Vekaletname Nedir, Çeşitleri Nelerdir ve Nasıl Çıkarılır?

by Avukat Erdal Ersoy
Vekaletname Nedir, Çeşitleri Nelerdir ve Nasıl Çıkarılır?

Vekaletname Nedir ve Hukuki Niteliği Nasıldır?

Vekaletname, bir kimsenin belirli hukuki işlemleri kendi adına yürütmesi amacıyla bir başka kişiyi yetkilendirdiğini belgeleyen resmi bir araçtır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 502 uyarınca vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Kanunda ayrıca düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de niteliklerine uygun düştüğü ölçüde vekâlet hükümleri tatbik edilir. Vekil kural olarak üstlendiği görevi yürütürken taraflar arasında bir sözleşme veya ticari/hukuki bir teamül bulunması durumunda ücrete hak kazanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 502Kaynağı aç
MADDE 502- Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır. Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır. B. Kurulması

Vekâletin kapsamı taraflarca düzenlenen metinde veya sözleşmede açıkça sınırlandırılmamışsa, Türk Borçlar Kanunu m. 504 uyarınca görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Bu çerçevede vekâlet ilişkisi, vekilin üstlenmiş olduğu işin usulünce yerine getirilebilmesi için zorunlu ve gerekli olan hukuki işlemlerin tümünü yapma yetkisini bünyesinde barındırır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 504Kaynağı aç
MADDE 504- Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz. II. Vekilin borçları 1. Talimata uygun ifa

Kapsamına ve Yetki Yapısına Göre Vekalet Çeşitleri

Vekaletnameler, temsil yetkisinin genişliğine ve kullanım amacına göre genel (umumi), özel veya sınırlı olarak sınıflandırılır. Umumi vekaletnameler birden çok iş ve işlemde temsil olanağı verirken, özel vekaletnameler belirli bir dava, taşınmaz satışı, icra takibi veya idari başvuru gibi münferit alanlara özgülenir. Sınırlı vekaletnamelerde ise yetki kişi, kurum, konu ya da zaman bakımından açıkça daraltılabilir; ayrıca işlemler belirli bir tarih aralığıyla sınırlandırılarak süreli düzenlenebileceği gibi herhangi bir zaman kısıtlaması konulmaksızın da tesis edilebilir.

Vekalet ilişkisinde birden çok vekil tayin edilmesi de mümkündür. Böyle bir durumda vekaletnamenin içeriğine göre münferit yetki veya müşterek yetki modelleri tercih edilebilir. Münferit yetkide atanan vekillerden her biri tek başına işlem yapma serbestisine sahipken, müşterek yetki verildiğinde hukuki geçerlilik için vekillerin birlikte işlem yapması ve ortak imza atması zorunlu hale gelir.

Vekil kural olarak üstlendiği temsil yetkisini bizzat kullanmakla yükümlüdür. Vekilin tasarruf yetkisini üçüncü bir şahsa devredebilmesi, tevkil yoluyla bir alt vekil atayabilmesi için asıl vekaletnamede bu hususun açıkça tanınmış olması gerekir; metinde açık yetki verilmemişse her işlemde alt vekil tayini kabul görmez.

Özel Yetki Gerektiren İşlemler ve Noter Şekil Şartı

Temsil yetkisinin kapsamı genel olarak düzenlense dahi, bazı önemli tasarrufi işlemler bakımından kanun koyucu açık ve özel yetki verilmesini zorunlu kılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 504/3 uyarınca vekil, vekaletnamede özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talebinde bulunamaz, kambiyo taahhüdü veremez, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve taşınmaz üzerinde ayni bir hak tesis ederek mülkiyeti sınırlandıramaz.

Vekaletnamenin tabi olduğu geçerlilik şekli de görülecek işin niteliğine göre değişebilmektedir. 1512 sayılı Noterlik Kanunu m. 89 hükmü gereğince, niteliği bakımından tapu sicil müdürlüklerinde işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnameler ile gayrimenkul satış vaadi gibi işlemlerin noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılması yasal bir zorunluluktur.

1512 sayılı NOTERLİK KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnamelerle, vasiyetname, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış, gayrimenkul satış va'di, vakıf senedi, evlenme mukavelesi, evlat edinme ve tanıma, mirasın taksimi sözleşmesi ve diğer kanunlarda öngörülen sair işlemler bu fasıl hükümlerine göre düzenlenir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Onaylama Şekil:

Vekaletname Nasıl Çıkarılır ve Gerekli Şartlar Nelerdir?

Vekaletname tesis edilmesi için vekalet verecek kişinin kimliğini tevsik eden nüfus cüzdanı veya pasaportu ile adına yetki verilecek kişinin ad, soyad ve Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bilgilerinin hazır bulundurulması gerekir. Bir tüzel kişi ya da şirket adına yetkilendirme yapılacaksa, notere ibraz edilecek evraklara şirket imza sirküleri ve yetkiyi gösteren resmi belgelerin de eklenmesi gerekmektedir.

Vekaletnamenin geçerli olabilmesi için vekalet verecek kişinin 18 yaşını tamamlamış ve fiil ehliyetinin unsuru olan ayırt etme gücüne sahip bulunması zorunludur. Ergin olmayan 18 yaşından küçük bireyler adına temsil yetkisi tesis edilmesi gerektiğinde, noter tarafından düzenlenen belgede 'kendi adına asaleten küçük/mahcur adına velayeten/vesayeten' ibaresinin açıkça yer alması şarttır.

Noterlik işlemlerinde vekalet veren ile tayin edilen vekilin aynı anda noterde hazır bulunması zorunlu değildir. İşlemin kurulmasında temel kural ve asıl olan unsur, temsil yetkisini devreden vekalet verenin noter huzurunda bizzat bulunarak usulüne uygun şekilde imzasının alınmasıdır.

Yurt dışında yaşayan ya da bulunan kişilerin Türkiye'deki işlemler için vekaletname düzenleyebilmesi Türk Konsolosluklarına müracaat etmesiyle mümkündür. Yabancı yerel makamlarca tanzim edilen vekalet belgelerinin Türkiye sınırları içinde geçerli sayılabilmesi için ise konsolosluk onayı veya apostil şerhi taşıması zorunludur.

Vekalet Sözleşmesinin Sona Ermesi ve Sorumluluk

Vekalet akdi taraflar arasındaki güven ilişkisine dayandığından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 512 gereğince vekâlet veren azil yoluyla, vekil ise istifa yoluyla her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Buna karşın, haklı bir gerekçe olmaksızın uygun olmayan bir zamanda sözleşmeyi tek taraflı sona erdiren taraf, diğer tarafın bu fesihten doğan maddi zararını tazmin etmekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 512Kaynağı aç
MADDE 512- Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas

Kanuni bir diğer sona erme hali ise tarafların hukuki statüsündeki köklü değişikliklerdir. Türk Borçlar Kanunu m. 513/1 uyarınca, taraflarca yapılan sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet sözleşmesi; vekilin veya vekâlet verenin ölümü, fiil ehliyetini yitirmesi ya da iflas etmesiyle kendiliğinden son bulur. Taraflardan birinin şirket veya dernek gibi bir tüzel kişi olması halinde tüzel kişiliğin sona ermesi de aynı hukuki neticeyi doğurur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 513Kaynağı aç
MADDE 513- Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır. Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür. II. Hükümleri

Vekalet ilişkisinin kendiliğinden nihayete ermesi vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye maruz bırakıyorsa koruyucu bir yasal istisna devreye girer. Türk Borçlar Kanunu m. 513/2 uyarınca, vekâletin son bulması vekâlet verenin çıkarlarını tehlikeye düşürmekteyse; vekâlet veren, mirasçıları veya kanuni temsilcileri işleri bizzat üstlenebilecek duruma gelinceye kadar vekil, vekilin mirasçıları ya da temsilcileri vekâlet görevini ifaya devam etmekle yükümlüdür.

Vekaletname çıkarmak için tarafların notere birlikte gitmesi gerekir mi?

Noter huzurunda vekaletname tesis edilirken tarafların birlikte bulunması şart değildir; temsil yetkisini veren kişinin kimlik belgeleriyle notere giderek resmi işlemi onaylayıp imzalaması yeterlidir.

Gayrimenkul satışı veya devri için genel vekaletname yeterli midir?

Genel vekaletname gayrimenkul devri için yeterli değildir; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 504/3 ve Noterlik Kanunu m. 89 uyarınca taşınmaz devri ve ayni hak tesisi için vekaletnamede özel yetki bulunması ve işlemin noterlikçe düzenleme şeklinde yapılması şarttır.

Vekil kendi yerine başka bir vekil atayabilir mi?

Vekilin başka bir kişiyi alt vekil olarak yetkilendirebilmesi (tevkil) için asıl vekaletnamede açıkça bu yetkinin belirtilmiş olması zorunludur; açık yetki tanınmamışsa kural olarak alt vekil tayin edilemez.

Taraflardan birinin vefat etmesi halinde vekaletname geçerliliğini korur mu?

Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça taraflardan birinin vefatı vekalet ilişkisini kendiliğinden sona erdirir; ancak bu durum vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa hak sahipleri işleri devralana kadar ifa yükümlülüğü devam eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu