Yanlış Kan Nakli Kavramı ve Meydana Gelen Zararlar
Yanlış kan nakli veya kan ürünü uygulaması; hastaya verilmesi icap eden ürün yerine farklı kan grubundan, biyolojik uyumsuzluğu bulunan, etiketlemesi hatalı, başka bir hastaya ait olan, gereken testleri yapılmamış, saklama şartları bozulmuş ya da tıbbi lüzum bulunmayan kan veya kan bileşeninin verilmesi neticesinde hastanın zarara uğramasıdır. Kan grubunun hasta ile uyuşmaması, bilhassa ABO uyumsuzluğu hallerinde akut hemolitik transfüzyon reaksiyonuna, böbrek yetmezliğine, yaygın damar içi pıhtılaşmaya, dolaşım şokuna ve hastanın vefatına sebebiyet verebilir.
Komplikasyon Ayrımı ve Tıbbi Müdahalede Rıza
Kan transfüzyonunun ardından beliren her olumsuz netice komplikasyon şeklinde nitelendirilemez. Bir reaksiyonun komplikasyon kapsamında sayılabilmesi; kan ürününün doğru hastaya, uygun nitelikteki testlerin tamamlanmasının ardından, elverişli saklama şartlarında korunarak, hekim istemine istinaden, hasta kimliği teyit edilerek ve gerekli klinik takip yürütülerek tatbik edilmiş olmasına bağlıdır. Yanlış kan grubunun verilmesi veya numunelerin karıştırılması gibi hallerde komplikasyon değerlendirmesi yapılamaz.
Tıbbi müdahalelerde kural olarak hastanın rızasının bulunması gerekir. Hastanın küçük veya kısıtlı olması halinde veli yahut vasisinin iznine başvurulur. Buna karşılık, hastanın iradesini ortaya koyamayacak durumda bulunduğu veya acil hayati tehlikenin mevcut olduğu istisnai durumlarda rıza şartı aranmayabilir.
Hastane Yönetiminin Organizasyon ve Denetim Görevi
Kan ve Kan Ürünleri Yönetmeliği; kan ve bileşenlerine dair faaliyet yürüten bütün kamu kuruluşlarını, gerçek kişileri ve özel hukuk tüzel kişilerini kapsar. Bu çerçevede transfüzyon merkezlerinin standartları, kalite güvence programları ile çalışma esasları düzenlenmiştir. Kan, kan bileşenleri ve ürünlerinin alıcıya nakli hekim sorumluluğu ile denetimi altında yerine getirilir. İlgili kan bileşenlerinin temininden testine, saklanmasından dağıtımına ve uygulama sonrasındaki izleme geri bildirimlerine kadar olan süreç ilgili hizmet biriminin sorumluluğundadır.
Yanlış kan nakli olaylarında hukuki değerlendirme yalnızca uygulamayı yapan hemşire ya da istemi oluşturan hekim ile sınırlandırılamaz. Kan merkezi, transfüzyon birimi, laboratuvar, servis ve ameliyathane görevlileri, yoğun bakım personeli, hekim ve hastane idaresi bir bütün olarak ele alınır. Barkod altyapısının işletilmesi, hasta bilekliği kontrolleri, çift personel denetimi, elektronik ortamda istem süreci, laboratuvar doğrulaması ve personelin eğitimi hastane yönetiminin organizasyonel görevleri arasında yer alır.
Uygulama Güvenliği, Etiketleme ve Kayıtların Saklanması
Kan ürünü verilmeden önce hastanın kimlik bilgileri, kan grubu, ürün tipi ve torba numarası kontrol edilmelidir. Bilinci kapalı olan hastalarda ise hasta bilekliği, hasta dosyası ve elektronik sistem kayıtlarının birbiriyle karşılaştırılması icap eder. Ayrıca kan ve ürünlerinin tam izlenebilirliğini temin edecek biçimde etiketleme yapılması; etiket üzerinde ürün adı, hizmet birimi, ABO/Rh grubu, son kullanma tarihi ve depolama ısısı gibi verilerin bulunması zorunludur.
Kan ve Kan Ürünleri Yönetmeliği uyarınca istenmeyen ciddi olay; ürünlerin toplanmasından dağıtımına kadar olan aşamalarda meydana gelen ve hastanın ölümüne, hayati tehlikeye, kalıcı sakatlığa, iş göremezliğe veya hastanedeki yatış süresinin uzamasına sebebiyet verebilecek durumları ifade eder. Transfüzyon esnasında ateş, titreme, sırt veya bel ağrısı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü, nabız değişikliği, idrar renginde koyulaşma ya da döküntü görüldüğünde transfüzyon durdurulmalı, damar yolu açık bırakılmalı, hekime bildirilmeli, kan torbası muhafaza edilmeli ve olay kayıt altına alınmalıdır. Gelişen istenmeyen ciddi olaylar Sağlık Bakanlığına bildirilir.
Kan hizmet birimleri faaliyetlerine ilişkin kayıtları yazılı veya elektronik ortamda 15 yıl boyunca saklamakla yükümlüdür. Bağışçı test sonuçlarının elektronik ortamda 30 yıl muhafaza edilmesi gerekir. Kan ve kan ürünlerinin geriye dönük tam izlenebilirliğini sağlayacak bilgilerin ise 30 yıldan az olmamak üzere saklanması zorunludur.
Kamu Hastanelerinde İdareye Başvuru ve Dava Süreci
Kamu hastanelerinde gerçekleşen hatalı işlemler sebebiyle hakları ihlal edilen kişilerin idari yargıda dava açmadan önce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince idareye ön başvuruda bulunmaları zorunludur. Zarara uğrayanlar, söz konusu eylemleri yazılı bildirimle veya başka şekilde öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini talep etmelidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca, idareye yapılan başvurunun kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde bu işleme ilişkin tebligatı izleyen günden itibaren dava açılabilir. İdarenin başvuru hakkında otuz gün içinde herhangi bir cevap vermemesi durumunda ise bu otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren yasal dava açma süresi işlemeye başlar.
Sağlık Personelinin Cezai Sorumluluğu
Hatalı kan nakline yol açan sağlık çalışanlarının fiilleri Türk Ceza Kanunu kapsamında taksirle yaralama suçunu oluşturabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına yol açan fail, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak maddenin birinci fıkrası kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere, eylemin bilinçli taksirle gerçekleştirilmesi durumunda şikâyet aranmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Meydana gelen yaralanmanın ağırlığına göre ceza miktarı artırılır. 5237 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fiilin; duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, kemik kırığına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, hayati tehlikeye veya çocuğun vaktinden önce doğmasına yol açması durumunda temel ceza yarısı oranında artırılır. Üçüncü fıkraya göre ise fiilin iyileşme olanağı bulunmayan hastalığa veya bitkisel hayata, duyu veya organ işlevinin yitirilmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybına, yüzün sürekli değişimine yahut çocuğun düşmesine sebebiyet vermesi halinde belirlenen temel ceza bir kat artırılarak uygulanır.
Yanlış kan nakli tıbbi komplikasyon sayılır mı?
Bir transfüzyon reaksiyonunun komplikasyon sayılabilmesi için ürünün doğru hastaya, gerekli testler ve uygun saklama koşulları sağlanarak, hekim istemiyle ve kimlik doğrulaması yapılarak verilmesi şarttır; yanlış kan grubu verilmesi veya numunelerin karışması gibi durumlarda komplikasyon değerlendirmesi yapılamaz.
Kamu hastanesinde hatalı transfüzyon halinde dava nasıl açılır?
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulmalıdır. Başvurunun reddi veya otuz gün boyunca cevapsız kalması durumunda dava açılabilir.
Hatalı kan naklinde sağlık personeline hangi cezalar verilir?
5237 sayılı TCK'nin 89. maddesi gereğince taksirle yaralamaya neden olan kişi dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır; hayati tehlike gibi ikinci fıkradaki hallerde ceza yarısı oranında, organ kaybı veya bitkisel hayat gibi üçüncü fıkradaki hallerde ise bir kat artırılır.
Kan ve kan ürünlerine ait kayıtlar hastanede ne kadar saklanır?
Yönetmelik uyarınca hizmet birimlerinin faaliyet kayıtları 15 yıl, bağışçı test sonuçları elektronik ortamda 30 yıl ve tam izlenebilirliğe ilişkin veriler 30 yıldan az olmamak üzere saklanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

