Sürekli İş Göremezlik Tazminatı ve Geçici İş Göremezlikten Farkı
Sürekli iş göremezlik tazminatı, trafik kazası neticesinde kişinin beden bütünlüğünde kalıcı bir hasar meydana gelmesi ve bu durumun çalışma gücünü azaltması halinde talep edilen bir maddi tazminat türüdür. Bu tazminat, kazazedenin salt mevcut dönemdeki kayıplarını değil, azalan çalışma gücü nedeniyle gelecekteki yıllarda uğrayacağı ekonomik gelir kayıplarını gidermeyi amaçlar.
Geçici iş göremezlik ile kalıcı iş göremezlik tazminatları kapsam ve zaman bakımından ayrışır. Geçici iş göremezlik, yaralanmanın iyileşme süreciyle sınırlı olup mağdurun bu devrede çalışamamasından doğan gelir kayıplarını kapsar. Sürekli iş göremezlik tazminatı ise tıbbi tedavi süreci tamamlandıktan sonra kişinin vücudunda kalıcı bir beden gücü kaybı kalması ve çalışma kapasitesinin azalması durumunda söz konusu olur.
Tazminatın Hesaplanmasında Kanuni İlkeler ve Değerlendirme Ölçütleri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca bedensel zararlar, kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre belirlenir. Kısmen veya tamamen rücu imkânı bulunmayan sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa niteliği taşımayan kazandırmalar tazminatın tespitinde dikkate alınamaz ve hesaplanan zarardan mahsup edilemez. Ayrıca ortaya çıkan tazminat tutarı, miktar esas alınarak hakkaniyet mülahazasıyla artırılamaz veya indirilemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 55Kaynağı aç
Sürekli iş göremezlik değerlendirmesinde maluliyet oranı tek başına tazminat miktarını ifade etmez. Tazminatın kapsamı; tespit edilen maluliyet oranıyla birlikte kişinin yaşı, geliri, kusur durumu, mesleği ve bakiye çalışma süresi gibi unsurlar bir arada değerlendirilerek tayin edilir.
Kalıcı maluliyetin tespiti için yaralanmaya ilişkin tedavi sürecinin büyük ölçüde tamamlanması aranır. Vücutta meydana gelen kalıcı zararın saptanması iyileşme sürecinin belirginleşmesini gerektirir. Kaza sonrasında sıcağı sıcağına düzenlenen ilk sağlık raporları yalnızca yaralanmanın o andaki halini yansıtabileceğinden kalıcı maluliyet oranını kesinleştirmeye yetmeyebilir.
İşletenin Hukuki Sorumluluğu ve Kusur Tespiti
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması ve aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında yahut bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ile bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi; sürücünün veya aracın idaresine katılan yardımcı kişilerin kusurundan da kendi kusuru gibi mesuldür.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
İşletilme halinde bulunmayan bir motorlu aracın karıştığı trafik kazasında işletenin sorumlu tutulabilmesi için zarar gören tarafın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunu ya da araçta var olan bir arızanın kazaya sebebiyet verdiğini ispatlaması gerekir.
Kaza mahallinde düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımı nihai bir kesinlik taşımaz ve bu tespite itiraz edilebilir. Ceza soruşturması kapsamındaki deliller, keşif, kamera kayıtları, tanık beyanları, araçların darbe ve çarpışma noktaları, fren mesafeleri, hız tayini ile yol ve hava durumunu inceleyen bilirkişi raporları doğrultusunda kusur oranları yeniden belirlenebilir.
Sigorta Başvurusu, Dava Yolu ve Zamanaşımı
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava yoluna başvurmadan evvel ilgili sigorta kuruluşuna yazılı müracaatta bulunması zorunludur. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı bir karşılık vermezse ya da verilen cevabın talebi karşılamadığına dair bir uyuşmazlık bulunursa zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Yaralanmayla neticelenen trafik kazalarından kaynaklanan tazminat taleplerinde zamanaşımı süreleri kazaya vücut veren fiilin hukuki niteliğine göre şekillenir. Kazaya sebebiyet veren eylem aynı zamanda taksirle yaralama suçunu teşkil ediyorsa tazminat istemlerinde ceza zamanaşımı süreleri de gündeme gelebilir.
Bedensel Bütünlüğün Zedelenmesinde Manevi Tazminat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi halinde hâkim, hadisenin özelliklerini değerlendirerek zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine hükmedebilir. Meydana gelen yaralanmanın ağır bedensel zarar doğurması yahut ölüm gerçekleşmesi hallerinde ise zarar görenin veya müteveffanın yakınları yararına da manevi tazminata karar verilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Sürekli iş göremezlik tazminatı neleri kapsar?
Trafik kazasında beden bütünlüğü kalıcı olarak zarara uğrayan kişinin azalan çalışma gücü sebebiyle gelecekte uğrayacağı gelir kayıplarını kapsar.
Kalıcı maluliyet raporu ne zaman düzenlenir?
Tedavi sürecinin büyük ölçüde tamamlanması ve iyileşme seyrinin netleşmesi sonrasında düzenlenir; kazadan hemen sonra düzenlenen ilk raporlar kalıcı maluliyet oranını kesin olarak belirlemeye yetmeyebilir.
Sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmadan dava açılabilir mi?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde dava açmadan önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunludur; kuruluşun 15 gün içinde cevap vermemesi veya talebi karşılamaması halinde dava açılabilir ya da tahkime gidilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

