12 Yıl ve 12 Yıl 6 Ay Ceza İnfazı ve Koşullu Salıverilme

by Avukat Erdal Ersoy
12 Yıl ve 12 Yıl 6 Ay Ceza İnfazı ve Koşullu Salıverilme

7593 sayılı Kanunun 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren TCK m.31 değişikliği sonrasındaki genel ceza sınırları esas alınmıştır. Ağırlaşan maddi ceza hükümleri önceki fiillere otomatik uygulanamaz; suç tarihine göre TCK m.7 uyarınca eski ve yeni kanun somut olayda karşılaştırılarak lehe olan uygulanır. TCK m.31/4’teki indirim istisnası yalnızca m.81 ve 82 kapsamındaki kasten öldürme ile m.87/2 ve 87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama için, maddede sayılan ölçütlerle ve gerekçeyle değerlendirilebilir.

7593 sayılı Kanun, Madde 2Kaynağı aç
ÇOCUK KORUMA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7593 Kabul Tarihi: 8/8/2026 MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Somut olayda; a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı, b) Güdülen amaç ve saik, c) Suçun işleniş şekli, d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma, hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.” MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.” MADDE 4- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,” MADDE 5- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 6- 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.” “(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir: a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. (5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden; a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler. (6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.” MADDE 7- 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.” MADDE 8- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Amaç dışı bıçak taşıma MADDE 43/C- (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin; a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi, b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması, yasaktır. (2) Birinci fıkrada sayılan yasaklara uymayan kişiye beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. (3) Birinci fıkrada sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (4) Birinci fıkrada sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar verilir. (5) Birinci fıkradaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülkî amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur. (6) Bu madde hükümleri internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır. (7) Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.” MADDE 9- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Yönlendirme tedbirleri MADDE 5/A- (1) 5 inci maddede düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. (2) Yönlendirme tedbirleri olarak; a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına, b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine, c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya, d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya, e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya, hükmedilir. (3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır. (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” MADDE 10- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman hekim tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur. (5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir. (6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.” MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.” MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir. (3) Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.” MADDE 13- 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.” MADDE 14- 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebilir.” “(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takibi vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür. Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir. (5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.” MADDE 15- (1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun; a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi” ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”, şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 16- Bu Kanunun; a) 8 inci maddesi ile 5326 sayılı Kanuna eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü 1/12/2026 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Resmî kaynak

18 Ağustos 2026’da değişen 5275 sayılı Kanun m.107/5, 15 yaş doluncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bir günün iki gün sayılmasını; kasten öldürme (TCK m.81,82,83), cinsel dokunulmazlığa karşı m.102 ve 103, uyuşturucu imal ve ticareti (m.188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m.220) dışında düzenlemiştir. Hesap koşullu salıverilmeye ilişkindir; tutukluluk mahsubuyla karıştırılmamalıdır. Önceki suçlarda TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirilmeden eski avantajın kalktığı sonucuna varılamaz.

7593 sayılı Kanun, Madde 7Kaynağı aç
ÇOCUK KORUMA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7593 Kabul Tarihi: 8/8/2026 MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Somut olayda; a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı, b) Güdülen amaç ve saik, c) Suçun işleniş şekli, d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma, hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.” MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.” MADDE 4- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,” MADDE 5- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 6- 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.” “(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir: a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. (5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden; a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler. (6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.” MADDE 7- 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.” MADDE 8- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Amaç dışı bıçak taşıma MADDE 43/C- (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin; a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi, b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması, yasaktır. (2) Birinci fıkrada sayılan yasaklara uymayan kişiye beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. (3) Birinci fıkrada sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (4) Birinci fıkrada sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar verilir. (5) Birinci fıkradaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülkî amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur. (6) Bu madde hükümleri internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır. (7) Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.” MADDE 9- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Yönlendirme tedbirleri MADDE 5/A- (1) 5 inci maddede düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. (2) Yönlendirme tedbirleri olarak; a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına, b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine, c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya, d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya, e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya, hükmedilir. (3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır. (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” MADDE 10- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman hekim tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur. (5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir. (6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.” MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.” MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir. (3) Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.” MADDE 13- 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.” MADDE 14- 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebilir.” “(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takibi vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür. Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir. (5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.” MADDE 15- (1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun; a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi” ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”, şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 16- Bu Kanunun; a) 8 inci maddesi ile 5326 sayılı Kanuna eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü 1/12/2026 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Resmî kaynak

12 yıl veya 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilen bir kişinin infaz kurumunda geçireceği süre; hükmolunan suçun yasal niteliğine, tabi olduğu kanuni koşullu salıverilme oranına ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin şartlara göre tespit edilir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin 2. fıkrası uyarınca süreli hapis cezalarında genel kural, hükümlünün cezasının yarısını iyi hâlli olarak infaz kurumunda çekmesi durumunda koşullu salıverilmeden yararlanabilmesidir. Bununla birlikte kasten öldürme gibi Kanun'da sayılan belirli suç tiplerinde koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanırken, Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin ikinci fıkrasındaki cinsel saldırı, 103. maddesindeki cinsel istismar ve 188. maddesindeki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olan yetişkinler bakımından 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 9. fıkrası gereğince bu oran dörtte üç olarak tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 102Kaynağı aç
Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır. (3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından, d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır. (4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Çocukların cinsel istismarı
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 103Kaynağı aç
Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.) (1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; [48] a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış, b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır. (2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz. (3) Suçun; a) Birden fazla kişi tarafından birlikte, b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından, d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Reşit olmayanla cinsel ilişki
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir. (3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.[79] (4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması,[80] b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. (7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82] (8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir. (2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.) Ancak, Türk Ceza Kanununun;[51] a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki, bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, d) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve 105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar, f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar, h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ 339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır. (3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre; a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı, b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz, c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı, d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz, e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz, Yıldır. (4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümle:14/4/2020-7242/48 md.) Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Ancak, bu süreler;[52] a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk, b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört, c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk, d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört, e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki, Yıldır. (Ek cümle:22/7/2010 – 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz. (5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.[53] (6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.[54] (7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz kurumunda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında çalıştırılabilir. (8) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler. (9) İnfaz hâkimi, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.) İnfaz hâkimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına karar verebilir. Bu karar gereğince denetimli serbestlik müdürlüğü, risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü;[55] a) Belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma, b) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme, c) Belirlenen programlara katılma, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutar. Denetimli serbestlik müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak yükümlülükleri değiştirebilir. (10) İnfaz hâkimi, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde kaldırabilir.[56] (11) (Değişik:14/4/2020-7242/48 md.) Hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir. İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir. (12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.[57] (13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;[58] a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez. (14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. (15) (Değişik: 20/7/2017-7035/25 md.) Hükümlü, geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse ya da bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmezse hükmü veren ilk derece mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği, cezaların toplandığı hâller ile hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde ise 101 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen infaz hâkimliği tarafından koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dosya üzerinden karar verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.[59] (16) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, "Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar" başlıklı Dördüncü Bölüm, "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar" başlıklı Beşinci Bölüm, "Milli Savunmaya Karşı Suçlar" başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri[60]
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 108Kaynağı aç
Madde 108- (1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;[61] a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının, d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. (2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14 md.) İkinci defa tekerrür halinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. (3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.[62] (4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.[63] (5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. (6) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. (7) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz. (8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir: a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak b) Tedavi amaçlı programlara katılmak c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak (10) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz. (11) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Bu maddenin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir. İKİNCİ KISIM Tedbirler ve Tutukluluk BİRİNCİ BÖLÜM Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ile Kısa Süreli Hapis Cezalarının Özel İnfaz Şekilleri Seçenekli yaptırımların uygulanması[64]

12 Yıl ve 12 Yıl 6 Ay Hapis Cezasının Kanuni Dayanakları

Yargılama neticesinde hükmedilen süreli hapis cezaları, kanunda düzenlenen suç tiplerine bağlı temel ceza aralıkları veya indirim nedenlerinin uygulanmasıyla belirlenir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149. maddesinin 1. fıkrası uyarınca silahla, birden fazla kişiyle veya gece vakti işlenen nitelikli yağma suçunda fail hakkında on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. 5237 sayılı Kanun'un 103. maddesinin 1. fıkrasında çocuğu cinsel yönden istismar eden fail hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası düzenlenmiş; 102. maddesinin 2. fıkrasında ise fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi hâlinde on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunacağı kurala bağlanmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 149Kaynağı aç
Madde 149- (1) Yağma suçunun; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde, e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, h) Gece vaktinde, İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Daha az cezayı gerektiren hâl

5237 sayılı Kanun'un 188. maddesinin 3. fıkrası uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden veya nakleden kişi on yıldan az olmamak üzere hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılırken, kullanmak için uyuşturucu madde satın alan veya bulunduranlar hakkında Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası tayin edilir. Ayrıca haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlenmesi hâlinde Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış çocukların işlediği suç müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde Kanun'un 31. maddesinin 3. fıkrası gereğince on beş yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer cezaların üçte biri indirilir ve her fiil için ceza on beş yılı aşamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır. (10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Etkin pişmanlık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 29Kaynağı aç
Madde 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Hata
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 31Kaynağı aç
Madde 31- (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. (2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz. (3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz. Akıl hastalığı

5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin 1. fıkrası gereğince, fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı hâlinde ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet, müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl hapis verilirken diğer süreli hapis cezalarının altıda birine kadarı indirilebilir. Mahkemece temel cezanın 15 yıl olarak takdir edildiği bir dosyada azami takdiri indirim oranının tam olarak uygulanması hâlinde net ceza 12 yıl 6 ay olarak hesaplanabilmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.[20] (2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri (…)[21] göz önünde bulundurulabilir. (Ek cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.21 Mahsup

Suç Türlerine Göre Koşullu Salıverilme Oranları ve Süre Hesabı

5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 2. fıkrasına göre süreli hapis cezalarında genel kural, hükümlünün cezasının yarısını iyi hâlli olarak infaz kurumunda geçirmesidir. Genel kurala tabi suçlarda 1/2 oranı uygulandığında, 12 yıl süreli hapis cezasının koşullu salıverilme süresi 6 yıl, 12 yıl 6 ay süreli hapis cezasının koşullu salıverilme süresi ise 6 yıl 3 ay olarak hesaplanır.

5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Türk Ceza Kanunu'nun 81, 82 ve 83. maddelerinde tanımlanan kasten öldürme suçlarından mahkûm olanlar ile aynı fıkra kapsamındaki istisnai suç failleri üçte iki koşullu salıverilme oranına tabidir. 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 9. fıkrası doğrultusunda ise Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin ikinci fıkrasındaki cinsel saldırı, 103. maddesindeki çocukların cinsel istismarı, 104. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki reşit olmayanla cinsel ilişki ve 188. maddesindeki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından süreli hapse mahkûm edilen yetişkinler bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. Çocuk hükümlüler yönünden ise Kanun'un 107. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyuşturucu ticareti suçunda koşullu salıverilme oranı üçte iki olarak düzenlenmiştir.

Üçte iki (2/3) oranına tabi 12 yıl hapis cezasında infaz kurumunda iyi hâlli geçirilmesi gereken koşullu salıverilme süresi 8 yıl, 12 yıl 6 ay hapis cezasında ise 8 yıl 4 aydır. Dörtte üç (3/4) oranına tabi suçlarda 12 yıl hapis cezası için bu süre 9 yıl olurken, 12 yıl 6 ay hapis cezasında 9 yıl 4 ay 15 güne karşılık gelmektedir. İnfaz uygulamasında bir ay 30 gün olarak hesaba katıldığından buçuklu aylar 15 gün olarak müddetnameye yansıtılır.

Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı süreli hapis cezasına mahkûm olanlar, 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda iyi hâlli çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilir; tabi olunan suçun koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla ise o oran tatbik edilir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre tekerrür sebebiyle koşullu salıverilme süresine eklenecek miktar tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamazken, ikinci defa tekerrür hâlinde bu sınırlama uygulanmaz. Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ise ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. Cezanın infazı tamamlandıktan sonra mükerrir hakkında infaz hâkimince bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirlenir.

Çocuk Hükümlülerde İnfaz Hesabı ve Denetim Süresi

18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 5. fıkrası gereğince, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her bir gün, iki gün olarak dikkate alınır. Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi ise Kanun'un 107. maddesinin 6. fıkrası uyarınca infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır ve süreli hapis cezalarında hak ederek tahliye tarihini aşamaz.

Denetimli Serbestlik Tedbiri ve Yararlanma Koşulları

5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunup koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlüler, talepleri durumunda cezalarının kalan kısmını denetimli serbestlik altında infaz edebilirler. Bu uygulamaya kurum idaresinin hazırladığı değerlendirme raporu doğrultusunda infaz hâkimi karar verir. Hükümlünün bu usulden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda tamamlamış olması kanunen zorunludur.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler. (3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45] a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler, b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir. (4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar; a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması, b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi, d) Belirlenen programlara katılması, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur. (6) Hükümlünün;[46] a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir. (7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. (8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47] ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. (10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adlî para cezasının infazı

5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalması hâlinde denetimli serbestlikten faydalanabilir. Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlüler yönünden ise bu eşik koşullu salıverilmeye üç yıl veya daha az süre kalmasıdır. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin Adli Tıp Kurumundan alınan ya da belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmesi zorunludur. Diğer taraftan, 105/A maddesinin 4. fıkrası gereğince adli para cezasının ödenmemesi sebebiyle cezası hapse çevrilen hükümlüler bu denetimli serbestlik infaz usulünden yararlanamazlar.

31 Temmuz 2023 Tarihi ve Öncesinde İşlenen Suçlarda Geçici Rejim

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un Geçici 10. maddesinin 6. fıkrası, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenen suçlar bakımından istisnalar haricinde özel bir infaz rejimi düzenlemektedir. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesinin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerindeki kasten öldürme fiilleri, deprem nedeniyle meydana gelen can kayıpları, 102 ve 103. maddeler ile 104. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki cinsel dokunulmazlığa yönelik suçlar, Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümündeki suçlar ile terör ve örgüt faaliyeti kapsamındaki fiiller düzenleme dışında bırakılmıştır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. Geçici 10Kaynağı aç
Geçici Madde 10- (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur. (4) 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezası infaz edilip geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 31/7/2023 tarihi itibarıyla izinde bulunan hükümlüler, koşullu salıverilme tarihine kadar olan süreleri 105/A maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere tabi olmadan geçirirler. (5) Geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilen hükümlüler, 31/7/2023 tarihi itibarıyla açık ceza infaz kurumuna ayrılmış sayılır. (6) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları), İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır.[77] (7) (Mülga:24/12/2025-7571/27 md.) (8) (Mülga:24/12/2025-7571/27 md.)

Kapsam dışı bırakılan fiiller haricinde, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde gerçekleşen suçlar sebebiyle kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını kapalıda geçirip mevzuata göre açık kuruma ayrılmaya üç yıl veya daha az süre kaldığında açığa geçebilir. Anılan hükümlüler ile belirtilen tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumunda bulunanlar, açık kurumda en az üç ay kalmış olmak kaydıyla denetimli serbestlik tedbirinden üç yıl erken yararlandırılır.

Hapis Cezasının Ertelenmesi, Toplama ve Mahsup Usulü

5275 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca akıl hastalığına tutulan hükümlünün hapis cezasının infazı ertelenerek sağlık kurumunda tedavi altına alınır ve bu süre cezaevinde geçmiş sayılır. Diğer hastalıklarda infaz mahkûmun yaşamı için mutlak bir tehlike doğuruyorsa cezanın infazının iyileşinceye kadar ertelenmesi zorunludur; cezaevi şartlarında hayatını yalnız sürdüremeyen ağır hasta ve engellilerin infazı ise toplum güvenliği tehlikesi bulunmaması hâlinde geri bırakılabilir. Gebe veya doğumunun üzerinden bir yıl altı ay geçmemiş kadın hükümlülerin infazı kural olarak ertelenir; ancak kapalı cezaevine girdikten sonra gebe kalan ve koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre bulunanlar ile tutumları sebebiyle tehlikeli sayılanlar bu erteleme hükmünden yararlanamaz.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.[2] (4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.[3] (5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur. (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.[4][5] Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi

5275 sayılı Kanun'un 99. maddesinin 1. fıkrası gereğince bir kişi hakkında hükmolunan her ceza bağımsız olup varlığını korur; ancak bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunması hâlinde koşullu salıverilmenin uygulanabilmesi bakımından infaz hâkimliğinden toplama kararı istenir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesi uyarınca, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran gözaltı, tutukluluk ve ev hapsi gibi tüm süreler hükmolunan hapis cezasından mahsup edilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 99Kaynağı aç
Madde 99- (1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/42 md.) Adli para cezasından çevrilen ve ceza infaz kurumunda infaz edilme aşamasına gelen hapis cezaları da toplama kararına dahil edilir.[39] Hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesi

Ceza mahkemesi kararlarına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 273. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Hükmün kesinleşerek infaza verilmesi sonrasında düzenlenen müddetnamede yer alan oran veya süre hesaplamalarına yönelik uyuşmazlıklarda ise infaz hâkimliğine başvurularak düzeltme talep edilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
Madde 273 – (1) İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. [116] (2) (Mülga:2/3/2024-7499/18 md.) (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/75 md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilirler.116 (4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz. (5) Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler.116 Eski hâle getirme süresi içinde istinaf süresinin işlemesi
12 yıl hapis cezasının infaz kurumunda yatar süresi ne kadardır?

12 yıl süreli hapis cezasında koşullu salıverilme süresi genel suçlarda cezanın yarısı olan 6 yıl, kasten öldürme suçlarında üçte iki oranı uyarınca 8 yıldır. Yetişkinler yönünden nitelikli cinsel saldırı, cinsel istismar ve uyuşturucu ticareti gibi kanunda özel belirtilen suçlarda ise dörtte üç oranı tatbik edilerek 9 yıl olarak uygulanır.

12 yıl 6 ay hapis cezası alan bir hükümlü ne zaman tahliye olabilir?

12 yıl 6 ay hapis cezasında iyi hâlli hükümlünün koşullu salıverilme süresi genel suçlarda 6 yıl 3 ay, kasten öldürme gibi üçte iki oranına tabi suçlarda 8 yıl 4 aydır. Yetişkin failler bakımından nitelikli cinsel saldırı veya uyuşturucu ticareti gibi dörtte üç oranına tabi suçlarda ise bu süre 9 yıl 4 ay 15 gün olarak tatbik edilir.

Denetimli serbestlikten yararlanabilmek için aranan asgari infaz süresi nedir?

Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunup koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan iyi hâlli hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için, beş günden az olmamak şartıyla koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçmesi gereken sürenin en az onda birini infaz kurumunda tamamlamış olması zorunludur.

31 Temmuz 2023 öncesinde işlenen suçlarda açık cezaevi ve erken denetimli serbestlik şartı nedir?

31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenmiş olan ve istisna tutulmayan suçlarda toplam hapis cezası 10 yıl ve üzeri olan hükümlüler, kapalıda üç ay kalıp açığa ayrılmalarına üç yıl veya daha az süre kaldığında açık kuruma ayrılabilir; ayrıca açık kurumda en az üç ay kalmak şartıyla denetimli serbestlik tedbirinden üç yıl erken yararlandırılır.

Adli para cezası ödenmeyip hapse çevrilirse denetimli serbestlik uygulanır mı?

Adli para cezasının ödenmemesi neticesinde cezası hapse çevrilen hükümlüler, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 4. fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı usulünden yararlanamazlar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu