Velayet Kavramı ve Velayet Davasının Kapsamı
Velayet, ergin olmayan veya haklarında kısıtlılık kararı alınmış ergin çocuklar hakkında gerekli kararları alabilmek ve onların sorumluluklarını üstlenmek amacıyla anne ve babaya kanunun tanıdığı yetkidir. Velayet davası ise bir eşin çocuğun velayet durumuna ilişkin olarak diğer eşe karşı açtığı davadır. Bu uyuşmazlıklar velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesi, velayetin düzenlenmesi veya ortak velayetin düzenlenmesi talepleriyle mahkeme önüne getirilebilir.
Velayet talebi boşanma davası sürecinde ileri sürülebileceği gibi boşanma sonrasında veya velayetin değiştirilmesi talebiyle herhangi bir zamanda da bağımsız bir dava olarak açılabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Velayet davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde bu davalara Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.
Velayet davalarında çocuğun yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Velayetin değiştirilmesi davalarında ise yetkili mahkeme davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir.
Yargılama Usulü ve İnceleme İlkeleri
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 316/1-ç uyarınca velayet ve vesayete ilişkin dava ve işlerde basit yargılama usulü uygulanır. Ancak basit yargılama usulünde mahkemenin tarafları duruşmaya davet etmeksizin dosya üzerinden karar verebilmesine imkan tanıyan kural velayet davalarında uygulanmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 316Kaynağı aç
Velayete ilişkin uyuşmazlıklar kamu düzeniyle ilgilidir ve bu davalarda resen araştırma ilkesi geçerlidir. Davanın taraflarca kabulü tek başına hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemenin duruşmalı inceleme yaparak delilleri toplaması ve ayrıntılı araştırma yürütmesi gerekir.
Velayetin Belirlenmesi ve Değiştirilmesinde Dikkate Alınan Esaslar
Velayet davası açılması bakımından çocuğun yaşına ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. Çocuğun üstün yararına aykırı olmamak koşuluyla dört beş yaşına kadar çocuğun annede kalması gerektiği yargı kararlarında ifade edilmektedir.
Velayet davalarında ayırt etme gücüne sahip olan çocuğun fikrinin alınması zorunludur. Mahkeme gerekli gördüğü hallerde uzman görüşünden yararlanır; görevlendirilen uzman hem taraflarla hem de çocukla bizzat görüşerek rapor düzenler.
Velayetin değiştirilmesine karar verilebilmesi için sonradan ortaya çıkan yeni bir durumun bu değişikliği zorunlu kılması aranır; bu nitelikte bir olgu ispatlanamadığında dava reddedilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 183 uyarınca ebeveynlerden birinin yeniden evlenmesi, başka bir yere yerleşmesi veya vefat etmesi gibi değişen koşulların zorunlu kılması halinde hâkim, kendiliğinden ya da taraflardan birinin talebiyle uygun tedbirleri alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 183Kaynağı aç
Davaya İlişkin Usul İşlemleri ve Kanun Yolları
Açılmış olan velayet davasından feragat edilerek dava sonlandırılabilir. Davacı taraf ıslah yoluna başvurarak davanın türünü değiştirebilir veya talebini terditli hale getirebilir.
Velayet davaları adli tatilde açılabilir ve bu davaların duruşmaları adli tatil döneminde de görülebilir. Velayet davalarının takibi amacıyla avukata verilecek vekaletnamede özel yetki bulunması zorunlu olmayıp genel dava vekaletnamesi yeterlidir.
Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi davalarında, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 53/1 gereğince yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362/1-ç uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Velayetin değiştirilmesine ilişkin dava çekişmesiz yargı işi niteliğinde kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince bu davalarda verilen kararlar kesin niteliktedir ve temyiz edilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
Velayet Kararlarının İcrası
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367/2 uyarınca kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Bu hüküm doğrultusunda velayete ilişkin ilamlar kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği gibi, ilamda yer alan yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi feriler de asıl hüküm kesinleşmeden icraya konulamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
Velayet davası adli tatilde açılabilir mi?
Velayet davası adli tatil içinde açılabilir ve bu uyuşmazlıklara ilişkin duruşmalar adli tatil süresince de yürütülebilir.
Velayetin değiştirilmesi davasında istinaf kararına karşı temyize gidilebilir mi?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362/1-ç gereğince çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır; velayetin değiştirilmesi davaları da çekişmesiz yargı kapsamında görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyize başvurulamaz.
Velayet kararındaki vekalet ücreti kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367/2 uyarınca aile ve şahsın hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe takibe konulamaz; bu ilamlara bağlı vekalet ücreti ve yargılama giderleri de hüküm kesinleşmeden icra edilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

