Kat karşılığı inşaat sözleşmesi; arsa sahibinin mülkiyetindeki arsa paylarının bir kısmını devretmeyi taahhüt ettiği, yüklenicinin ise kararlaştırılan projeye göre yapıyı inşa ederek bağımsız bölümleri teslim etme borcunu üstlendiği iki tarafa borç yükleyen karma nitelikli bir sözleşmedir. Bu hukuki ilişki yapısı gereği eser meydana getirme, taşınmaz satış vaadi ve arsa payının devri unsurlarını tek bir bünyede bir araya getirir.
Sözleşmenin Resmî Şekil Şartı ve Geçerlilik Esasları
Türk Medenî Kanunu m. 706/1 uyarınca taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği resmî şekilde düzenlenmelerine bağlıdır. Benzer doğrultuda Türk Borçlar Kanunu m. 237/1-2 gereğince, taşınmaz satışı ve satış vaadi sözleşmelerinin hukuken geçerli olabilmesi için resmî şekilde akdedilmesi zorunludur. Noterlik Kanunu m. 60 uyarınca taşınmaz satış vaadi sözleşmelerini düzenlemek noterlerin görevleri arasında yer alırken, kanunlarda resmî olarak yapılmaları emredilen ve mercileri açıkça belirtilmemiş olan bütün hukuki işlemler de noterler tarafından yürütülür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 706Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 237Kaynağı aç
1512 sayılı NOTERLİK KANUNU m. 60Kaynağı aç
Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri bünyesinde taşınmaz mülkiyetini devir vaadi barındırdığından, Türk Medenî Kanunu m. 706, Türk Borçlar Kanunu m. 237, Tapu Kanunu m. 26 ve Noterlik Kanunu m. 60 uyarınca noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Taraflar arasında adi yazılı biçimde düzenlenen protokoller, ön anlaşmalar veya harici sözleşmeler kural olarak geçerli bir sözleşme niteliği taşımamakta ve kesin hükümsüzlük yaptırımıyla karşılaşmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/2979, K. 2024/340 sayılı kararında da sözleşmenin noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmasının yasal zorunluluk olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2979, K. 2024/340Kaynağı aç
Tapu Kanunu m. 26 uyarınca, noterler tarafından düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, taraflardan birinin istemi hâlinde tapu siciline şerh verilebilir. Şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse söz konusu şerh, tapu sicil müdürü veya tapu sicil görevlileri tarafından re'sen terkin olunur. Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerde, tarafların farklı tapu müdürlükleri veya yurt dışı teşkilatında bulunmaları hâlinde ise taraf iradeleri resmî görevliler tarafından ayrı ayrı alınarak sözleşme tamamlanabilir.
2644 sayılı TAPU KANUNU m. 26Kaynağı aç
Paylı Mülkiyete Tabi Taşınmazlarda Tüm Paydaşların Onayı
Türk Medenî Kanunu m. 692 gereğince; paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Ayrıca paylar üzerinde taşınmaz rehni veya taşınmaz yükü kurulmuş olması hâlinde, paydaşlar malın tamamını benzer haklarla kayıtlayamazlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 692Kaynağı aç
Paylı mülkiyete konu taşınmazlar üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi ve yapılan sözleşmenin paydaşları ile yükleniciyi bağlayıcı olabilmesi için tüm paydaşlarca veya yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması ya da yapılan sözleşmeye onay verilmesi zorunludur. Bütün paydaşların katılmadığı veya icazet vermediği sözleşmeler geçersizdir. Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/2890, K. 2024/2787 sayılı ve E. 2023/2979, K. 2024/340 sayılı kararlarında tüm paydaşların katılımı veya icazeti bulunmadıkça sözleşmenin geçersiz sayılacağı ve yüklenicinin tapuya hak kazanamayacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2890, K. 2024/2787Kaynağı aç
Tarafların Karşılıklı Borçları ve Hak Kazanma Esası
Arsa sahibinin temel borcu, yüklenicinin inşaat faaliyetini yürütebilmesine elverişli ortamı sağlamak, taşınmazı inşaat yapımına elverişli şekilde yükleniciye teslim etmek ve sözleşmede kararlaştırılan arsa paylarını devretmektir. Yüklenici ise onaylı mimari projeye, teknik şartnamelere, imar mevzuatına, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde inşaat yapmak ve yalnızca kaba inşaatı değil, kullanılabilir, iskân alınabilir ve sözleşmeye uygun bağımsız bölümleri süresinde tamamlayarak teslim etmekle yükümlüdür.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin arsa payına hak kazanabilmesi, kural olarak inşaatı sözleşmeye, projeye ve teknik şartnamelere uygun şekilde tamamlamasına bağlıdır. Bu nedenle yüklenici kural olarak inşaatı tamamlayıp teslim etmeden arsa payı devrini talep edemez; ancak taraflar sözleşme serbestisi kapsamında tapu devrinin belirli aşamalara bağlı olarak kademeli şekilde yapılmasını kararlaştırabilirler.
Avans Tapu Devirlerinin Hukuki Niteliği
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahipleri tarafından tapuda yükleniciye devredilen paylar; inşaatın tamamlanmasından sonra verilebileceği gibi, inşaat sırasında veya inşaata başlanmadan önce de devredilmiş olabilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/1237, K. 2022/1173 sayılı kararının çoğunluk gerekçesinde, sözleşmeden sonra yükleniciye tapuda satış şeklinde yapılan devirlerin gerçek satış olmayıp inşaata finans sağlaması amacıyla verilen avans niteliğinde olduğu ve sözleşme öncesinde ya da sonrasında bedel gösterilerek yapılan satış vaatlerinin inşaat sözleşmesi ile bağlantılı bulunduğu kabul edilmiştir. Buna karşılık aynı kararda yer alan karşı oyda, hukukta avans tapu teriminin yer almadığı ve mülkiyetin ancak tüm borç ifa edildikten sonra geçeceği yönündeki kabulün hukuki dayanağının bulunmadığı savunulmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/1237, K. 2022/1173Kaynağı aç
İnşaat tamamlanmadan yükleniciye yapılan devirlerin avans niteliğinde değerlendirildiği çoğunluk yaklaşımında; yüklenicinin inşaatı tamamlamaması, sözleşmeye aykırı davranması, temerrüde düşmesi veya sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi hâllerinde arsa sahibi tarafından devredilen tapuların iptali ve yeniden tescili istenebilmektedir. Karşı oy görüşünde ise avans tapu nitelemesinin kanuni dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle bu sonuca itiraz edilmektedir.
Üçüncü Kişilerin ve Kredi Veren Bankaların Durumu
Türk Medenî Kanunu m. 1023 gereğince tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Ancak yükleniciden henüz tamamlanmamış bir projeden bağımsız bölüm veya arsa payı devralan kişilerin; taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu olduğunu bilmeleri, inşaatın henüz tamamlanmadığını bilebilecek durumda olmaları veya edimin yerine getirilip getirilmediğini araştırabilecek konumda bulunmaları hâlinde tapu siciline güven ilkesinden her durumda yararlanamayabilecekleri kabul edilmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1023Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/1237, K. 2022/1173 sayılı kararının çoğunluğuna göre; yüklenici inşaatı imar mevzuatına, projeye ve sözleşmeye uygun biçimde eksiksiz tamamlayıp teslim etmediği takdirde yüklenici ve ondan pay veya ipotek hakkı edinen üçüncü kişiler üzerindeki tapu kaydı yolsuz tescil durumuna düşer; ayrıca basiretli tacir sıfatıyla tapunun devir sebebini araştırabilecek durumdaki kredi veren bankalar da Türk Medenî Kanunu m. 1023 korumasından faydalanamaz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/2979, K. 2024/340 sayılı kararının çoğunluğunda da yüklenicinin edimini yerine getirmemesi durumunda Türk Medenî Kanunu m. 1024 uyarınca üçüncü kişilerin kazanımlarının korunamayacağı sonucuna varılmıştır. Buna karşılık her iki karardaki karşı oy yazılarında, üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ispat yükünün bunu iddia edene ait olduğu ve satın alanın kötüniyetli olduğu ispatlanmadıkça iktisabın korunması gerektiği ileri sürülmüştür.
İfada Aksaklıklar, Ayıplı İfa ve Cebri Tescil Talepleri
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin edimini yerine getirmesine rağmen arsa sahibinin tapu devrinden kaçınması hâlinde, yüklenici tescile zorlama (cebri tescil) davası açabilir. Bu dava ile yüklenici, sözleşme uyarınca hak kazandığı bağımsız bölümlerin veya arsa paylarının mahkeme kararıyla adına tescilini talep eder.
Yüklenicinin teslim süresini aşması, bağımsız bölümleri geç teslim etmesi, iskânın alınmaması ve taşınmazın kullanılamaması nedenleriyle arsa sahibi maddi zararlarının giderilmesini isteyebilir. Bu kapsamda gecikme tazminatı davalarında kira kaybı, mahrum kalınan kullanım bedeli ve sözleşmede kararlaştırılmışsa cezai şart alacağı talep konusu yapılabilmektedir.
Eksik iş, sözleşmede kararlaştırılan imalatların hiç yapılmaması veya tamamlanmamasını; ayıplı iş ise yapılan imalatın projeye, teknik şartnamelere ya da fen ve sanat kurallarına aykırı şekilde gerçekleştirilmesini ifade eder. Projeye aykırılıklar, düşük kaliteli malzeme kullanımı, izolasyon sorunları ve ortak alan eksiklikleri gibi durumlarda teknik bilirkişi incelemesi yapılarak ayıp ve eksikliklerin giderim bedeli belirlenir.
Yüklenicinin süresinde üstlendiği eseri teslim borcunu yerine getirmediği uyuşmazlıklarda, mahkemece sözleşmenin geçersizliğinin tespiti yerine geriye etkili feshine karar verilmesi gerektiği hususu Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesine konu olmuş ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/2979, K. 2024/340 sayılı ilamıyla onanmıştır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi adi yazılı şekilde yapılabilir mi?
Türk Medenî Kanunu m. 706 ve Türk Borçlar Kanunu m. 237 taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerde resmî şekli şart koşmakta; Tapu Kanunu m. 26 ve Noterlik Kanunu m. 60 çerçevesinde bu sözleşmeler noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmaktadır. Bu nedenle adi yazılı protokoller ve harici anlaşmalar kural olarak kesin hükümsüzlük yaptırımıyla karşılaşır.
Paylı mülkiyette paydaşların tamamının onayı olmadan sözleşme yapılabilir mi?
Türk Medenî Kanunu m. 692 gereğince, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça olağan kullanımı aşan yapı işleri ve malın tamamı üzerindeki tasarruflar bütün paydaşların kabulüne bağlıdır; bu sebeple tüm paydaşların katılmadığı veya icazet vermediği arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri kural olarak geçersizdir.
İnşaat bitmeden yükleniciden pay alan üçüncü kişilerin tapusu iptal edilebilir mi?
Yargıtay kararlarının çoğunluğunda inşaat tamamlanmadan devredilen paylar avans kabul edildiğinden, yüklenicinin edimini ifa etmemesi durumunda tapu yolsuz tescile dönüşebilmekte ve Türk Medenî Kanunu m. 1023 güvencesi her durumda uygulanmayarak arsa sahibi adına iptal ve tescil yoluna gidilebilmektedir; ancak kararlardaki karşı oy görüşlerinde avans kavramına ve iyiniyetin korunması esasına dikkat çekilmektedir.
İnşaatın gecikmesi halinde arsa sahibinin talep edebileceği haklar nelerdir?
Teslim süresinin aşılması veya bağımsız bölümlerin geç teslimi hâlinde arsa sahibi kira kaybı, mahrum kalınan kullanım bedeli ve sözleşmede düzenlenmişse cezai şart üzerinden gecikme tazminatı talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

