Denetimli Serbestlik Kurumu ve Hukuki Dayanakları
Denetimli serbestlik, koşullu salıverilmesine belirli bir süre kalan ve iyi hâlli olduğu saptanan hükümlülerin cezalarını ceza infaz kurumu yerine toplum içinde gözetim ve denetim altında çekmelerine imkân tanıyan bir infaz hukuku kurumudur. Temel amaç, hükümlünün aile bağlarını sürdürmesini sağlamak ve topluma uyum sürecini kolaylaştırmaktır. Sistemin temel yasal çerçevesini 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu oluşturur.
Cezanın Denetimli Serbestlikle İnfaz Edilmesinin Koşulları
5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde kalan iyi hâlli hükümlüler, koşullu salıverilmelerine bir yıl veya daha az süre kaldığında talepte bulunarak cezalarının denetimli serbestlik tedbiriyle infazını isteyebilir. Bu usulün tatbiki bakımından hükümlünün, koşullu salıverilme gününe kadar kurum bünyesinde çekmesi gereken ceza süresinin asgari onda birini, beş günden az olmamak kaydıyla ceza infaz kurumunda tamamlamış bulunması şarttır.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık kuruma ayrılamayan yahut bu gerekçeyle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler de diğer kanuni şartları taşımaları kaydıyla denetimli serbestlik tedbirinden faydalanabilir. İnfaz hâkimince karar verilebilmesi için ceza infaz kurumu idaresince hükümlünün iyi hâlli olduğuna dair hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınır.
Özel Hükümlü Gruplarında Denetimli Serbestlik Süreleri
5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, sıfır ile altı yaş grubu arasında çocuğu bulunan kadın hükümlüler, koşullu salıverilmelerine iki yıl veya daha az süre kalması ve diğer genel koşulları taşımaları hâlinde bu infaz usulünden faydalanabilmektedir.
Ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını tek başına idame ettiremeyen hükümlüler bakımından ise koşullu salıverilmeye üç yıl veya daha az süre kalmış olması aranır. Bu durumun Adlî Tıp Kurumundan alınan veya yetkili tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan resmî bir raporla belgelendirilmesi ve diğer kanuni koşulların bulunması gerekmektedir.
Adli Para Cezasından Çevrilen Hapis Cezalarında Durum
5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin dördüncü fıkrasının amir hükmü gereğince, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlüler denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz usulünden yararlanamazlar.
Başvuru ve İnceleme Usulü
Denetimli serbestlik tedbiri yargı veya infaz mercilerince re'sen uygulanmaz; hükümlünün talebi aranır. Uygulamada talebin infaz savcılığı veya infaz hâkimliği nezdinde ileri sürülmesi gündeme gelmekle birlikte karar mercii, ceza infaz kurumu idaresince düzenlenen değerlendirme raporunu dikkate alan ve hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimidir. Verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde kanuni şikâyet ve itiraz yollarına başvurulabilir.
Tahliye Sonrası Yükümlülükler ve Açık Kuruma İade
Hükümlü, ceza infaz kurumundan salıverildikten itibaren beş gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak zorundadır. Belirlenen beş günlük müracaat süresinin sona ermesini takip eden iki gün geçtiği hâlde ilgili müdürlüğe başvurmayan kişiler ile denetimli serbestlik tedbirinin kaldırılarak kuruma iadesine karar verilmesine karşın iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 292 ve 293. maddelerinde düzenlenen hükümlünün kaçması suçuna ilişkin yaptırımlar tatbik olunur.
Yükümlülüklere uyulmaması ya da ihlallerde ısrar edilmesi durumunda, denetimli serbestlik müdürlüğünün başvurusu üzerine infaz hâkimliği tarafından hükümlünün kalan cezasını çekmek üzere açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir. Hükümlünün denetim altında yükümlülüklere uygun olarak toplum içinde geçirdiği süreler ise toplam infaz süresinden mahsup edilir.
Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlendiği iddia olunan ve alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi hükümlünün açık kuruma gönderilmesine karar verebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi durumunda hükümlünün cezasının denetimli serbestlikle infazına devam olunmasına yine infaz hâkimi karar verir.
Ceza Muhakemesi ve Maddi Ceza Hukukundaki Diğer Denetim Rejimleri
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen adli kontrol kurumu, tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde şüphelinin tutuklanması yerine denetim yükümlülüklerine tabi tutulmasını sağlar. Adli kontrol altında geçen süreler kural olarak cezadan mahsup edilmez; ancak kanunun 109. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde yer alan tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olma ile (j) bendinde düzenlenen konutunu terk etmeme yükümlülükleri bu kuralın istisnasıdır. Konutunu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, hapis cezasının mahsubunda bir gün olarak hesaba katılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi kapsamındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mesleki eğitim, gözetim altında çalışma veya belirli yerlere gitmekten yasaklanma gibi tedbirler belirlenebilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde mahkemece davanın düşmesine hükmolunur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesi durumunda, bir yıldan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, mahkûm olunan ceza süresinden de az olmayacak bir denetim süresi tayin edilir. Hükümlünün bu süre zarfında kasıtlı bir suç işlemesi veya infaz hâkiminin ihtarına rağmen yükümlülüklere uymamakta direnmesi hâlinde, ertelenen cezanın kısmen ya da tamamen ceza infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliği tarafından karar verilir. 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin on ikinci fıkrası kapsamında ise koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresi içinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi yahut kendisine yüklenen ödevlere infaz hâkiminin uyarısına karşın uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma suçlarında Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince şüpheli hakkında asgari bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya re'sen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Şüphelinin denetim veya tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi, tekrar uyuşturucu madde alması, bulundurması ya da kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılır; yükümlülüklere riayet edilip ihlal gerçekleşmediğinde kovuşturmaya yer olmadığına hükmedilir. Bunun yanında Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunda etkin pişmanlıktan yararlanan şahıslar hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur ve bu tedbirin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 221Kaynağı aç
Denetimli Serbestlik Sürecinde Hak Yoksunlukları
Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen hükümlülerin kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunlukları uygulanmaz. Bununla birlikte aynı fıkra uyarınca infaz süresince kamu kurumunun veya meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek ya da sanatın serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra edilmesine dair yoksunluğun uygulanmamasına mahkemece karar verilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Kısa Süreli Hapis Cezalarında Seçenek Yaptırım İhlali
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin altıncı fıkrasına göre, kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilen hükümlünün kesinleşmeden sonra savcılıkça yapılan tebligata karşın otuz gün içinde yükümlülükleri yerine getirmeye başlamaması veya devam etmemesi hâlinde, infaz hâkimliği tarafından hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Denetimli serbestlik kararı kendiliğinden verilir mi?
Denetimli serbestlik kendiliğinden uygulanan bir tedbir değildir; hükümlünün talebi aranır. Uygulama sürecinde talep infaz savcılığına veya infaz hâkimliğine sunulabilmekle birlikte, karar ceza infaz kurumu idaresinin hazırladığı iyi hâl değerlendirme raporu gözetilerek hükmün infaz işlemlerini yürüten yer infaz hâkimi tarafından verilir.
Tahliye sonrasında denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat süresi nedir?
Hükümlü, ceza infaz kurumundan ayrılmasının ardından beş gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmekle yükümlüdür. Bu sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmesine karşın müracaat etmeyenler ile açık kuruma iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayanlar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 292 ve 293. maddelerinde düzenlenen hükümlünün kaçması suçu hükümleri tatbik edilir.
Adli para cezasını ödemeyenler denetimli serbestlikten yararlanabilir mi?
5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilmiş olan hükümlüler bu denetimli serbestlik infaz usulünden faydalanamaz.
Denetimli serbestlik altındayken kasıtlı suç isnadıyla dava açılırsa ne olur?
Alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç isnadıyla kamu davası açıldığında, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebiyle infaz hâkimi hükümlüyü açık ceza infaz kurumuna gönderebilir; yargılama beraat veya düşmeyle biterse denetimli serbestlik uygulamasına devam edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

