Ortak çocuğun yurt dışına çıkarılmasında yalnızca bir seyahat durumu değil; velayet yetkisi, velayeti üstlenmeyen ebeveynin çocukla bağ kurmasını sağlayan kişisel ilişki hakkı ve her şeyin üzerinde çocuğun üstün yararı birlikte değerlendirilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesi uyarınca evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; dolayısıyla evlilik birliği sürerken çocuğun ülke dışına çıkışı kural olarak ebeveynlerin ortak iradesine dayanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 336Kaynağı aç
Evlilik Birliğinde ve Boşanma Durumunda Yurt Dışı Çıkışı
Ebeveynlerin evli olması halinde sınır kapılarında veya havayolu kontrollerinde diğer ebeveynin izin beyanını içeren noter onaylı muvafakatname aranabilir. Muvafakatname her durumda mutlak bir yasal zorunluluk teşkil etmese de sınır kapılarında ve havayolu prosedürlerinde fiilen talep edildiğinden, bu belgenin sunulamaması çıkışın engellenmesi riski doğurur. Havayolu denetimlerinde ve sınır kontrollerinde muvafakatnamenin yanı sıra pasaport, doğum belgesi, velayet kararı ve gerektiğinde tercüme edilmiş ek belgeler istenebilir; bu evrakların eksikliği halinde taşıyıcı firmalar binişi reddedebilir.
Noter onaylı muvafakatname düzenlenirken kural olarak çocuğun kimlik bilgileri, anne ve babanın kimlikleri, varsa velayet kararının örneği ve seyahate ilişkin temel bilgiler temin edilir. Muvafakatnamede geçerlilik süresi açıkça sınırlandırılmışsa o süre esas alınır; süre belirtilmemişse belgeyi kabul eden kurumlar tarih, ülke ve seyahat kapsamını somut olarak değerlendirir. Bu nedenle belgede seyahatin tek giriş mi yoksa çoklu giriş mi olduğu ve hangi tarih aralığını kapsadığı açıkça gösterilmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesine göre ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir; boşanmada ise velayet hâkim tarafından çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. Kanunun 182. maddesi gereğince mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler; ayrıca kararda kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Velayeti kullanan ebeveyn çocuğun eğitim ve yaşam düzenine dair kararları alabilir; ancak bu yetki diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını fiilen ortadan kaldıracak biçimde kullanılamaz. Mahkemeler velayet yetkisini sınırsız görmeyip çocuğun yararı ile sınırlandırır ve somut olayın koşullarına göre denge kurar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Yargı Kararlarında Seyahat Özgürlüğü ve Velayet Dengesi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/2-799 Esas ve 2013/389 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Anayasa'nın 23. maddesi uyarınca ilke olarak seyahat özgürlüğünün sürekli biçimde sınırlandırılması mümkün değildir; bu özgürlük ancak çocuğun korunması amacıyla tedbiren geçici bir süre sınırlandırılabilir. Ortak çocuğun yurt dışına kaçırılabileceği endişesiyle çıkışının süresiz biçimde yasaklanması velayet görevini yerine getirmeye engel teşkil edeceği gibi çocuğun seyahat özgürlüğünü de kısıtlar. Kişisel ilişki kurma hakkı hem anne ve baba hem de çocuk için tanınmış bir hak olup ana ve baba yararı ile çocuk yararı çatıştığında çocuğun yararına üstünlük tanınır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/2-799, K. 2013/389Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/3875 Esas ve 2023/2467 Karar sayılı kararına göre, velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi ve eşinin bulunduğu yurt dışına gidecek olması, velayet görevinin savsaklandığı veya kötü muamele bulunduğu ispatlanmadıkça tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez; çocuğun yaşı, anne şefkatine muhtaç olması ve kardeşlerin birlikteliği ilkesi de gözetilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3875, K. 2023/2467Kaynağı aç
Ortak Velayet ve Yurt Dışı Çıkışında Mahkeme İzni
Ortak velayette mahkemenin dikkate aldığı temel kriter, diğer ebeveynin izin vermemesinin çocuğun yararıyla ilişkilendirilip ilişkilendirilemediğidir. Yalnızca karşı tarafı zor durumda bırakmak amacıyla izin verilmemesi yargısal incelemede olumsuz karşılanabilir. Vize makamının diğer ebeveynin rızasının belirsizliği gerekçesiyle başvuruyu olumsuz sonuçlandırdığı hallerde, çocuğun yurt dışına çıkarılması için aile mahkemesinden izin talep edilebilir.
Mahkemeye başvuru bakımından güncel, somut ve korunmaya değer bir hukuki yararın varlığı aranır. Yalnızca ileride sorun çıkabileceği ihtimaliyle yapılan başvurular reddedilme riski taşır; vize reddi gibi somut bir engelin belgelenmesi talebin ciddiyetini güçlendirir. Vize reddinden sonra mahkemeden tedbir istenebilir; ancak tedbirin amacı yeni bir seyahat yaratmak değil, çocuğun eğitim dönemini kaçırmasını önlemek veya sağlık tedavisi için alternatif tarih belirlemek gibi mevcut hak kayıplarını engellemektir.
Kaçırılma Riski Karşısında Geçici Tedbirler ve İade Süreci
Çocuğun kaçırılma şüphesinin bulunduğu durumlarda diğer ebeveyn mahkemeden geçici tedbir talep edebilir. Tedbir isteminde soyut endişe yerine somut emareler aranır; tehdit içerikli mesajlar, dönüş tarihinin belirsiz bırakılması, pasaport işlemlerinin gizli yürütülmesi veya çocuğun okul kaydının aniden taşınması gibi olgular değerlendirilir. Mahkemeler, her yurt dışı planının kaçırma olmadığını ve kısa süreli ziyaretlerin çocuğun gelişimine katkı sunabileceğini dikkate alarak seyahat hakkını tamamen kaldıran genel yasaklar yerine somut riskle sınırlı, ölçülü tedbirlere yönelir.
Çocuğun fiilen yurt dışına çıkarılması halinde iade süreci uluslararası mekanizmalar üzerinden yürütülür. Bu süreçte delillerin eksiksiz toplanması ve başvurunun zaman kaybetmeksizin yapılması gerekir; gecikme yaşanması, çocuğun yeni düzene uyum sağladığı yönündeki iddiaları güçlendirebilir. Diğer taraftan çocuğun yurt dışına yerleşmesi velayeti kendiliğinden değiştirmez; ancak yerleşme kararı çocuğun düzenini ve diğer ebeveynle olan bağını ciddi biçimde zedeliyorsa velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişki düzeninin yeniden kurulması talep edilebilir.
Evli eşlerden biri çocuğu tek başına yurt dışına çıkarabilir mi?
Evlilik devam ederken velayet ana ve baba tarafından birlikte kullanıldığından çocuğun yurt dışına çıkışında ortak irade aranır; diğer ebeveynin noter onaylı muvafakatnamesinin ibraz edilememesi sınır kapısında veya havayolu kontrollerinde çıkışın engellenmesi riskini doğurur.
Velayet sahibi ebeveyn çocuğu serbestçe yurt dışına götürebilir mi?
Velayeti kullanan ebeveyn çocuğun yaşam düzenine dair kararları alabilse de bu yetki diğer ebeveynin kişisel ilişki hakkını fiilen ortadan kaldıracak biçimde kullanılamaz ve çocuğun üstün yararı ile sınırlıdır.
Yurt dışı çıkış muvafakatnamesinde süre belirtilmesi zorunlu mudur?
Muvafakatnamede süre açıkça sınırlandırılmışsa o süre geçerli olur; süre yazılmamışsa belgeyi inceleyen kurumlar tarih, ülke ve seyahat kapsamını somut olarak değerlendirdiğinden belgede tarih aralığı ile tek veya çoklu giriş durumunun belirtilmesi önem taşır.
Vize reddi halinde aile mahkemesinden çıkış izni istenebilir mi?
Vize makamının diğer ebeveynin rızasındaki belirsizlik gerekçesiyle başvuruyu olumsuz sonuçlandırması halinde, güncel ve somut bir hukuki yarar belgelenerek aile mahkemesinden yurt dışı çıkış izni veya hak kaybını önleyici tedbir talep edilebilir.
Çocuğun yurt dışına yerleşmesi velayetin değiştirilmesini gerektirir mi?
Yurt dışına yerleşme velayeti kendiliğinden değiştirmez; ancak bu durum çocuğun düzenini ve diğer ebeveynle olan bağını ciddi biçimde etkiliyorsa velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

