Yat Charter Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Gemi Vasfı
Yat charter sözleşmeleri mevzuatta müstakil ve özel bir sözleşme türü olarak ismen düzenlenmemiştir. İlişkinin niteliği taraflarca kararlaştırılan edimlerin kapsamına göre belirlenir. Yalnızca yatın kullanımının devredildiği durumlarda kira hükümleri esas alınırken; kaptan, mürettebat, seyir planlaması veya kumanya gibi ek hizmetlerin sözleşmeye dahil edilmesi halinde ilişki karma sözleşme niteliği kazanır. Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesi çerçevesinde kira sözleşmesi; kiraya verenin bir malın kullanımını ya da kullanım ile birlikte semerelerinden faydalanılmasını kiracıya devretmeyi, kiracının ise bu edime karşılık belirlenen bedeli ödemeyi üstlendiği hukuki ilişkidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 299Kaynağı aç
Sözleşmeye konu bir yat, tahsis edildiği amaç doğrultusunda suda hareket etmesi gereken, yüzme yeteneğine sahip ve pek küçük sayılmayan nitelikte bulunuyorsa, kendiliğinden hareket etme kabiliyeti olmasa bile Türk Ticaret Kanunu'nun 931. maddesinin birinci fıkrası kapsamında gemi vasfını taşır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, suda ekonomik menfaat temin etme gayesine özgülenen veya fiilen bu doğrultuda işletilen gemiler, işletenin ya da nam ve hesabına hareket edilen kişinin sıfatına bakılmaksızın ticaret gemisi sayılır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 931Kaynağı aç
Yatın seyre uygunluğu Türk Ticaret Kanunu'nun 932. maddesinde düzenlenen ölçütler ışığında değerlendirilir. Maddenin birinci fıkrası uyarınca tekne; tekne gövdesi, genel donatımı, makine ve kazan gibi asli unsurları yönünden, tamamıyla anormal tehlikeler hariç tutulmak kaydıyla, sefer yapılacak sudan kaynaklanan risklere karşı koyabilecek durumdaysa denize elverişli kabul edilir. İkinci fıkra gereğince ise denize elverişliliği haiz bir teknenin teşkilatı, yükleme vaziyeti, yakıtı, kumanyası ile gemi adamlarının yeterliliği ve mevcudu bakımından, yine tamamıyla anormal tehlikeler haricinde, yolculuk tehlikelerine mukavemet edebilecek donanımda olması halinde gemi yola elverişli sayılır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 932Kaynağı aç
Tarafların Karşılıklı Borçları ve Genel İşlem Koşulları Sınırı
Kiraya verenin asli edimi, Türk Borçlar Kanunu'nun 301. maddesi gereğince kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmaktır. Kanun koyucu konut ve çatılı işyeri kiralarında bu kuralın kiracı aleyhine değiştirilmesini yasaklarken, yat kiralarını da kapsayan diğer kira sözleşmelerinde kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamayacağını öngörmüştür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 301Kaynağı aç
Mali yükümlülüklerin paylaşımında Türk Borçlar Kanunu'nun 302. maddesi uygulama alanı bulur. Buna göre sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya kanunda özel bir düzenleme öngörülmedikçe, kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere kiraya veren katlanmak zorundadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 302Kaynağı aç
Kiracının temel borcu Türk Borçlar Kanunu'nun 313. maddesi gereğince kira bedelini ödemektir. Kiralanan yatın teslim edilmesinden sonra vadesi gelen kira bedelini veya yan gideri ödemeyen kiracıya karşı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi uyarınca temerrüt süreci işletilebilir. Kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az on gün süre verip bu sürede de borcun ifa edilmemesi halinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 313Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 315Kaynağı aç
Deniz Turizmi Mevzuatından Doğan İdari Yükümlülükler
Deniz turizmi faaliyetleri borçlar hukuku kurallarının yanı sıra idari düzenlemelere tabidir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, gerçek ve tüzel kişilerin deniz turizmi araçları işletmeciliği yapabilmesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı belgelerini haiz olmak kaydıyla Turizm Bakanlığından belge alması zorunludur. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçları, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte belirtilen amaçlar dışında faaliyette bulunamazlar. Kanun'un 27. maddesinin dördüncü fıkrası ise yabancı bayraklı deniz turizmi araçlarının Türk karasuları ve limanları arasında turizm amacıyla kullanılmasına ilişkin esasların yönetmelikle belirleneceğini hükme bağlar.
2634 sayılı TURİZMİ TEŞVİK KANUNU m. 27Kaynağı aç
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 29. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, belge sahibi tarafından kiraya verilen Türk bayraklı yatların kiracıları tarafından ticari gayeyle kullanılması yasaktır. Öte yandan Kanun'un 27. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen istisnai düzenleme uyarınca, İstanbul ilinde faaliyet yürüten ve yetkili mercilerce yolcu taşımacılığına tahsis edilen deniz araçları, Bakanlıkça belirlenen şartlara uyulması ve belgelendirme bedelinin ödenmesi kaydıyla turistik gezi amacıyla kullanılabilir.
2634 sayılı TURİZMİ TEŞVİK KANUNU m. 29Kaynağı aç
Deniz turizmi işletmeciliği bünyesinde yer alan, Türk bayraklı ve yolcu kapasitesi on iki kişiyi aşmayan yatların mürettebatsız kiralanabilmesi için kiralayan taraftaki kişilerden en az birinin mevzuatın aradığı yeterlilikte ehliyete sahip olması aranır. Hudut giriş işlemlerini tamamlayan yabancı bayraklı özel tekneler, rotalarını seyir izin belgesinde göstererek karasularında serbestçe intikal edebilmektedir; buna karşın Bakanlık belgeli ticari araçlar ile yabancı bayraklı özel yatların ticari seferlerinde bu belgenin eksiksiz düzenlenmesi ve seyir boyunca teknede muhafaza edilmesi zorunludur. Ayrıca 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 29. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, denize elverişlilik belgesindeki kapasitesi on ikiden fazla olan deniz turizmi araçları, Türk Ticaret Kanunu'nun 1259. maddesinde öngörülen yolcuların ölüm veya yaralanmalarına dair zorunlu sigorta yükümlülüklerine tabidir.
Ayıp Bildirimi, Kiracının Seçimlik Hakları ve Fesih Usulü
Kira süresi devam ederken teknede meydana gelen aksaklıklarda kiracının bildirim borcu bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 318. maddesi uyarınca kiracı, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmek zorundadır; aksi takdirde bu bildirmemeden doğan zararlardan sorumlu tutulur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 318Kaynağı aç
Kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesi durumunda kiracının seçimlik hakları Türk Borçlar Kanunu'nun 305. maddesinde düzenlenmiştir. Kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini, kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini talep edebilir. Zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasına engel teşkil etmez; ayıp önemli nitelikte ise kiracının fesih hakkı saklıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 305Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 306. maddesi uyarınca kiracı, ortaya çıkan aksaklığın makul bir zaman diliminde ortadan kaldırılmasını talep edebilir. Tanınan sürede onarım yapılmazsa, kiracı masrafları kiraya verene ait olmak üzere ayıbı bizzat giderebilir ve oluşan alacağını kira borcundan mahsup edebilir ya da kiralananın ayıpsız bir emsaliyle değiştirilmesini isteyebilir. Ayıbın teknenin hedeflenen kullanıma uygunluğunu tümüyle kaldırması veya esaslı surette engellemesi ve verilen mühlette düzeltilmemesi halinde kiracının akdi feshetme yetkisi doğar. Buna karşılık kiraya veren, onarım yerine münasip bir sürede teknenin ayıpsız benzerini temin edebilir; yahut gecikmeksizin benzer bir araç tahsis edip kiracının tüm zararını karşılayarak seçimlik hakların işletilmesini bertaraf edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 306Kaynağı aç
Kiralanan Yatın İadesi ve Sorumluluğun Kapsamı
Sözleşme süresi bittiğinde yatın iadesi Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesi hükümlerine göre yapılır. Kiracı yatı ne durumda teslim almışsa o durumda geri vermekle yükümlüdür; ancak sözleşmeye uygun kullanma sebebiyle oluşan olağan eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz. Kiracının sözleşmenin sona ermesi halinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar ise geçersizdir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 334Kaynağı aç
Yatın geri verilmesi esnasında kiraya veren yönünden muayene ve bildirim külfeti devreye girer. Türk Borçlar Kanunu'nun 335. maddesi gereğince kiraya veren, iade anında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının mesul olduğu eksiklikler ile ayıpları gecikmeksizin kiracıya yazılı şekilde bildirmekle yükümlüdür. Bu yazılı bildirim süresinde yapılmadığı takdirde kiracı her türlü sorumluluktan kurtulmuş sayılır. Buna karşılık, geri verme anındaki olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayacak nitelikteki gizli ayıplarda kiracının sorumluluğu sürer; kiraya verenin bu nevi gizli ayıpları tespit eder etmez kiracıya vakit kaybetmeksizin yazılı bildirimde bulunması gerekir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 335Kaynağı aç
Uyuşmazlık Çözüm Yolları ve Arabuluculuk Usulü
Yat charter ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda barışçıl çözüm yolları işletilebilir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca, yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk yolu uygulanabilir ve bu süreç iradi nitelik taşır.
Uyuşmazlığın yabancılık unsuru barındırması durumunda tatbik edilecek hukuk, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tayin edilir. Kanun'un 24. maddesi doğrultusunda taraflar, aralarındaki borç ilişkisine uygulanacak hukuku iradeleriyle belirleyebilirler. Açık bir hukuk seçimi yapılmamışsa akitle en sıkı irtibat halindeki hukuk tatbik olunur; bu kapsamda kural olarak karakteristik edimi üstlenen tarafın sözleşme anındaki mutad meskeni, ticari ilişkilerde ise işyeri veya yerleşim yeri hukuku esas alınır. Bununla birlikte, olayın tüm özellikleri dikkate alındığında sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun varlığı anlaşılıyorsa akit o hukuka tabi kılınır. Kanun'un 22. maddesi uyarınca, deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar ise menşe ülke hukukuna bağlı olup menşe ülke, hakların tescil edildiği sicil yeri veya bu yer yoksa bağlama limanıdır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
Mürettebatsız yat kiralamak için hangi şart aranır?
Yolcu kapasitesi on iki kişiyi aşmayan Türk bayraklı deniz turizmi yatlarının personel olmaksızın kiraya verilebilmesi için, kiralama yapan kişilerden en az birinin yasal düzenlemelere elverişli yeterlilik belgesine veya ehliyete sahip olması aranır.
Kiralama süresince yatta arıza çıkarsa kiracı sözleşmeyi feshedebilir mi?
Türk Borçlar Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca önemli ayıp durumunda fesih hakkı saklıdır; Kanun'un 306. maddesi uyarınca ise ayıbın yatın elverişliliğini ortadan kaldırması veya önemli ölçüde engellemesi halinde kiracı uygun süre verip giderilmemesi üzerine sözleşmeyi feshedebilir.
Yatın iadesinde kiracı olağan eskimelerden sorumlu mudur?
Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesi gereğince kiracı sözleşmeye uygun kullanımdan doğan olağan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz; sözleşmeye aykırı kullanımdan doğan zararlar haricinde kiracının başkaca tazminat ödeyeceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir.
Yabancı unsurlu yat charter uyuşmazlığında hangi hukuk uygulanır?
5718 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca taraflar uygulanacak hukuku serbestçe seçebilir; seçim yoksa en sıkı ilişkili hukuk tatbik edilir, ancak Kanun'un 22. maddesi gereğince deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklara menşe ülke hukuku uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

