Velayet Davası Açma Şartları ve Yargılama Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Velayet Davası Açma Şartları ve Yargılama Usulü

Velayet Kavramı ve Velayet Davasının Kapsamı

Velayet, ergin olmayan veya haklarında kısıtlılık kararı alınmış ergin çocuklar hakkında gerekli kararları alabilmek ve onların sorumluluklarını üstlenmek amacıyla anne ve babaya kanunun tanıdığı yetkidir. Velayet davası ise bir eşin çocuğun velayet durumuna ilişkin olarak diğer eşe karşı açtığı davadır. Bu uyuşmazlıklar velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesi, velayetin düzenlenmesi veya ortak velayetin düzenlenmesi talepleriyle mahkeme önüne getirilebilir.

Velayet talebi boşanma davası sürecinde ileri sürülebileceği gibi boşanma sonrasında veya velayetin değiştirilmesi talebiyle herhangi bir zamanda da bağımsız bir dava olarak açılabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Velayet davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde bu davalara Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakar.

Velayet davalarında çocuğun yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Velayetin değiştirilmesi davalarında ise yetkili mahkeme davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir.

Yargılama Usulü ve İnceleme İlkeleri

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 316/1-ç uyarınca velayet ve vesayete ilişkin dava ve işlerde basit yargılama usulü uygulanır. Ancak basit yargılama usulünde mahkemenin tarafları duruşmaya davet etmeksizin dosya üzerinden karar verebilmesine imkan tanıyan kural velayet davalarında uygulanmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 316Kaynağı aç
MADDE 316- (1) Basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır: a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler. b) Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler. c) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar. ç) Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler. d) Hizmet ilişkisinden doğan davalar. e) Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar. f) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. g) Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler. Dilekçelerin verilmesi

Velayete ilişkin uyuşmazlıklar kamu düzeniyle ilgilidir ve bu davalarda resen araştırma ilkesi geçerlidir. Davanın taraflarca kabulü tek başına hukuki sonuç doğurmaz. Mahkemenin duruşmalı inceleme yaparak delilleri toplaması ve ayrıntılı araştırma yürütmesi gerekir.

Velayetin Belirlenmesi ve Değiştirilmesinde Dikkate Alınan Esaslar

Velayet davası açılması bakımından çocuğun yaşına ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. Çocuğun üstün yararına aykırı olmamak koşuluyla dört beş yaşına kadar çocuğun annede kalması gerektiği yargı kararlarında ifade edilmektedir.

Velayet davalarında ayırt etme gücüne sahip olan çocuğun fikrinin alınması zorunludur. Mahkeme gerekli gördüğü hallerde uzman görüşünden yararlanır; görevlendirilen uzman hem taraflarla hem de çocukla bizzat görüşerek rapor düzenler.

Velayetin değiştirilmesine karar verilebilmesi için sonradan ortaya çıkan yeni bir durumun bu değişikliği zorunlu kılması aranır; bu nitelikte bir olgu ispatlanamadığında dava reddedilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 183 uyarınca ebeveynlerden birinin yeniden evlenmesi, başka bir yere yerleşmesi veya vefat etmesi gibi değişen koşulların zorunlu kılması halinde hâkim, kendiliğinden ya da taraflardan birinin talebiyle uygun tedbirleri alır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 183Kaynağı aç
Madde 183- Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. D. Boşanmada yargılama usulü

Davaya İlişkin Usul İşlemleri ve Kanun Yolları

Açılmış olan velayet davasından feragat edilerek dava sonlandırılabilir. Davacı taraf ıslah yoluna başvurarak davanın türünü değiştirebilir veya talebini terditli hale getirebilir.

Velayet davaları adli tatilde açılabilir ve bu davaların duruşmaları adli tatil döneminde de görülebilir. Velayet davalarının takibi amacıyla avukata verilecek vekaletnamede özel yetki bulunması zorunlu olmayıp genel dava vekaletnamesi yeterlidir.

Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi davalarında, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 53/1 gereğince yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362/1-ç uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Velayetin değiştirilmesine ilişkin dava çekişmesiz yargı işi niteliğinde kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesince bu davalarda verilen kararlar kesin niteliktedir ve temyiz edilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.[57] b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar. [58][59] c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar. ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar. d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar. e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar. f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar. g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar. (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Kanun yararına temyiz

Velayet Kararlarının İcrası

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367/2 uyarınca kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Bu hüküm doğrultusunda velayete ilişkin ilamlar kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği gibi, ilamda yer alan yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi feriler de asıl hüküm kesinleşmeden icraya konulamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
MADDE 367- (1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle temyiz
Velayet davası adli tatilde açılabilir mi?

Velayet davası adli tatil içinde açılabilir ve bu uyuşmazlıklara ilişkin duruşmalar adli tatil süresince de yürütülebilir.

Velayetin değiştirilmesi davasında istinaf kararına karşı temyize gidilebilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 362/1-ç gereğince çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır; velayetin değiştirilmesi davaları da çekişmesiz yargı kapsamında görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı temyize başvurulamaz.

Velayet kararındaki vekalet ücreti kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367/2 uyarınca aile ve şahsın hukukuna ilişkin hükümler kesinleşmedikçe takibe konulamaz; bu ilamlara bağlı vekalet ücreti ve yargılama giderleri de hüküm kesinleşmeden icra edilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu