Sözleşmenin Nitelendirilmesi: Satış mı, Eser mi?
Tersane ile kurulan yat inşa ilişkisi çoğu zaman 'satış sözleşmesi' başlığı altında kaleme alınır; ancak TBK m. 19 uyarınca bir sözleşmenin türü ve içeriği belirlenirken tarafların kullandıkları sözcüklere değil, gerçek ve ortak iradelerine bakılır. Bu nedenle başlığında 'satış' yazan bir metin, teknenin sipariş üzerine inşa edileceğini ortaya koyuyorsa eser sözleşmesi olarak nitelendirilebilir ve eser sözleşmesine özgü hükümler devreye girebilir. Nitelendirmenin doğru yapılması, gecikme, ayıp ve bedel uyuşmazlıklarında hangi yasal düzeneğin uygulanacağını doğrudan etkiler.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 19Kaynağı aç
Tersanenin Standart Formları ve Genel İşlem Koşulları
Tersaneler, benzer inşa ilişkilerinde kullanmak üzere önceden hazırladıkları sözleşme formlarını iş sahiplerine sunar. TBK m. 20 kapsamında bu tür hazır metinler genel işlem koşulu sayılır; koşulun sözleşme metninde mi yoksa ekinde mi yer aldığı, kapsamı, yazı türü ya da biçimi bu nitelendirmeyi etkilemez. TBK m. 21/1 uyarınca karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girebilmesi için düzenleyenin karşı tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi vermesi, içeriğini öğrenme imkânı sağlaması ve karşı tarafın bu koşulları kabul etmesi gerekir; aksi hâlde söz konusu koşullar yazılmamış sayılır. Bu şartın yalnızca karşı tarafın menfaatine aykırı koşullar için öngörüldüğü madde metninden anlaşılmakta; tüm genel işlem koşullarına uygulanıp uygulanmayacağı ise madde kapsamı itibarıyla açıkça belirtilmemiştir. Aynı madde uyarınca sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır. TBK m. 22 gereğince bir koşulun yazılmamış sayılması sözleşmenin geri kalan hükümlerini etkilemez; üstelik düzenleyen, yazılmamış sayılan koşullar olmasaydı sözleşmeyi yapmayacak olduğunu ileri sürerek sözleşmeden dönemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 20Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 21Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 22Kaynağı aç
Sözleşme Değişikliklerinde Şekil Zorunluluğu
Yat inşa sürecinde teknik özellikler, teslim tarihleri veya ödeme planı sık sık yeniden müzakere edilir. TBK m. 17/1 uyarınca taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılan sözleşme, belirlenen şekle uyulmadan yapılmışsa tarafları bağlamaz. Herhangi bir belirleme olmaksızın sözleşmede yalnızca yazılı şekil öngörülmüşse yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır (TBK m. 17/2). Aynı ilke sözleşme değişiklikleri için de geçerlidir: taraflar değişikliklerin belirli bir şekilde yapılacağını kararlaştırmışlarsa, bu şekle uymadan yapılan değişiklik bağlayıcı olmaz. Pratikte bu, e-posta, kısa mesaj veya sözlü uzlaşmayla değiştirildiği iddia edilen hükümlerin uyuşmazlık hâlinde bağlayıcılığını yitirme riskini doğurur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 17Kaynağı aç
Yüklenicinin Özen ve Sadakat Borcu
TBK m. 471 uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Özen borcunun ihlal edilip edilmediği belirlenirken esas alınan ölçüt, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin mesleki ve teknik kurallara uygun davranışıdır. Tersane, eseri kural olarak doğrudan kendisi ya da kendi yönetimi altında meydana getirmekle yükümlüdür; yüklenicinin kişisel özelliklerinin önem taşımadığı hâllerde iş başkasına da yaptırılabilir. Aksine bir âdet veya anlaşma olmadıkça teknenin yapımında kullanılacak araç ve gereçleri de yüklenici sağlamak durumundadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 471Kaynağı aç
Teslim Gecikmesi ve İş Sahibinin Sözleşmeden Dönme Hakkı
Tersanenin işe zamanında başlamaması, sözleşmeye aykırı biçimde işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyen bir nedenle doğan gecikme yüzünden teknenin kararlaştırılan tarihte teslim edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması hâlinde iş sahibi, teslim gününü beklemek zorunda kalmaksızın sözleşmeden dönebilir (TBK m. 473). Bu hükmün uygulanabilmesi için gecikmenin iş sahibine yüklenemeyen bir sebepten kaynaklanması gerekir; iş sahibinin kendi eylemine veya müdahalesine dayanan engellemelerde bu dönme hakkı uygulanmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
TBK m. 473'ün ikinci fıkrası ayrı ve bağımsız bir erken müdahale hakkı tanımaktadır: eserin meydana getirilmesi sırasında yüklenicinin kusuru yüzünden teknenin ayıplı ya da sözleşmeye aykırı biçimde tamamlanacağı açıkça görülüyorsa iş sahibi, uygun bir süre vererek yükleniciye aykırılığın giderilmesini ihtar edebilir; bu ihtara uyulmaması hâlinde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere onarımı veya işe devamı üçüncü bir kişiye verebilir. Bu hak, gecikme nedeniyle sözleşmeden dönmeden bağımsız olarak kullanılabilir ve teslim öncesi aşamada iş sahibine önemli bir seçenek sunar.
Götürü Bedel: Katı Yapı ve Öngörülemeyen Durumlarda Uyarlama
Yat inşa sözleşmelerinde bedel çoğu zaman götürü olarak belirlenir. TBK m. 480/1 gereğince yüklenici, eser öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirmiş olsa bile belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez; öte yandan eser öngörülenden az emek ve masraf gerektirmiş olsa bile iş sahibi götürü bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür. Bu kural hem tersane hem de iş sahibi açısından bağlayıcıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 480Kaynağı aç
Bununla birlikte TBK m. 480/2, götürü bedelin katı yapısına önemli bir istisna getirmektedir. Başlangıçta öngörülemeyen veya taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, belirlenen götürü bedelle eserin yapılmasına engel olur ya da bunu son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Uyarlama mümkün değilse veya karşı taraftan beklenemiyorsa yüklenici sözleşmeden dönme hakkına sahiptir; dürüstlük kurallarının gerektirdiği hâllerde ise yalnızca fesih hakkını kullanabilir. Bu nedenle götürü bedelin iş sahibi açısından mutlak bir güvence sağladığı düşüncesiyle hareket etmek yanıltıcı olabilir.
Yaklaşık Bedelin Aşırı Aşılması
Bedelin başlangıçta yaklaşık olarak belirlendiği sözleşmelerde tablo farklılaşır. TBK m. 482 uyarınca, iş sahibinin kusuru olmaksızın yaklaşık bedelin aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa iş sahibi, tekne henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir. Aynı maddede eser iş sahibinin arsası üzerine yapıldığında iş sahibine bedelden uygun indirim isteme ya da tamamlanmamış aşamada yükleniciyi işe devamdan alıkoyarak tamamlanan kısım için hakkaniyete uygun bedel ödeyip sözleşmeyi feshetme seçenekleri de tanınmaktadır. Bu son fıkranın 'arsa' unsurunu içermesi nedeniyle tersanede inşa edilen tekneye doğrudan uygulanıp uygulanamayacağı açık değildir; 'aşırı aşım' eşiğinin somut olayda nasıl belirleneceği de kanunda tanımlanmamıştır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 482Kaynağı aç
Teslim, Kabul ve Ayıp Bildirimi
TBK m. 474 uyarınca iş sahibi, teknenin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve varsa ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir. Kabul prosedürünün yalnızca sembolik bir teslim imzasına indirgenmesi hâlinde örtülü kabul tartışması gündeme gelebilir; bu durumda yüklenici, teslim sırasında açıkça görülemeyen ayıplar dışında sorumluluğunun daraldığını ileri sürebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 474Kaynağı aç
Ayıp hâlinde iş sahibinin seçimlik hakları TBK m. 475'te düzenlenmiştir. Eser iş sahibinin kullanamayacağı ya da hakkaniyet gereği kabulü zorlanamayacağı ölçüde ayıplı veya sözleşmeye aykırıysa iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Buna alternatif olarak eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim ya da aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım isteyebilir. Bu seçimlik hakların yanı sıra genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır. TBK m. 475'in son fıkrasına göre eser iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz; bu istisnayı tersanede inşa edilen bir tekneye doğrudan uygulayıp uygulamayacağı kaynakta tartışılmamıştır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 475Kaynağı aç
Yapı Hâlindeki Gemi Sicili ve Avans Koruması
İnşa süreci başlamadan önce yapılan ödemeler, sicil güvencesi kurulmadığında yalnızca sözleşmesel korumaya bırakılmış olur. TTK m. 986 çerçevesinde yapı hâlindeki gemi; malikin istemi üzerine ya da yapı üzerinde gemi ipoteği kurulması, ihtiyati veya kesin haciz ya da tersane sahibinin ipotek istem hakkının teminat altına alınması amacıyla yapı hâlindeki gemilere özgü sicile kaydolunabilir. TTK m. 987/1 uyarınca bu tescil, malikinin veya kanuni ipotek hakkını tescil ettirmek isteyen tersane sahibinin dilekçesiyle yapım yerinin bağlı bulunduğu sicil müdürlüğünce gerçekleştirilir. Yapı başka bir yere götürülse dahi yetkili müdürlük değişmez; yalnızca yeni yapım yerindeki müdürlüğe bildirim yapılır. TTK m. 987/2 uyarınca ihtiyati veya icraî haciz kararı almış olan alacaklı da icra müdürünün yazısıyla yapının sicile kaydını isteyebilir; bu başvuru yolu için haciz kararının varlığı zorunludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 986Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 987Kaynağı aç
Tersane Sahibinin Kanuni İpotek Hakkı ve İş Sahibi Açısından Riski
TTK m. 1013 uyarınca tersane sahibi, geminin yapımı ve onarımından doğan alacakları için o yapı veya gemi üzerinde ipotek tescilini isteme hakkına sahiptir. Kanun bu haktan önceden feragati açıkça geçersiz saymaktadır; dolayısıyla sözleşmeye feragat hükmü eklemek bu güvenceyi ortadan kaldırmaz. Aynı madde uyarınca bu istem hakkını teminat altına almak için gemi veya yapı siciline şerh verilebilir; yapım henüz tamamlanmamışsa tamamlanan işi karşılayan bedel kısmı ve kapsam dışı giderler için teminat ipoteği kurulması da istenebilir. Bu haktan önceden feragat sağlanamayacağından, iş sahibinin sözleşme aşamasında avans mahsup mekanizması, hak ediş sistemi ve uyuşmazlıklı alacakların çözümüne ilişkin düzenlemeleri önceden kurgulaması, tersanenin ileride ipotek tescili isteyebileceği ihtimalini göz önünde bulundurmasını sağlar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 1013Kaynağı aç
Tersaneyle imzalanan sözleşme 'satış sözleşmesi' başlığını taşıyorsa eser hükümleri yine de uygulanır mı?
Evet. TBK m. 19 gereğince sözleşmenin niteliği başlığa göre değil tarafların gerçek ve ortak iradesine göre belirlenir. Teknenin sipariş üzerine inşa edileceğini ortaya koyan bir ilişki, başlığında 'satış' yazsa bile eser sözleşmesi olarak değerlendirilebilir.
Tersane teslimi geciktirirse hangi tarihten itibaren dönme hakkı doğar?
TBK m. 473 uyarınca iş sahibi teslim tarihini beklemek zorunda kalmaksızın sözleşmeden dönebilir; bunun için tersanenin işe zamanında başlamamış ya da işi geciktirmiş olması veya iş sahibine yüklenemeyen bir nedenden dolayı zamanında tamamlayamayacağının açıkça anlaşılması yeterlidir. Gecikme iş sahibinin kendi eyleminden kaynaklanıyorsa bu dönme hakkı uygulanmaz.
Götürü bedel belirlendiyse tersane ek ödeme talep edebilir mi?
Kural olarak hayır. TBK m. 480/1 kapsamında götürü bedel belirlenmişse yüklenici, eser öngörülenden fazla emek ve masraf gerektirmiş olsa bile bedel artırımı isteyemez. Ancak TBK m. 480/2, başlangıçta öngörülemeyen ya da taraflarca göz önünde tutulmayan durumların eserin yapılmasını son derece güçleştirmesi ya da buna engel olması hâlinde yükleniciye hâkimden uyarlama talep etme ve koşullar bunu da dışladığında sözleşmeden dönme hakkı tanımaktadır. Dolayısıyla götürü bedelin iş sahibi açısından mutlak bir güvence oluşturduğu düşüncesiyle hareket etmek yanıltıcı olabilir.
Teslimat imzalandıktan sonra teknik ayıplar ortaya çıkarsa ne yapılabilir?
İş sahibi imkân bulur bulmaz tekneyi gözden geçirmeli ve ayıpları uygun süre içinde bildirmelidir (TBK m. 474). Bildirim yapılırsa TBK m. 475 kapsamında sözleşmeden dönme, bedelden indirim veya aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım seçeneklerinden biri kullanılabilir; ayrıca genel hükümlere göre tazminat talep etmek de mümkündür. Taraflardan her biri bilirkişi incelemesi ve rapor düzenlenmesini isteyebilir.
Ödenen avans inşaat bitmeden tersane iflas ederse korunabilir mi?
Teknenin yapı hâlindeki gemi siciline kaydedilmesi temel koruma mekanizmalarından biridir. TTK m. 986 ve m. 987 çerçevesinde bu sicile kayıt, malik veya ipotek hakkı sahibinin dilekçesiyle mümkündür. İhtiyati veya icraî haciz kararı alan alacaklılar ise icra müdürünün yazısıyla bu kaydı talep edebilir; ancak haciz kararının varlığı bu başvuru için zorunludur. Sicil kaydı yapılmadan yalnızca sözleşmesel güvenceye dayanılması durumunda alacak hakları daha zayıf bir konumda kalabilir.
Sözleşmede 'tüm değişiklikler yazılı yapılır' hükmü varsa sözlü uzlaşma geçerli sayılır mı?
Hayır. TBK m. 17/1 uyarınca taraflarca belirli bir şekil kararlaştırılmışsa bu şekle uymayan değişiklik tarafları bağlamaz. Sözleşmede yazılı şekil şartı varken sözlü veya kısa mesaj yoluyla yapılan değişiklikler uyuşmazlık çıkması hâlinde bağlayıcılığını yitirebilir.
Tersane sahibinin ipotek hakkından sözleşmeyle feragat ettirilebilir mi?
Hayır. TTK m. 1013 bu haktan önceden feragati açıkça geçersiz saymaktadır. İş sahibi, tersanenin ileride ipotek tescili isteyebileceği ihtimalini sözleşme aşamasında göz önünde tutarak ödeme ve mahsup mekanizmalarını buna göre düzenlemelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

