Sağlık Turizminde Fatura ve Sözleşmelerin Geçersizliği

by Avukat Erdal Ersoy
Sağlık Turizminde Fatura ve Sözleşmelerin Geçersizliği

Sağlık Turizmi Sözleşmelerinin Hukuki Niteliği ve Şekil Şartları

Türkiye'de faaliyet yürüten hastane, tıp merkezi, klinik ve acenteler ile yabancı hastalar arasında akdedilen sağlık hizmet sözleşmeleri ve bu hizmetler karşılığı tanzim edilen faturalar hukuki niteliği itibarıyla tüketici işlemi sayılır. Sağlık Bakanlığı Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turist Sağlığı Hakkında Yönetmelik düzenlemeleri uyarınca yabancı hastaya sunulan sağlık hizmetlerinde yazılı sözleşme kurulması ve ayrıntılı fatura veya serbest meslek makbuzu düzenlenmesi emredici bir yükümlülüktür.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 4/1 uyarınca yazılı olarak düzenlenmesi gereken sözleşme ve bilgilendirmelerin en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir biçimde düzenlenerek bir nüshasının kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısıyla hastaya verilmesi zorunludur. Kanuni şartların bir kısmının bulunmaması sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; eksikliğin düzenleyen tarafından derhal giderilmesi gerekir. Bununla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmede kararlaştırılan koşullar, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Bu Kanunda yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen sözleşmeler ile bilgilendirmeler en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde düzenlenir ve bunların bir nüshası kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilir. Sözleşmede bulunması gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda, eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik sözleşmeyi düzenleyen tarafından derhâl giderilir. (2) Sözleşmede öngörülen koşullar, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez. (3) Tüketiciden; kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimler ile sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yapmış olduğu masraflar için ek bir bedel talep edilemez. Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde ise tüketiciden faiz dışında alınacak her türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak bu Kanunun ruhuna uygun olarak ve tüketiciyi koruyacak şekilde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.[1] (4) Bu Kanunda düzenlenen sözleşmelere istinaden tüketiciden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak kâğıt üzerinde yazılı şekilde tüketiciye verilmesi zorunludur. Uzaktan iletişim aracıyla kurulan sözleşmelerde ise, bu bilgiler kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun şekilde verilir. Bu bilgilerin tüketiciye verildiğinin ispatı sözleşmeyi düzenleyene aittir. (5) Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir. (6) Tüketici işlemlerinde, tüketicinin edimlerine karşılık olarak alınan şahsi teminatlar, her ne isim altında olursa olsun adi kefalet sayılır. Tüketicinin alacaklarına ilişkin karşı tarafça verilen şahsi teminatlar diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça müteselsil kefalet sayılır. (7) Temerrüt hâli de dâhil olmak üzere, tüketici işlemlerinde bileşik faiz uygulanmaz. (8) Bu Kanun tüm düzenlemeleri yönünden katılım bankalarını da kapsar. Uygulama, kâr payı dikkate alınarak yapılır. Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar

Yabancı Dil Engeli ve Genel İşlem Koşulları Denetimi

Sözleşmelerde yer alan genel işlem koşullarının sözleşme içeriğine dahil olabilmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 21/1 gereğince düzenleyenin karşı tarafa bu şartların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesine, içeriğini öğrenme imkanı tanımasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır; aksi halde genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 21Kaynağı aç
MADDE 21- Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. 2. Yazılmamış sayılmanın sözleşmeye etkisi

Yabancı hastanın hiç bilmediği ya da yeterince hakim olmadığı bir dilde hazırlanan ve yeminli tercümesi sunulmaksızın imzalatılan sözleşmelerdeki hasta aleyhine düzenlemeler genel işlem koşulu kapsamında değerlendirilir. 6502 sayılı Kanun m. 4 ve Türk Borçlar Kanunu m. 21 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olan bu hükümler yazılmamış sayılır. 6502 sayılı Kanun m. 5/4 kapsamında sözleşme şartlarında açık ve anlaşılır dil kullanılması zorunlu olup hükmün anlaşılır olmaması veya diller arasında çelişki bulunması halinde yabancı hasta lehine olan yorum ve metin esas alınır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Haksız şart; tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartlarıdır. (2) Tüketiciyle akdedilen sözleşmelerde yer alan haksız şartlar kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümleri geçerliliğini korur. Bu durumda sözleşmeyi düzenleyen, kesin olarak hükümsüz sayılan şartlar olmasaydı diğer hükümlerle sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri süremez. (3) Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmış ve standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmeyi düzenleyen, bir standart şartın münferiden müzakere edildiğini iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. (4) Sözleşme şartlarının yazılı olması hâlinde, tüketicinin anlayabileceği açık ve anlaşılır bir dilin kullanılmış olması gerekir. Sözleşmede yer alan bir hükmün açık ve anlaşılır olmaması veya birden çok anlama gelmesi hâlinde; bu hüküm, tüketicinin lehine yorumlanır. (5) Faaliyetlerini, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi veya kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın bu madde hükümleri uygulanır. (6) Bir sözleşme şartının haksızlığı; sözleşme konusu olan mal veya hizmetin niteliği, sözleşmenin kuruluşunda var olan şartlar ve sözleşmenin diğer hükümleri veya haksız şartın ilgili olduğu diğer bir sözleşmenin hükümleri dikkate alınmak suretiyle sözleşmenin kuruluş anına göre belirlenir. (7) Sözleşme şartlarının haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir dille yazılmış olmak koşuluyla, hem sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki hem de mal veya hizmetin piyasa değeri ile sözleşmede belirlenen fiyat arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz. (8) Bakanlık, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış sözleşmelerde yer alan haksız şartların, sözleşme metinlerinden çıkarılması veya kullanılmasının önlenmesi için gerekli tedbirleri alır. (9) Haksız şartların tespit edilmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile sınırlayıcı olmamak üzere haksız şart olduğu kabul edilen sözleşme şartları yönetmelikle belirlenir. Satıştan kaçınma

Tüketici İşlemlerinde Haksız Şartlar ve İspat Yükü

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 5 uyarınca, tüketici ile müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tarafların hak ile borçlarında dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik oluşturan koşullar haksız şarttır. Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartlar kesin olarak hükümsüz olup, bu durum sözleşmenin haksız şartlar dışındaki hükümlerinin geçerliliğini etkilemez.

Bir sözleşme koşulunun önceden hazırlanması ve standart sözleşmede bulunması sebebiyle hastanın içeriğe etki edemediği durumlarda, o koşulun müzakere edilmediği kabul edilir. Standart bir şartın hasta ile münferiden müzakere edildiğini ispat yükü sözleşmeyi düzenleyen kuruluşa aittir. İlgili faaliyetleri kanun ya da yetkili makamlarca verilen ruhsat veya izinle yürüten sağlık kuruluşlarının hazırladıkları metinler de haksız şart denetimine tabidir.

Sorumsuzluk Anlaşmaları, Fahiş Cezai Şartlar ve Komplikasyon Masrafları

Hastanın operasyondan vazgeçmesi halinde ödenen ücretin irat kaydedileceğine ve iade edilmeyeceğine yönelik fahiş cezai şartlar ile sağlık kuruluşunun veya hekimin tıbbi sorumluluğunu peşinen kaldıran sorumsuzluk kayıtları Türk hukuku düzeninde geçersizdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 115 uyarınca borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür. İlgili maddenin devamı uyarınca hizmet sözleşmesinden kaynaklanan borçlar ile uzmanlığı gerektiren ve yetkili makam izniyle yürütülen mesleklerde borçlunun hafif kusurundan dahi sorumlu tutulamayacağına dair önceden yapılan anlaşmalar da kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 115Kaynağı aç
MADDE 115- Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. 3. Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk

Ameliyat sırasında veya ertesinde ortaya çıkan komplikasyonlar hekimin yahut hastanenin organizasyon veya tıbbi kusurundan kaynaklanıyorsa, bu tedavi masraflarının hastaya yükleneceğini düzenleyen sözleşme hükümleri geçersizdir. Bununla birlikte önceden öngörülebilen, hekim kusuruna dayanmayan ve hastanın kendi bünyesinden doğan komplikasyonlarda ayrıntılı aydınlatma yapılmış olması koşuluyla ek tedavi ücreti şartları geçerli sayılabilir.

Kamu Düzenine Aykırılık ve Aşırı Yararlanma Hali

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 27 gereğince kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı ya da konusu imkansız sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin bir kısmının hükümsüz olması durumunda diğer maddelerin geçerliliği sürer; ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin kurulamayacağı anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin hükümsüz olur. Bu çerçevede Sağlık Bakanlığından alınan Uluslararası Sağlık Turizmi Aracı Kuruluş Yetki Belgesi bulunmayan aracı veya acenteler kanalıyla kurulan sözleşmeler, emredici düzenlemelere ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle kesin olarak hükümsüzdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur. III. Aşırı yararlanma

Türk Borçlar Kanunu m. 28/1 uyarınca karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu durumun zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak meydana getirilmesi aşırı yararlanma (gabin) teşkil eder. Yabancı hastanın acil tıbbi durumundan, dil veya bilgi eksikliğinden istifade edilerek rayicin çok üzerinde faturalandırma yapılması halinde hasta, sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek edimini geri isteyebilir ya da oransızlığın giderilmesini talep edebilir. Bu hak, Türk Borçlar Kanunu m. 28/2 gereğince zor durumun kalktığı ya da düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halükarda sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanılmalıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 28Kaynağı aç
MADDE 28- Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir. IV. Önsözleşme

Aydınlatılmış Onamın Geçerliliği ve Peşin Feragat Yasakları

Uygulanacak tıbbi müdahalenin mahiyetini ve risklerini gösteren aydınlatılmış onamın kişiye özel, matbu form sınırlarının ötesinde ve yabancı hastanın anlayabileceği dilde verilmesi şarttır. Cerrahi müdahaleye dakikalar kala, hastanın yoğun stres ve baskı altında olduğu anlarda imza alınması ya da salt matbu metinlerin imzalatılması halinde aydınlatma yükümlülüğü ihlal edilmiş sayılır.

Tedavi tamamlanmadan, müdahalenin tıbbi sonuçları ortaya çıkmadan veya oluşan zarar tam olarak belirlenmeden hastadan önceden temin edilen genel feragatnameler ve ibra sözleşmeleri emredici mevzuat kuralları uyarınca kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir.

Fatura Düzenleme Esasları, Paket Dışı Masraflar ve KDV İstisnası

Hastanın önceden açık yazılı onayı temin edilmeden ya da tıbbi acil zorunluluk belgelendirilmeden ameliyat sonrasında hastaya yüklenen ek oda, ekstra malzeme veya ek tedavi faturaları ayıplı hizmet ve sözleşmeye aykırılık niteliğindedir. 6502 sayılı Kanun m. 4/3 gereğince tüketiciden, haklı olarak sunulmasını beklediği yasal yükümlülükler ve düzenleyenin kendi menfaati için yaptığı giderler sebebiyle ek bedel istenemez; ayrıca aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca talep edilecek ücret ve masraf bilgilerinin sözleşme eki olarak yazılı şekilde verilmesi şart olup verildiğinin ispatı düzenleyene aittir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 231/5 gereğince fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir; bu süre içinde düzenlenmeyen faturalar kanunen hiç düzenlenmemiş sayılır. Faturada ya da döküm tablosunda hekimlik bedeli, operasyon, malzeme, yatak ve acente masraflarının kalem kalem gösterilmesi gerekir; toplu kesilen dökümsüz faturalara karşı hasta ayrıntılı döküm sağlanana dek ödemezlik def'i ileri sürebilir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m. 13/h kapsamındaki yetkili sağlık hizmeti KDV istisnası ise kurumun yetki belgesinin bulunmaması ya da konaklama ve transfer gibi sağlık dışı kalemlerin faturada ayrıştırılmaması durumunda uygulanamaz.

213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (Değişik: 30/12/1980-2365/35 md.) Faturanın düzenlenmesinde aşağıdaki kaidelere uyulur: 1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı ayrı fatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube veya kısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması mecburidir. 2. Faturalar mürekkeple, makine ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur. 3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak düzenlenir. Birden fazla örnek düzenlendiği takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir. 4. Faturaların baş tarafında iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların imzası bulunur. 5. (Değişik: 4/12/1985-3239/20 md.) Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. (Ek cümle:29/4/2021-7318/1 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev’i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.[60][61] 6. (Ek: 4/12/1985-3239/20 md.) Bu Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır. Fatura kullanma mecburiyeti:[62][63]

Mesafeli Paket Satışları, Cayma Hakkı ve Kapora İadesi

Yabancı hastaya uzaktan iletişim kanallarıyla sağlık paketi satıldığında hizmetin temel unsurları, fiyat ve cayma usulünü içeren Ön Bilgilendirme Formunun yazılı veya kalıcı veri saklayıcısıyla iletilmemesi sözleşmeyi usulden sakatlar ve kanuni cayma süresini uzatır. Hastanın cerrahi müdahale öncesinde sözleşmeden cayması durumunda alınan kaporanın tamamına ceza olarak el konulamaz; sağlık kuruluşu yalnızca hasta için yapılan belgelenebilir, somut ve makul masrafları mahsup ederek bakiye bedeli iade etmekle yükümlüdür.

Müteselsil Sorumluluk, Yetki ve Yargılama Usulü

Ücretin tamamı yetkili acenteye yatırılmış ve fatura acente tarafından düzenlenmiş olsa dahi, müdahaleyi gerçekleştiren hastane ve hekim müteselsil sorumluluk taşır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 26 ve m. 44 uyarınca yabancı hastanın hak aramasını güçleştiren münhasır yabancı mahkeme yetki şartları geçersizdir; hasta doğrudan Türkiye'deki tüketici mahkemelerinde dava açabilir.

Ayıplı hizmetten doğan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresi kural olarak iki yıldır; ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi ya da bedensel zarara neden olması durumunda zamanaşımı süresi on yıla uzar. Sağlık turizmine dayalı fatura, aşırı fiyat veya ayıplı hizmet iddialarına ilişkin dava açılmadan önce tüketici dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulması kanuni bir zorunluluktur. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması durumunda tüketici mahkemeleri görevlidir.

Yabancı hastaya kendi dilinde tercümesi verilmeden imzalatılan sözleşmeler geçerli midir?

Yabancı hastanın bilmediği bir dilde düzenlenen ve yeminli tercümesi sunulmayan sözleşmelerdeki hasta aleyhine hükümler genel işlem koşulu kapsamında yazılmamış sayılır.

Yetki belgesi bulunmayan acentelerle yapılan sağlık turizmi sözleşmeleri geçerli midir?

Sağlık Bakanlığı Uluslararası Sağlık Turizmi Aracı Kuruluş Yetki Belgesi bulunmayan aracı veya acentelerle yapılan sözleşmeler kamu düzenine ve emredici kanun hükümlerine aykırılık sebebiyle kesin olarak hükümsüzdür.

Tedaviden vazgeçilmesi durumunda sağlık kuruluşu kaporanın tamamına el koyabilir mi?

Sağlık kuruluşu alınan kaporanın tamamını ceza olarak alıkoyamaz; yalnızca hasta adına yapılmış belgelenebilir, somut ve makul masrafları düşerek kalan tutarı iade etmek zorundadır.

Tıbbi müdahale öncesinde hastaya imzalatılan sorumsuzluk kayıtları geçerli midir?

Tıbbi sorumluluğu tamamen ortadan kaldıran sorumsuzluk anlaşmaları, borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına dair şartlar ve henüz zarar doğmadan alınan genel ibraname veya feragatnameler kesin olarak hükümsüzdür.

Sağlık turizmi sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda hangi hukuki yola başvurulur?

Fatura, sözleşme geçersizliği ve ayıplı hizmet iddialarında dava açılmadan önce tüketici dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulması zorunlu olup anlaşma sağlanamaması halinde tüketici mahkemelerinde dava açılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu