HMK Madde 269 ve Bilirkişilik Görevinin Kapsamı

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 269 ve Bilirkişilik Görevinin Kapsamı

Bilirkişilik Görevinin Kanuni Kapsamı ve Unsurları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 269. maddesinin birinci fıkrasına göre bilirkişilik görevi; mahkeme tarafından yapılan davete uyarak belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmayı, usulünce yemin etmeyi ve bilgisine başvurulan uyuşmazlık konusu hakkında süresi içinde oy ve görüşünü mahkemeye bildirmeyi kapsar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 269Kaynağı aç
MADDE 269- (1) Bilirkişilik görevi, mahkemece yapılan davete uyup tayin edilen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmayı, yemin etmeyi ve bilgisine başvurulan konuda süresinde oy ve görüşünü mahkemeye bildirmeyi kapsar. (2) Geçerli bir özrü olmaksızın mahkemece yapılan davete uyup, tayin edilen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmayan yahut mahkemeye gelip de yemin etmekten veya süresinde oy ve görüş bildirmekten kaçınan bilirkişiler hakkında, tanıklığa ilişkin disiplin hükümleri uygulanır ve durum bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.[30] Bilirkişilik görevini kabulle yükümlü olanlar

Görev ve Yükümlülüklere Aykırılığın Hukuki Yaptırımları

Bilirkişinin geçerli bir özrü bulunmaksızın mahkeme davetine uymayarak tayin edilen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmaması ya da duruşmaya gelmesine rağmen yemin etmekten veya süresinde oy ve görüş bildirmekten imtina etmesi yaptırıma bağlanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 269. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, bu yükümlülüklere aykırı davranan bilirkişiler hakkında tanıklığa ilişkin disiplin hükümleri uygulanır ve oluşan durum bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.

Bilirkişi Raporunun Yeterliliği ve Denetime Elverişliliği

Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun somut olayı aydınlatacak düzeyde yeterli ve üst mahkeme denetimine elverişli olması zorunludur. Nitekim Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/675 Esas ve 2015/1831 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davasında yetersiz rapora dayanılarak karar verilemez; mahkemece mirasçılık durumuna ilişkin belgeler temin edilerek gerektiğinde 6100 sayılı Kanun'un 269 ve takip eden maddeleri uyarınca konusunda uzman bir bilirkişiye yeniden inceleme yaptırılmalıdır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/675, K. 2015/1831Kaynağı aç
14. Hukuk Dairesi         2015/675 E.  ,  2015/1831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.03.2011 gününde verilen dilekçe ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların maliki …'ın mirasçılarını gösteren veraset ilamındaki miras payları oranında mirasçıları adına paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı … temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 644. maddesinde; bir mirasçının, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakiminin, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet edeceği, elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceği, terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Somut olaya gelince; davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli olmadığı gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu nedenle mahkemece, davanın açılmasından önceki bir tarihte öldüğü anlaşılan …'ın mirasçılarını gösteren veraset belgesi de temin edilerek, gerektiği takdirde 6100 sayılı HMK'nın 269 ve takip eden maddeleri gereğince konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.02.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yetersiz Raporlar Karşısında Uzman Bilirkişiden İnceleme Yaptırılması

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı rayiç bedel tazmini taleplerinde de hükme esas alınacak raporun açık, anlaşılır ve yeterli nitelik taşıması aranır. Açık ve yeterli bulunmayan raporlara itibar edilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, 6100 sayılı Kanun'un 269 ve devamı maddeleri çerçevesinde konunun uzmanı bir bilirkişiye rayiç değer tespiti yaptırılması ve ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

Çelişkili Bilirkişi Raporlarının Giderilmesi Usulü

Özel ve teknik bilgi gerektiren uyuşmazlıklarda dava dosyasında yer alan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunuyorsa mahkemenin bu çelişkiyi gidermesi şarttır. Raporlardan birine herhangi bir gerekçe sunulmaksızın üstünlük tanınarak eksik incelemeyle karar verilemez. Bu durumlarda mahkemece bilirkişiden ek açıklama veya ek rapor alınmalı ya da uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi kurulu teşekkül ettirilerek çelişkiler bertaraf edilmelidir.

Bilirkişilik görevi hangi kanuni yükümlülükleri kapsar?

6100 sayılı Kanun'un 269. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bilirkişilik görevi; mahkemenin davetine uyup belirlenen gün ve saatte hazır bulunmayı, usulünce yemin etmeyi ve görevlendirildiği konuda süresi içinde oy ve görüşünü mahkemeye sunmayı kapsar.

Bilirkişinin geçerli mazereti olmadan görevini yerine getirmemesinin sonucu nedir?

Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen ya da gelip yemin etmekten veya süresinde görüş bildirmekten kaçınan bilirkişi hakkında tanıklığa ilişkin disiplin hükümleri uygulanır ve bu durum bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.

Bilirkişi raporları birbiriyle çelişirse mahkeme ne yapmalıdır?

Mahkeme çelişen raporlardan birine gerekçesiz olarak üstünlük tanıyamaz; bilirkişiden ek rapor alarak veya alanında uzman kişilerden yeni bir kurul oluşturarak raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek zorundadır.

Hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz veya denetime elverişsiz ise nasıl hareket edilir?

Yetersiz ve denetime elverişsiz raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz; 6100 sayılı Kanun'un 269 ve devamı maddeleri gereğince konunun uzmanı bilirkişiden açık, anlaşılır ve eksiklikleri giderici yeni bir inceleme yaptırılmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu