Taşınmaz Satışında Gizli Ayıp ve Satıcının Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Taşınmaz Satışında Gizli Ayıp ve Satıcının Sorumluluğu

Taşınmaz Satışında Satıcının Ayıptan Sorumluluğunun Kapsamı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219 uyarınca satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu gibi; taşınmazın nitelik veya niceliğini etkileyen, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının beklediği faydaları ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki veya ekonomik ayıplardan da sorumludur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumluluktan kurtulamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 219Kaynağı aç
MADDE 219- Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. b. Hayvan satışında

Türk Borçlar Kanunu m. 221 hükmü gereğince, satıcı satılanı ayıplı devretmekte ağır kusurlu ise ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her türlü sözleşme kaydı kesin olarak hükümsüzdür. Satıcının taşınmazdaki riskleri, ruhsata aykırılıkları veya yapısal eksiklikleri bilerek kasten sakladığı durumlarda sözleşmeye konulmuş sorumsuzluk kayıtlarına dayanılamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 221Kaynağı aç
MADDE 221- Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. 3. Alıcının bildiği ayıplar

Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti

Taşınmaz satışlarında açık ayıplar bakımından Türk Borçlar Kanunu m. 223/1 uyarınca alıcı, devraldığı taşınmazın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve bir ayıp gördüğünde bunu uygun süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirme ve bildirim külfetini ihmal ederse taşınmazı mevcut haliyle kabul etmiş sayılır ve sonradan açık ayıba dayalı talepte bulunamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 223Kaynağı aç
MADDE 223- Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. b. Hayvan satışında

Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak nitelikteki gizli ayıplarda ise Türk Borçlar Kanunu m. 223/2 uyarınca genel ihmal kuralı işletilmez. Gizli ayıbın mevcudiyeti sonradan anlaşıldığı takdirde durumun derhal satıcıya bildirilmesi zorunludur. Ayıbın gecikmeksizin bildirilmemesi halinde taşınmaz bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır; zamanında ve usulüne uygun ihbarda bulunmayan alıcı sözleşmeden dönme, bedel indirimi veya tazminat haklarını yitirir.

Taşınmazdaki ayıbın varlığını ve satıcıya yapılan ihbarın yasal süresi içinde gerçekleştirildiğini ispat etme yükümlülüğü alıcıya aittir.

Alıcının Seçimlik Hakları ve Kullanım Şartları

Satıcının ayıptan sorumlu olduğu durumlarda alıcı, Türk Borçlar Kanunu m. 227 uyarınca sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı masraf gerektirmediği sürece giderleri satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım talep etme veya imkân varsa ayıpsız benzeriyle değişim isteme haklarına sahiptir. Bu seçimlik hakların yanı sıra alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır. Bedel indirimi yoluna gidildiğinde, taşınmazın ayıplı hali ile ayıpsız teslim edilmesi gereken değeri arasındaki oran üzerinden tenzilat belirlenir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 227Kaynağı aç
MADDE 227- Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması

Türk Borçlar Kanunu m. 227/4-5 gereğince alıcı sözleşmeden dönme hakkını kullandığında durum dönmeyi haklı göstermiyorsa hâkim satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine hükmedebilir. Taşınmazın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı yalnızca sözleşmeden dönme veya taşınmazın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarını ileri sürebilir. Ücretsiz onarım hakkı satıcı bakımından orantısız ve aşırı bir külfet oluşturmadığı sürece kullanılabilir; onarım masraflarının taşınmazın değerine kıyasla aşırı yüksek olması durumunda bedel indirimi veya dönme seçenekleri devreye girer. Alıcının talep ettiği ücretsiz onarım makul sürede tamamlanmazsa diğer seçimlik haklara dönülebilir.

Türk Borçlar Kanunu m. 227/3 uyarınca satıcı, taşınmazın ayıpsız bir benzerini derhal temin edip alıcının uğradığı tüm zararı gidererek diğer seçimlik hakların kullanılmasını engelleme yetkisine sahiptir.

Sözleşmeden dönme kararı verildiğinde alıcı taşınmazın tapu devrini iade ederken; satıcı tahsil ettiği satış bedelini, tapu harçlarını, alım giderlerini ve mülk için yapılmış zorunlu masrafları yasal faiziyle geri ödemekle yükümlü tutulur. Alıcı, ödediği tutarlar karşılanana kadar taşınmaz üzerinde hapis hakkı kullanabilir veya teminat amacıyla ihtiyati tedbir talep edebilir.

Ağır Kusur, Kasıtlı Gizleme ve Yüzölçümü Eksikliği

Satıcının taşınmazdaki ayıpları bilerek, kasten ve aldatma kastıyla alıcıdan gizlediğinin belirlenmesi durumunda alıcı doğrudan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Taşınmazın fiziki sınırları ve alanı bakımından ise Türk Borçlar Kanunu m. 244/1-2 özel bir düzenleme getirmiştir. Aksine sözleşme bulunmadıkça taşınmaz sözleşmede kararlaştırılan yüzölçümünü kapsamıyorsa satıcı ortaya çıkan eksiklik sebebiyle alıcıya tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, satılan taşınmaz resmî bir ölçüme dayanılarak tapu siciline kaydedilmiş yüzölçümünü içermiyorsa, satıcı bu eksikliği ayrıca ve açıkça üstlenmedikçe tazminat sorumluluğu altına girmez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 244Kaynağı aç
MADDE 244- Aksine sözleşme olmadıkça, satılan taşınmaz, satış sözleşmesinde yazılı yüzölçümü tutarını kapsamıyorsa satıcı, eksiği için alıcıya tazminat ödemekle yükümlüdür. Satılan taşınmaz, resmî bir ölçüme dayanılarak tapu siciline yazılmış olan yüzölçümü tutarını içermiyorsa satıcı, özellikle üstlenmiş olmadıkça tazminat ile yükümlü değildir. Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın ve satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. III. Yarar ve hasar

Zamanaşımı Süreleri ve Ağır Kusur İstisnası

Satılanın ayıbından doğan davalar Türk Borçlar Kanunu m. 231 uyarınca kural olarak taşınmazın alıcıya devrinden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte, Türk Borçlar Kanunu m. 244/3 gereğince bir yapının ayıplı olmasından kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yıl; satıcının ağır kusurunun bulunduğu hallerde ise yirmi yıldır. Satıcı taşınmazı ayıplı devretmekte ağır kusurluysa veya ayıpları kasten gizlemişse olağan zamanaşımı sürelerinden yararlanamaz ve zamanaşımı def'i ileri süremez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 231Kaynağı aç
MADDE 231- Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. C. Alıcının borçları I. Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması
Taşınmazda gizli ayıp fark edildiğinde satıcıya bildirim ne zaman yapılmalıdır?

Gizli ayıp ortaya çıktığında alıcının durumu gecikmeksizin ve hemen satıcıya bildirmesi gerekir; bildirim ihmal edilirse taşınmaz mevcut ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Taşınmazda gizli ayıp çıkması halinde alıcı hangi hakları talep edebilir?

Alıcı; sözleşmeden dönme, satış bedelinden indirim, aşırı masraf gerektirmiyorsa ücretsiz onarım veya imkân varsa ayıpsız benzeriyle değişim haklarından birini seçebilir ve genel hükümlere göre tazminat isteyebilir.

Satıcının ağır kusurlu olması zamanaşımı süresini nasıl etkiler?

Satıcı ayıplı devirde ağır kusurlu ise veya ayıbı hileyle gizlemişse olağan zamanaşımı sürelerinden yararlanamaz; yapının ayıplı olmasında zamanaşımı süresi yirmi yıla uzar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu