Sorumsuzluk Anlaşmalarının Geçerliliği ve Hükümsüzlüğü

by Avukat Erdal Ersoy
Sorumsuzluk Anlaşmalarının Geçerliliği ve Hükümsüzlüğü

Sorumsuzluk anlaşmaları, borca aykırılıktan doğan sorumluluğun sınırlandığı veya borçlunun taahhütlerine aykırı davranması halinde bu aykırılığın sonuçlarına katlanmamasını sağlayan sözleşmelerdir. Bu anlaşmalar ayrı bir sözleşme şeklinde akdedilebileceği gibi borç doğuran asıl sözleşmenin içerisinde bir hüküm olarak da kararlaştırılabilir. Türk Borçlar Kanunu m. 112 uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmediğinde borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bir sorumsuzluk anlaşmasının varlığından söz edilebilmesi için borca aykırılık bulunması, anlaşmanın zararın doğmasından önce yapılmış olması ve kanunun öngördüğü sorumluluk düzenini borçlu lehine değiştirmesi gerekir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında

Borçlunun Kusuruna ve Sözleşme Türüne Göre Hükümsüzlük

Borçlunun kendi kusuruna dayalı sorumluluğunu önceden bertaraf etme yetkisi kanunla sınırlandırılmıştır. Türk Borçlar Kanunu m. 115/1 uyarınca, borçlunun ağır kusurunu kapsayan ve sorumluluk doğmayacağını öngören ön anlaşmalar kesin hükümsüzlük yaptırımına tabidir. Benzer şekilde Türk Borçlar Kanunu m. 115/2 uyarınca, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayanan herhangi bir borçtan ötürü borçlunun sorumlu tutulmayacağına yönelik ön şartlar da kesin olarak geçersizdir. İcrası kanuna veya yetkili mercilerin iznine tabi tutulan ve mesleki uzmanlık gerektiren faaliyetlerde ise Türk Borçlar Kanunu m. 115/3 doğrultusunda, borçlunun hafif kusurundan ötürü mesuliyet taşımayacağına dair önceden kararlaştırılan hükümler de kesin hükümsüz sayılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 115Kaynağı aç
MADDE 115- Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. 3. Yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk

Yardımcı Kişilerin Fiillerinden Doğan Sorumluluğun Kaldırılması

Borcun yerine getirilmesinde üçüncü şahıslardan yararlanılması hali Türk Borçlar Kanunu m. 116 hükmünde düzenlenir. Borçlu, ifayı veya hakkın kullanılmasını yanında çalışanlar ya da birlikte yaşadığı kişiler gibi kanuna uygun yardımcılarına devretse dahi, bu kişilerin iş gördükleri esnada alacaklı tarafa verdikleri zararları tazmin etmek zorundadır. Türk Borçlar Kanunu m. 116/2 uyarınca, kural olarak yardımcı şahısların eylemlerinden doğan mesuliyet önceden varılan bir mutabakatla tamamen ya da kısmen bertaraf edilebilir. Buna karşın, yürütülmesi kanun veya yetkili mercilerin iznine bağlanmış uzmanlık gerektiren meslek ve hizmetlerde, borçlunun yardımcı şahısların eylemlerinden mesul olmayacağına ilişkin anlaşmalar Türk Borçlar Kanunu m. 116/3 gereği kesin hükümsüzdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

Haksız Fiil ve Adam Çalıştıranın Sorumluluğu Esasları

Haksız eylem sorumluluğunu düzenleyen Türk Borçlar Kanunu m. 49 uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı davranışıyla başkasına zarar veren fail bu zararı tazminle mükelleftir; doğrudan yasaklayıcı bir kural bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille bilerek ve isteyerek zarar verilmesi durumunda da tazmin borcu doğar. Çalışan istihdam edenler yönünden ise Türk Borçlar Kanunu m. 66/1 gereği, personelin görevi esnasında üçüncü kişilere verdiği zararın karşılanması esastır. İşveren; personelini seçmede, görev talimatı vermede, gözetim ve denetim faaliyetinde zararı önleyecek gerekli özeni sarf ettiğini kanıtlarsa sorumluluktan kurtulabilir. Ancak bir işletme bünyesinde istihdam sağlayan kişi, Türk Borçlar Kanunu m. 66/3 uyarınca, işletme organizasyonunun ve çalışma düzeninin zararın önüne geçmeye elverişli bulunduğunu kanıtlamadıkça faaliyetten doğan zararlardan sorumlu kalmaya devam eder.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. 2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü

Satış Sözleşmesinde Zapttan ve Ayıptan Sorumsuzluk Sınırları

Satış ilişkisinde zapta karşı sorumluluk Türk Borçlar Kanunu m. 214 hükümleri uyarınca değerlendirilir. Satılanın alıcının elinden alınması riskini sözleşmenin yapıldığı anda bilen alıcı karşısında satıcı, bu tehlikeyi ayrıca taahhüt etmemişse sorumlu tutulmaz. Buna karşılık Türk Borçlar Kanunu m. 214/3 uyarınca satıcı, üçüncü şahsın üstün hakkını gizlemişse, zapta karşı sorumluluğu sınırlayan veya tümüyle bertaraf eden kayıtlar kesin hükümsüzdür. Ayıba ilişkin hükümlerde de benzer bir koruma mevcuttur; Türk Borçlar Kanunu m. 221 uyarınca satılanın ayıplı devrinde satıcı ağır kusurlu davranmışsa, ayıptan doğan mesuliyeti kaldıran ya da daraltan her türlü şart kesin olarak geçersizdir. Dahası Türk Borçlar Kanunu m. 225 gereğince ağır kusuru bulunan veya mesleği gereği ayıbı bilmesi gereken satıcı, süresinde bildirimde bulunulmadığı savunmasıyla sorumluluktan kısmen dahi kurtulamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 214Kaynağı aç
MADDE 214- Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu sırada biliyor idiyse satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça bundan dolayı sorumlu olmaz. Satıcı, üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğunu kaldırma veya sınırlama konusunda yapılmış olan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. 2. Yargılama usulü a. Davanın bildirimi
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 221Kaynağı aç
MADDE 221- Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. 3. Alıcının bildiği ayıplar
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 225Kaynağı aç
MADDE 225- Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir. 6. Satılanın başka yerden gönderilmesi
Borçlunun ağır kusurundan sorumsuzluk kararlaştırılabilir mi?

Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar Türk Borçlar Kanunu m. 115/1 uyarınca kesin olarak hükümsüzdür.

Hizmet sözleşmesinde borçlu için sorumsuzluk anlaşması yapılabilir mi?

Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borcu sebebiyle sorumlu olmayacağına yönelik önceden yaptığı her türlü anlaşma Türk Borçlar Kanunu m. 115/2 gereğince kesin olarak hükümsüzdür.

Yardımcı kişilerin fiillerinden doğan sorumluluk anlaşmayla kaldırılabilir mi?

Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk kural olarak önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir; ancak uzmanlığı gerektiren iş kanun veya yetkili makam izniyle yürütülüyorsa bu anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Satış sözleşmesinde ayıptan sorumsuzluk anlaşması ne zaman geçersizdir?

Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma Türk Borçlar Kanunu m. 221 uyarınca kesin olarak hükümsüzdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu