Tek Taraflı Trafik Kazalarında Sigorta Tazminatı

by Avukat Erdal Ersoy
Tek Taraflı Trafik Kazalarında Sigorta Tazminatı

Tek taraflı trafik kazalarında meydana gelen zararların giderimi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülür. 2918 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca, motorlu bir aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması halinde, işletenin aynı Kanun'un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre doğan hukuki sorumluluklarını poliçe limiti dahilinde karşılamak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılması mecburidir. Geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir. Sigorta sözleşmesine ilişkin primler peşin ödenmekle birlikte, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık primlerin taksitler halinde tahsil edilmesine yönelik düzenleme yapma yetkisine sahiptir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 91Kaynağı aç
Madde 91 – (Değişik: 17/10/1996 – 4149/33 md.) İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasına ilişkin primler peşin ödenir. Ancak, Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık primlerin taksitler halinde tahsil edilmesine ilişkin düzenleme yapmaya yetkilidir. (Değişik üçüncü fıkra: 14/7/2004-5217/12 md.) Sigorta yaptıranların, sigorta şirketlerine ödeyecekleri sigorta priminin % 5’i oranındaki tutar, sigorta şirketi tarafından tahsil edildiği ayı takip eden ayın en geç 20’sine kadar İçişleri Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. (Mülga dördüncü fıkra: 13/2/2011-6111/58 md.) Geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araçlar trafikten men edilir. (Değişik altıncı fıkra: 13/2/2011-6111/58 md.) Yabancı plakalı taşıtların Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre Türkiye’de geçerli sigortaları yoksa bunlar için zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye sınırlarına girişleri sırasında yapılır. (Ek yedinci fıkra: 2/12/2004-5265/1 md.) Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde, ortak savunma veya barış harekâtı çerçevesinde Türkiye’de harekât, eğitim veya tatbikat maksadıyla bulunmasına izin verilen yabancı silâhlı kuvvetlerin neden olabileceği hasar ve zararların tazmini konularının özel bir anlaşmayla düzenlendiği hallerde, bu kapsamda Türkiye’ye girecek yabancı askerî araçlar bakımından bu madde hükmü uygulanmaz. (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükmüne uymayanlar 1 800 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar. Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar:

Genel Şartların Uygulanması ve Genel İşlem Koşulları

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın C.10 maddesi ile 12.08.2003 tarihli önceki genel şartlar yürürlükten kaldırılmıştır. Genel Şartlar'ın C.11 maddesi gereğince bu düzenlemeler, yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere tatbik edilir; bu tarihten sonra tanzim edilen poliçelerde eski genel şartların uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca genel işlem koşulları, sözleşme hazırlayan tarafın ileride çok sayıdaki benzer ilişkide kullanmak amacıyla önceden ve tek yanlı hazırlayıp karşı tarafa sunduğu hükümleri kapsar. Aynı düzenlemenin son fıkrasına göre, yasa veya yetkili mercilerin izniyle faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların sözleşmeleri de niteliğine bakılmaksızın bu hükümlere tabidir. Bununla birlikte, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının sözleşmenin tarafı olmayan idarece kanunun tanıdığı yetki dahilinde oluşturulması sebebiyle genel işlem koşulu niteliğinde sayılamayacağına dair hukuki yaklaşım da mevcuttur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 20Kaynağı aç
MADDE 20- Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz. Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez. Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz. Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır. II. Kapsamı 1. Yazılmamış sayılma

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1423. maddesi gereğince sigortacı ile acentesi, sözleşmenin kurulmasından önce gerekli inceleme süresini de tanıyarak sigortalanacak menfaate, sigortalının haklarına, önem taşıyan hükümlere ve bildirim yükümlülüklerine dair bilgileri sigorta ettirene yazılı şekilde bildirmekle yükümlüdür. Bilgilendirmenin yapılmaması durumunda, sigorta ettiren 14 gün içinde sözleşmenin kurulmasına itiraz etmezse sözleşme poliçede yer alan şartlarla kurulmuş sayılır. Bu bilgilendirmenin usulünce yapıldığının ispatı ise sigortacıya aittir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 1423Kaynağı aç
MADDE 1423- (1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3) Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler. c) Sigorta poliçesi verme yükümlülüğü aa) Genel olarak

Kusur Dağılımı ve Destekten Yoksun Kalma Talepleri

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin (j) bendi uyarınca, destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat kapsamı dışında bırakılmıştır. Bununla birlikte Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6 maddesinin (d) bendinde, destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riskinde olsa dahi destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğu düzenlenmiştir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 92Kaynağı aç
Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihli ve E.:2019/40; K.:2020/40 sayılı Kararı ile) j) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri, k) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar, l) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri, m) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin ve terör ve sabotaj eyleminde yer alan kişilerin uğradıkları zararlara ilişkin talepler. (Ek fıkra: 9/6/2021-7327/19 md.) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan gelir kaybına ilişkin ödemelerde, 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca sigortacının Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluğu varsa, bu sorumluluk sigortacının kendi sigortalısının kusuru oranında devam eder. En az sigorta tutarları:

2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinin (g) bendi uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri ile (h) bendi ve Genel Şartlar'ın A.6 maddesinin (c) bendi uyarınca ilgililerin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri de teminat haricindedir. Tek taraflı kazalarda sürücünün tam kusurlu olması durumunda, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin sigorta güvencesinden yararlanamayacağı kanun metninde açıkça ifade edilmektedir.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Teminat Dışı Kalan Diğer Haller

2918 sayılı Kanun'un 92. maddesinde teminat haricinde kalan durumlar sayılmıştır. Buna göre işletenin, fiillerinden sorumlu olduğu kişilere yöneltebileceği istemler ile manevi zararlar teminat haricindedir. Ayrıca gelir ya da kâr yoksunluğu, iş kesintisi ve kira kaybı gibi dolaylı zararlar ile hurdaya ayrılan veya trafikten çekilen araçların değer kaybı talepleri de sigorta kapsamı dışındadır. 5510 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılan gelir kaybı ödemelerinde sigorta şirketinin Kuruma karşı sorumluluğu mevcutsa, söz konusu yükümlülük sigortalının kusur oranıyla sınırlı olarak sürer.

2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi çerçevesinde, trafik kazalarından kaynaklanan tedavi ve sağlık hizmeti bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, genel sağlık sigortası kapsamındaki geri ödeme kural ve yöntemleri uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 98Kaynağı aç
Madde 98 – (Değişik: 13/2/2011-6111/59 md.) Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.[74] Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.[75] Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir. Tazminat ve giderlerin ödenmesi:

Sigortacının Temerrüdü ve Zamanaşımı Süreleri

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/11100 Esas, 2016/9149 Karar sayılı ilamında, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğü çerçevesinde gerekli evrakın sigortacıya tebliğinden itibaren 8 iş günü geçmesiyle temerrüde düşeceği, dava açılmadan evvel bu doğrultuda bir bildirim ve müracaat bulunmaması halinde ise temerrüdün dava tarihi itibarıyla oluşacağı kabul edilmektedir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/11100, K. 2016/9149Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2014/11100 E.  ,  2016/9149 K. "İçtihat Metni" … Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davacılardan … 27/05/2006 tarihinde davalı şirkete … poliçesi ile sigortalı … plakalı vasıta ile seyir halinde iken tek taraflı olarak kendi kusuru ile meydana getirdiği kaza sonucu vefat ettiğini belirterek sigorta poliçesi kapsamında her bir davacı için 200,00'er TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksunluk tazminatını davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili; …için 35.000,00 TL,… için 4.000,00 TL, …için 5.000,00 TL, …için 6.000,00 TL, …için 7.500,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davacılardan … için 35.000,00 TL, …için 4.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 6.000,00 TL, … için 7.500,00 TL olmak üzere 57.500,00 TL'nin 06/06/2012 olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. … 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte …yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/I. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Dava konusu olayda davadan önce davacılarca sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve davalı … şirketinin 6.5.2008 tarihli fax ile davacıların talebini reddettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalının 17.05.2008 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek, bu tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, dava tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesinin yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. fıkrasında yer alan “06/06/2012” ibaresinin çıkarılarak yerine “17.05.2008” tümcesinin yazılarak hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 3.903,70 ../… … TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ….'den alınmasına 20.10.2016 tarihinde üye …'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. …. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle uğranılan zararın işletenin …şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Davalı … şirketi kusursuz sorumlu olan işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir. Kusursuz sorumluluk hallerinde de tazminat tayin edilirken aksi belirtilmedikçe Borçlar Kanunu'nun kusura dayanan sorumluluk (TBK 49-76. md.) hükümleri uygulanır. Bu nedenle tazminatta indirime sebep olabilen TBK 51-52.maddeleri kusursuz sorumluluk hallerinde takdir edilecek tazminatlarda da indirim sebebi olabilecektir. Nitekim KTK'nın 86/2 maddesinde de işletenin sorumluluğuna bağlı olarak tazminat taktir edilirken zarar görenin kusurunun indirim sebebi olarak nazara alınacağı hükme bağlanmıştır. Destek tazminatı, destek olan adına ileri sürülen bir talep olmayıp bağımsız bir talep ise de bizzat ölenin tazminat talep etmiş olması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçtan daha farklı bir hukuki durum yaratılamayacağından desteğin fiil ve davranışları, TBK 51 ve 52.maddeleri gereğince destek görenlerin tazminat talepleri bakımından gözönünde bulundurulmalıdır. Zarar gören destek, kendisi tazminat talep etme imkanına sahip olsaydı kusur sebebiyle tazminatta indirim yapılacak idiyse, destek görenler lehine takdir edilecek tazminatta da indirim … yapılmalıdır. Nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri de etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin tazminattan indirime sebep olacak davranışları da aynı şekilde destek görenlere yansır. Müterafik kusurun nazara alınmasının, destek tazminatının miras hukukundan bağımsız olmasına dayandırılması doğru olmamaktadır. Zira destek, kendi kusurlu hareketi ile ölümüne sebebiyet vermiş ise bu eylem hukuka aykırı olmadığı gibi teknik anlamda kusurda sayılmadığından ölümünden sorumlu tutulamayacak desteğin, destek olduğu kişilere karşı sorumluluğunun devam ettirilmesi anlamına gelir. Bu da destek görenlerin, mirasçılara karşı da bu talep hakkını yöneltmelerine imkan vermek gibi bir sonuca gider. Bu nedenlerle ister bizzat mağdur, isterse ölümü halinde diğer hak sahipleri bu haksız fiilden dolayı tazminat talep ettiklerinde, tazminat miktarının belirlenmesinde mağdurun (desteğin) müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.

2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların giderilmesine dair talepler, hak sahibinin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlükârda kazanın meydana gelmesinden itibaren 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak eylemin suç teşkil etmesi ve ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı öngörülmesi halinde, anılan maddenin ikinci fıkrası ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/6772 Esas, 2016/9090 Karar sayılı ilamı uyarınca bu uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri bakımından da uygulanır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/6772, K. 2016/9090Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2015/6772 E.  ,  2016/9090 K. "İçtihat Metni" … Taraflar arasındaki tazminat (cismani) davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.10.2016 Salı günü davalı taraftan gelen olmadı. Davacılar vekili Av. …. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü. -K A R A R- Davacılar vekili, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracı kullanan müvekkillerinin eşi ve babaları olan murisin tek taraflı trafik kazası sonucu vefat etmesi sonucu müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla çocuk … için 500,00.-TL maddi, çocuk … için 500,00.-TL, eş …için 500,00.-TL maddi tazminatın 22.01.2009 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle taleplerini davacı … için 93.647,00.-TL, davacı … için 19.972,00.-TL, … için 11.380,00.-TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili,…mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, desteğin müterafik kusurunun tazminatın tayininde dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, davacılardan …için 93.647,40-TL., …çin 11.380,51-TL., ….için 19.972,08-TL. tazminatın 22.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. … Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, dava tarihinin ölümlü trafik kazasında zararı meydana getiren eylem suç oluşturduğundan 2918 sayılı …’nun 109/2 maddesi gereğince uygulanacak ceza kanununda öngörülen uzamış zamanaşımı süresi içerisinde olmasına (…), davanın sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu yer mahkemesinde açılmasına göre, davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açmasına, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağına; dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceğine; 2918 sayılı ….Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı …, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı … sorumlu olacağına (HGK'nun 15.6.2011 gün ve … HGK'nun 22.2.2012 gün …karar sayılı, …. 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 esas,2013/74 karar sayılı, … 18.11.2015 gün ve ….Karar sayılı ilamları uyarınca) göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6.378,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 6.378,32 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 18.10.2016 gününde üye …'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. … Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle uğranılan zararın işletenin ZMSS şirketinden tahsili istemine ilişkindir. Davalı … kusursuz sorumlu olan işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir. Kusursuz sorumluluk hallerinde de tazminat tayin edilirken aksi belirtilmedikçe Borçlar Kanunu'nun kusura dayanan sorumluluk (TBK 49-76. md.) hükümleri uygulanır. Bu nedenle tazminatta indirime sebep olabilen TBK 51-52.maddeleri kusursuz sorumluluk hallerinde takdir edilecek tazminatlarda da indirim sebebi olabilecektir. Nitekim KTK'nın 86/2 maddesinde de işletenin sorumluluğuna bağlı olarak tazminat taktir edilirken zarar görenin kusurunun indirim sebebi olarak nazara alınacağı hükme bağlanmıştır. Destek tazminatı, destek olan adına ileri sürülen bir talep olmayıp bağımsız bir talep ise de bizzat ölenin tazminat talep etmiş olması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçtan daha farklı bir hukuki durum yaratılamayacağından desteğin fiil ve davranışları, TBK 51 ve 52.maddeleri gereğince destek görenlerin tazminat talepleri bakımından gözönünde bulundurulmalıdır. Zarar gören destek, kendisi tazminat talep etme imkanına sahip olsaydı kusur sebebiyle tazminatta indirim yapılacak idiyse, destek görenler lehine takdir edilecek tazminatta da indirim yapılmalıdır. Nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri de etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin tazminattan indirime sebep olacak davranışları da aynı şekilde destek görenlere yansır. Müterafik kusurun nazara alınmasının, destek tazminatının miras hukukundan bağımsız olmasına dayandırılması doğru olmamaktadır. Zira destek, kendi kusurlu hareketi ile ölümüne sebebiyet vermiş ise bu eylem hukuka aykırı olmadığı gibi teknik anlamda kusurda sayılmadığından ölümünden sorumlu tutulamayacak desteğin, destek olduğu kişilere karşı sorumluluğunun devam ettirilmesi anlamına gelir. Bu da destek görenlerin, mirasçılara karşı da bu talep hakkını yöneltmelerine imkan vermek gibi bir sonuca gider. Bu nedenlerle ister bizzat mağdur, isterse ölümü halinde diğer hak sahipleri bu haksız fiilden dolayı tazminat talep ettiklerinde, tazminat miktarının belirlenmesinde mağdurun (desteğin) müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tazminat borçlusuna karşı zamanaşımının kesilmesi sigortacı açısından da kesilme sonucunu doğurur; sigorta şirketine yönelik zamanaşımının kesilmesi de borçluyu bağlar. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise tazminat sorumlularının birbirlerine yöneltebilecekleri rücu taleplerinin, edimin tamamen yerine getirildiği ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği andan itibaren 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır.

Tek taraflı kazada kusurlu vefat eden sürücünün yakınları destek tazminatı alabilir mi?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin (j) bendi uyarınca, destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışındadır.

Sigorta şirketine karşı temerrüt faizi hangi tarihten itibaren talep edilebilir?

Gerekli belgelerin sigorta şirketine iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonunda sigortacı temerrüde düşer; dava öncesinde bu nitelikte bir müracaat yapılmamışsa temerrüt dava tarihinde gerçekleşmiş kabul edilir.

Trafik kazasında ceza zamanaşımı süresi ne zaman uygulanır?

Tazminat talebine konu kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngörmüşse, 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu süre maddi tazminat talepleri için geçerli olur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu