İnfaz Kanunu Madde 40: Bazı Etkinliklere Katılmaktan Alıkoyma

by Avukat Erdal Ersoy
İnfaz Kanunu Madde 40: Bazı Etkinliklere Katılmaktan Alıkoyma

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 40. maddesi, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle ceza infaz kurumunun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasını düzenlemektedir. Bu ceza, kurumun en üst amiri tarafından verilir ve uygulanır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 40Kaynağı aç
Madde 40- (1) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası, hükümlünün bir aydan üç aya kadar süreyle kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasıdır. (2) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır: a) İdarenin izni olmaksızın yasak yerlere girmek. b) Eğitim yerini terk etmek. c) Eğitimi savsaklamak. d) Olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak. e) Kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek veya davranışta bulunmak. f) Çıkar sağlamak amacıyla hükümlülere veya kurum görevlilerine eşya vermek veya satmak. g) Açlık grevi yapmak. Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 47Kaynağı aç
Madde 47- (1) (Değişik: 25/5/2005-5351/4 md.) Uyarma, kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları kurumun en üst amiri tarafından verilir ve uygulanır. (2) Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhâl ve en geç beş gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.[15] (3) (Değişik:14/4/2020-7242/27 md.) Soruşturma en geç onbeş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte başlar. Düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir. (4) Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Haklarında disiplin soruşturması yapılanlara, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir. Savunma yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü savunma tutanakla saptanır. Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmaları tercüman aracılığıyla alınır. (5) Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır. Disiplin kurulu, yasada yazılı disiplin cezası uygulanmasına veya disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verebilir. Disiplin kurulu kararları gerekçeli olarak yazılır ve kararda şikâyet mercii ve süresi açıkça gösterilir. (6) Disiplin kurulu kararı, haklarında soruşturma yapılanlara yönetim tarafından derhâl tebliğ edilir. (7) Kurumun iç düzenini ve hükümlülerin yaşam ve beden bütünlüklerinin ciddî tehlike altında bulunması nedeniyle derhâl tedbir alınması zorunlu olan hâllerde, kurumun en üst amiri 49 uncu maddede belirtilen tedbirleri almakla beraber soruşturmayı başlatır. Bu hâlde infaz hâkimine bilgi verilir. (8) (Ek:14/4/2020-7242/27 md.) Disiplin soruşturması hükümlünün barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır. Hükümlünün ceza infaz kurumu dışındaki eylemleri nedeniyle yapılacak disiplin soruşturması, hükümlünün eylem öncesi en son barındırıldığı ceza infaz kurumu disiplin kurulu tarafından yapılır. Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması

Hangi Eylemler Bu Cezayı Doğurur

Kanunun 40. maddesinin ikinci fıkrası bu cezayı gerektiren eylemleri sıralamıştır: idarenin izni olmaksızın yasak yerlere girmek (a), eğitim yerini terk etmek (b), eğitimi savsaklamak (c), olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya neden olmak veya bu amaca yönelik gruba katılmak (d), kurum görevlilerine karşı uygunsuz söz sarf etmek ya da davranışta bulunmak (e), çıkar sağlamak amacıyla hükümlülere veya kurum görevlilerine eşya vermek ya da satmak (f) ve açlık grevi yapmak (g).

Cezayı Kim Verir ve Hangi Usul İzlenir

5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uyarma, kınama ve bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları kurumun en üst amiri tarafından verilir ve uygulanır. Daha ağır disiplin cezaları ise aynı kanunun 47. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında disiplin kurulunca karara bağlanır.

Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Haklarında disiplin soruşturması açılan hükümlülere, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacakları yazılı olarak bildirilir.

Disiplin kuruluna sevk gerektiren diğer cezalar bakımından soruşturma en geç on beş gün içinde tamamlanır. Firar hâlinde bu süre hükümlünün yakalandığının öğrenildiği tarihte işlemeye başlar. Eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayıyla bu süre yedi güne kadar uzatılabilir.

Cezanın Kaldırılması

5275 sayılı Kanun'un 48. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyarma ve kınama ile bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezaları, disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda kurum en üst amiri tarafından kaldırılabilir. Daha ağır disiplin cezalarının kaldırılması ise kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla gerçekleşir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 48Kaynağı aç
Madde 48- (1) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 3/10/2013 tarihli ve E.:2013/28, K.:2013/106 sayılı Kararı ile.) (2) Bir eylemden dolayı verilen disiplin cezası kesinleştikten sonra bu cezanın infazı tamamlanıp kaldırılması için dördüncü fıkrada belirtilen süreler geçinceye kadar yeniden disiplin cezasını gerektiren bir eylemde bulunan hükümlü hakkında, her defasında bir üst ceza uygulanır.[16] (3) Disiplin cezalarının infazı; a) Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma ve odaya kapatma cezasına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhâl başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde, bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz.[17] b) Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz, ancak bu süre hakederek salıverme tarihini geçemez. c) Hücreye koyma cezasına ilişkin disiplin cezalarının infazından önce ve infazı sırasında hükümlü, hekim tarafından muayene edilir. İlgilinin bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa cezanın infazı sonraya bırakılır veya hekiminin belirleyeceği aralıklarla infaz edilir. Koşullu salıverilme tarihine kadar hükümlünün iyileşemeyeceğinin tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesi sağlık kurulu raporu ile saptanması hâlinde hücreye koyma cezası infaz edilmez; yerine 44 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı hâllerde iki ay, üçüncü fıkrasının uygulandığı hâllerde dört ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası uygulanır. Raporlar infaz dosyasına konulur.17 (4) İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır; a) Kınama cezası onbeş gün, b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay, c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay, d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay, e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay, f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl, g) Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre, Sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır. (5) Çocuk hükümlüler hakkında verilen disiplin cezaları; a) Uyarma ve kınama cezaları kararla birlikte, b) Onarma, tazmin etme ve eski hâle getirme cezası yedi gün sonunda, c) Harcamalarına sınır koyma cezası otuz gün sonunda, d) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası otuz gün sonunda, e) Teşvik esaslı ayrıcalıkları geri alma cezası otuz gün sonunda, f) İznin ertelenmesi cezası altmış gün sonunda, g) Kapalı ceza infaz kurumuna iade cezası altmış gün sonunda, h) Odaya kapatma cezası doksan gün sonunda, Kendiliğinden kalkmış sayılır. (a) bendi hariç, bu fıkradaki diğer süreler karar tarihinden, firar hâlinde infaz tarihinden itibaren başlar. (6) Çocuğun bulunduğu kurumun disiplin kurulu, kurum kurallarına uyma, iyileştirme programında ilerleme veya verilen ceza ile amaçlanan sonucun gerçekleşmesi durumunda, çocuk hakkında verilen disiplin cezasını süre koşulu aranmaksızın her zaman kaldırabilir.[18] Yönetim tarafından alınabilecek tedbirler

Çocuklar için ayrı bir düzenleme getirilmiştir. Çocuğun bulunduğu kurumun disiplin kurulu, kurum kurallarına uyum, iyileştirme programında ilerleme veya cezayla amaçlanan sonucun gerçekleşmesi hâlinde, süre koşulu aranmaksızın her zaman disiplin cezasını kaldırabilir.

Tekerrür Hâlinde Bir Üst Ceza

5275 sayılı Kanun'un 48. maddesinin ikinci fıkrası, bir eylemden dolayı verilen disiplin cezası kesinleştikten sonra bu cezanın infazı tamamlanıp kaldırılması için öngörülen süreler geçmeden yeniden disiplin cezasını gerektiren bir eylemde bulunulması hâlinde her defasında bir üst cezanın uygulanacağını düzenlemektedir. Aynı maddenin birinci fıkrası ise Anayasa Mahkemesi'nin 3 Ekim 2013 tarihli E.: 2013/28, K.: 2013/106 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; iptalin tekerrür düzenlemesinin geri kalan hükümleri üzerindeki tam kapsamı bu makalede bağımsız olarak değerlendirilememiştir.

Disiplin Cezasının Koşullu Salıverilmeye Etkisi

Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılamaz. Ancak bu bekleme süresi hiçbir koşulda hükümlünün hakederek salıverme tarihini aşamaz. Bu kural 5275 sayılı Kanun'un 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiştir.

İnfaz Hâkimliğine Şikâyet ve İtiraz Yolu

Disiplin cezasına karşı infaz hâkimliğine şikâyette bulunulabilir. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca infaz hâkimi, hükümlünün savunmasını aldıktan ve talep edilen delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte ya da avukatı aracılığıyla yapabilir.

4675 sayılı İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir. Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 – 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir. İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir. İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir. (Değişik beşinci fıkra:14/4/2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.[7] İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine (…)[8] yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.

İnfaz hâkiminin kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. İtiraz hakkında kural olarak duruşma yapılmaksızın karar verilir; ancak merci gerekli gördüğünde Cumhuriyet savcısını ve ardından müdafi ya da vekili dinleyebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 271Kaynağı aç
Madde 271 – (1) Kanunda yazılı olan hâller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir. (2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir. (3) Karar mümkün olan en kısa sürede verilir. (4) Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. İKİNCİ BÖLÜM İstinaf İstinaf

İtirazı inceleyen ağır ceza mahkemesi itirazı yerinde bulursa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271. maddesinin ikinci fıkrası gereğince yalnızca itirazı kabul etmekle yetinmeyip aynı zamanda itirazın konusu hakkında da karar vermek zorundadır. Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar kural olarak kesindir; ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı ayrıca itiraz yoluna gidilebilir. Bu kesinlik kuralının infaz hâkimliği itiraz kararlarına uygulanma biçimi kanunda ayrıca ele alınmamıştır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2016/5978, K. 2017/101Kaynağı aç
1. Ceza Dairesi         2016/5978 E.  ,  2017/101 K. "İçtihat Metni" Bafra Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan …'ın, eğitimini savsaklaması sebebiyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 40/2-c maddesi uyarınca 1 ay süre ile bazı etkinliklerden alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına dair Bafra Açık Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 27/05/2016 tarihli ve 2016/589 sayılı karara karşı yapılan şikayetin reddine dair Bafra İnfaz Hakimliğinin 09/06/2016 tarihli ve 2016/1141 esas, 2016/1160 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne dair Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2016 tarihli, 2016/478 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre, Bafra İnfaz Hakimliğince verilmiş bulunan karara karşı yapılan itirazın kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 271/2. maddesi hükmü gereğince, itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 15/11/2016 gün ve 94660652-105-55-10572-2016-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü; TÜRK MİLLETİ ADINA Kanun yararına bozma talebine dayanılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2016 tarihli 2016/478 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kanun Yararına Bozma

5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, kanun yararına bozma incelemesi sonucunda Yargıtay ceza dairesi hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiren bir durumla karşılaşırsa doğrudan cezanın kaldırılmasına; daha hafif bir ceza verilmesini gerektiren bir durumla karşılaşırsa o hafif cezaya hükmeder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Madde 309 – (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144] (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. (4) Bozma nedenleri: a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir. b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz. c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez. d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder. (5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması

Sık Sorulan Sorular

Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası kaç ay sürebilir?

Bu ceza bir aydan üç aya kadar uygulanabilir. Alt ve üst sınırlar 5275 sayılı Kanun'un 40. maddesinin birinci fıkrasında belirtilmiştir.

Bu ceza için disiplin kurulu kararı şart mı?

5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu ceza kurumun en üst amiri tarafından verilir; aynı maddenin yapısı gereği disiplin kurulunun ayrıca karar alması bu ceza türü bakımından öngörülmemiştir.

Savunma alınmadan bu ceza verilebilir mi?

Hayır. 5275 sayılı Kanun'un 47. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Hükümlüye yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları yazılı olarak bildirilir; üç gün içinde savunma yapmaması hâlinde bu hakkından vazgeçmiş sayılır.

Açlık grevi yapmak bu cezayı gerektiriyor mu?

Evet. 5275 sayılı Kanun'un 40. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi, açlık grevi yapmayı bu cezayı gerektiren eylemler arasında açıkça saymaktadır.

Bu ceza ne zaman kaldırılabilir?

5275 sayılı Kanun'un 48. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşullarının birlikte sağlanması durumunda kurum en üst amiri bu cezayı kaldırabilir.

Disiplin cezasına itiraz edilirse infaz hâkimi nasıl karar verir?

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca infaz hâkimi, hükümlünün savunmasını aldıktan ve delilleri değerlendirdikten sonra karar verir. Hükümlü bu süreçte hazır bulunmak ve vekaletname ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte ya da avukatı aracılığıyla savunma yapabilir.

İnfaz hâkiminin kararına itiraz için süre nedir?

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 6. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır.

Disiplin cezası koşullu salıverilmeyi etkiler mi?

Evet. Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadan koşullu salıverilme işlemi yapılamaz. Ancak bu bekleme süresi, hakederek salıverme tarihini aşamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu