Uluslararası yolcu taşımalarında meydana gelen uçak kazalarında yolcuların veya hak sahiplerinin taşıyıcı havayolu şirketine karşı yönelttiği talepler ile hava aracı üreticilerine karşı ileri sürdüğü talepler farklı hukuki rejimlere tabidir. Uluslararası yolcu taşımalarında havayolunun sorumluluğu esas olarak 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu kapsamında değerlendirilirken, uçak üreticisinin hukuki sorumluluğu kural olarak uygulanacak ulusal hukukun ürün sorumluluğu, haksız fiil, ihmal veya kusursuz sorumluluk hükümlerine dayanır.
Taşıyıcı ve Üretici Sorumluluğunda Süre Rejiminin Ayrışması
Montreal Konvansiyonu'nun 35. maddesi uyarınca taşıyıcı havayolu şirketine karşı tazminat davasının kazadan itibaren iki yıl içerisinde mahkemeye taşınması gerekmektedir. Buna karşılık uçak veya parça üreticilerine yönelik bağımsız ürün sorumluluğu davalarında zamanaşımı ve dava süreleri Montreal Konvansiyonu üzerinden değil, uyuşmazlığa uygulanacak ilgili ulusal hukukun kurallarına göre belirlenir.
Hava Aracı Kazalarında Ürün Sorumluluğu İddialarının Türleri
Amerika Birleşik Devletleri eyalet hukuku kapsamında üreticilere karşı açılan ürün sorumluluğu davalarında somut olayın koşullarına göre kusursuz sorumluluk, ihmal, tasarım hatası, üretim hatası ve uyarma yükümlülüğünün ihlali iddiaları ileri sürülebilmektedir.
Üretim hatası durumunda ise tasarım esas itibarıyla doğru olsa dahi, belirli bir uçak veya parçanın onaylanmış tasarıma uygun üretilmemiş olması aranır.
Uyarma yükümlülüğünün ihlali ise üreticinin teknik bir risk hakkında bilgi sahibi olmasına rağmen operatörleri zamanında uyarmaması, yetersiz bakım talimatı yayımlaması, yanlış veya eksik uçuş ekibi usulü oluşturması, kritik bir arızanın sonuçlarını olduğundan düşük göstermesi ya da gerekli servis bültenlerini ve teknik güncellemeleri geciktirmesi hallerinde sorumluluk tartışması doğurabilir.
Sorumluluk Yöneltilebilecek Olası Taraflar
Bir uçak kazasında hukuki sorumluluk yalnızca gövdeyi inşa eden ana üreticiyle sınırlı değildir. Kazanın somut teknik sebebine göre ana uçak üreticisinin yanı sıra motor üreticisi, aviyonik üreticisi, sensör üreticisi, komponent üreticisi, bakım kuruluşu, bakım ve onarım şirketi, havayolu şirketi, hava aracı maliki, kiralayan kuruluş veya pilot ile diğer operasyonel sorumlular potansiyel davalılar arasında yer alabilir.
Türk Hukukunda Ürün Sorumluluğu ve Kanunlar İhtilafı Kuralları
Türk hukukunun uygulanacağı uyuşmazlıklarda 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu ürün sorumluluğu tazminatı öngörmektedir. Bununla birlikte uçak ve havacılık ürünleri bakımından sektörel havacılık düzenlemelerinin bulunması sebebiyle, 7223 sayılı Kanun'un somut ürün ve uyuşmazlık bakımından uygulama alanının ayrıca incelenmesi gerekir.
Üretilen malların yol açtığı zararlardan kaynaklanan haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak hukuk, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 36. maddesinde özel olarak düzenlenmektedir. Anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca zarar gören kişi, tazminat yükümlüsünün olağan yerleşim yeri veya işyerinin tabi olduğu hukuk ile ürünün temin edildiği devletin hukuku arasında seçim yapma hakkına sahiptir. Bununla birlikte iktisap edilen yerin hukukunun esas alınabilmesi, sorumlunun söz konusu ürünün o ülkeye kendi iradesi haricinde girdiğini ispatlayamamış olmasına bağlı tutulmuştur.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 36Kaynağı aç
Yabancı Hukuk Rejimleri ve Yargı Yetkisi Değerlendirmesi
Avrupa Birliği bünyesinde kabul edilen 2024/2853 sayılı Direktif, karmaşık teknik ürünlerde delillerin açıklanmasını kolaylaştıran kurallar ile ayıp veya nedensellik bağı bakımından ispat karineleri getirmektedir. Direktifin ulusal hukuklara aktarılması için son tarih 9 Aralık 2026 olarak öngörülmüş olup, esasen bu tarihten sonra piyasaya sürülen ürünlere uygulanacaktır.
Amerika Birleşik Devletleri hukukunda üreticilere yönelik ürün sorumluluğu davaları ağırlıklı olarak eyalet hukukuna dayanmakta; kusursuz sorumluluk, ihmal, tasarım hatası, üretim hatası ve uyarma yükümlülüğünün ihlali iddialarını içermektedir. Ancak havacılık sektöründe federal havacılık düzenlemeleri nedeniyle federal yetki önceliği tartışmaları ortaya çıkabilmektedir.
Boeing gibi ABD merkezli üreticiler bakımından ABD mahkemelerinin belirli durumlarda yargı yetkisi tesis etmesi mümkün olsa da; kazanın başka bir ülkede gerçekleşmesi, yolcuların yabancı olması, havayolu şirketinin yabancı olması ve delillerin başka bir ülkede bulunması halinde davanın başka bir yargı yerinde görülmesi gerektiğine yönelik savunmalar gündeme gelebilmektedir.
Uçak kazasında taşıyıcı havayolu ile üreticiye karşı aynı sürede mi dava açılmalıdır?
Hayır, Montreal Konvansiyonu'nun 35. maddesi uyarınca taşıyıcı havayoluna karşı tazminat davasının kazadan itibaren iki yıl içerisinde mahkemeye taşınması gerekirken, üreticiye karşı açılacak ürün sorumluluğu davalarında zamanaşımı ve dava süreleri ilgili ulusal hukukun kurallarına göre belirlenir.
Uçak kazasında yalnızca ana gövde üreticisine mi dava açılabilir?
Hayır, kazaya yol açan teknik sebebe göre ana uçak üreticisinin yanı sıra motor, sensör, aviyonik ve komponent üreticileri ile bakım ve onarım şirketleri veya kiralayan kuruluşlar da potansiyel davalılar arasında bulunabilir.
ABD merkezli bir üreticiye karşı açılan davada hangi yetki savunması ileri sürülebilir?
Kazanın başka bir ülkede gerçekleşmesi, yolcuların yabancı olması, havayolu şirketinin yabancı olması ve delillerin başka ülkede bulunması halinde üretici tarafından uygun olmayan yargı yeri savunması ileri sürülebilmektedir.
Tasarım hatası ile üretim hatası arasındaki temel fark nedir?
Tasarım hatasında ürünün tasarımının kusurlu olduğu iddia edilirken; üretim hatasında tasarım doğru olsa dahi ilgili uçağın veya parçanın onaylanmış tasarıma uygun üretilmemiş olması söz konusudur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

