Yat Satışında Gizli Ayıp ve Satıcının Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Yat Satışında Gizli Ayıp ve Satıcının Sorumluluğu

Yat Satışında Ayıp Kavramı ve Satıcının Sorumluluğu

Yat satışında satıcı; alıcıya bildirdiği niteliklerin mevcut olmamasından, nitelik veya niteliği etkileyen nicelik eksikliklerinden sorumludur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi uyarınca satıcı, yatın tahsis ve kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki veya ekonomik ayıplardan da mesuldür. Satıcı, bu tür ayıpların mevcudiyetini bilmese dahi sorumluluk taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. b. Hayvan satışında

Tahsis edildiği amaç suda hareket etmeyi gerektiren, yüzme niteliği taşıyan ve pek küçük sayılmayan her araç Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında gemi vasfı taşır. Bu niteliği sebebiyle yat alım satımları, somut uyuşmazlığın koşullarına göre deniz ticareti hukuku kurallarıyla temas eder.

Gözden Geçirme Külfeti ve Gizli Ayıbın Bildirimi

Alıcı, devraldığı yatın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
MADDE 223- Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. b. Hayvan satışında

Satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir gizli ayıbın bulunması halinde alıcının kabul karinesi işletilmez. 6098 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa durum satıcıya hemen bildirilmelidir; aksi takdirde satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Satıcının ağır kusurlu olduğu durumlarda bildirim külfeti sınırlandırılmıştır. 6098 sayılı Kanun'un 225. maddesi gereğince ağır kusurlu olan satıcı ile satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından, satılandaki ayıbın süresinde bildirilmediği ileri sürülerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulunamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 225Kaynağı aç
MADDE 225- Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. 6. Satılanın başka yerden gönderilmesi

Ayıp Halinde Alıcının Seçimlik Hakları ve Sınırları

Satıcının ayıptan sorumlu olduğu durumlarda alıcı, 6098 sayılı Kanun'un 227. maddesi kapsamında dört seçimlik haktan birini kullanabilir. Bu kapsamda alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme veya imkân varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep etme hakkına sahiptir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 227Kaynağı aç
MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması

Alıcının genel hükümler uyarınca tazminat talep hakkı korunur. Satıcı, yatın ayıpsız bir benzerini derhal temin edip alıcının uğradığı tüm zararı gidererek seçimlik hakların devreye girmesini önleyebilir. Alıcı sözleşmeden dönme yolunu tercih ettiğinde olayın koşulları bu feshi haklı kılmıyorsa hâkim, satış bedelinden indirim yapılmasına ya da yatın onarılmasına karar verebilir. Bununla birlikte, yattaki değer kaybı kararlaştırılan satış bedeline çok yakın bir seviyedeyse alıcı sadece sözleşmeden dönme ya da yatın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini talep etme hakkını kullanabilir.

Ticari Satışlar, Tüketici İşlemleri ve Kanunlar İhtilafı

Tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesindeki özel kurallar saklı kalmak üzere Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri tatbik edilir. Ticari satışlarda yatın teslimi sırasında açıkça fark edilen ayıpların iki gün içinde satıcıya bildirilmesi şarttır. Ayıp ilk bakışta açıkça görülmüyorsa alıcı, teslimi izleyen sekiz gün içinde yatı incelemek ya da inceletmekle ve saptanan ayıpları yine bu sekiz günlük sürede bildirmekle yükümlüdür. Teslim esnasında açıkça anlaşılmayan ve sekiz günlük inceleme süresinde de saptanamayan diğer gizli ayıpların ortaya çıkması durumunda ise 6098 sayılı Kanun'un 223. maddesinin ikinci fıkrasındaki bildirim kuralı uygulanır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 23Kaynağı aç
MADDE 23- (1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. İKİNCİ KISIM Ticaret Sicili A) Kuruluş I – Genel olarak[10][11]

Profesyonel satıcı veya ticari bir işletme ile ticari ya da mesleki olmayan amaçla hareket eden alıcı arasında yapılan yat satışı, somut olayın özelliklerine göre 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi niteliği taşıyabilir.

Uyuşmazlıkta yabancılık unsurunun bulunması durumunda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun tatbik edilir. Kanunun 22. maddesi uyarınca deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar menşe ülke hukukuna tabidir; menşe ülke ise söz konusu ayni hakların kayıtlı olduğu sicil yerini, tescil yeri bulunmuyorsa bağlama limanını işaret eder. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde ise 24. madde gereğince tarafların açıkça veya duraksamaya yer vermeyecek biçimde kararlaştırdıkları hukuk uygulanır. Hukuk seçimi yapılmamış hallerde karakteristik edim borçlusunun mutad meskeni veya işyeri hukuku devreye girmekle birlikte, hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde sözleşme bu daha sıkı ilişkili hukuka tabi olur.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
MADDE 22 – (1) Hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki aynî haklar, menşe ülke hukukuna tâbidir. (2) Menşe ülke, hava ve deniz taşıma araçlarında aynî hakların tescil edildiği sicil yeri, deniz taşıma araçlarında bu sicil yeri yoksa bağlama limanı, raylı taşıma araçlarında ruhsat yeridir. Fikrî mülkiyete ilişkin haklara uygulanacak hukuk
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
MADDE 24 – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler. (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler

Ayıptan Doğan Davalarda Zamanaşımı

Yat satışında ayıptan kaynaklanan dava hakları kanuni zamanaşımına bağlıdır. 6098 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca satıcı daha uzun bir süre taahhüt etmedikçe, ayıp sonradan anlaşılsa dahi sorumluluğa ilişkin davalar yatın devrinden itibaren iki yıl geçince zamanaşımına uğrar. Buna karşılık alıcının, devir tarihinden itibaren iki yıl içinde satıcıya bildirdiği ayıplardan doğan def'i hakkı bu vaktin dolmasıyla kaybedilmez. Satılan yatı ayıplı devretmekte ağır kusuru bulunan satıcı ise kanunda öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresine dayanamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 231Kaynağı aç
MADDE 231- Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. C. Alıcının borçları I. Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması
Yattaki gizli ayıp satıcıya ne zaman bildirilmelidir?

Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıplar sonradan anlaşıldığında satıcıya hemen bildirilmelidir; bildirim yapılmazsa satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Satıcı yattaki ayıbı bilmediğini belirterek sorumluluktan kurtulabilir mi?

Hayır; satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin mevcut olmamasından, nitelik ya da niteliği etkileyen nicelik aykırılıklarından ve kullanım amacı yönünden yatın değerini ve alıcının beklediği faydaları kaldıran veya belirgin biçimde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan, bu eksikliklerin varlığını bilmese dahi sorumludur.

Ağır kusurlu satıcı süresinde ayıp bildirimi yapılmadığını ileri sürebilir mi?

Ağır kusurlu olan satıcı ile satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından, satılandaki ayıbın süresinde bildirilmediği ileri sürülerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulunamaz.

Yat satışında ayıba karşı alıcının hangi seçimlik hakları bulunur?

Alıcı; sözleşmeden dönme, ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı masraf gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme veya imkân varsa ayıpsız benzeriyle değişim haklarından birini kullanabilir; kanunun tanıdığı sınırlamalar ve hâkimin takdir yetkisi saklıdır.

Tacirler arası yat satışında açık ve gizli ayıpların bildirim süreleri nasıldır?

Tacirler arası satışta açık ayıplar teslim anından itibaren iki gün içinde, olağan incelemeyle anlaşılabilecek ayıplar teslimden sonraki sekiz gün içinde incelenip ihbar edilmeli; bu sürelerde saptanamayan gizli ayıplar ise ortaya çıkar çıkmaz hemen bildirilmelidir.

Yat satışında ayıptan doğan davalarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Satıcı daha uzun bir süre üstlenmedikçe davalar devirden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar; satıcının ağır kusuru halinde bu iki yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu