Yangında Evi veya Arabası Yananların Tazminat Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Yangında Evi veya Arabası Yananların Tazminat Davası

Yangın Zararlarında İdarenin Hukuki Sorumluluğu

Orman yangını sebebiyle evi, arabası veya malvarlığı yanan kişiler, idarenin sorumluluğu çerçevesinde uğradıkları zararların ödenmesini talep edebilirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 125 hükmü uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Devletin yangını önleme, zamanında müdahale etme veya gerekli önlemleri alma görevlerini yerine getirmemesi halinde idarenin tazminat ödeme yükümlülüğü doğar.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
Madde 125 – İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir. (…) (Ek cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) (…)[68] Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar. (Değişik birinci cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Kanun, olağanüstü hallerde, (…)[69] seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. C. İdarenin kuruluşu 1. Merkezi idare

Ormanların korunması ve yangınlarla mücadele görevi 6831 sayılı Orman Kanunu m. 75 uyarınca orman idaresine yüklenmiştir. İlgili hüküm çerçevesinde orman idaresi; en çok beş yılda tahakkuk ettirilecek bir plan ve program dahilinde yangın emniyet yolları, kule ve kulübeler inşa etmek, haberleşmeyi tesis etmek ve yangın tehlikesinin yüksek olduğu bölgelerde yeterli alet ve donanıma sahip yangın ekipleri bulundurmakla mükellef kılınmıştır. 285 sayılı Tebliğ ise bu kapsamdaki yangın emniyet yolları, su havuzları ve kaynak planlamasının detaylarını belirlemektedir. Bu idari ödevlerin aksatılması durumunda hizmet kusuru çerçevesinde tazminat sorumluluğu tartışılır.

6831 sayılı ORMAN KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75 – (Değişik birinci fıkra:23/3/2023-7442/19 md.) Orman idaresi yangınları önlemek maksadıyla en çok beş yılda tahakkuk ettirilecek bir plan ve program dahilinde yangın emniyet yolları ve yangın kule ve kulübeleri yapmak ve bunları idare merkezlerine telli ve telsiz telefonla bağlamakla mükellef olduğu gibi yangın tehlikesinin fazla olduğu mıntıkalarda lüzum gördüğü yerlerde ve yeter miktarda yangın söndürme alet ve malzemesini havi motorlu vasıtalarla teçhiz ve takviye edilmiş yangın ekipleri bulundurur. (Ek : 24/5/2000 – 4569/1 md.) Orman yangınlarını önleme ve orman yangınlarıyla mücadele harcamaları için Orman Genel Müdürlüğü Katma Bütçesine yeterli miktarda ödenek konulur.

Devletin orman yangınlarındaki tazmin yükümlülüğü yalnızca hizmet kusuru ile sınırlı kalmayabilir. Koşullara göre kusur aranmaksızın tehlike sorumluluğu, fedakarlığın denkleştirilmesi ve üçüncü kişi fiillerinde sosyal risk ilkeleri kapsamında da idarenin tazmin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Öngörülebilir çevresel riskler ve tehlikeli faaliyetler bakımından mülkiyet ve yaşam hakkı kapsamında, idarenin gerekli düzenleyici, denetleyici ve operasyonel tedbirleri fiilen almasına yönelik pozitif yükümlülükleri yargı kararlarında değerlendirme konusu yapılabilmektedir.

Kundaklama ve Doğa Olaylarında Sorumluluğun Değerlendirilmesi

Yangının kundaklama veya üçüncü bir kişi tarafından çıkarılmış olması durumunda dahi idarenin sorumluluğu bütünüyle ortadan kalkmayabilir. Yangının yol açtığı zararın bireylerin üzerinde bırakılamayacak kadar ağır olduğu hallerde sosyal risk ilkesi uyarınca kusursuz tazmin yükümlülüğü doğabileceği gibi, söndürme çalışmalarına geç veya koordinasyonsuz müdahale edilmesi halinde hizmet kusuru da ileri sürülebilir.

İdarenin aşırı rüzgar, sıcaklık veya kuraklık gibi olağanüstü hava olaylarına dayanarak mücbir sebep savunmasında bulunması halinde yalnızca hava şartlarının varlığı yeterli görülmez. İdarenin meteorolojik koşulları öngörebilirliği ile yangını önleyici veya yayılmasını azaltıcı makul tedbirleri zamanında alıp almadığı denetlenir.

İdareye Başvuru Zorunluluğu ve Dava Açma Süreleri

Yangın sebebiyle idari yargıda tam yargı davası açılmadan önce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13/1 uyarınca ön karar sürecinin işletilmesi yasal bir zorunluluktur. Hakları ihlal edilenlerin, idari eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri gerekir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

İdareye yapılan tazminat başvurusunun kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde bu ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Yapılan başvuru hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde ise bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde idare mahkemesinde dava açılması mümkündür.

2577 sayılı Kanun m. 13/2 uyarınca, görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan davanın görev yönünden reddedilmesi halinde, sonradan idari yargı mercilerinde açılacak davalarda dava öncesinde idareye başvurma koşulu aranmaz.

İdari yargılama usulünde tam yargı davaları bakımından dava şartı niteliğinde zorunlu bir arabuluculuk kurumu düzenlenmemiştir. Zarar gören kişilerin dava açmadan evvel arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Davalı İdarenin Belirlenmesi

Orman yangınlarından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari eylem veya ihmal niteliği taşıdığından idari yargının görev alanına girer. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2/1-b uyarınca idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilenler idare mahkemelerinde tam yargı davası açabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.[3] 3. (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/185 md.) İdari davaların açılması:

Tazminat taleplerinde davalı olarak Tarım ve Orman Bakanlığı gösterilebilir; yangınla mücadele görev ve sorumluluğu ise özel bütçeli bir idare olan Orman Genel Müdürlüğü bünyesindedir. Davada yanlış idarenin hasım gösterilmesi halinde mahkeme davayı usulden reddetmez, husumeti re'sen düzelterek doğru idareyi hasım mevkiine alır.

Tam yargı davalarında yetkili mahkeme 2577 sayılı Kanun m. 36 hükmüne göre belirlenir. Zararın idarenin bir eyleminden veya hizmetinden doğması halinde öncelikle hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer idare mahkemesi yetkilidir; bunların bulunmaması durumunda ise zararın doğduğu idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer veya bunların mümkün olmaması halinde davacının ikametgahındaki idare mahkemesi yetkili olur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer. İdari mahkemesidir. Vergi uyuşmazlıklarında yetki:[28]

Tazminat Taleplerinin Niteliği ve Mahkeme Kararlarının Yerine Getirilmesi

Orman yangını neticesinde evi, arabası veya işyeri küle dönen, tarım ürünleri ve arazileri tahrip olan kişiler fiili hasarlarını ve uğradıkları gelir kayıplarını maddi tazminat olarak isteyebilirler. Bununla birlikte yangın felaketinin yol açtığı elem, ızdırap ve ruhsal sarsıntı sebebiyle manevi tazminat talebinde bulunulması da mümkündür.

Açılan tazminat davalarında talep edilmek kaydıyla faiz işletilebilir. Uygulamada faiz başlangıcı bakımından çoğunlukla olay tarihi esas alınmakla birlikte, idareye yapılan başvuru tarihini dikkate alan kararlar da bulunmaktadır.

2577 sayılı Kanun m. 28/1 hükmüne göre idare, mahkeme kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez. Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince, konusu belirli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ve giderler, davacının veya vekilinin bildireceği banka hesabına anılan süreler içinde yatırılır. Bu sürede ödeme yapılmazsa ilam genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:
Yangında evi veya arabası zarar görenler hangi mahkemede dava açmalıdır?

Orman yangınından kaynaklanan zararlar idari eylem niteliğinde olduğundan uyuşmazlık idari yargının görevindedir ve yetkili idare mahkemesinde tam yargı davası açılması gerekir.

Tam yargı davası açmadan önce idareye başvurmak şart mıdır?

Evet, 2577 sayılı Kanun m. 13 uyarınca zararın öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde olaydan itibaren beş yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapılması zorunludur.

Adli yargıda dava açılıp görevsizlik kararı verilirse idareye yeniden başvurmak gerekir mi?

Hayır, 2577 sayılı Kanun m. 13/2 gereğince adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde idari yargıda açılacak davada önceden idareye başvurma şartı aranmaz.

Yangın tazminatı için dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mudur?

Hayır, idari yargıda tam yargı davaları için düzenlenmiş zorunlu bir arabuluculuk şartı bulunmamaktadır.

Kundaklama sonucu çıkan orman yangınında idarenin tazminat sorumluluğu var mıdır?

Evet, yangın üçüncü bir kişi tarafından çıkarılsa dahi bireylerin katlanamayacağı boyuttaki ağır zararlarda sosyal risk ilkesi ve müdahaledeki ihmal veya koordinasyonsuzluk halinde hizmet kusuru uyarınca idarenin sorumluluğu doğabilir.

Dava dilekçesinde davalı idare yanlış gösterilirse dava doğrudan reddedilir mi?

Hayır, davanın yanlış hasma yöneltilmesi durumunda idare mahkemesi davayı hemen reddetmeyip husumeti re'sen düzeltme yetkisine sahiptir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu