Ölümlü Kazada Motorlu Kuryenin Tazminat Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Ölümlü Kazada Motorlu Kuryenin Tazminat Hakları

Motorlu kuryenin ölümüyle sonuçlanan bir trafik kazasında maddi zarar kalemleri ile manevi tazminat ayrı değerlendirilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 53, ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında özellikle cenaze giderlerini, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıpları ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıplarını sayar. Aynı Kanun’un 56. maddesine göre ölüm hâlinde ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Tazminat isteminin süresi ise 72. maddede, öğrenme ve fiil tarihine bağlı iki ve on yıllık zamanaşımı ile düzenlenir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. b. Bedensel zarar
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde

Ölüm hâlinde maddi zarar kalemleri

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 53, ölüm hâlinde uğranılan zararları sınırlı bir listeyi kapatır biçimde değil, özellikle diyerek düzenler. Bu çerçevede cenaze giderleri ayrı bir zarar kalemidir. Tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ise ölümün hemen gerçekleşmemiş olmasına bağlıdır. Üçüncü kalem, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradığı kayıplardır. Hüküm motorlu kuryeye özgü ayrı bir zarar türü kurmaz; motorlu kuryenin ölümü de ölüm hâline ilişkin bu çerçeve içinde değerlendirilir.

Manevi tazminat

Ölen motorlu kuryenin hayatta kalan yakınları, duydukları acı, elem ve üzüntü nedeniyle kazanın karşı tarafından manevi tazminat talep edebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 56 ise ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğini belirtir. Talebin ileri sürülmesi ile ödemeye hükmedilmesi aynı sonuç değildir; hüküm, uygun miktar konusunda verilen karara bağlıdır.

Aynı maddenin bedensel zarara ilişkin düzenlemesi ölüm hükmünden ayrıdır. Bir kimsenin bedensel bütünlüğü zedelendiğinde hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Bu fıkra, ölenin yakınlarına ilişkin ölüm hükmünün yerine geçmez.

Manevi tazminatın irat biçiminde ödenip ödenmeyeceği tartışmalıdır. Buna karşılık manevi tazminatın tek seferde ödenmesi yönünde bir uygulama bulunmaktadır. Bu tartışma, ödeme biçimlerinden birini kanuni zorunluluk olarak belirlemez.

Sorumluluğun koşulları ve nedensellik

Haksız fiilden doğan tazminat sorumluluğu için fiil, zarar, nedensellik bağı, hukuka aykırılık ve kusur birlikte aranır. Bu şartların tamamı tespit edilmeden tazminat sorumluluğu gündeme gelmez. Motorlu kuryenin ölümüyle sonuçlanan trafik kazası bakımından da karşı tarafın kusurunun bulunması, aranan şartlar arasında gösterilir.

Ölüm ile kaza arasındaki nedensellik bağı mücbir sebeple kesilebilir. Kasırganın bulunduğu bir yerde bir araba ile motorlu kuryenin çarpışması ve kuryenin hayatını kaybetmesi, mücbir sebep bulunduğu için nedensellik bağının kesildiği bir örnek olarak ele alınır. Bu örnek, mücbir sebebin bütün kazalara uygulanacak genel tanımını kurmaz.

Motorlu aracın işletenine ilişkin özel düzenleme

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında ya da bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesini ayrı tutar. Aracın bu şekilde işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ile bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hüküm, bütün motorlu araç işletenleri için ayrıca bir sorumluluk sonucu çıkarmadan, belirtilen işletme ilişkisine bağlıdır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması:[70]

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 85, sürücünün kusurunu işleten bakımından ayrı bir üçüncü kişi kusuru olarak bırakmaz. Aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusuru da işletenin kendi kusuru gibi değerlendirilir. Aynı sonuç, araç işleticisi teşebbüsün sahibi için de geçerlidir.

İşletilme hâlinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasında işletenin sorumlu tutulabilmesi ayrıca bir ispat şartına bağlanır. Zarar gören, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişiler bakımından kusur bulunduğunu ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmelidir. Bu ispat kuralı yalnızca işletilme hâlinde olmayan araç için geçerlidir.

Tazminat isteminde zamanaşımı

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 72 uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesi de istemi zamanaşımına uğratır. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır. Hangi ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı bu hükümde ayrıca gösterilmez.

Görevli ve yetkili mahkeme

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2, aksine bir düzenleme bulunmadıkça malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirtir. Bu genel görev kuralı, dava konusunun değer ve miktarına bağlı değildir. Ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan tazminat davalarına ilişkin ayrı görev cümlesi bu genel kuralın yerine konulamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
MADDE 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir. Ölüm veya vücut bütünlüğünün yitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında görev

Haksız fiilden doğan davalarda yetki bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 16 uygulanır. Haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Madde bu mahkemelerin de yetkili olduğunu düzenlediğinden, bunların tek yetkili mahkemeler olduğu sonucu çıkmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
MADDE 16- (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yetki sözleşmesi

Destekten yoksun kalmada gözetilen durumlar

Destekten yoksun kalma tazminatının takdirinde motorlu kuryenin geçindirdiği kişi sayısı, yardımda bulunduğu kişi sayısı ve bu kişiler bakımından hangi yükümlülüklerinin bulunduğu önem taşır. Bu hususlar, destek ilişkisinin kapsamını değerlendirirken dikkate alınır; kanunda gösterilen destekten yoksun kalma kaleminin yerine ayrı bir hesap yöntemi kurmaz.

Taleplerin aynı davada ileri sürülmesi

Destekten yoksun kalma, manevi tazminat ile cenaze ve hastane masrafı taleplerinin tamamı aynı dilekçede ve aynı davada ileri sürülebilir. Taleplerin birlikte açılabilmesi, her kalemin koşullarının ayrıca gerçekleştiği veya her talep hakkında aynı sonuca hükmedileceği anlamına gelmez.

Sık sorulan sorular

Ölümde manevi tazminata kendiliğinden hükmedilir mi?

Hayır. Yakınlar acı, elem ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat talep edebilir; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 56 ise uygun bir miktarın ödenmesine karar verilebileceğini düzenler.

Bedensel zarar ile ölüm aynı manevi tazminat hükmüne mi tabidir?

Hayır. Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkim, olayın özelliklerini gözeterek zarar görene manevi tazminat ödenmesine karar verebilir. Ölüm hâlindeki yakınlara ilişkin düzenleme bundan ayrıdır.

Cenaze ve tedavi giderleri hangi kapsamda zarar sayılır?

Cenaze giderleri ölüm hâlindeki zararlar arasında sayılır. Tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar, ölümün hemen gerçekleşmemiş olması şartına bağlıdır.

Tazminat istemi ne zaman zamanaşımına uğrar?

İstem, zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Daha uzun ceza zamanaşımı öngörülen cezayı gerektiren fiilde bu zamanaşımı uygulanır.

Haksız fiilde hangi mahkemeler yetkilidir?

Haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Bu yerler tek yetkili mahkeme olarak düzenlenmemiştir.

İşletilmeyen araçta işletenin sorumluluğu nasıl ispatlanır?

Zarar gören, işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişiler bakımından kusuru ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmelidir. Bu şart işletilme hâlinde olmayan araca ilişkindir.

Farklı tazminat talepleri aynı davada açılabilir mi?

Evet. Destekten yoksun kalma, manevi tazminat ile cenaze ve hastane masrafı talepleri tek dilekçede ve tek davada ileri sürülebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu