Fazladan Tutulma İçin Yetersiz Manevi Tazminat

by Avukat Erdal Ersoy
Fazladan Tutulma İçin Yetersiz Manevi Tazminat

Ceza infaz kurumunda fazladan tutulma nedeniyle açılan tazminat davasında hükmedilen manevi tazminat, meydana gelen ihlalle orantısız ve önemsiz düzeydeyse kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ihlal edilir. Sonuç, Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasıyla bağlantılı olarak dokuzuncu fıkrasına dayanır. İnceleme, tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlıdır.

Başvurunun konusu ve kabul edilebilirlik

Şikâyet, ceza infaz kurumunda fazladan tutulma nedeniyle açılan davada ödenen tazminatın yetersiz kalması iddiasına ilişkindir. Bu şikâyet, Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci ve dokuzuncu fıkraları kapsamındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden incelenir.

Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiası açıkça dayanaktan yoksun değildir. Kabul edilemezliğe karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmamaktadır. Bu nedenle iddia kabul edilebilir görülmüştür.

İncelemenin manevi tazminatla sınırlanması

İnceleme, manevi tazminata ilişkin iddiayla sınırlıdır. Başvuran, hükmedilen maddi tazminatın hangi nedenlerle yetersiz olduğuna dair somut bir açıklamayı başvuru formunda yapmamıştır. Maddi zararın belirlenmesinde asgari ücretin esas alınması da temelsiz ve keyfî görülmemiştir.

Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilip edilmediğine ilişkin inceleme, tazminat miktarının yeterli olup olmadığını belirlemekle sınırlı tutulur.

İstinaf aşamasındaki süre tespiti

İstinaf incelemesinde fazladan infaz edilen süre 332 gün olarak düzeltilmiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Anayasa yönünden ele alınan sorun, bu kesinleşen hükümdeki manevi tazminatın yeterli olup olmadığıdır.

Tazminatın yeterliliğinde uygulanan ölçü

Derece mahkemelerinin tazminat için somut olayın şartlarına göre takdir yetkisi vardır. Meydana gelen ihlalle orantılı olmayan önemsiz miktarda bir tazminat ise Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırıdır.

Tazminat miktarı, benzer davalarda belirlenen miktara göre kayda değer ölçüde düşük olmamalıdır. Buna karşılık, hükmedilen miktarın benzer durumlar için belirlenen miktardan düşük olması tek başına Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiği anlamına gelmez.

Manevi tazminatın yeterli olup olmadığı belirlenirken, tazminata karar veren derece mahkemesinin karar tarihindeki benzer başvuru uygulamasıyla karşılaştırma yapılır. Karşılaştırmada sosyal ve ekonomik durum, başvurucunun konumu, suçun niteliği, olayın oluş biçimi, olumsuz etkiler, tedbirin süresi ve ihlalin ağırlığı dikkate alınır.

Fazladan kalma süresi yönünden sonuç

Somut olayda 332 gün fazladan kalındığı tespit edilmiştir. Bu süre için hükmedilen manevi tazminat, tutmanın Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu benzer durumlar bakımından istinaf kararının verildiği yıl ve 2024 yılı için belirtilen düzeylere göre düşük bulunmuştur.

Bu gerekçeyle Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasıyla bağlantılı olarak dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Hükümde ise 19. maddenin ikinci ve dokuzuncu hükümlerinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği oybirliğiyle kabul edilmiştir.

İhlalin giderilmesi

İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yeterli bir giderim olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle tazminat talebi reddedilmiş ve karar, yeniden yargılama için ilgili ağır ceza mahkemesine gönderilmiştir.

Kabul edilmeyen diğer şikâyetler

Fazladan kalınan sürenin ağır ceza mahkemesi ile istinaf mahkemesince farklı belirlenmesine dayanan adil yargılanma iddiası, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Kesinleşmemiş mahkûmiyet hükümlerinin infazına başlandığı ileri sürülerek yapılan masumiyet karinesi şikâyeti, süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Sık sorulan sorular

Fazladan tutulma için yetersiz tazminat hak ihlali midir?

İhlalle orantılı olmayan önemsiz bir tazminat, Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırıdır. 332 gün fazladan kalma için hükmedilen manevi tazminat benzer durumlardaki düzeye göre düşük bulunmuş ve ikinci fıkrayla bağlantılı olarak dokuzuncu fıkranın ihlali sonucuna varılmıştır.

Daha düşük tazminat her durumda ihlal sayılır mı?

Hayır. Benzer durumlar için belirlenen miktardan daha düşük bir tazminat, tek başına Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasının ihlali anlamına gelmez. Karşılaştırma, tazminata karar veren mahkemenin karar tarihindeki uygulamaya göre yapılır.

Maddi tazminat da incelendi mi?

Hayır. Başvuran maddi tazminatın neden yetersiz olduğunu somutlaştırmadığı ve asgari ücretin esas alınması temelsiz veya keyfî görülmediği için inceleme manevi tazminatla sınırlandırılmıştır.

İhlal sonucundan sonra hangi giderim benimsenir?

Yeniden yargılama yeterli giderim kabul edilmiş ve tazminat talebi reddedilmiştir. Karar, yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili ağır ceza mahkemesine gönderilir.

Sürenin farklı hesaplanması adil yargılanma ihlali midir?

Bu başvuruda kabul edilemez bulunmuştur. Ağır ceza mahkemesi ile istinaf mahkemesinin fazladan süreyi farklı belirlemesine dayanan adil yargılanma iddiası, açıkça dayanaktan yoksun sayılmıştır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu