Yasaklanmış Hakların İadesi ve 3 Yıllık Süre Hesabı

by Avukat Erdal Ersoy
Yasaklanmış Hakların İadesi ve 3 Yıllık Süre Hesabı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde kasten işlenen bir suç dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak bağlanan hak yoksunlukları, kural olarak mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürer. Buna karşılık, 5237 sayılı Kanun dışındaki diğer kanunların belirli bir suçtan veya cezadan mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilmesi amacıyla 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 13/A uyarınca yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13] a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13, c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.[14] (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.[15] (5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar. (6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. Eşya müsaderesi

Yasaklanmış Hakların İadesinin Kapsamı ve Hukuki Niteliği

Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldırmaz; yalnızca bu mahkûmiyete bağlı olarak doğan yasaklılık halini ve hak yoksunluklarını sona erdirir. Mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu döneminden kalan veya ceza kanunu dışındaki mevzuat hükümlerinden kaynaklanan kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyet ehliyetinin yitirilmesi, seçme ve seçilme hakkı kısıtlılığı ile benzeri kanuni ehliyetsizlikler, yasal şartların gerçekleşmesi halinde bu kurum aracılığıyla bertaraf edilebilir.

Geri Verme Şartları ve Mahkemenin Değerlendirmesi

Yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilebilmesi için Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında düzenlenen durumlar saklı kalmak kaydıyla iki temel kanuni koşul aranır. İlk olarak mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması gerekir. İkinci olarak hükümlünün bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş bulunması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması şarttır.

İnfazın Tamamlanması ve 3 Yıllık Bekleme Süresinin Hesabı

Yasaklanmış hakların geri verilmesinde aranan üç yıllık kanuni sürenin başlangıcı, koşullu salıverilme tarihi değildir. Hapis cezalarında infazın tamamlanması, hak ederek tahliye tarihiyle gerçekleşir. Bu nedenle üç yıllık sürenin hesabında bihakkın tahliye tarihi esas alınır; bu bekleme süresi dolmadan yapılan başvuruların kabul edilmesi kanuna aykırılık teşkil eder.

İnfaza Başka Bir Hukuki Nedenle Son Verilmesi Hali

Hükmedilen cezanın yerine getirilmesi genel af ya da etkin pişmanlık haricindeki bir hukuki sebepten ötürü sona ermişse, hakların iadesi talebinde bulunabilmek için mahkûmiyet kararının kesinleştiği andan itibaren beş yıllık bir sürenin dolması şarttır. Kanun gereğince bu bekleme süresi, ilgilinin mahkûm edildiği hapis cezasının süresine üç yıl eklenmesi suretiyle bulunacak sürenin altında kalamaz.

Başvuru Usulü ve Görevli Mahkeme

Yasaklanmış hakların geri verilmesi kendiliğinden gerçekleşmez; hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine incelenir. Karar verme yetkisi, mahkûmiyet hükmünü veren mahkemeye veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye aittir. Mahkeme bu husustaki kararını dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.

Kanun Yolları ve Kararın Kaydedilmesi

Hakların iadesi talebini değerlendiren mahkemenin kararına karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen olağan kanun yoluna başvurulması mümkündür. Kararın istinaf veya temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşmesi ve hukuka aykırılık içermesi halinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309 çerçevesinde Adalet Bakanlığının talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. Hakların iadesine dair karar kesinleştiğinde ise adli sicil arşivine işlenir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144] (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. (4) Bozma nedenleri: a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir. b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder. (5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması
Yasaklanmış hakların geri verilmesi için gereken 3 yıllık süre ne zaman başlar?

Üç yıllık kanuni bekleme süresi, koşullu salıverilme tarihinden değil, cezanın infazının tamamlandığı hak ederek tahliye tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Yasaklanmış hakların iadesi mahkûmiyet hükmünü tamamen ortadan kaldırır mı?

Hayır, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı mahkûmiyet kararını ortadan kaldırmaz; yalnızca bu mahkûmiyete bağlı olarak doğan hak yoksunluklarını ve yasaklılık halini sona erdirir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi başvurusu nereye yapılır?

Başvuru, hükümlü veya vekili tarafından asıl mahkûmiyet hükmünü veren mahkemeye ya da hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemeye yapılır.

Mahkeme incelemeyi duruşmalı yapmak zorunda mıdır?

Mahkeme kararını dosya üzerinde inceleme yaparak verebileceği gibi Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle de oluşturabilir.

İnfaza genel af veya etkin pişmanlık dışındaki bir sebeple son verilirse bekleme süresi ne kadardır?

Bu halde hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir ve bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu