Yaralama Suçunda Maddi ve Manevi Tazminat Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Yaralama Suçunda Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Yaralama Eyleminde Tazminat Sorumluluğu

Kasten veya taksirle yaralama fiiline maruz kalan kişi, yaralama fiilini gerçekleştiren kişiye karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Kişinin bedensel bütünlüğünün haksız bir eylemle zedelenmesi, failin tazminat sorumluluğunu doğurur.

Ceza Yargılaması ile Hukuk Davası Arasındaki İlişki

Ceza davası açılmadan önce de hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Açılan hukuk davasında mahkemece ceza yargılaması bekletici mesele yapılabileceği gibi haksız fiilin ispatlandığına kanaat getirilmesi durumunda dava ceza dosyasının neticesi beklenmeden sonuçlandırılabilir ve davalı aleyhine tazminata hükmedilebilir.

Yaralama eylemi ceza mahkemesinde mahkûmiyetle sonuçlanmış ve failin suçu sabit görülmüşse, cezası seçenek yaptırımlara çevrilmiş veya ertelenmiş olsa dahi yaralanan kişi hukuk davasında haksız fiilin varlığını yeniden ispatlamak zorunda değildir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 74. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı ve ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
MADDE 74- Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. II. Tazminat hükmünün değiştirilmesi

Şikâyet Koşulu ve Tazminat Talebi

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralamalarda ceza soruşturması ve kovuşturması şikâyete bağlı tutulmuş olsa dahi, mağdur ceza soruşturması kapsamında şikâyetçi olmasa bile hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilir.

Maddi Tazminat Talebi ve Kapsamı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi uyarınca bedensel zararlar özellikle tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları kapsar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi

Yaralama fiili neticesinde işine gidemeyen, ücretsiz izin alan, serbest meslek erbabı olup işlerini bizzat takip edemediği için gelir kaybına uğrayan veya hastane masrafları yapan kişiler; bu zararlarını belgelendirmeleri ve ispatlamaları şartıyla maddi tazminat olarak talep edebilir ve zararın doğduğu andan itibaren faiz işletilmesini isteyebilir.

Manevi Tazminatın Şartları ve Kapsamı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bedensel bütünlüğü zedelenen kişi lehine somut olayın nitelikleri dikkate alınarak hâkim tarafından uygun bir manevi tazminat tutarı belirlenebilir. Yaralama eylemine maruz kalan davacının manevi tazminat elde edebilmesi için haksız eylemi ve bu eylem sebebiyle manevi zarara uğradığını kanıtlaması gerekir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet

Aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamında, yaralanmanın ağır bedensel zarar boyutuna ulaşması durumunda veya ölüm gerçekleştiğinde, zarar görenin yahut vefat edenin yakınları lehine de manevi tazminat ödenmesine karar verilebilmektedir.

Müterafik Kusur Halinde Manevi Tazminat Hesabı

Taksirle yaralamaya dayalı manevi tazminat davalarında, olayın meydana gelmesinde davacının da müterafik kusurunun bulunması hâlinde tarafların kusur oranları gözetilerek hükmedilecek manevi tazminattan matematiksel olmamak üzere uygun bir indirim yapılması gerekir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2018/1428 Esas ve 2019/5127 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, birlikte kusur durumunda somut olaya ve hakkaniyete uygun indirim gözetilmeden karar verilmesi bozma sebebidir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/1428, K. 2019/5127Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2018/1428 E.  ,  2019/5127 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 31/10/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava; taksirle yaralama eylemi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalının sevk ve idaresindeki 07 S 0172 plakalı kamyoneti ile stabilize yoldan müvekkil …'un sevk ve idaresindeki 07 BLD 37 plakalı motosikletin seyir yolu olan ana yola kontrolsüz çıktığını, müvekkilinin davalının sevk ve idaresindeki kamyonete çarpmamak için fren yapması akabinde motosikleti ile devrildiğini ve yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, bu süreçte müvekkilinin bedensel ve ruhsal açıdan yıprandığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; olayda davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davacının manevi zarar gördüğünün sabit olması, olay tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve manevi tazminatın niteliği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 23/03/2016 tarihli raporda özetle; davalı sürücü …'in yönetimindeki kamyonet ile olay mahallinde bulunan stabilize alandan taşıt trafiğini kontrol etmeksizin hatalı ve tehlike tevlit eder tarzda yola çıkış yaparak motosiklet sürücüsü davacının seyir durumunu tehlikeye düşürdüğü, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olduğu gerekçesiyle %70 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü …'un ise, yönetimindeki motosiklet ile yola gereken dikkati vermemiş, hızını ve seyir durumunu mahal şartları ve yol durumuna göre ayarlamayıp dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmakla %30 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Şu halde; olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu, olay tarihi ve diğer ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat fazla olup, mahkemece kabul edilen manevi tazminat yönünden matematiksel olmamak üzere uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve bu durum bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Yaralama fiiline dayalı maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 16. maddesi gereğince haksız fiilden doğan tazminat davası; haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

Zamanaşımı Süreleri

Haksız fiil sorumluluğunda tazminat istemi failin ve zararın öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir. Bununla birlikte, tazminat istemi ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Ceza davası açılmadan önce tazminat davası açılabilir mi?

Ceza davası açılmadan önce de hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir; hâkim haksız fiilin ispatlandığına kanaat getirirse ceza yargılamasını beklemeden davayı sonuçlandırabilir.

Ceza mahkemesinde şikâyetçi olmamak tazminat hakkını düşürür mü?

Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralamalarda ceza soruşturmasında şikâyetçi olunmasa dahi hukuk mahkemesinde tazminat davası açılabilir.

Yaralama fiilinde hangi maddi zararlar talep edilebilir?

Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar belgelendirilmek şartıyla maddi tazminat olarak istenebilir.

Yaralanan kişinin yakınları manevi tazminat isteyebilir mi?

Yaralanan kişinin yakınlarının manevi tazminat talep edebilmesi için Türk Borçlar Kanununun 56. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinin gerçekleşmiş olması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu