Yat İnşa Sözleşmesi ve Hukuki Düzenleme Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Yat İnşa Sözleşmesi ve Hukuki Düzenleme Esasları

Yat İnşa Sözleşmesinin Hukuki Niteliği

Yat inşasına yönelik mutabakatlar uygulamada sipariş sözleşmesi, tekne üretim anlaşması veya tersane protokolü gibi çeşitli adlandırmalarla kurulabilmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19/1 gereğince sözleşmenin mahiyeti ve kapsamı tayin edilirken tarafların yanılarak yahut asıl maksatlarını saklamak gayesiyle seçtikleri ifadelere itibar edilmez; tarafların hakiki ve müşterek iradesi gözetilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 470 uyarınca eser sözleşmesi, imalatçının bir eseri vücuda getirmeyi, iş sahibinin ise buna mukabil ücret ifa etmeyi borçlandığı hukuki ilişkidir. Bu kapsamda metne hangi başlık verilmiş olursa olsun, belirli nitelikleri haiz bir yatın imal edilip teslim edilmesi hedefleniyorsa taraflar arasındaki bağ eser sözleşmesi niteliği taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz. E. Genel işlem koşulları I. Genel olarak
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Hükümleri I. Yüklenicinin borçları 1. Genel olarak

Tersaneler tarafından önceden tek yanlı hazırlanıp çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılmak üzere karşı tarafa sunulan standart sözleşme hükümleri, Türk Borçlar Kanunu'nun genel işlem koşulları denetimine tabidir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 931/1 gereğince yüzme kabiliyetini haiz, tahsis gayesi suda seyretmeyi zorunlu kılan ve pek ufak sayılmayan araçlar, müstakil hareket gücü bulunmasa dahi gemi vasfındadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca suda iktisadi yarar sağlama amacına bağlanan veya fiilen bu doğrultuda işletilen deniz vasıtaları, kimin nam ve hesabına işletilirse işletilsin ticaret gemisi kabul edilir. Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu düzenlemeleri uyarınca tekne gövdesi, makinesi ve esas donanımı itibarıyla karşılaşılabilecek rizikolara göğüs gerebilen gemi denize elverişli; donatımı, personeli, yakıtı ve kumanyasıyla sefer risklerine mukavemet edebilecek durumda olan araç ise yola elverişli sayılır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 931Kaynağı aç
MADDE 931- (1) Tahsis edildiği amaç, suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etmesi imkânı bulunmasa da, bu Kanun bakımından “gemi” sayılır. (2) Suda ekonomik menfaat sağlama amacına tahsis edilen veya fiilen böyle bir amaç için kullanılan her gemi, kimin tarafından ve kimin adına veya hesabına kullanılırsa kullanılsın “ticaret gemisi” sayılır. II- Denize, yola ve yüke elverişli gemi

Yüklenicinin Özen Borcu, İşi Yürütmesi ve Malzeme Temini

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 471/1-2 çerçevesinde yüklenici, yüklendiği borçları yerine getirirken iş sahibinin meşru çıkarlarını gözetmek ve sadakatle hareket etmek mecburiyetindedir. Yüklenicinin özen yükümlülüğünün kapsamı belirlenirken, benzer iş kollarında faaliyet yürüten basiretli bir yüklenicinin sergilemesi beklenen mesleki ve teknik kurallara uygun davranış kalıbı ölçü alınır. Taraflar arasında zıt yönde bir adet ya da sözleşme hükmü mevcut değilse yüklenici, eserin üretilmesinde ihtiyaç duyulan teçhizat ve gereçleri bizzat temin etmek durumundadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 471Kaynağı aç
MADDE 471- Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır. 2. Malzeme bakımından

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 471/3 uyarınca yüklenicinin eseri bizzat imal etmesi veya kendi sevk ve idaresinde tamamlatması esastır. Ne var ki eserin vücuda getirilmesinde yüklenicinin şahsi vasıfları belirleyici bir rol oynamıyorsa işin ifasını bir başkasına gördürme imkanı bulunmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 472/1-2 uyarınca inşada başvurulan malzeme yüklenici tarafından tedarik edilmişse yüklenici, malzemelerdeki kusurlar sebebiyle tıpkı bir satıcı gibi mesul tutulur. Malzemenin iş sahibi tarafından karşılandığı ihtimallerde yüklenici, bu materyalleri gerekli dikkati göstererek değerlendirmek, harcamaların dökümünü sunmak ve fazlalığı iade etmekle yükümlüdür. Maddenin üçüncü fıkrası doğrultusunda, iş sahibince sağlanan parçaların ya da tahsis edilen inşa alanının kusurlu olduğu ortaya çıkar veya üretimin gereği gibi yahut süresinde ikmalini tehlikeye sokacak bir gelişme yaşanırsa yüklenici vakit kaybetmeden iş sahibine bildirimde bulunmalı; aksi takdirde meydana gelecek zararlardan sorumlu tutulacaktır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 472Kaynağı aç
MADDE 472- Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. 3. İşe başlama ve yürütme

Gecikme ve İnşa Sırasında Ayıplı İmalat Halinde Haklar

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 473/1 gereğince yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde iş sahibi, teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
MADDE 473- Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir. 4. Ayıp sebebiyle sorumluluk a. Ayıbın belirlenmesi

Eserin meydana getirilmesi sırasında yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı imal edileceği açıkça görülürse, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 473/2 kapsamında iş sahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye ihtarda bulunabilir. Bu ihtarda, belirlenen sürede ayıp veya aykırılığın giderilmesi, aksi halde hasar ve masrafları yükleniciye ait olmak üzere onarımın ya da işe devamın üçüncü bir kişiye tevdi edileceği bildirilir.

Ayıptan Sorumluluk, Muayene Külfeti ve Zamanaşımı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 474 kapsamında iş sahibi, eserin teslimini müteakip mutat hayat akışı elverdiği anda inceleme yapmalı ve rastladığı kusurları makul bir zaman diliminde yükleniciye ihbar etmelidir. Tarafların her biri, masrafını bizzat karşılamak suretiyle eserin ehil bir bilirkişi tarafından muayene edilmesini ve neticenin yazılı bir rapora bağlanmasını talep edebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 474Kaynağı aç
MADDE 474- İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir. b. İşsahibinin seçimlik hakları

Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 475 uyarınca seçimlik haklara sahiptir. Eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönülebilir; eser alıkonularak ayıp oranında bedelden indirim istenebilir veya aşırı masraf gerektirmediği takdirde masrafları yükleniciye ait olmak üzere ücretsiz onarım talep edilebilir. Ayrıca iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eserin iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olması ve sökülüp kaldırılmasının aşırı zarar doğuracak bulunması halinde ise sözleşmeden dönme hakkı kullanılamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 475Kaynağı aç
MADDE 475- Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. c. İşsahibinin sorumluluğu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 476 uyarınca eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilirse iş sahibi ayıptan doğan haklarını kullanamaz. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 477 gereğince ise eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak kasten gizlenen ve olağan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için sorumluluk devam eder. Gözden geçirme ve bildirim ihmal edilirse veya sonradan ortaya çıkan ayıp gecikmeksizin bildirilmezse eser kabul edilmiş sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 476Kaynağı aç
MADDE 476- Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. d. Eserin kabulü
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 477Kaynağı aç
MADDE 477- Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. e. Zamanaşımı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 478 gereğince yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, taşınmaz yapılarda beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Yatlar taşınmaz yapı niteliği taşımadığından, yüklenicinin ağır kusurunun bulunmadığı hallerde iki yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 478Kaynağı aç
MADDE 478- Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. II. İşsahibinin borçları 1. Bedelin muacceliyeti

Sözleşme Bedeli, Ödeme Zamanı ve Sona Erme Esasları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 480/1 uyarınca bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür; eser öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirse dahi bedelin artırılmasını isteyemez. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar belirlenen götürü bedelle eserin yapılmasına engel olur veya ifayı son derece güçleştirirse yüklenici, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönmeyi isteyebilir; dürüstlük kurallarının gerektirdiği hallerde ise ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser öngörülenden az emek ve masraf gerektirse dahi iş sahibi m. 480/3 uyarınca kararlaştırılan bedelin tamamını ödemek zorundadır. Bedelin yaklaşık belirlendiği hallerde ise eserin değeri ve giderler dikkate alınır; yaklaşık bedelin aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa iş sahibi sözleşmeden dönebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 480Kaynağı aç
MADDE 480- Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile işsahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür. b. Değere göre bedel

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 479/1 gereğince iş sahibinin bedel ödeme borcu kural olarak eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel hale gelir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 479Kaynağı aç
MADDE 479- İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur. 2. Bedel a. Götürü bedel

Sözleşmenin tamamlanmadan önce sona ermesi hallerinde Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri devreye girer. İş sahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir. Eserin tamamlanması iş sahibi ile ilgili beklenmedik bir olay sebebiyle imkansızlaşırsa yüklenici yaptığı işin değerini ve giderlerini isteyebilir; iş sahibinin kusuru varsa yüklenici ayrıca tazminat talep edebilir. Yüklenicinin kişisel özellikleri esas alınarak yapılan sözleşmelerde ise yüklenicinin ölümü veya kusuru olmaksızın işi tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda sözleşme kendiliğinden sona erer.

Yapı Hâlindeki Gemilere Özgü Sicil ve Yapı İpoteği

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 986/1 uyarınca yapı hâlindeki bir gemi; malikin istemi üzerine, üzerinde bir gemi ipoteği kurulması, yapının ihtiyati ya da kesin haczi veya tersane sahibinin gemi ipoteği istem hakkını teminat altına almak amacıyla sicile şerh verilmesi söz konusu olduğunda yapı hâlindeki gemilere özgü sicile kaydolunur. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre tescil işlemi, yapım yerinin bağlı bulunduğu sicil müdürlüğünce yapılır; yapının bu müdürlüğün yetki çevresi dışındaki başka bir yere götürülmesi halinde de aynı sicil müdürlüğü yetkili kalır ve yeni yapım yerindeki müdürlüğe durum bildirilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 986Kaynağı aç
MADDE 986- (1) Yapı hâlindeki bir gemi, malikin istemi üzerine veya yapı üzerinde bir gemi ipoteğinin kurulması yahut yapının ihtiyati ya da kesin haczi veya tersane sahibinin gemi ipoteğinin kurulmasına yönelik istem hakkını teminat altına almak amacıyla sicile şerh verilmesi söz konusu olduğu takdirde yapı hâlindeki gemilere özgü sicile kaydolunur. (2) Yapı, yapım yerinin bağlı bulunduğu sicil müdürlüğünce tescil olunur. Yapı, bu sicil müdürlüğünün yetki çevresi dışındaki diğer bir yere götürülse de aynı sicil müdürlüğü yetkili kalır. Şu kadar ki, bu müdürlük tarafından yeni yapım yerindeki sicil müdürlüğüne yapının kaydedilmiş olduğu bildirilir. II- Yapının tescili 1. Tescil istemi a) Şekli

Türk Ticaret Kanunu m. 1054 ve 1055 hükümleri uyarınca yapı hâlindeki gemiler üzerinde ipotek kurulması mümkündür. Omurganın konulduğu andan kızaktan indirilinceye kadar, yapının görünür bir yerine ayırt edici ad ve numara konulması ve resmi şekil şartlarına uyulması kaydıyla yapı hâlindeki gemi üzerinde ipotek tesis edilebilir.

Uluslararası Unsurlu Yat İnşasında Uygulanacak Hukuk

Yabancılık unsuru içeren yat inşa ilişkilerinde uygulanacak hukuk 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun kurallarına göre belirlenir. Anılan Kanunun 24. maddesi gereğince sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların seçtiği hukuka tabidir; taraflarca bir hukuk seçimi yapılmamışsa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır. Deniz taşıma araçları üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklarda ise Kanunun 22. maddesi uyarınca menşe ülke hukuku, diğer bir ifadeyle sicil yeri veya sicil bulunmuyorsa bağlama limanı hukuku tatbik edilir.

Yat inşasında kullanılan malzemenin ayıplı çıkmasından kim sorumludur?

Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici satıcı gibi sorumludur; iş sahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici malzemeyi özenle kullanmak, hesap vermek ve artanı geri vermekle yükümlüdür.

İnşaat geciktiğinde iş sahibi teslim tarihini beklemek zorunda mıdır?

Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden işi belirlenen sürede bitiremeyeceğinin anlaşılması halinde iş sahibi teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir.

Yat inşasında ayıptan doğan davalarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Yatlar taşınmaz yapı dışındaki eser niteliğinde olduğundan ayıptan doğan davalar kural olarak teslim tarihinden itibaren iki yılda, yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yılda zamanaşımına uğrar.

Götürü bedelle anlaşılan inşaatta yüklenici ek bedel talep edebilir mi?

Yüklenici kural olarak belirlenen götürü bedelin artırılmasını isteyemez; ancak dürüstlük kuralları çerçevesinde başlangıçta öngörülemeyen ve ifayı aşırı güçleştiren olağanüstü durumlar varsa uyarlama veya dönme talep edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu