlık Turizmi Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği ve Şekil Şartları
Türkiye'de faaliyet yürüten hastane, tıp merkezi, klinik ve acenteler ile yabancı hastalar arasında akdedilen sağlık hizmet sözleşmeleri ve bu hizmetler karşılığı tanzim edilen faturalar hukuki niteliği itibarıyla tüketici işlemi sayılır. Sağlık Bakanlığı Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turist Sağlığı Hakkında Yönetmelik düzenlemeleri uyarınca yabancı hastaya sunulan sağlık hizmetlerinde yazılı sözleşme kurulması ve ayrıntılı fatura veya serbest meslek makbuzu düzenlenmesi emredici bir yükümlülüktür.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4/1 uyarınca yazılı olarak düzenlenmesi gereken sözleşme ve bilgilendirmelerin en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir biçimde düzenlenerek bir nüshasının kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısıyla hastaya verilmesi zorunludur. Kanuni şartların bir kısmının bulunmaması sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; eksikliğin düzenleyen tarafından derhal giderilmesi gerekir. Bununla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmede kararlaştırılan koşullar, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Yabancı Dil Engeli ve Genel İşlem Koşulları Denetimi
Sözleşmelerde yer alan genel işlem koşullarının sözleşme içeriğine dahil olabilmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 21/1 gereğince düzenleyenin karşı tarafa bu şartların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesine, içeriğini öğrenme imkanı tanımasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır; aksi halde genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 21Kaynağı aç
Yabancı hastanın hiç bilmediği ya da yeterince hakim olmadığı bir dilde hazırlanan ve yeminli tercümesi sunulmaksızın imzalatılan sözleşmelerdeki hasta aleyhine düzenlemeler genel işlem koşulu kapsamında değerlendirilir. 6502 sayılı Kanun m. 4 ve Türk Borçlar Kanunu m. 21 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olan bu hükümler yazılmamış sayılır. 6502 sayılı Kanun m. 5/4 kapsamında sözleşme şartlarında açık ve anlaşılır dil kullanılması zorunlu olup hükmün anlaşılır olmaması veya diller arasında çelişki bulunması halinde yabancı hasta lehine olan yorum ve metin esas alınır.
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Tüketici İşlemlerinde Haksız Şartlar ve İspat Yükü
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 5 uyarınca, tüketici ile müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların hak ile borçlarında dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik oluşturan koşullar haksız şarttır. Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar kesin olarak hükümsüz olup, bu durum sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümlerinin geçerliliğini etkilemez.
Bir sözleşme koşulunun önceden hazırlanması ve standart sözleşmede bulunması sebebiyle hastanın içeriğe etki edemediği durumlarda, o koşulun müzakere edilmediği kabul edilir. Standart bir şartın hasta ile münferiden müzakere edildiğini ispat yükü sözleşmeyi düzenleyen kuruluşa aittir. İlgili faaliyetleri kanun ya da yetkili makamlarca verilen ruhsat veya izinle yürüten sağlık kuruluşlarının hazırladıkları metinler de haksız şart denetimine tabidir.
Sorumsuzluk Anlaşmaları, Fahiş Cezai Şartlar ve Komplikasyon Masrafları
Hastanın operasyondan vazgeçmesi halinde ödenen ücretin irat kaydedileceğine ve iade edilmeyeceğine yönelik fahiş cezai şartlar ile sağlık kuruluşunun veya hekimin tıbbi sorumluluğunu peşinen kaldıran sorumsuzluk kayıtları Türk hukuku düzeninde geçersizdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 115 uyarınca borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür. İlgili maddenin devamı uyarınca hizmet sözleşmesinden kaynaklanan borçlar ile uzmanlığı gerektiren ve yetkili makam izniyle yürütülen mesleklerde borçlunun hafif kusurundan dahi sorumlu tutulamayacağına dair önceden yapılan anlaşmalar da kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 115Kaynağı aç
Ameliyat sırasında veya ertesinde ortaya çıkan komplikasyonlar hekimin yahut hastanenin organizasyon veya tıbbi kusurundan kaynaklanıyorsa, bu tedavi masraflarının hastaya yükleneceğini düzenleyen sözleşme hükümleri geçersizdir. Bununla birlikte önceden öngörülebilen, hekim kusuruna dayanmayan ve hastanın kendi bünyesinden doğan komplikasyonlarda ayrıntılı aydınlatma yapılmış olması koşuluyla ek tedavi ücreti şartları geçerli sayılabilir.
Kamu Düzenine Aykırılık ve Aşırı Yararlanma Hali
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 27 gereğince kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı ya da konusu imkansız sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin bir kısmının hükümsüz olması durumunda diğer maddelerin geçerliliği sürer; ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin kurulamayacağı anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin hükümsüz olur. Bu çerçevede Sağlık Bakanlığından alınan Uluslararası Sağlık Turizmi Aracı Kuruluş Yetki Belgesi bulunmayan aracı veya acenteler kanalıyla kurulan sözleşmeler, emredici düzenlemelere ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle kesin olarak hükümsüzdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu m. 28/1 uyarınca karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu durumun zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak meydana getirilmesi aşırı yararlanma (gabin) teşkil eder. Yabancı hastanın acil tıbbi durumundan, dil veya bilgi eksikliğinden istifade edilerek rayicin çok üzerinde faturalandırma yapılması halinde hasta, sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek edimini geri isteyebilir ya da oransızlığın giderilmesini talep edebilir. Bu hak, Türk Borçlar Kanunu m. 28/2 gereğince zor durumun kalktığı ya da düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halükarda sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanılmalıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 28Kaynağı aç
Aydınlatılmış Onamın Geçerliliği ve Peşin Feragat Yasakları
Uygulanacak tıbbi müdahalenin mahiyetini ve risklerini gösteren aydınlatılmış onamın kişiye özel, matbu form sınırlarının ötesinde ve yabancı hastanın anlayabileceği dilde verilmesi şarttır. Cerrahi müdahaleye dakikalar kala, hastanın yoğun stres ve baskı altında olduğu anlarda imza alınması ya da salt matbu metinlerin imzalatılması halinde aydınlatma yükümlülüğü ihlal edilmiş sayılır.
Tedavi tamamlanmadan, müdahalenin tıbbi sonuçları ortaya çıkmadan veya oluşan zarar tam olarak belirlenmeden hastadan önceden temin edilen genel feragatnameler ve ibra sözleşmeleri emredici mevzuat kuralları uyarınca kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir.
Fatura Düzenleme Esasları, Paket Dışı Masraflar ve KDV İstisnası
Hastanın önceden açık yazılı onayı temin edilmeden ya da tıbbi acil zorunluluk belgelendirilmeden ameliyat sonrasında hastaya yüklenen ek oda, ekstra malzeme veya ek tedavi faturaları ayıplı hizmet ve sözleşmeye aykırılık niteliğindedir. 6502 sayılı Kanun m. 4/3 gereğince tüketiciden, haklı olarak sunulmasını beklediği yasal yükümlülükler ve düzenleyenin kendi menfaati için yaptığı giderler sebebiyle ek bedel istenemez; ayrıca aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca talep edilecek ücret ve masraf bilgilerinin sözleşme eki olarak yazılı şekilde verilmesi şart olup verildiğinin ispatı düzenleyene aittir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 231/5 gereğince fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir; bu süre içinde düzenlenmeyen faturalar kanunen hiç düzenlenmemiş sayılır. Faturada ya da döküm tablosunda hekimlik bedeli, operasyon, malzeme, yatak ve acente masraflarının kalem kalem gösterilmesi gerekir; toplu kesilen dökümsüz faturalara karşı hasta ayrıntılı döküm sağlanana dek ödemezlik def'i ileri sürebilir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m. 13/h kapsamındaki yetkili sağlık hizmeti KDV istisnası ise kurumun yetki belgesinin bulunmaması ya da konaklama ve transfer gibi sağlık dışı kalemlerin faturada ayrıştırılmaması durumunda uygulanamaz.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 231Kaynağı aç
Mesafeli Paket Satışları, Cayma Hakkı ve Kapora İadesi
Yabancı hastaya uzaktan iletişim kanallarıyla sağlık paketi satıldığında hizmetin temel unsurları, fiyat ve cayma usulünü içeren Ön Bilgilendirme Formunun yazılı veya kalıcı veri saklayıcısıyla iletilmemesi sözleşmeyi usulden sakatlar ve kanuni cayma süresini uzatır. Hastanın cerrahi müdahale öncesinde sözleşmeden cayması durumunda alınan kaporanın tamamına ceza olarak el konulamaz; sağlık kuruluşu yalnızca hasta için yapılan belgelenebilir, somut ve makul masrafları mahsup ederek bakiye bedeli iade etmekle yükümlüdür.
Müteselsil Sorumluluk, Yetki ve Yargılama Usulü
Ücretin tamamı yetkili acenteye yatırılmış ve fatura acente tarafından düzenlenmiş olsa dahi, müdahaleyi gerçekleştiren hastane ve hekim müteselsil sorumluluk taşır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 26 ve m. 44 uyarınca yabancı hastanın hak aramasını güçleştiren münhasır yabancı mahkeme yetki şartları geçersizdir; hasta doğrudan Türkiye'deki tüketici mahkemelerinde dava açabilir.
Ayıplı hizmetten doğan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresi kural olarak iki yıldır; ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi ya da bedensel zarara neden olması durumunda zamanaşımı süresi on yıla uzar. Sağlık turizmine dayalı fatura, aşırı fiyat veya ayıplı hizmet iddialarına ilişkin dava açılmadan önce tüketici dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulması kanuni bir zorunluluktur. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması durumunda tüketici mahkemeleri görevlidir.
Yabancı hastaya kendi dilinde tercümesi verilmeden imzalatılan sözleşmeler geçerli midir?
Yabancı hastanın bilmediği bir dilde düzenlenen ve yeminli tercümesi sunulmayan sözleşmelerdeki hasta aleyhine hükümler genel işlem koşulu kapsamında yazılmamış sayılır.
Yetki belgesi bulunmayan acentelerle yapılan sağlık turizmi sözleşmeleri geçerli midir?
Sağlık Bakanlığı Uluslararası Sağlık Turizmi Aracı Kuruluş Yetki Belgesi bulunmayan aracı veya acentelerle yapılan sözleşmeler kamu düzenine ve emredici kanun hükümlerine aykırılık sebebiyle kesin olarak hükümsüzdür.
Tedaviden vazgeçilmesi durumunda sağlık kuruluşu kaporanın tamamına el koyabilir mi?
Sağlık kuruluşu alınan kaporanın tamamını ceza olarak alıkoyamaz; yalnızca hasta adına yapılmış belgelenebilir, somut ve makul masrafları düşerek kalan tutarı iade etmek zorundadır.
Tıbbi müdahale öncesinde hastaya imzalatılan sorumsuzluk kayıtları geçerli midir?
Tıbbi sorumluluğu tamamen ortadan kaldıran sorumsuzluk anlaşmaları, borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına dair şartlar ve henüz zarar doğmadan alınan genel ibraname veya feragatnameler kesin olarak hükümsüzdür.
Sağlık turizmi sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda hangi hukuki yola başvurulur?
Fatura, sözleşme geçersizliği ve ayıplı hizmet iddialarında dava açılmadan önce tüketici dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulması zorunlu olup anlaşma sağlanamaması halinde tüketici mahkemelerinde dava açılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

