Yargı Çevresi Dışında Yemin ve HMK 236 Uygulaması

by Avukat Erdal Ersoy
Yargı Çevresi Dışında Yemin ve HMK 236 Uygulaması

Yargı Çevresi Dışında Oturan Kişinin Mahkemeye Gelme Yükümlülüğü

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 236/1 uyarınca, mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse kural olarak yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Yemin edecek kişinin hüküm mahkemesine bizzat gelmesi usulün temel kuralı olarak benimsenmiştir. Bu gereklilik, yeminin etkisini artıran merasimin mahkeme huzurunda gerçekleşmesi ve karşı tarafın ya da vekilinin de hazır bulunabilmesi amacıyla öngörülmüştür. Ancak yemin edecek kimsenin mahkemenin bulunduğu il dışında ikamet etmesi halinde kanunda belirlenen diğer yöntemler devreye girer.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
MADDE 236- (1) Mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Ancak, yemin edecek kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değil ise istinabe yolu ile yemin ettirilir. Yemin konusunun açıklattırılması

Aynı İl Sınırları İçinde Bulunan Tarafa Davetiye Çıkarılması

Mahkemenin yargı çevresi dışında kalsa bile aynı il sınırları içinde ikamet eden kişiye yemin davetiyesinin davaya bakan mahkemece bizzat çıkarılması gerekir. Aynı il sınırları içerisinde bulunan bir taraf için istinabe yoluna başvurularak talimat mahkemesi aracılığıyla tebligat yapılması usul kurallarına uygun kabul edilmemektedir.

Ses ve Görüntü Nakli Sistemi ile İstinabe Şartları

Yemin teklif edilen kişinin mahkemenin bulunduğu il dışında oturması durumunda, yeminin icrasında öncelik ses ve görüntü nakli sistemine aittir. Bulunduğu mahalde hüküm mahkemesi ile aynı anda ses ve görüntü naklinin kurulması imkânı mevcutsa, yeminin bu teknik vasıtayla gerçekleştirilmesi zorunludur. İstinabe yoluna ise yalnızca yemin edecek kimsenin mahkemenin bulunduğu il dışında oturması ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrasının mümkün olmaması şartıyla istisnai olarak başvurulabilir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2017/3205 Esas ve 2019/12349 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, il dışında bulunan tarafa yemin ettirileceği zaman mahkemece öncelikle yeminin icra edileceği yerde ses ve görüntü nakil sisteminin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Sistem mevcutsa yemin merasimi bu yol üzerinden sağlanmalıdır. Sistemin bulunmadığının tespiti halinde ise istinabe mahkemesince yapılan tebligatların usulüne uygunluğu denetlenmeli ve geçerli tebligata rağmen mazeretsiz gelinmemesi durumunda yeminden kaçınılmış sayılacağı gözetilerek hüküm kurulmalıdır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/3205, K. 2019/12349Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2017/3205 E.  ,  2019/12349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıların paraya ihtiyaç duymaları nedeniyle, … Bankasından, kendi adına, 10.05.2010 tarihinde 17.500,00 TL miktarlı kredi kullandığını, banka masrafları düşüldükten sonra geri kalan 17.000,00 TL'yi davalılar … ve …'a verilmek üzere …'ın hesabına 10.05.2010 tarihinde iki havale şeklinde gönderdiğini, davalıların kredi taksitlerini ödeyeceklerini söyleyip ödemediklerini, bu nedenle de kendisinin takip tehlikesiyle karşılaştığını, borcun tamamını ödeyip kredi borcunu kapattığını, davalılara ihtarname gönderdiğini, ancak verdiği borcu ödemedikleri için davalılar hakkında Çorum 1. İcra müdürlüğünün 2012/3155 esaslı dosyası ile icra takibi yaptığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, söz konusu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takibin haksız itirazları sonucu durması sebebiyle de icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili, müvekkili …'ın hesabına aktarılan miktarın …'a teslim edildiğini, ihtarnamede de davacı tarafından kabul edildiğini, müvekkili …'ın gönderilen bu para karşılığında, davacının bilgisi dahilinde, 9.000,00 TL ödeyerek davacının eşi … adına alınan aracın bedelini ödediğini ve aracı davacıya teslim ettiğini, davacı lehine ödenen 9.000,00 TL haricinde 5.000,00 TL'nin ise davacının talebi ile eşi …'a teslim edildiğini savunarak davanın reddini savunmuş, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebinde bulunmuştur. Davanın kısmen kabulü ile davalı … yönünden reddine, Çorum 1. İcra Müdürlüğünün 2012/3155 esaslı takip dosyasındaki asıl alacak miktarının 11.626,00 TL olarak tespiti ile, işlemiş faiz miktarının 200,00 TL olmak üzere takip tarihinden itibaren %9 oranında faizin asıl alacak miktarı üzerinden işletilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %20 inkar tazminatının davalı …'dan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine dair verilen kararın davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dairece, ‘’Davalı taraf karz akdini kabul etmemiştir. Dava; davacının ödünç olarak gönderdiği alacağın tahsiline ilişkindir. Kural olarak TMK'nın 6. maddesi ve HMK'nın 200. (HUMK 288) maddesi gereğince davacı karz akdini yasal delillerle kanıtlamalıdır. Yargılama sırasında toplanan delillerle davacı davasını ispat edememiştir. Hal böyle olunca; mahkemece, davacının davasını ispat edemediği gözetilerek, açılan davanın, davalı … yönünden de reddine karar verilmesi gerekir. Ne var ki davacı dava dilekçesinde “her tür yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir.’’ gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama ve değerlendirme neticesinde, davanın kısmen kabulü ile; davalı … yönünden davanın reddine, Çorum 1. İcra müdürlüğünün 2012/3155 esaslı takip dosyasındaki asıl alacak miktarının 11.626,00 TL olarak tespiti ile işlemiş faiz miktarının 200,00 TL olmak üzere takip tarihinden itibaren işleyecek %9 oranındaki faizin asıl alacak miktarı üzerinden işletilerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %20 inkar tazminatının davalı …'dan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir. 1-Mahkemece davacının teklif ettiği yeminin davalı tarafından eda edilmediği bu nedenle davanın ispatlanmış sayıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakta ise de, “Yemin” kurumu HMK 225 v.d maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 228.maddesinde, “ yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır, yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır” hükmü mevcut olup, yine HMK 236. maddesinde “mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Ancak, yemin edecek kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değil ise istinabe yolu ile yemin ettirilir” hükmü bulunmaktadır. İncelenen dosya içeriğine göre, davalının mahkemenin bulunduğu il sınırları dışında bulunduğu, bu nedenle istinabe yolu ile yemini eda etmeye çağrıldığı anlaşılmakta olup, HMK’nun 236. maddesinde gösterilen “bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değil ise istinabe yolu ile yemin ettirilir” usulüne göre, Mahkemece, il dışında bulunan davalının yeminini eda edeceği mahkemede ses ve görüntü sisteminin olup olmadığının araştırılıp araştırılmadığı anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca; öncelikle, davalının yeminini eda edeceği mahkemede söz konusu sistemin bulunduğunun tespiti durumunda, HMK’nun 236. maddesine göre aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrasının, diğer usul kurallarına da riayet edilmek suretiyle sağlanması gerekmektedir. Söz konusu sistemin bulunmadığı halde ise, talimat mahkemesince yeminin edası amacıyla davalıya yapılan tebligatların tümünün, UYAP sisteminden de tek tek kontrol edilerek, usulüne uygun yapılıp yapılmadığının gözetilerek, usulüne uygun tebligata rağmen gelmemesi halinde yemininden kaçınmış sayılacağı gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlarda yukarıda sözü edilen usul hükümleri göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemitir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davalı-… vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 230,40 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İl Dışındaki Tarafa Doğrudan Davetiye Çıkarılması Sorunu

Kendisine yemin teklif edilen tarafın adres kaydı davayı gören mahkemenin yargı çevresi haricinde ve başka bir il sınırları dahilinde ise doğrudan davetiye çıkarılarak esas mahkemesine çağrılması usule aykırılık oluşturur. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2018/315 Esas ve 2018/7253 Karar sayılı kararında, il dışında oturan tarafa doğrudan yemin davetiyesi gönderilip ihtarat yapılarak davayı gören mahkemeye çağrılması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, yemin usulünün Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 236/1 kapsamında istinabe suretiyle yerine getirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Bununla beraber kanunun açık hükmü gereğince, istinabe yoluna gidilebilmesi için ilgilinin bulunduğu yerde ses ve görüntü aktarımı imkânının bulunmaması koşulu birlikte aranır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/315, K. 2018/7253Kaynağı aç
13. Hukuk Dairesi         2018/315 E.  ,  2018/7253 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, … 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2249 sayılı dosyasında hakkında takip başlatıldığını, alacaklı kısmı boş bırakılan, 690,00 TL bedelli, 08.12.2012 vade tarihli, " malen " ibareli takip dayanağı senedin, kapıdan satış sözleşmesine istinaden davalıya verilmiş olduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından kendisine herhangi bir şey teslim edilmediğini ileri sürerek; anılan takip dosyasında borçlu olmadığınının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, senedin sebepten mücerret olup, davacının mahkemeye yazılı delil sunamadığını, davacının kötüniyetli davrandığını savunarak; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının kendisine sunulan yeminden kaçındığı, takibe konu senedin mal alışverişine ilişkin olup olmadığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; miktar itibariyle kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir. Dava, kapıdan satış sözleşmesi kapsamında edinilen ve takip konusu yapılan senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteğine ilişkin olup, mahkemece, davacının davalıya yemin teklifinde bulunduğu, davalının yemine icabet etmediği, davacının iddialarını ikrar etmiş sayıldığı, dolayısıyla senedin mal alışverişine ilişkin olup olmadığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK ) 236/1 maddesi ile " Mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Ancak, yemin edecek kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değil ise isitinabe yolu ile yemin ettirilir. " düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından, kendisine yemin teklif edilen davalının adres kaydının, davayı gören mahkemenin yargı çevresi dışında … ili sınırları dahilinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Anılan yasal düzenleme ve davalının adres kaydına ilişkin saptamalar ışığında istinabe yoluyla yeminin icrası gerekeceği açıktır. HMK 236/1 hükmü kapsamında, istinabe yolu ile yeminin icrası gerekirken, doğrudan davalıya yemin davetiyesi tebliğ edilip, gerekli ihtarat da yapılmak suretiyle yeminin edası için davalının davayı gören mahkemeye davet edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebinin, açıklanan bu nedenle kabulü gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile, … 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.04.2017 tarih 2015/253 E., 2017/117 K. sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 25/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yemin Davetiyesinin Zorunlu Unsurları ve İsticvap İhtarı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 228 uyarınca, yemin teklif edilen kimse duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde kendisine yemin davetiyesi çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü bulunmaksızın belirlenen gün ve saatte bizzat gelinmediği, gelinip de yemin iade edilmediği veya yemin etmekten kaçınıldığı takdirde yemin konusu vakıaların ikrar edilmiş sayılacağı açıkça yazılır. Yemin davetiyesi yerine isticvap ihtarı içeren bir tebligatla yemin usulünün tamamlanması usulen geçerli sayılmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 228Kaynağı aç
MADDE 228- (1) Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. (2) Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır. Yemin etmemenin sonuçları

Yeminin Konusunu Oluşturan Vakıalar

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 225/1 kapsamında yemin; davanın neticelendirilmesinde rol oynayan, taraflarca çekişmeli bırakılan ve bizzat tarafın kendi şahsından kaynaklanan vakıalara ilişkin olarak teklif edilebilir. Bir kimsenin belirli bir husustan haberdar olması veya bir durumu bilmesi de şahsından kaynaklanan bir vakıa niteliğinde değerlendirilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
MADDE 225- (1) Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Yemine konu olamayacak vakıalar
Yargı çevresi dışındaki taraf yemin için mahkemeye gelmek zorunda mıdır?

Mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kişi kural olarak davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır; mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve ses ile görüntü aktarımı imkânı bulunmuyorsa istinabe yoluyla yemin ettirilir.

Başka ilde oturan tarafa doğrudan yemin davetiyesi çıkarılabilir mi?

Başka ilde oturan tarafa doğrudan davetiye gönderilerek mahkemeye çağrılması usule aykırı olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 236/1 gereğince ses ve görüntü nakli imkânı araştırılmalı, sistem yoksa istinabe uygulanmalıdır.

Yemin davetiyesinde isticvap ihtarı yer alması geçerli midir?

Yemin davetiyesinde yemine konu soruların ve duruşmaya gelinmemesi halinde vakıaların ikrar edilmiş sayılacağı ihtarının bulunması zorunlu olduğundan, isticvap ihtarı içeren tebligatla yemin merasimi gerçekleştirilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu