5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde kasten işlenen bir suç dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak bağlanan hak yoksunlukları, kural olarak mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürer. Buna karşılık, 5237 sayılı Kanun dışındaki diğer kanunların belirli bir suçtan veya cezadan mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilmesi amacıyla 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 13/A uyarınca yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Yasaklanmış Hakların İadesinin Kapsamı ve Hukuki Niteliği
Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz; yalnızca bu mahkûmiyete bağlı olarak doğan yasaklılık halini ve hak yoksunluklarını sona erdirir. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminden kalan veya ceza kanunu dışındaki mevzuat hükümlerinden kaynaklanan kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyet ehliyetinin yitirilmesi, seçme ve seçilme hakkı kısıtlılığı ile benzeri kanuni ehliyetsizlikler, yasal şartların gerçekleşmesi halinde bu kurum aracılığıyla bertaraf edilebilir.
Geri Verme Şartları ve Mahkemenin Değerlendirmesi
Yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilebilmesi için Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında düzenlenen durumlar saklı kalmak kaydıyla iki temel kanuni koşul aranır. İlk olarak mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerekir. İkinci olarak hükümlünün bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş bulunması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması şarttır.
İnfazın Tamamlanması ve 3 Yıllık Bekleme Süresinin Hesabı
Yasaklanmış hakların geri verilmesinde aranan üç yıllık kanuni sürenin başlangıcı, koşullu salıverilme tarihi değildir. Hapis cezalarında infazın tamamlanması, hak ederek tahliye tarihiyle gerçekleşir. Bu nedenle üç yıllık sürenin hesabında bihakkın tahliye tarihi esas alınır; bu bekleme süresi dolmadan yapılan başvuruların kabul edilmesi kanuna aykırılık teşkil eder.
İnfaza Başka Bir Hukuki Nedenle Son Verilmesi Hali
Hükmedilen cezanın yerine getirilmesi genel af ya da etkin pişmanlık haricindeki bir hukuki sebepten ötürü sona ermişse, hakların iadesi talebinde bulunabilmek için mahkûmiyet kararının kesinleştiği andan itibaren beş yıllık bir sürenin dolması şarttır. Kanun gereğince bu bekleme süresi, ilgilinin mahkûm edildiği hapis cezasının süresine üç yıl eklenmesi suretiyle bulunacak sürenin altında kalamaz.
Başvuru Usulü ve Görevli Mahkeme
Yasaklanmış hakların geri verilmesi kendiliğinden gerçekleşmez; hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine incelenir. Karar verme yetkisi, mahkûmiyet hükmünü veren mahkemeye veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye aittir. Mahkeme bu husustaki kararını dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.
Kanun Yolları ve Kararın Kaydedilmesi
Hakların iadesi talebini değerlendiren mahkemenin kararına karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen olağan kanun yoluna başvurulması mümkündür. Kararın istinaf veya temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşmesi ve hukuka aykırılık içermesi halinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309 çerçevesinde Adalet Bakanlığının talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. Hakların iadesine dair karar kesinleştiğinde ise adli sicil arşivine işlenir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Yasaklanmış hakların geri verilmesi için gereken 3 yıllık süre ne zaman başlar?
Üç yıllık kanuni bekleme süresi, koşullu salıverilme tarihinden değil, cezanın infazının tamamlandığı hak ederek tahliye tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Yasaklanmış hakların iadesi mahkûmiyet hükmünü tamamen ortadan kaldırır mı?
Hayır, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı mahkûmiyet kararını ortadan kaldırmaz; yalnızca bu mahkûmiyete bağlı olarak doğan hak yoksunluklarını ve yasaklılık halini sona erdirir.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi başvurusu nereye yapılır?
Başvuru, hükümlü veya vekili tarafından asıl mahkûmiyet hükmünü veren mahkemeye ya da hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye yapılır.
Mahkeme incelemeyi duruşmalı yapmak zorunda mıdır?
Mahkeme kararını dosya üzerinde inceleme yaparak verebileceği gibi Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle de oluşturabilir.
İnfaza genel af veya etkin pişmanlık dışındaki bir sebeple son verilirse bekleme süresi ne kadardır?
Bu halde hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir ve bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

