Geçici İş Göremezliğin Niteliği ve Şartları
Geçici iş göremezlik, trafik kazasında yaralanan bir kimsenin iyileşme evresinde mesleğini ya da gelir getirici faaliyetini kısmen veya tamamen icra edememesinden kaynaklanan çalışma gücü kaybı zararıdır.
Bu tazminatın istenebilmesi için kazazedenin kalıcı bir sakatlığının veya maluliyet oranının bulunması zorunlu değildir. Kişinin tedavi süreci sonunda bünyesinde kalıcı bir engel oranının kalmaması, kaza sebebiyle çalışamadığı geçici dönemin yok sayılması sonucunu doğurmaz.
Geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanılabilmesi bakımından iş sözleşmesinin feshedilmiş veya kişinin işten çıkarılmış olması şartı aranmaz. Kaza neticesinde çalışma gücünün geçici olarak azalması ve bu durumun ekonomik bir zarara yol açması yeterlidir.
Tazminat Talep Edebilecek Kişiler ve Kusur İlkesi
Tazminat talep hakkı yalnızca araç sürücülerine özgülenmemiştir. Taksi, servis aracı veya otobüste seyahat eden yolcular, arkadaşının aracında bulunan kimseler ile yayalar, motosikletliler, bisikletliler ve elektrikli scooter kullanıcıları da şartların varlığı hâlinde geçici iş göremezlik tazminatı isteyebilir.
Zorunlu trafik sigortası genel şartları çerçevesinde hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat istemleri sigorta teminatı dışında bırakılmıştır.
Gerçek Zararın Tespiti ve Kazanç Kayıpları
Tazminat hukuku zarar görenin kazadan önceki ekonomik durumuna getirilmesini amaçlarken, aynı zarar kalemi için mükerrer ödeme yapılmamasını öngörür. Bu kapsamda kişinin kaza sebebiyle çalışamadığı dönemde işvereninin ücret ödemeye devam edip etmediği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve gerçekleştirilen SGK ödemesinin rücuya tabi nitelik taşıyıp taşımadığı araştırılarak gerçek ekonomik kayıp tespit edilir.
Serbest meslek erbabının geçici iş göremezlik tazminatının brüt ciro üzerinden hesaplanması gerçek zararın üzerinde bir sonuç doğurabileceğinden; gelir vergisi beyannameleri, serbest meslek kazanç kayıtları, muhasebe kayıtları, faturalar ve işletme giderleri incelenerek kişinin çalışamaması nedeniyle uğradığı gerçek ekonomik kayıp belirlenir.
Zorunlu trafik sigortası genel şartlarındaki sürekli sakatlık hesaplamalarında, vergilendirilmiş resmî belgeli bir gelirin bulunmaması veya gelirin net asgari ücretin altında kalması hâlinde net asgari ücret esas alınmakta; resmî belgeli daha yüksek bir kazanç ispatlandığında ise bu gelire itibar edilmektedir.
Sigorta Teminatı, Başvuru Usulü ve Sorumluluk Sınırları
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu düzenlemesi uyarınca zorunlu trafik sigortası genel şartlarında değişikliğe gidilerek geçici iş göremezlik tazminatının sürekli iş göremezlikle birlikte sakatlanma teminatından karşılanması öngörülmüştür. Buna karşılık geçici bakıcı gideri tedavi gideri teminatı kapsamında yer alır.
Zorunlu trafik sigortası genel şartlarına göre manevi tazminat talepleri teminat kapsamı dışındadır. Gerçekleşen bedensel zararın zorunlu trafik sigortası poliçe limitini aşması durumunda ise bakiye kısım yönünden araç işleteninin ve kusurlu sürücünün hukuki sorumluluğuna başvurulabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 hükmü uyarınca, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması zorunludur. Zorunlu trafik sigortası genel şartları gereğince sigortacı, gerekli belgelerin kendisine ulaştırılmasından itibaren kural olarak sekiz iş günü içinde tazminatı ödemekle yükümlüdür.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı bir cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması durumunda zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkim yoluna başvurabilir.
Zamanaşımı Süreleri ve Rücu İlişkisi
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 109/1 uyarınca, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
2918 sayılı Kanun m. 109/2 gereğince, davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması durumunda, söz konusu uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri bakımından da geçerli olur.
2918 sayılı Kanun m. 109/3 uyarınca zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigortacıya karşı da kesilmesi sonucunu doğurur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü yönünden kesilmiş kabul edilir. Ayrıca Kanun m. 109/4 uyarınca tazminat yükümlülerinin birbirlerine yöneltebilecekleri rücu hakları, kendi edimlerini bütünüyle ifa ettikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
Kalıcı maluliyet kalmadığında geçici iş göremezlik tazminatı alınabilir mi?
Evet, iyileşme sonrasında vücutta kalıcı bir sakatlık kalmaması geçici iş göremezlik tazminatına engel değildir; tedavi süresince çalışma gücünün geçici kaybından doğan maddi zarar talep edilebilir.
İşverenin maaşı tam ödemesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı doğar mı?
Mükerrer tahsilatın önüne geçilmesi amacıyla, işverenin ücreti kesintisiz ödeyip ödemediği ve SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı incelenerek gerçek bir gelir kaybının kalıp kalmadığı değerlendirilir.
Dava açmadan önce trafik sigortasına başvuru zorunlu mudur?
Evet, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 uyarınca sigorta limitleri dahilinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması zorunludur.
Sigorta şirketinin başvuruya cevap verme süresi ne kadardır?
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97 gereğince sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması durumunda dava açılabilir ya da tahkime gidilebilir.
Trafik kazası geçici iş göremezlik tazminatında zamanaşımı süresi nedir?
Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıldır; eylemin suç teşkil etmesi ve ceza kanununda daha uzun süre öngörülmesi hâlinde uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

