Bedensel zararlar, haksız bir fiil ya da sözleşmeye aykırılık sonucu kişinin vücut bütünlüğünün zedelenmesiyle doğan maddi ve manevi eksilmeleri ifade eder. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereğince bedensel zararlar özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan meydana gelir. Vücut bütünlüğü ihlale uğrayan kimse bu zararlarının giderilmesi amacıyla maddi tazminat davası açabileceği gibi duyduğu acı ve elemin telafisi için manevi tazminat talebinde de bulunabilir. 6098 sayılı Kanun'un 55. maddesi uyarınca bedensel zararlar sorumluluk hukuku ilkelerine ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre hesaplanır. Aynı hüküm uyarınca bu kurallar, idarenin sorumlu olduğu sebepler ile her türlü idari eylem ve işlemlerin yol açtığı vücut bütünlüğünün yitirilmesine bağlı tazminat davalarında da uygulanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 55Kaynağı aç
Maddi Zararın Hesaplanması ve Kapsamı
Bedensel zararlarda maddi tazminat miktarı belirlenirken kişinin fiilen maruz kaldığı tedavi masrafları, çalışamadığı dönemdeki kazanç kayıpları ve gelecekteki çalışma gücü eksilmeleri esas alınır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/4030 Esas, 2024/2349 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, bedensel zararlarda hesaplanan tazminat miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz; tazminatın üst sınırı gerçek zararla sınırlıdır. Ayrıca kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler de bedensel zararların belirlenmesinde gözetilemez ve hesaplanan zarar veya tazminattan indirilemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4030, K. 2024/2349Kaynağı aç
Vücut bütünlüğü ihlal edilen kişinin çalışma gücünde fiilen bir azalma meydana gelmese dahi ekonomik geleceğinin sarsılması mümkündür. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/24918 Esas, 2017/5131 Karar sayılı ilamına göre ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar müstakbel zararlar niteliğinde olup, kişinin iş piyasasında yeni bir iş bulmakta ya da mevcut işini korumakta güçlük çekmesi veya aynı işi yapabilmek için ihlalden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalması hallerinde uzman bilirkişi marifetiyle hesaplanmalıdır. Söz gelimi trafik kazası neticesinde bacak ve omzundan yaralanan 22 yaşındaki bir profesyonel futbolcunun yaralanmasının yalnızca mesleğe kabulde değil, mesleğinde yükselmesinde ve kariyer basamaklarındaki etkileri de değerlendirilerek bu zarar kalemi saptanmalıdır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/24918, K. 2017/5131Kaynağı aç
Bedensel zarara maruz kalan küçüklerin uğradığı kayıplar bakımından Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/4030 Esas, 2024/2349 Karar sayılı ilamı özel ilkeler getirmiştir. Sürekli iş gücü kaybına uğrayan küçüğün on sekiz yaşına kadarki kaybı efor tazminatı olarak hesaplanmalıdır. Mağdurun sürekli bakıma muhtaç bulunması durumunda ise brüt asgari ücret üzerinden tespit edilen bakıcı giderlerinden hakkaniyet gerekçesiyle indirim yapılamaz. Zarar gören küçüğün bakımının aile bireyleri tarafından üstlenilmesi, sorumluluğu fail lehine hafifleten bir gerekçe olarak kullanılamaz.
Tazminatın Belirlenmesi, Ödenme Biçimi ve İndirim Halleri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hâkim, tazminatın kapsamı ile ödeme yöntemini olayın niteliğini ve tarafların kusur durumunu değerlendirerek tayin eder; ödemenin irat biçiminde kararlaştırılması halinde borçlunun teminat sunması gerekir. Bedensel zararlarda tazminat miktarından indirim yapılması ise kanunun 51 ve 52. maddelerindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; mağdurun eyleme onay vermesi, zararın oluşumunda yahut çoğalmasında payının bulunması ya da borçlunun hukuki durumunun güçleşmesine sebebiyet vermesi hallerinde mahkemece tazminat tutarı indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 51Kaynağı aç
6098 sayılı Kanun'un 52. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, zarara yalnızca hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü bu tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hâkim tazminattan indirim yapabilir. Buna karşılık aile bireylerinin zarar görene fiili bakım sağlaması gibi durumlar haksız fiil sorumlusu yararına bir hakkaniyet indirimi sebebi oluşturmaz.
Bedensel Zararlarda Manevi Tazminat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişi olayın somut özellikleri dikkate alınarak adil bir meblağın manevi tazminat olarak verilmesini isteyebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar yahut ölüm hallerinde, zarar görenin ya da vefat edenin yakınlarına da uygun miktarda bir manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/4030 Esas, 2024/2349 Karar sayılı ilamı gereğince manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı eksilmesini telafi etmeyi amaçlayan bir tazmin türü de değildir; zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmin duygusunu sağlamaya yönelik özgün bir işleve sahiptir. Takdir edilecek manevi tazminat tutarı; somut olayın özellikleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü ile duyulan elem ve ızdırap gözetilerek hak ve adalete uygun şekilde belirlenmelidir.
Sağlık Hizmetlerinde Hekimin ve Hastanenin Özen Yükümlülüğü
Tıbbi müdahalelerden doğan bedensel zararlarda sorumluluk vekalet sözleşmesi ve istihdam eden ilkelerine dayanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/4030 Esas, 2024/2349 Karar sayılı ilamına göre, vekalet sözleşmesinde mesleki iş gören hekim ve istihdam eden sıfatıyla sağlık kuruluşu en hafif kusurundan dahi sorumludur. Vekil kural olarak yöneldiği tıbbi sonucun elde edilememesinden sorumlu tutulmasa da bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, iş ve işlemlerin özenli olmamasından doğan zararlardan ötürü sorumluluk altındadır. Hekim ve hastane, hastanın durumunu zamanında ve gecikmeksizin belirlemek, somut olayın gerektirdiği tüm önlemleri eksiksiz almak, asgari düzeyde tereddüt doğuran hallerde araştırmaları tamamlayıp koruyucu tedbirleri uygulamak ve hastayı riske atmayacak en emin tedavi yolunu seçmekle yükümlüdür.
Yargılama Usulü, Arabuluculuk ve Geçici Ödemeler
Bedensel zarara uğrayan mağdurun dava süresince korunması için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 76. maddesinde geçici ödeme düzenlenmiştir. Zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da bunu gerektirmesi hâlinde hâkim, istem üzerine davalının geçici bir ödeme yapmasına hükmedebilir. Davalının gerçekleştirdiği geçici ödemeler nihai kararla hükmedilen tazminattan mahsup edilir; mahkemece tazminata hükmedilmemesi durumunda ise hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri yasal faiziyle birlikte geri vermesine karar verir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 76Kaynağı aç
Bedensel zarara yol açan uyuşmazlığın ticari dava mahiyeti taşıması halinde dava şartı arabuluculuk süreci işletilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca, para alacağı veya tazminat istemli ticari davalar bakımından mahkemeye başvurulmadan önce arabuluculuk yoluna gidilmesi bir dava şartı olarak öngörülmüştür. Arabulucu, kendisine tevdi edilen uyuşmazlığı altı haftalık yasal sürede neticelendirir; zorunlu durumlarda bu süreye en çok iki haftalık ekleme yapılabilir. Yargılama aşamalarının takibinde ise Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/4030 Esas, 2024/2349 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde kural olarak ileri sürülemeyeceği ilkesi uygulanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Ceza Yargılamasının Etkisi
Bedensel zararlardan kaynaklanan davalarda adli yargı kolunda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. İdari eylem ve işlemlerden kaynaklanan vücut bütünlüğü ihlalleri idare mahkemelerinde, iş ve sosyal güvenlik ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde, ticari taşıma faaliyetinden doğan tazminat talepleri ise ticaret mahkemelerinde görülür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, failin kusurlu bulunup bulunmadığını ve temyiz kudretini değerlendirirken ceza mevzuatının sorumluluk kuralları veya ceza mahkemesince verilmiş beraat hükümleriyle bağlı tutulamaz. Benzer biçimde ceza mahkemesinin kusur derecesi veya zarar miktarına ilişkin saptamaları da hukuk yargılamasını bağlamaz; takipsizlik veya kusursuzluk kararları bulunsa bile hukuk mahkemesi sorumluluğu bağımsızca karara bağlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
Yetkili yargı yerinin belirlenmesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesindeki genel kural gereğince davanın ikame edildiği anda davalının ikametgâhı mahkemesi yetkilidir. Bunun yanı sıra haksız fiile dayalı tazminat uyuşmazlıklarında anılan kanunun 16. maddesi gereğince hukuka aykırı fiilin vuku bulduğu, zararın doğduğu ya da doğma olasılığının mevcut olduğu yer veya zarar görenin kendi yerleşim yeri mahkemesi nezdinde de dava açılabilmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
Dava Açma Süresi ve Zamanaşımı
Bedensel zararlardan kaynaklanan tazminat talepleri bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesindeki zamanaşımı hükümleri tatbik edilir. İlgili kural uyarınca talep hakkı, mağdurun zararı ve sorumluyu öğrendiği andan itibaren iki yıl ve her durumda eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıllık sürenin dolmasıyla zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte tazminat konusu eylem ceza kanunları kapsamında daha uzun bir zamanaşımına tabi bir suça vücut veriyorsa, tazminat davasında da ceza zamanaşımı süresi geçerli olur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
Ağır bedensel zarar halinde yaralanan kişinin yakınları manevi tazminat talep edebilir mi?
Evet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınları da uygun bir manevi tazminat talebinde bulunabilir.
Çalışma gücünde fiili eksilme olmasa bile ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı istenebilir mi?
Evet, çalışma gücünde fiili bir azalma meydana gelmese dahi iş bulmanın zorlaşması, mevcut işin korunmasında güçlük çekilmesi veya kariyer gelişiminin engellenmesi hallerinde ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat uzman bilirkişi marifetiyle belirlenerek talep edilebilir.
Dava devam ederken acil tedavi ve bakım giderleri için geçici ödeme alınabilir mi?
Zarar görenin iddiasının haklılığına ilişkin inandırıcı kanıt sunması ve ekonomik durumunun gerektirmesi hâlinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca mahkemece davalının geçici ödeme yapmasına karar verilebilir.
Bedensel zarara dayalı haksız fiil davası hangi mahkemelerde açılabilir?
Dava, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin kendi yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

