Yapay Zeka Kaynaklı Zararlar ve Türk Hukukunda Sorumluluk

by Avukat Erdal Ersoy
Yapay Zeka Kaynaklı Zararlar ve Türk Hukukunda Sorumluluk

Yapay Zeka ve Türk Sorumluluk Hukukunun Mevcut Durumu

Yapay zeka sistemlerinin neden olduğu zararlar, Türk hukukunda bu teknolojiye özgü bir mevzuat bulunmadığından mevcut genel sorumluluk hükümleri çerçevesinde ele alınmak zorundadır. Yapay zeka kaynaklı bir zararla karşılaşan kişinin hangi hukuki yola başvuracağı; zararın kaynağı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği ve yapay zekayı geliştiren ya da işleten kişinin konumuna göre farklılık göstermektedir.

Haksız Fiil Sorumluluğu: Temel Çerçeve

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, sorumluluk hukukunun temel taşını oluşturur: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kişi de, zarara yol açan fiili yasaklayan özel bir hukuk kuralı bulunmasa bile aynı yükümlülük altındadır. Bu genel haksız fiil hükmünün yapay zeka kaynaklı zararlara uygulanması, özellikle kusur unsurunun ve nedensellik bağının özerk karar alabilen sistemler söz konusu olduğunda geliştirici, işleten ve kullanıcı arasında nasıl belirleneceği bakımından önemli güçlükler doğurmaktadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

Adam Çalıştıranın Sorumluluğu: TBK m. 66

Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi, adam çalıştıranların çalışanlarının verdikleri zararlardan sorumluluğunu düzenler. Bu hükme göre adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Sorumluluktan kurtulma yolu da kanunda açıkça belirlenmiştir: çalışanı seçerken, işiyle ilgili talimat verirken ve gözetim ile denetimde bulunurken zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat eden adam çalıştıran, sorumluluktan kurtulabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
MADDE 66- Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. 2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu a. Giderim yükümlülüğü

Bir işletmede adam çalıştıran açısından kanun daha ağır bir ispat yükü öngörmektedir: işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıranın ödediği tazminat için zarar veren çalışana rücu hakkı ise yalnızca çalışanın bizzat sorumlu olduğu ölçüyle sınırlıdır. Bu hükümlerin yapay zeka işleticisine uygulanıp uygulanamayacağı, yapay zekanın hukuki konumunun henüz netlik kazanmamış olması nedeniyle ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir.

Tehlike Sorumluluğu: TBK m. 71

Türk Borçlar Kanunu'nun 71. maddesi, önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerin faaliyetlerinden doğan zararlara ilişkin genel tehlike sorumluluğunu düzenlemektedir. Bu madde kapsamında işletme sahibi ve varsa işleten, faaliyetten doğan zarardan müteselsilen sorumludur. Bir işletmenin önemli ölçüde tehlike arz edip etmediği belirli ölçütlerle belirlenir: işletmenin mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araç ya da güçler göz önünde tutulduğunda, uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, o işletme bu kapsamda kabul edilir. Kanun ayrıca herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arz eden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse söz konusu işletmenin de önemli ölçüde tehlike arz eden işletme sayılacağını belirtmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 71Kaynağı aç
MADDE 71- Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur. Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır. Belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklıdır. Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler. C. Zamanaşımı I. Kural

Tehlike sorumluluğunun önemli bir sonucu şudur: bu tür faaliyetlere hukuk düzenince izin verilmiş olması, zarar görenlerin tazminat talebinde bulunmasını engellemez; zarar görenler söz konusu faaliyetin sebep olduğu zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilir. Öte yandan belirli bir tehlike hâli için özel sorumluluk hükümleri öngörülmüşse bu özel hükümler saklı kalmaya devam eder.

Kusursuz Sorumluluk Türleri

Türk hukukunda kusursuz sorumluluk; hakkaniyet sorumluluğu, özen sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu olmak üzere üç temel başlık altında değerlendirilebilir. Bu ayrım, yapay zeka kaynaklı zararlarda hangi sorumluluk türüne başvurulacağını belirlerken önem kazanmaktadır.

Ürün Sorumluluğu ve Tüketici Hukuku Boyutu

Yapay zekanın bir mal olarak satılması ya da bir hizmet kapsamında sunulması hâlinde tüketici hukuku ve ürün güvenliği mevzuatı devreye gilebilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi, mal kavramını; alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmazlar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayrı maddi malları kapsayacak şekilde tanımlamaktadır. Doktrinde yapay zekanın bu tanım çerçevesinde, özellikle yazılım ve benzeri gayrı maddi mal ifadesi kapsamında mal sayılabileceği görüşü dile getirilmektedir; ancak bu, bağlayıcılığı bulunmayan bir doktrin görüşü niteliğindedir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Bakan: Gümrük ve Ticaret Bakanını, b) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını, c) Genel Müdür: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürünü, ç) Genel Müdürlük: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünü, d) Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu, e) İthalatçı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere mal veya hizmetleri ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını ticari veya mesleki amaçlarla ithal ederek satım, kira, finansal kiralama veya benzeri bir yolla piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiyi, f) Kalıcı veri saklayıcısı: Tüketicinin gönderdiği veya kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkân veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı ve benzeri her türlü araç veya ortamı, g) Konut finansmanı kuruluşu: Konut finansmanı kapsamında doğrudan tüketiciye kredi kullandıran ya da finansal kiralama yapan bankalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından konut finansmanı faaliyetinde bulunması uygun görülen finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketlerini, ğ) Kredi veren: Mevzuatı gereği tüketicilere kredi vermeye yetkili olan gerçek veya tüzel kişiyi, h) Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, i) Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, j) Teknik düzenleme: 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunda yer alan tanımı, k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, m) Tüketici örgütleri: Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakıf veya bunların üst kuruluşlarını, n) Üretici: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını üretenler ile mal üzerine markasını, unvanını veya herhangi bir ayırt edici işaretini koyarak kendisini üretici olarak gösteren gerçek veya tüzel kişiyi, ifade eder. İKİNCİ KISIM Genel Esaslar Temel ilkeler

Aynı kanun uyarınca hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen, mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu ifade etmektedir. Yapay zeka tabanlı hizmetlerin bu tanım kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği mevcut düzenlemeler çerçevesinde tartışmalı olmaya devam etmektedir. Kanunun üretici tanımı ise malı üretenler ile mal üzerine markasını, unvanını veya ayırt edici işaretini koyarak kendisini üretici olarak gösterenleri kapsamaktadır; yapay zeka geliştiricisinin bu tanıma dahil edilip edilemeyeceği ayrı bir değerlendirme gerektirmektedir.

Sözleşme ilişkisinin bulunduğu hâllerde alıcı, satıcıya sözleşmesel yollarla başvurabilmektedir. Buna karşılık sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği, aralarında sözleşme bağı bulunmayan üçüncü kişilerin yapay zekadan zarar görmesi durumunda satıcıya sözleşmesel yoldan talepte bulunmaları mümkün değildir.

7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, piyasaya sürülen ürünün hatalı olması ve bunun zarara yol açması hâlinde üreticinin sorumluluğunu düzenlemektedir. Yapay zeka ürünlerinin bu kanun kapsamında kusurlu ürün sayılıp sayılamayacağı ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorudur. Üreticinin sorumluluğuna gidilmesi için zarar ile hatalı ürün arasındaki nedensellik bağının zarar gören tarafından ispat edilmesi gerekmekte olup bu durum uygulamada önemli bir güçlük yaratabilmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Yapay zekadan zarar gören üçüncü kişiler kime karşı dava açabilir?

Yapay zeka geliştiricisi veya işleticisiyle herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmayan üçüncü kişiler, sözleşmenin nispiliği ilkesi nedeniyle bu kişilere sözleşmesel yoldan başvuramamaktadır. Bu durumda TBK m. 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu, TBK m. 66 kapsamında adam çalıştıranın sorumluluğu ve TBK m. 71 kapsamında tehlike sorumluluğu başvurulabilecek başlıca hukuki yollar arasında sayılmaktadır. Hangi yolun somut olayda uygulanabileceği, zarara yol açan faaliyetin ve tarafların hukuki konumunun ayrıca değerlendirilmesine bağlıdır.

Yapay zeka işletenin tehlike sorumluluğuna gidilebilir mi?

TBK m. 71 uyarınca, uzman kişinin tüm özeni göstermesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli nitelikteki işletmelerin sahip ve işletenleri müteselsil sorumluluk altındadır. Belirli bir yapay zeka sistemini çalıştıran bir işletmenin bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, sistemin mahiyetine ve faaliyetin yarattığı risk düzeyine göre belirlenmek durumundadır. Faaliyetin hukuk düzenince izinli olması bu sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Öte yandan belirli bir tehlike hâli için özel sorumluluk hükümleri öngörülmüşse, TBK m. 71/3 uyarınca o özel hükümler saklı kalmaya devam eder.

Yapay zeka bir mal veya hizmet olarak nitelendirilebilir mi?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesi, elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayrı maddi malları mal tanımı kapsamına almaktadır. Doktrinde yapay zekanın bu tanım çerçevesinde mal sayılabileceği görüşü bulunmakla birlikte bu konuda bağlayıcı bir yargı kararı veya özel yasal düzenleme mevcut değildir. Yapay zekanın bir hizmet olarak sunulması hâlinde ise kanunun hizmet tanımı değerlendirmeye dahil edilecektir.

Adam çalıştıran, yapay zekanın verdiği zarardan nasıl kurtulabilir?

TBK m. 66 uyarınca adam çalıştıran; çalışanı seçerken, işiyle ilgili talimat verirken ve gözetim ile denetimde bulunurken zararın doğmasını önlemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Bir işletme söz konusu olduğunda ise işletmenin çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunun da ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hükümlerin yapay zeka işleticisine uygulanıp uygulanamayacağı, yapay zekanın hukuki statüsü bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir.

Türk hukukunda yapay zekaya özgü bir mevzuat var mı?

Türk hukukunda yapay zekayı tanımlayan veya bu teknolojiye özgü sorumluluk kuralları öngören bir düzenleme henüz mevcut değildir. Bu nedenle yapay zeka kaynaklı zararlar, Türk Borçlar Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gibi genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu tespit Temmuz 2021 tarihli bir değerlendirmeye dayanmakta olup sonraki dönemde mevzuatta değişiklik gerçekleşmiş olabileceğinden güncel durumun ayrıca incelenmesi önem taşımaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu