Yat Charter Sözleşmeleri ve Uyuşmazlık Çözüm Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Yat Charter Sözleşmeleri ve Uyuşmazlık Çözüm Yolları

Yat Charter Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Gemi Vasfı

Yat charter sözleşmeleri mevzuatta müstakil ve özel bir sözleşme türü olarak ismen düzenlenmemiştir. İlişkinin niteliği taraflarca kararlaştırılan edimlerin kapsamına göre belirlenir. Yalnızca yatın kullanımının devredildiği durumlarda kira hükümleri esas alınırken; kaptan, mürettebat, seyir planlaması veya kumanya gibi ek hizmetlerin sözleşmeye dahil edilmesi halinde ilişki karma sözleşme niteliği kazanır. Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesi çerçevesinde kira sözleşmesi; kiraya verenin bir malın kullanımını ya da kullanım ile birlikte semerelerinden faydalanılmasını kiracıya devretmeyi, kiracının ise bu edime karşılık belirlenen bedeli ödemeyi üstlendiği hukuki ilişkidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 299Kaynağı aç
MADDE 299- Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Kira süresi

Sözleşmeye konu bir yat, tahsis edildiği amaç doğrultusunda suda hareket etmesi gereken, yüzme yeteneğine sahip ve pek küçük sayılmayan nitelikte bulunuyorsa, kendiliğinden hareket etme kabiliyeti olmasa bile Türk Ticaret Kanunu'nun 931. maddesinin birinci fıkrası kapsamında gemi vasfını taşır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, suda ekonomik menfaat temin etme gayesine özgülenen veya fiilen bu doğrultuda işletilen gemiler, işletenin ya da nam ve hesabına hareket edilen kişinin sıfatına bakılmaksızın ticaret gemisi sayılır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 931Kaynağı aç
MADDE 931- (1) Tahsis edildiği amaç, suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etmesi imkânı bulunmasa da, bu Kanun bakımından “gemi” sayılır. (2) Suda ekonomik menfaat sağlama amacına tahsis edilen veya fiilen böyle bir amaç için kullanılan her gemi, kimin tarafından ve kimin adına veya hesabına kullanılırsa kullanılsın “ticaret gemisi” sayılır. II- Denize, yola ve yüke elverişli gemi

Yatın seyre uygunluğu Türk Ticaret Kanunu'nun 932. maddesinde düzenlenen ölçütler ışığında değerlendirilir. Maddenin birinci fıkrası uyarınca tekne; tekne gövdesi, genel donatımı, makine ve kazan gibi asli unsurları yönünden, tamamıyla anormal tehlikeler hariç tutulmak kaydıyla, sefer yapılacak sudan kaynaklanan risklere karşı koyabilecek durumdaysa denize elverişli kabul edilir. İkinci fıkra gereğince ise denize elverişliliği haiz bir teknenin teşkilatı, yükleme vaziyeti, yakıtı, kumanyası ile gemi adamlarının yeterliliği ve mevcudu bakımından, yine tamamıyla anormal tehlikeler haricinde, yolculuk tehlikelerine mukavemet edebilecek donanımda olması halinde gemi yola elverişli sayılır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 932Kaynağı aç
MADDE 932- (1) Gövde, genel donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından, yolculuğun yapılacağı sudan ileri gelen (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) tehlikelere karşı koyabilecek bir gemi “denize elverişli” sayılır. (2) Denize elverişli olan gemi, teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamlarının yeterliği ve sayısı bakımından, (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli niteliklere sahip bulunduğu takdirde “yola elverişli” sayılır. (3) Soğutma tesisatı da dâhil olmak üzere, eşya taşımada kullanılan kısımları eşyanın kabulüne, taşınmasına ve muhafazasına elverişli olan bir gemi “yüke elverişli” sayılır. (4) Denizde can ve mal koruma ile ilgili mevzuat hükümleri saklıdır. III- Tamir kabul etmez gemi, tamire değmez gemi

Tarafların Karşılıklı Borçları ve Genel İşlem Koşulları Sınırı

Kiraya verenin asli edimi, Türk Borçlar Kanunu'nun 301. maddesi gereğince kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmaktır. Kanun koyucu konut ve çatılı işyeri kiralarında bu kuralın kiracı aleyhine değiştirilmesini yasaklarken, yat kiralarını da kapsayan diğer kira sözleşmelerinde kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamayacağını öngörmüştür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 301Kaynağı aç
MADDE 301- Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz. II. Vergi ve benzeri yükümlülüklere katlanma borcu

Mali yükümlülüklerin paylaşımında Türk Borçlar Kanunu'nun 302. maddesi uygulama alanı bulur. Buna göre sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya kanunda özel bir düzenleme öngörülmedikçe, kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere kiraya veren katlanmak zorundadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 302Kaynağı aç
MADDE 302- Kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülüklere, aksi kararlaştırılmamış veya kanunda öngörülmemiş ise, kiraya veren katlanır. III. Yan giderlere katlanma borcu

Kiracının temel borcu Türk Borçlar Kanunu'nun 313. maddesi gereğince kira bedelini ödemektir. Kiralanan yatın teslim edilmesinden sonra vadesi gelen kira bedelini veya yan gideri ödemeyen kiracıya karşı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi uyarınca temerrüt süreci işletilebilir. Kiraya veren, kiracıya yazılı olarak en az on gün süre verip bu sürede de borcun ifa edilmemesi halinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 313Kaynağı aç
MADDE 313- Kiracı, kira bedelini ödemekle yükümlüdür. 2. İfa zamanı
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 315Kaynağı aç
MADDE 315- Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. II. Özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcu

Deniz Turizmi Mevzuatından Doğan İdari Yükümlülükler

Deniz turizmi faaliyetleri borçlar hukuku kurallarının yanı sıra idari düzenlemelere tabidir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, gerçek ve tüzel kişilerin deniz turizmi araçları işletmeciliği yapabilmesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı belgelerini haiz olmak kaydıyla Turizm Bakanlığından belge alması zorunludur. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçları, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte belirtilen amaçlar dışında faaliyette bulunamazlar. Kanun'un 27. maddesinin dördüncü fıkrası ise yabancı bayraklı deniz turizmi araçlarının Türk karasuları ve limanları arasında turizm amacıyla kullanılmasına ilişkin esasların yönetmelikle belirleneceğini hükme bağlar.

2634 sayılı TURİZMİ TEŞVİK KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 28/12/2006-5571/16 md.) (Değişik birinci fıkra: 18/7/2021-7334/9 md.) Gerçek ve tüzel kişiler tarafından turizm amaçlı sportif faaliyet işletmeciliği ve ticari faaliyetine esas olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenmiş belgeleri haiz olmak kaydıyla deniz turizmi araçları işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan belge alınması zorunludur. (Değişik ikinci fıkra: 18/7/2021-7334/9 md.) Bakanlıktan belgeli deniz turizmi araçları ile turizm amaçlı sportif faaliyet işletmeleri, Bakanlıkça düzenlenecek yönetmelikte belirtilen amaçlar dışında faaliyette bulunamazlar. (Ek fıkra: 18/7/2021-7334/9 md.) İstanbul ilinde faaliyet gösteren ve ilgili idareler tarafından yolcu taşımacılığı yapmak üzere yetkilendirilen deniz araçları, Bakanlıkça belirlenecek şartları taşımaları kaydıyla ve belirlenecek bedel üzerinden belge düzenlenmek suretiyle turistik gezi amaçlı kullanılabilir. (Mülga üçüncü fıkra:23/5/2019-7175/4 md.) Yabancı bayraklı deniz turizmi araçlarının Türk karasuları ve limanları arasında turizm amacıyla kullanılmasına ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir. Türk karasuları ve limanları arasında seyir esasları:[31]

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 29. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, belge sahibi tarafından kiraya verilen Türk bayraklı yatların kiracıları tarafından ticari gayeyle kullanılması yasaktır. Öte yandan Kanun'un 27. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen istisnai düzenleme uyarınca, İstanbul ilinde faaliyet yürüten ve yetkili mercilerce yolcu taşımacılığına tahsis edilen deniz araçları, Bakanlıkça belirlenen şartlara uyulması ve belgelendirme bedelinin ödenmesi kaydıyla turistik gezi amacıyla kullanılabilir.

2634 sayılı TURİZMİ TEŞVİK KANUNU m. 29Kaynağı aç
Madde 29 –(Değişik: 28/12/2006-5571/18 md.) Yabancı bayraklı gezi, spor, eğlence amaçlı özel yatlar, gezi, bakım, onarım, kızaklama veya kışlamak amacıyla Türkiye’de beş yıla kadar kalabilirler. Bu süre yönetmelikte belirtilen esaslara göre Bakanlıkça beş yıl daha uzatılabilir.[34] (Değişik ikinci fıkra: 18/7/2021-7334/10 md.) Türk bayraklı yatlar, sahipleri veya sahiplerinden kiralayan işletenleri tarafından Bakanlıktan belge alınmak suretiyle gezi, spor ve eğlence amacıyla kullanılmak üzere Türk ve yabancı uyruklu kişilere kiraya verilebilir. Bu şekilde belge sahibi tarafından kiraya verilen yatların kiracıları tarafından ticarî amaçla kullanımı yasaktır. (Ek fıkra: 18/7/2021-7334/10 md.) Bakanlıkça ülke turizmine ve tanıtımına katkı sağladığı değerlendirilen ve boyları otuz dokuz metrenin üzerinde olan yabancı bayraklı ticari yatların Türk karasularında faaliyet göstermelerine ve seyrine her yıl belirlenen sosyal ve teknik altyapı hizmetlerine katkı payı alınması suretiyle, aynı takvim yılını geçmeyecek şekilde geçici süreli olarak Bakanlıkça izin verilebilir. İzin süresi sonunda yeniden süre verilmeyen ve Türk karasularından ayrılmayan yatlar hakkında 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümleri uygulanır. Türk bayraklı deniz turizmi araçlarının gezi, spor ve eğlence amacıyla kullanılması yolcu taşımacılığı sayılmaz.[35] (Ek fıkra: 18/7/2021-7334/10 md.) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca düzenlenen denize elverişlilik belgesinde kapasitesi on ikiden fazla olan deniz turizmi araçları, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1259 uncu maddesindeki sigorta gereklerine tabidir. BEŞİNCİ BÖLÜM Denetleme ve Cezalar Denetim yetkisi:

Deniz turizmi işletmeciliği bünyesinde yer alan, Türk bayraklı ve yolcu kapasitesi on iki kişiyi aşmayan yatların mürettebatsız kiralanabilmesi için kiralayan taraftaki kişilerden en az birinin mevzuatın aradığı yeterlilikte ehliyete sahip olması aranır. Hudut giriş işlemlerini tamamlayan yabancı bayraklı özel tekneler, rotalarını seyir izin belgesinde göstererek karasularında serbestçe intikal edebilmektedir; buna karşın Bakanlık belgeli ticari araçlar ile yabancı bayraklı özel yatların ticari seferlerinde bu belgenin eksiksiz düzenlenmesi ve seyir boyunca teknede muhafaza edilmesi zorunludur. Ayrıca 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 29. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, denize elverişlilik belgesindeki kapasitesi on ikiden fazla olan deniz turizmi araçları, Türk Ticaret Kanunu'nun 1259. maddesinde öngörülen yolcuların ölüm veya yaralanmalarına dair zorunlu sigorta yükümlülüklerine tabidir.

Ayıp Bildirimi, Kiracının Seçimlik Hakları ve Fesih Usulü

Kira süresi devam ederken teknede meydana gelen aksaklıklarda kiracının bildirim borcu bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 318. maddesi uyarınca kiracı, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmek zorundadır; aksi takdirde bu bildirmemeden doğan zararlardan sorumlu tutulur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 318Kaynağı aç
MADDE 318- Kiracı, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmekle yükümlüdür; aksi takdirde bundan doğan zarardan sorumludur. V. Ayıpların giderilmesine ve kiralananın gösterilmesine katlanma borcu

Kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesi durumunda kiracının seçimlik hakları Türk Borçlar Kanunu'nun 305. maddesinde düzenlenmiştir. Kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini, kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini talep edebilir. Zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasına engel teşkil etmez; ayıp önemli nitelikte ise kiracının fesih hakkı saklıdır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 305Kaynağı aç
MADDE 305- Kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracı, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebilir. Ancak, zararın giderilmesi istemi diğer seçimlik hakların kullanılmasını önlemez. Önemli ayıp durumunda kiracının sözleşmeyi fesih hakkı saklıdır. b. Ayıbın giderilmesini isteme ve fesih

Türk Borçlar Kanunu'nun 306. maddesi uyarınca kiracı, ortaya çıkan aksaklığın makul bir zaman diliminde ortadan kaldırılmasını talep edebilir. Tanınan sürede onarım yapılmazsa, kiracı masrafları kiraya verene ait olmak üzere ayıbı bizzat giderebilir ve oluşan alacağını kira borcundan mahsup edebilir ya da kiralananın ayıpsız bir emsaliyle değiştirilmesini isteyebilir. Ayıbın teknenin hedeflenen kullanıma uygunluğunu tümüyle kaldırması veya esaslı surette engellemesi ve verilen mühlette düzeltilmemesi halinde kiracının akdi feshetme yetkisi doğar. Buna karşılık kiraya veren, onarım yerine münasip bir sürede teknenin ayıpsız benzerini temin edebilir; yahut gecikmeksizin benzer bir araç tahsis edip kiracının tüm zararını karşılayarak seçimlik hakların işletilmesini bertaraf edebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 306Kaynağı aç
MADDE 306- Kiracı, kiraya verenden kiralanandaki ayıbın uygun bir sürede giderilmesini isteyebilir; bu sürede ayıp giderilmezse kiracı, ayıbı kiraya veren hesabına gidertebilir ve bundan doğan alacağını kira bedelinden indirebilir veya kiralananın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteyebilir. Ayıbın, kiralananın öngörülen kullanıma elverişliliğini ortadan kaldırması ya da önemli ölçüde engellemesi ve verilen sürede giderilmemesi hâlinde kiracı, sözleşmeyi feshedebilir. Kiraya veren, kiralanandaki ayıbı gidermek yerine, uygun bir süre içinde ayıpsız benzeriyle değiştirebilir. Kiraya veren, kiracıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek, onun seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. c. Kira bedelinin indirilmesi

Kiralanan Yatın İadesi ve Sorumluluğun Kapsamı

Sözleşme süresi bittiğinde yatın iadesi Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesi hükümlerine göre yapılır. Kiracı yatı ne durumda teslim almışsa o durumda geri vermekle yükümlüdür; ancak sözleşmeye uygun kullanma sebebiyle oluşan olağan eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz. Kiracının sözleşmenin sona ermesi halinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar ise geçersizdir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 334Kaynağı aç
MADDE 334- Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu değildir. Kiracının, sözleşmenin sona ermesi hâlinde, sözleşmeye aykırı kullanmadan doğacak zararları giderme dışında, başkaca bir tazminat ödeyeceğini önceden taahhüt etmesine ilişkin anlaşmalar geçersizdir. II. Kiralananın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme

Yatın geri verilmesi esnasında kiraya veren yönünden muayene ve bildirim külfeti devreye girer. Türk Borçlar Kanunu'nun 335. maddesi gereğince kiraya veren, iade anında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının mesul olduğu eksiklikler ile ayıpları gecikmeksizin kiracıya yazılı şekilde bildirmekle yükümlüdür. Bu yazılı bildirim süresinde yapılmadığı takdirde kiracı her türlü sorumluluktan kurtulmuş sayılır. Buna karşılık, geri verme anındaki olağan gözden geçirmeyle anlaşılamayacak nitelikteki gizli ayıplarda kiracının sorumluluğu sürer; kiraya verenin bu nevi gizli ayıpları tespit eder etmez kiracıya vakit kaybetmeksizin yazılı bildirimde bulunması gerekir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 335Kaynağı aç
MADDE 335- Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. H. Kiraya verenin hapis hakkı I. Konusu

Uyuşmazlık Çözüm Yolları ve Arabuluculuk Usulü

Yat charter ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda barışçıl çözüm yolları işletilebilir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca, yabancılık unsuru taşıyanlar da dahil olmak üzere, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk yolu uygulanabilir ve bu süreç iradi nitelik taşır.

Uyuşmazlığın yabancılık unsuru barındırması durumunda tatbik edilecek hukuk, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tayin edilir. Kanun'un 24. maddesi doğrultusunda taraflar, aralarındaki borç ilişkisine uygulanacak hukuku iradeleriyle belirleyebilirler. Açık bir hukuk seçimi yapılmamışsa akitle en sıkı irtibat halindeki hukuk tatbik olunur; bu kapsamda kural olarak karakteristik edimi üstlenen tarafın sözleşme anındaki mutad meskeni, ticari ilişkilerde ise işyeri veya yerleşim yeri hukuku esas alınır. Bununla birlikte, olayın tüm özellikleri dikkate alındığında sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun varlığı anlaşılıyorsa akit o hukuka tabi kılınır. Kanun'un 22. maddesi uyarınca, deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklar ise menşe ülke hukukuna bağlı olup menşe ülke, hakların tescil edildiği sicil yeri veya bu yer yoksa bağlama limanıdır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 24Kaynağı aç
MADDE 24 – (1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir. (2) Taraflar, seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya bir kısmına uygulanacağını kararlaştırabilirler. (3) Hukuk seçimi taraflarca her zaman yapılabilir veya değiştirilebilir. Sözleşmenin kurulmasından sonraki hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye etkili olarak geçerlidir. (4) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde sözleşmeden doğan ilişkiye, o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır. Bu hukuk, karakteristik edim borçlusunun, sözleşmenin kuruluşu sırasındaki mutad meskeni hukuku, ticarî veya meslekî faaliyetler gereği kurulan sözleşmelerde karakteristik edim borçlusunun işyeri, bulunmadığı takdirde yerleşim yeri hukuku, karakteristik edim borçlusunun birden çok işyeri varsa söz konusu sözleşmeyle en sıkı ilişki içinde bulunan işyeri hukuku olarak kabul edilir. Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşme, bu hukuka tâbi olur. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
MADDE 22 – (1) Hava, deniz ve raylı taşıma araçları üzerindeki aynî haklar, menşe ülke hukukuna tâbidir. (2) Menşe ülke, hava ve deniz taşıma araçlarında aynî hakların tescil edildiği sicil yeri, deniz taşıma araçlarında bu sicil yeri yoksa bağlama limanı, raylı taşıma araçlarında ruhsat yeridir. Fikrî mülkiyete ilişkin haklara uygulanacak hukuk
Mürettebatsız yat kiralamak için hangi şart aranır?

Yolcu kapasitesi on iki kişiyi aşmayan Türk bayraklı deniz turizmi yatlarının personel olmaksızın kiraya verilebilmesi için, kiralama yapan kişilerden en az birinin yasal düzenlemelere elverişli yeterlilik belgesine veya ehliyete sahip olması aranır.

Kiralama süresince yatta arıza çıkarsa kiracı sözleşmeyi feshedebilir mi?

Türk Borçlar Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca önemli ayıp durumunda fesih hakkı saklıdır; Kanun'un 306. maddesi uyarınca ise ayıbın yatın elverişliliğini ortadan kaldırması veya önemli ölçüde engellemesi halinde kiracı uygun süre verip giderilmemesi üzerine sözleşmeyi feshedebilir.

Yatın iadesinde kiracı olağan eskimelerden sorumlu mudur?

Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesi gereğince kiracı sözleşmeye uygun kullanımdan doğan olağan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz; sözleşmeye aykırı kullanımdan doğan zararlar haricinde kiracının başkaca tazminat ödeyeceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir.

Yabancı unsurlu yat charter uyuşmazlığında hangi hukuk uygulanır?

5718 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca taraflar uygulanacak hukuku serbestçe seçebilir; seçim yoksa en sıkı ilişkili hukuk tatbik edilir, ancak Kanun'un 22. maddesi gereğince deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklara menşe ülke hukuku uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu