Vazife Malullüğü Şartları ve Malullük Davası Kılavuzu

by Avukat Erdal Ersoy
Vazife Malullüğü Şartları ve Malullük Davası Kılavuzu

Vazife malullüğü, kamu görevlilerinin vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifelerinden kaynaklanan nedenlerle çalışma veya meslekte kazanma güçlerini kaybetmeleri halinde tanınan bir sosyal güvenlik güvencesidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki kamu görevlilerinin vazife malulü sayılabilmesi için, Kanun'un 25. maddesinde belirlenen esaslara göre çalışma gücünün en az %60'ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olmaları gerekir. Bu kaybın; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada, vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri başka işleri yürütürken bu işlerden, kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken, idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olması aranır.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 47Kaynağı aç
MADDE 47- (Değişik: 17/4/2008-5754/27 md.) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir. Vazife malûllükleri; a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, b) Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan,[77] c) Yasak fiilleri yapmaktan, d) İntihara teşebbüsten, e) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlama veya zarar verme amacından, doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz. Kamu idareleri vazife malûllüğüne sebep olan olayı, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere derhal, Kuruma da en geç onbeş iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Kuruma bildirim, aynı süre içerisinde sigortalılar veya hak sahiplerince de yapılabilir. Vazife malûllüğüne sebep olan olaydan kamu idarelerinin yetkili mercilerinin haberdar edilmemiş olması hali dışında; ilgililerin bildirimi, kamu idarelerinin bildirim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kuruma bildirim süresi; a) Vazife malûllüğüne sebep olan olayın meydana geldiği tarihten, b) Hastalıklarının sebep ve mahiyetleri dolayısıyla haklarında vazife malûllüğü hükümleri uygulanacaklar için, hastalıklarının tedavisinin imkânsız olduğuna dair düzenlenen kati raporun onay tarihinden, c) Esirlik ve gaiplik hallerinde ise, bu hallerin sona erdiği tarihten, başlar. Süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır. (Ek cümle: 4/7/2012-6353/82 md.; Değişik ikinci cümle: 12/7/2013-6495/97 md.) Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır. Vazife malûllüğü süresi içerisinde bildirilmeyen sigortalılara; kamu idareleri ya da sigortalılar veya hak sahiplerince sonradan yapılacak bildirim üzerine, vazife malûllüklerinin belgelenmesi ve müstahak olmaları şartıyla, bu Kanunun zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak suretiyle vazife malûllüğü aylığı bağlanır veya bağlanmış olan aylıklar düzeltilir. Bu durumda sigortalı veya hak sahiplerine bağlanacak aylık ya da aylık farklarının, vazife malûllüğünün bildirildiği tarihe kadar olan toplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir. Vazife malûllüğü aylığı, vazife malûllerinden itibari hizmet süreleri eklenmek suretiyle bulunacak prim ödeme gün sayısı toplamı; a) 10800 güne kadar olanlara 10800 gün üzerinden, b) 10800 günden fazla olanlara, toplam prim ödeme gün sayıları üzerinden, en son prime esas kazancı esas alınmak suretiyle 29 uncu maddeye göre hesaplanacak aylıklara, malûllük derecelerine göre aşağıda yazılı oranlarda ayrıca zam yapılmak suretiyle bağlanır: Malûllük Derecesi Zam nispeti 1 %30 2 %23 3 %15 4 %7 5 %3 6 %2 Subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan; a) Harpte fiilen ateş altında, b) Harpte, harp bölgelerindeki harp harekât ve hizmetleri sırasında, bu harekât ve hizmetlerin sebep ve etkileriyle, c) Harpte veya harbe hazırlık devresinde her çeşit düşman silâhlarının etkisiyle, d) Askerî harekâtı gerektiren iç tedip ve sınır hareketleri sırasında, bu hareketlerin sebep ve etkisiyle, e) Barışta veya olağanüstü hallerde, emir veya görev ile uçuş yapan uçucularla hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak uçakta bulunanlardan uçuşun havadaki ve yerdeki sebepleriyle ve yine emir ve görev ile dalış yapan dalgıçlarla, hangi meslek ve sınıftan olursa olsun emirle görevli olarak denizaltı gemisinde veya dalgıç kıtasında bulunanlardan denizaltıcılığın veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve etkileriyle, f) Anayasanın 92 nci maddesi veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca Türk Silâhlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının yabancı ülkelere gönderilmesini gerektiren durumlarda, birliklerin bulundukları yerlerden hareketlerinden itibaren yurt içinde, yurt dışında, yabancı ülkelerde veya yurda dönüş sırasında,[78] vazife malûlü olanlara harp malûlü denir. Bunlardan uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere bulundukları kademenin üç ilerisindeki kademenin, uzman jandarmalara bulundukları rütbenin bir üst rütbesinin aynı kademesinin; astsubaylarla yarbay rütbesine kadar (yarbay hariç) bir üst rütbenin aynı kademesinin, yarbaylara albay, albaylara kıdemli albay, kıdemli albay ile general ve amirallere bir üst rütbenin, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılara ise bir üst derecesine veya kademesine karşılık gelen prime esas kazancı üzerinden aylık bağlanır.[79] Bulundukları derecenin bir üst derecesi olmayanlar için o derecenin üç ilerisindeki kademe göstergesi, üç ilerisindeki kademe göstergesi olmayanlar için de o derecenin son kademe göstergesinin prime esas kazancı esas alınır.79 Harp malûllerinin, malûllük derecesine göre aşağıdaki yazılı göstergelerin, memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktar "Harp malûllüğü zammı" olarak ayrıca eklenir. Malûllük Derecesi Göstergeler 1 1100 2 950 3 800 4 600 5 500 6 400 Harp malûlü sayılanlardan bir harekâtın başarıyla sonuçlanmasını şahsen sağladığı ve örnek tutulacak cesaret ve fedakârlık gösterdiği sıralarda bu malûllüğe uğradıkları usûlüne göre sıralı üstlerince saptanan Türk Silâhlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensupları ile Türk Silâhlı Kuvvetlerince görevlendirilen sivil görevlilere, Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi ve ilgisine göre İçişleri Bakanının veya Millî Savunma Bakanının onayı ile harp malûllüğü zamları %25 fazlasıyla bağlanır.[80] Bu madde gereğince vazife malûllüğü aylığı almakta iken veya vazife malûllüğü aylığı bağlanması gerekirken ölenlerin, hak sahiplerine, müstahak olmaları halinde harp malûllüğü zammı da dahil olmak üzere prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanır. Harp malûlü olanlara verilecek harp malûllüğü zammı tutarının Kurumca belirlenecek peşin sermaye değeri toplamı en geç bir ay içinde Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı tarafından Kurumun göstereceği hesaplara yatırılır. Süresinde yatırılmayan tutarlar için 89 uncu madde hükümleri uygulanır. Vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan; a) (Değişik birinci cümle: 12/7/2013-6495/97 md.) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü saklı kalmak kaydıyla vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve bunlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.Bunlardan çalıştıkları süre zarfında 80 inci maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81 inci madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır. Bunlar ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışmaları nedeniyle istekleri üzerine haklarında uzun vadeli sigorta kolları uygulananlardan; yeniden aylık bağlanması için yazılı istekte bulunan ya da emekliye ayrılan veya herhangi bir nedenle görevi sona erenler hakkında sonraki çalışmaları karşılığında aylığa hak kazanmaları halinde bu süre için, 29 uncu maddeye göre aylık hesaplanır. Sonradan geçen çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığına hak kazanamayanların kendilerine toptan ödeme, vefatı halinde ise hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır veya toptan ödeme yapılır. b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaları sırasında malûllük derecelerinin değişmesi halinde aylığı yeni malûllük derecesi de dikkate alınarak son prime esas kazancı üzerinden ilk vazife malûllüğü aylığından az olmamak kaydıyla yeniden hesaplanır. c) (Değişik: 29/1/2016-6663/25 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlar hakkında ilgisine göre 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (n) bendi veya 30 uncu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır. d) (Ek: 4/7/2012-6353/82 md.) (Değişik birinci cümle: 12/7/2013-6495/97 md.) Harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler hakkında uzun vadeli sigorta kollarının uygulanmasına devam edilir. Bunların sınıf veya görev değiştirdikleri tarihten sonra geçen çalışmaları dolayısıyla yeniden aylık bağlanması için yazılı istekte bulunmaları ya da emekliye ayrılmaları veya herhangi bir nedenle görevlerinin sona ermesi halinde, sonraki çalışmaları karşılığında aylığa hak kazanmaları durumunda bu süre için 29 uncu maddeye göre aylık hesaplanır. Sonradan geçen çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığına hak kazanamayanların kendilerine toptan ödeme yapılır, vefatları halinde ise hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır veya toptan ödeme yapılır. Vazife malûllüğüne bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, bu madde gereğince tespit edilecek aylık, 34 üncü ve 35 inci madde hükümlerine göre bağlanır. Ayrıca 37 nci madde hükümlerine göre hak sahiplerine cenaze ve evlenme ödeneği de verilir. Bu maddeye göre bağlanacak vazife veya harp malûllüğü aylıkları, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan maddeleri dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emsali iştirakçiye bağlanacak harp veya vazife malûllüğü aylığından az olamaz. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan, uluslararası barışı koruma ve destekleme operasyonlarında Türkiye Cumhuriyetince görevlendirilenlere, bu görevleri esnasında veya bu görevleri nedeniyle vazife malûlü aylığı ödendiği sürece harp malûllüğü zammı ayrıca verilir. (Ek fıkra: 4/7/2012-6353/82 md.) İç güvenlik veya istihbarat görevi ifa eden kamu kurum ve kuruluşlarınca yerine getirilen uçuş veya dalış hizmetleri sırasında, uçuşun havadaki ve yerdeki veya dalgıçlığın çeşitli sebep ve tesiri ile malul olanlar ile hayatını kaybedenler hakkında sekizinci fıkranın (e) bendi kapsamına girenlere ilişkin hükümler uygulanır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları

Vazife Malullüğünün Temel Koşulları ve İlliyet Bağı

Vazife malullüğünün kabulünde görevin icrası esnasında meydana gelen durumlar yönünden vazifenin sebep ve tesiri aranmakla birlikte; kanunda öngörülen idarece temin edilen taşıtla işe geliş-dönüş, işyeri kazası veya kurum menfaatini koruma gibi haller de vazife malullüğü kapsamında değerlendirilir.

Vazife malullüğünün kabulünde olayın ilk defa göreve başlamadan sonra meydana gelmiş olması esastır. Kamu görevlisinin ilk defa göreve başlamasından önce çalışma gücünün en az %60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse vazife malulü sayılması mümkün değildir.

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesi gereğince, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya tedavisi imkansız hastalıklar sebebiyle vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçiler malul kabul edilir. Aynı Kanun'un 45. maddesi uyarınca söz konusu malullük; iştirakçilerin görevlerini yaptıkları sırada görevlerinden doğmuşsa, görevleri dışında kurumların verdiği başka bir kamu idaresine ait işleri yaparken bu işlerden kaynaklanmışsa, kurum menfaatini korumak amacıyla bir iş yapılırken o işten meydana gelmişse ya da fabrika, atölye gibi işyerlerinde işin mahiyetinden veya konusundan doğan bir kazadan ileri gelmişse vazife malullüğü sayılır.

Kurumların menfaatini vazife dışında kendiliğinden korumayı gerektiren durumlarda, Vazife Malullüklerini Belirten Usul ve Belgeler Hakkında Tüzük'ün 3/b maddesi doğrultusunda bu gerekliliği ve ilgili kurumun yetkili amirinin menfaati koruma maksadını kabul ettiğini gösteren yazının dosyada yer alması gerekir.

Vazife Malullüğü Sayılmayan Haller

5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, maluliyetin kanunda öngörülen belirli kusurlu fiil veya davranışlardan kaynaklanması halinde vazife malullüğü hükümleri uygulanmaz. Kamu görevlisinin keyif verici maddeler veya alkol almasından, mevzuat ve verilen talimatlar haricinde hareket etmesinden, yasaklanan eylemleri gerçekleştirmesinden, intihar girişiminde bulunmasından ya da kendisi yahut başkaları lehine yarar sağlama veya zarar verme gayesinden ileri gelen maluliyet halleri bu korumanın dışında bırakılmıştır.

5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca; talim, manevra, seferberlik veya harp sebebiyle vazifeleriyle ilişiği kesilmeksizin silah altına alındıkları dönemde maluliyete uğrayıp bu durumları asıl görevlerini yapmalarına engel teşkil etmeyenler ile göreve başlamadan önce malul sayılmayı gerektiren rahatsızlık veya sakatlığı bulunduğu tespit edilenler hakkında, söz konusu nedenlere dayalı olarak malullük hükümleri uygulanmaz.

5434 sayılı Kanun'un 56. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, askerlik vazifesini veya yedek subaylık ve yedek astsubaylık hizmetini başkasının yerine yerine getirdiği anlaşılan kişilere de vazife malullüğü aylığı bağlanmaz.

Danıştay 12. Daire, E. 2018/5502, K. 2021/5533Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5502 E.  ,  2021/5533 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/5502 Karar No : 2021/5533 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, Kars ili … ilçesi … Köyü Camii imam hatibi olarak görev yapmakta iken meydana gelen trafik kazası sonucu, vefat eden oğlunun vazife malulü sayılması ve tarafına vazife mallüğü aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacı murisinin, görevli olmadığı bir sırada meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği ve vefat olayında, görevinin neden ve etkisinin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında, ölüm olayının 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinin birinci fıkrası kapsamında meydana gelmediği anlaşıldığından, davacının, vefat eden murisi nedeniyle hakkında vazife malûllüğü hükümlerinin uygulanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vazife malullüğü için kanunda öngörülen şartların birinin gerçekleşmesinin yeterli olduğu ve imam hatiplerin de memuriyet görevleri boyunca vazife başında olduklarını kabul etmek gerektiği usul ve yasaya aykırı İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının oğlu, Kars Valiliği … İlçe Müftülüğü … Köyü Camiinde İmam-Hatip olarak görev yapmakta iken, izin(raporlu) sonrası görev yerine dönüşü esnasında 21/07/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanmış ve 23/07/2014 tarihinde kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir. Davacının, 10/11/2014 tarihli dilekçe ile vefat eden oğlunun vazife malulü sayılması istemiyle yaptığı başvuru üzerine; Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile "trafik kazası geçirerek yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 23/07/2014 günü vefat ettiği anlaşılan …'ın ölüm olayının, vazifesini yaptığı sırada meydana gelmediği gibi, ölümünde görevinin neden ve etkisi de bulunmadığından, hakkında 5510 sayılı Kanunun 47'nci maddesinin 1'nci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına,…" şeklinde karar verilmiş, bu işlemin 21/02/2015 tarih ve 92.830.028 sayılı yazı ile bildirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na 5754 sayılı Kanun ile eklenen "5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında; "5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır.", 4. fıkrasında; "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır." düzenlemesine yer verilmiş, "Vazife malullüğü" başlıklı 47. maddenin birinci fıkrasında ise "Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki vazife malullüğü hükümleri uygulanır." hükmü getirilmiştir. "Her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddenin 3. fıkrasında, vazife malullüğü kapsamına girenler hakkında 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinde yer alan hükümler uyarınca işlem yapılacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin kapsamının, 5434 sayılı Kanun'a göre iştirakçi iken görevinden ayrılan, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlarla sınırlı olduğu; uyuşmazlık konusu olayda ise Geçici 4. maddenin 4. fıkrasında yer alan kuralın uygulanması gerekeceği, başka bir ifade ile iştirakçi iken 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesiyle anılan Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınan kişi konumunda bulunmakta iken, 21/07/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 23/07/2014 tarihinde vefat eden imam-hatip olan oğlundan dolayı vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması ve (dul, yetim) aylığı bağlanması istemiyle davacı tarafından yapılan başvuru hakkında 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinde, "Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (malûl) denilir ve haklarında bu kanunun malullüğe ait hükümleri uygulanır." kuralına, 45. maddesinde, "44 üncü maddede yazılı malullük; a) İştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; b) Vazifeleri dışında kurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başka işleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa; c) Kurumların menfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o işten doğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle); ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel iş sırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine o işyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuş olursa; Buna (Vazife malullüğü) ve bunlara uğrıyanlara da (Vazife malulü) denir." kuralına, 48. maddesinde ise, "Vazife malullükleri: a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan; b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan; c) Yasak fiilleri yapmaktan; ç) İntihara teşebbüsten; d) Her ne suretle olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından; doğmuş olursa bunlara uğrayanlar hakkında (Adi malullük) hükümleri uygulanır." kurallarına yer verilmiştir. Öte yandan, 5434 sayılı Kanun'un "Dul ye Yetim Aylığı Bağlanacak Haller" başlıklı 19. kısmında yer alan 66. maddesinin (ç) bendinde, iştirakçilerden 45. maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle ölenlerin veya aynı sebeplerden doğma kaza ve yaralanmaları üzerine tedavi sırasında veya ameliyat yüzünden ölenlerin, ölüm tarihinde bu Kanuna göre aylığa müstahak dul ve yetimlerine dul ve yetim aylıkları bağlanacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat bir bütün halinde değerlendirildiğinde, maluliyetin, görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde, ilgilinin vazife malulü sayılması ilke olarak kabul edilmiş; ilgilinin vazife malülü sayılmaması sonucunu doğuran nedenler, diğer bir ifadeyle malüliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını kaldıran haller ise, 5434 sayılı Kanun'un 48. maddesinde sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Olayda, davacı murisinin, imam-hatip olarak görev yapmakta iken, izin(raporlu) sonrası görev yerine dönüşü esnasında 21/07/2014 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığı ve 23/07/2014 tarihinde kaldırıldığı hastanede vefat ettiği anlaşıldığından, ölüm olayının, görevinin neden ve etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı murisinin ölüm olayı, görevinin neden ve etkisiyle ve 5510 sayılı Kanunun 47. maddesinin birinci fıkrası kapsamında meydana gelmediğinden, vazife malulü sayılamayacağından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Askerlik Hizmeti ve Görev Kapsamındaki Özel Durumlar

Askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak yapanlar ile yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencileri, 5510 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince genel sigortalı sayılmamakla birlikte, 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesi kapsamında vazife malullüğü haklarından yararlanırlar. Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerindeki sevkleri sırasında, yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencilerinin ise gerek okulda gerekse okul öncesi hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları durumunda vazife malullüğü hükümleri uygulanır.

Söz konusu kişilere öğrenim durumlarına göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 36. maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce memuriyette bulunanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları giriş derecesinin üzerinde olanlara ise bu aylıkların karşılığı olan derece ve kademe tutarının %70'i üzerinden aylık bağlanır. Ayrıca 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesi uyarınca bu aylıklara maluliyet derecelerine göre kanunun 55. maddesinde belirtilen nispetlerde zam ilave edilir.

Güvenlik kurumları adına öğrenim gören harp okulu, astsubay meslek yüksekokulu ve Polis Akademisi öğrencileri ile intibak eğitimine tabi tutulanlardan sigortalı sayılmayıp Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak malul olanlara veya vefat edenlerin hak sahiplerine erbaş ve erlere uygulanan esaslar doğrultusunda vazife malullüğü aylığı tahsis edilir.

5434 sayılı Kanun çerçevesinde malul kabul edilen kamu görevlileri, yazılı talepte bulunmaları halinde haklarında bu kanun hükümleri işletilmeksizin malullüklerinin engel olmadığı başka görev ve sınıflara naklen atanmak üzere istifa etmiş sayılabilirler ve bu durumdan sonra dahi malullük hükümlerinin tatbikini talep etme hakları saklı tutulur. Bununla birlikte kurumlarında başka görev ve sınıflara nakli mümkün olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi tutulanlar, yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya maluliyetin yeni vazifelerine de engel oluşturduğuna dair mevzuata uygun sağlık kurulu raporu almadıkça bu nakil hakkından yararlanamazlar.

Bildirim Süreleri, Zamanaşımı ve Aylıkların Kesilmesi

Kamu idareleri vazife malullüğüne sebep olan olayı yetkili mercilere derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna ise en geç on beş iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Bildirim aynı süre içerisinde ilgililerce de yapılabilir; idarenin olaydan haberdar edilmediği haller haricinde sigortalı veya hak sahiplerinin bildirimi idarenin bildirim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Kuruma yapılacak bildirim süresi; vazife malullüğüne yol açan olayın meydana geldiği tarihten, tedavisi imkansız hastalıklarda kesin raporun onay tarihinden, esirlik ve gaiplik hallerinde ise bu durumların son bulduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Süresinde bildirilen hallerde vazife malullüğü aylıkları, ölüm veya maluliyet sebebiyle görevle ilişiğin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Vazife malullüğü nedeniyle bağlanması gereken gelir ve aylıkların hakkın kazanıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde talep edilmeyen kısmı zamanaşımına uğrar. Bildirimin süresinde yapılmadığı hallerde sonradan başvuru üzerine zamanaşımı hükümleri gözetilerek aylık bağlanır veya düzeltilir; bildirimin yapıldığı tarihe kadar olan aylık veya fark tutarları Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir.

5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi uyarınca bağlanacak vazife veya harp malullüğü aylıkları, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emsal durumdaki bir iştirakçiye bağlanacak aylıktan daha az olamaz. Vazife malullüğüne bağlı nedenlerle hayatını kaybeden kamu görevlisinin hak sahiplerine mevzuat gereğince ölüm aylığı bağlanır, ayrıca cenaze ve evlenme ödeneği verilir.

Vazife malullüğü aylığı bağlanan kişilerden Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kamu görevlisi olarak yeniden çalışmaya başlayanların vazife malullüğü aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir ve haklarında uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.

Vazife Malullüğü Davası ve Yargılama Usulü

Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan vazife malullüğü başvurusunun açıkça reddedilmesi veya Kurumca altmış gün içinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi halinde idari yargıda dava açılabilir. İlgililer, ret kararının tebliğinden ya da altmış günlük sürenin dolmasıyla oluşan zımni ret tarihinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açma hakkına sahiptir.

Vazife malullüğü talebinin haksız reddine ilişkin idari işlemin iptali halinde, kamu görevlisinin yoksun kaldığı vazife malullüğü aylıkları idareye başvuru tarihi esas alınarak hesaplanmakta ve yasal faiziyle birlikte ödenmektedir. İdare mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde yetkili Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu