Yabancıların Türkiye’deki Miras Hakları ve İntikal Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Yabancıların Türkiye’deki Miras Hakları ve İntikal Usulü

Yabancı uyruklu gerçek kişilerin Türkiye sınırları içerisinde yer alan taşınır ve taşınmaz mal varlıkları üzerinde mirasçı olabilme hakları 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile Türk Medeni Kanunu çerçevesinde temel kural olarak tanınmıştır. Yabancı bir mirasçı, Türkiye'de bulunan banka mevduatları, taşıtlar veya nakit para gibi taşınır değerlerin yanı sıra arsa, konut ve iş yeri gibi taşınmaz mallar üzerinde de miras hakkı öne sürebilir. Bununla birlikte yabancıların mirasçılık hakları sınırsız olmayıp yasal kısıtlamalara ve terekenin niteliğine göre değişen ikili usul rejimine tabidir. Türkiye'de yer alan ve hiçbir mirasçısı bulunmayan tereke ise kanun gereği Devlete kalır.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 20Kaynağı aç
MADDE 20 – (1) Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. (2) Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir. (3) Türkiye'de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır. (4) Ölüme bağlı tasarrufun şekline 7 nci madde hükmü uygulanır. Ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir. (5) Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunanın, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tâbidir. Aynî haklar

Miras Hukukunda Uygulanacak Hukukun Tespiti ve İkili Sistem

Yabancılık unsuru taşıyan miras ilişkilerinde uygulanacak hukuk 5718 sayılı Kanun'un 20. maddesinde ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur. Miras kural olarak miras bırakanın vefat anındaki milli hukukuna tabidir; bu doğrultuda para, banka mevduatı veya taşıt gibi taşınır malların intikali, mirasçıların kimler olduğunun tespiti ve paylaşım işlemleri murisin milli hukukuna göre belirlenir. Buna karşılık, Türkiye sınırları içerisinde yer alan taşınmazların intikali, mirasçılık oranları ve paylaşımı üzerinde münhasıran Türk hukuku uygulanır ve miras bırakanın kendi milli hukuku gayrimenkul paylaşımında nazara alınmaz. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler ise terekenin fiilen bulunduğu ülke hukukuna tabidir.

Taşınmaz Edinimindeki Yasal Sınırlar ve Askeri Yasak Bölgeler

Yabancı mirasçıların Türkiye'deki gayrimenkulleri adlarına tescil ettirebilmesi 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesinde öngörülen sınırlamalara uygundur. Bu kapsamda yalnızca kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla uluslararası ikili ilişkiler ve ülke menfaatleri doğrultusunda Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancılar taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilir. Yabancı gerçek kişilerin ülke genelinde edinebilecekleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplamı kişi başına en fazla 30 hektar olabilir ve özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu geçemez. Cumhurbaşkanı kişi başına ülke genelinde edinilebilecek 30 hektarlık miktarı iki katına kadar artırmaya yetkili olduğu gibi ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde taşınmaz edinimini ülke, kişi, coğrafi bölge, süre, sayı, oran, tür, nitelik, yüzölçüm ve miktar bakımından sınırlandırma, durdurma veya yasaklama yetkisine de sahiptir.

2644 sayılı TAPU KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35 – (Yeniden Düzenleme: 29/12/2005-5444/1 md.; Değişik: 3/5/2012-6302/1 md.) Kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler yönünden ve ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu gerçek kişiler Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Cumhurbaşkanı kişi başına ülke genelinde edinilebilecek miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.[4] Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri ancak özel kanun hükümleri çerçevesinde taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilirler. Bu ticaret şirketleri dışındakiler taşınmaz edinemez ve lehlerine sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu ticaret şirketleri ile yabancı uyruklu gerçek kişiler lehine taşınmaz rehni tesisinde bu maddede yer alan sınırlamalar uygulanmaz. Cumhurbaşkanı, ülke menfaatlerinin gerektiği hallerde yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinimlerini; ülke, kişi, coğrafi bölge, süre, sayı, oran, tür, nitelik, yüzölçüm ve miktar olarak belirleyebilir, sınırlandırabilir, kısmen veya tamamen durdurabilir veya yasaklayabilir.[5] Yabancı uyruklu gerçek kişiler ve yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, satın aldıkları yapısız taşınmazda geliştireceği projeyi iki yıl içinde ilgili Bakanlığın onayına sunmak zorundadır. İlgili Bakanlıkça başlama ve bitirilme süresi belirlenerek onaylanan proje tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmek üzere taşınmazın bulunduğu tapu müdürlüğüne gönderilir. Onaylanan projenin süresi içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ilgili Bakanlıkça takip edilir. Askeri yasak bölgeler, askeri güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ait harita ve koordinat değerleri bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ve bu yerlere ait değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri değişikliklerin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri ise İçişleri Bakanlığınca aynı sürede Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl sonra bu fıkra uyarınca gönderilen belge ve bilgilere göre tapu işlemleri yürütülür. Bu madde hükümlerine aykırı olarak edinilen, edinim amacına aykırı kullanıldığı ilgili Bakanlık ve idarelerce tespit edilen, süresi içinde ilgili Bakanlığa başvurulmayan veya süresi içinde projeleri gerçekleştirilmeyenler ile bu maddenin birinci fıkrası kapsamındaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilen taşınmazlar ve sınırlı ayni haklar, Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.

Miras kalan taşınmazın bulunduğu alan güvenlik mevzuatı yönünden de denetime tabidir. Birinci derece askeri yasak bölgelerde kalan taşınmazların yabancı gerçek kişilere devri veya intikali tamamen yasaktır. İkinci derece askeri yasak bölgeler ile özel güvenlik bölgelerinde ise Genelkurmay Başkanlığı veya valilikler tarafından izin verilmedikçe yabancıların mülk edinmesine müsaade edilmez. Tapu müdürlükleri yabancı uyruklu kişiler adına tescil işlemi tesis etmeden önce taşınmazın askeri yasak bölge veya özel güvenlik bölgesinde kalıp kalmadığını askeri makamlar veya harita sistemleri üzerinden re'sen inceler.

Tescil Edilemeyen Taşınmazlarda Tasfiye Usulü

Taşınmazın askeri yasak bölgede bulunması, yasal edinim sınırlarını aşması veya mirasçının Cumhurbaşkanınca belirlenen izinli ülke listesinde yer almaması yabancı mirasçının miras hakkını ortadan kaldırmaz. 2644 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca, kanuni sınırlamalar dışında kalarak miras yoluyla intikal eden taşınmazlar ve sınırlı ayni haklar için ilgilisine Maliye Bakanlığınca bir yılı geçmeyen bir tasfiye süresi verilir. Mirasçı tarafından bu süre içerisinde elden çıkarılmayan taşınmazlar idare veya valilik kanalıyla tasfiye edilerek bedele çevrilir ve elde edilen bedel hak sahibi yabancı mirasçıya ödenir.

Mirasçılık Belgesi Alınması ve Yurt Dışı Evraklarının Şartları

Tereke bünyesinde yabancılık unsuru bulunması, mirasçılardan en az birinin yabancı uyruklu olması veya sunulan belgelerin yurt dışı kaynaklı olması durumunda noterlerin mirasçılık belgesi düzenleme yetkisi bulunmaz. Yabancılık unsuru taşıyan veraset dosyalarında mirasçılık belgesi talebinin görevli Sulh Hukuk Mahkemesine yapılması zorunludur.

Yurt dışından getirilen doğum kayıtları, nüfus kayıt örnekleri veya ölüm belgelerinin Türk yargı mercileri ile idareleri önünde hüküm doğurabilmesi için belgenin düzenlendiği devlette Apostil şerhi ile onaylanması gerekir. Apostil sözleşmesine taraf olmayan bir ülkeden alınan evrakların ise Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluğu tarafından tasdik edilmiş olması aranır. Bu belgelerin tamamının yeminli tercüman tarafından hazırlanmış noter onaylı Türkçe çevirileriyle birlikte sunulması zorunludur.

Yabancı Mahkeme Kararlarının ve Vasiyetnamelerin Hükmü

Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilen ve o devlet kanunlarına göre kesinleşen ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi 5718 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca yetkili Türk mahkemesince tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Tenfiz kararı için ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmesi, kamu düzenine açıkça aykırı olmaması, davalının savunma haklarına riayet edilmiş olması ve karşılıklılık bulunması şarttır. Yabancı ilamın kesin delil veya kesin hüküm kabul edilmesi ya da ilama dayanılarak idari bir işlem yapılması ise 58. madde kapsamında tanıma usulüne tabidir; tanımada karşılıklılık şartı aranmaz. Yabancı mahkemelerin ihtilafsız kaza kararlarının tanınması da aynı usul ve şartlara göre yürütülür.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 54Kaynağı aç
MADDE 54 – (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması. Tebliğ ve itiraz
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
MADDE 50 – (1) Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. (2) Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir. Görev ve yetki
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 58Kaynağı aç
MADDE 58 – (1) Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz. (2) İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tâbidir. (3) Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye'de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır. Kesin hüküm ve kesin delil etkisi

Vasiyet etme ehliyeti 5718 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 5. fıkrası uyarınca miras bırakanın tasarrufu yaptığı andaki milli hukukuna göre tespit edilir. Ölüme bağlı tasarrufların şekli geçerliliğinde ise Kanunun 7. maddesi ile murisin milli hukuku esas alınır; bunun yanı sıra vasiyetnamenin yapıldığı ülke hukukuna, tasarruf anındaki veya ölüm anındaki ikametgah hukukuna ya da taşınmazlar bakımından taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna uygun tanzim edilen vasiyetnameler de şeklen geçerli kabul edilir. Yabancı ülkede mahkemece açılıp okunarak kesinleşen vasiyetnameler bakımından Türkiye'de Asliye Hukuk Mahkemesinde tanıma ve tenfiz davası açılması gerekirken, henüz resmi olarak açılmamış yabancı vasiyetnameler Türk Sulh Hukuk Mahkemesine sunularak vasiyetnamenin açılması ve okunması prosedürüne tabi tutulur.

Türkiye'de bulunan taşınmazlar üzerindeki vasiyet tasarruflarına Türk hukuku uygulanır; tasarrufun Türk Medeni Kanunu'nda yer alan saklı pay kurallarını ihlal etmesi halinde yasal mirasçılar Türkiye'de tenkis davası açabilir. Taşınır mallar üzerindeki vasiyetname tasarrufları ve saklı pay değerlendirmelerinde ise miras bırakanın milli hukuku uygulanır.

Vergilendirme, Temsil ve Mevduatlarda Zamanaşımı

Miras kalan taşınmazların tapuda mirasçılar adına tescil edilmesi veya murisin Türk bankalarındaki mevduatlarının çekilebilmesi için vergi dairesinden 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu kapsamında ilişik kesme belgesinin alınması şarttır. Verginin ödendiğini ya da muafiyet bulunduğunu tevsik eden bu belge sunulmadan Tapu Müdürlükleri mülkiyet devri yapamaz ve bankalar hak sahiplerine ödeme gerçekleştiremez.

Miras işlemlerini bizzat takip edemeyen yabancı mirasçılar süreci vekil aracılığıyla yürütebilirler. Taşınmaz mülkiyetini ve tereke tasarruflarını ilgilendiren vekaletnamelerin fotoğraflı olması ve Türk Noterlik Kanunu ile Borçlar Kanunu kurallarına uygun olarak düzenleme şeklinde tanzim edilmesi zorunludur. Yabancı mirasçılar bu vekaletnameleri Türkiye Cumhuriyeti Konsoloslukları veya Apostil şerhli yerel noterler aracılığıyla hazırlayabilirler.

Banka hesaplarında yer alan tereke alacaklarının takibinde zamanaşımı süreleri önem taşır. Türk bankacılık mevzuatı uyarınca bankalarda bulunan ve 10 yıl boyunca işlem görmeyen mevduat, yatırım ve namına yazılı hesaplar zamanaşımına uğrayarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilir.

Taşınmazlarda Ortaklığın Giderilmesi ve İhale Usulü

Türkiye'deki gayrimenkuller üzerinde mirasçıların anlaşamaması durumunda açılacak ortaklığın giderilmesi davasında Türk hukuku uygulanır ve görevli mahkeme taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesidir. Davanın açılabilmesi için Türk mahkemesinden temin edilmiş kesinleşmiş mirasçılık belgesi şarttır. Mirasçılardan birinin yabancı ülkede ikamet etmesi halinde tebligat işlemleri adli iş birliği anlaşmaları, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 25/a maddesi veya konsolosluk kanalıyla yürütülür.

Dava sonucunda taşınmazın icra yoluyla açık artırmada satılmasına karar verilirse yabancı mirasçı satış bedelinden payına düşen nakit tutarı tahsil edebilir. Yabancı mirasçının ihaleye girerek taşınmazı bizzat satın almak istemesi halinde ise taşınmazın askeri yasak bölgede bulunmaması, mirasçının Cumhurbaşkanınca belirlenen izinli ülke vatandaşı olması ve 30 hektarlık kanuni edinim sınırının aşılmaması şartları aranır.

Yabancılar noterden veraset ilamı alabilir mi?

Tereke veya mirasçılar bünyesinde yabancılık unsuru bulunması durumunda noterlerin veraset belgesi düzenleme yetkisi olmayıp başvurunun yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine yapılması zorunludur.

Askeri yasak bölgede kalan miras için hak kaybı yaşanır mı?

Taşınmaz askeri bölgede kalsa veya yabancının mülk edinim şartları sağlanamasa dahi miras hakkı düşmez; idarece verilecek sürede satılmayan taşınmaz idare kanalıyla nakde çevrilerek bedeli yabancı mirasçıya ödenir.

Banka hesapları için zamanaşımı süresi ne kadardır?

Türkiye'deki bankalarda bulunan ve 10 yıl boyunca hiçbir işlem görmeyen miras bırakanın hesapları zamanaşımına uğrayarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na aktarılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu