Vazife Malullüğü Şartları ve Mahkeme Kararları

by Avukat Erdal Ersoy
Vazife Malullüğü Şartları ve Mahkeme Kararları

Vazife Malullüğü Kapsamı ve Kanuni Koşullar

Vazife malullüğü kavramı ile buna bağlı hak ve yükümlülükler, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki kamu görevlisi sigortalılar için uygulanmaktadır. Kamu görevlilerinin vazifelerini yaptıkları sırada, vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden dolayı, kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken, idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğan malullükleri vazife malullüğü sayılmaktadır.

Vazife malulü sayılabilmek için yürütülecek başvuru işlemlerinde sigortalının çalışma durumu belirleyicidir. Aktif olarak çalışan kamu görevlileri bağlı bulundukları kurumlara, işinden ayrılmış olanlar ise Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına başvuruda bulunabilirler.

Vazife Malullüğü Hükümlerinin Uygulanmayacağı Haller

Kamu görevlilerinin karşılaştığı bazı hallerde vazife malullüğü hükümleri uygulanmamaktadır. Kamu görevlisi sigortalının keyif verici içki veya maddeler tükettiği sırada, kanun, tüzük veya yetkili emirlerin dışına çıkarak hareket etmesi esnasında, yasak fiilleri işlerken, intihara teşebbüs halinde ya da her ne suretle olursa olsun şahsına veya başkalarına menfaat temin etme yahut zarar verme girişimi sırasında meydana gelen malullük durumlarında vazife malullüğü hükümleri tatbik edilmez.

Kamu görevlisinin görevi başında olmadığı bir sırada özel aracıyla eşini okuldan alıp lojmana bıraktıktan sonra akaryakıt istasyonuna yakıt almaya giderken geçirdiği trafik kazası sonucu vefat etmesi halinde, ölüm olayının görevin neden ve etkisine bağlı olarak gerçekleştiği kabul edilmemekte ve bu durum vazife malullüğü kapsamına girmemektedir.

Görevin Neden ve Etkisi ile Hak Sahipliği İncelemesi

Vazifesini yerine getirmek için işine gitmek üzere idarece tahsis edilen servis aracında bulunduğu esnada başka bir kamu görevlisinin gerçekleştirdiği saldırı sonucu vefat eden personelin ölümünün görevinden kaynaklandığı kabul edilerek vazife malullüğü hükümleri uygulanmaktadır.

Vazife malullüğünden dolayı ilgililere aylık bağlanabilmesi için öncelikle maluliyetin vazifeden doğduğunun kabulü ile vazife malullüğüne ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi gerekmektedir. Maluliyetin vazifeden kaynaklandığının kabul edilmesinin ardından, vefat edenin yakınlarına aylık bağlanma şartları 5434 sayılı Kanun'un 72'nci maddesinde yer alan yasal esaslara göre değerlendirilir.

Muvazzaf Erlerin Malullüğü ve Sağlık Raporu İncelemesi

Muvazzaf erlerin silah altında bulundukları esnada vazife malulü olmaları halinde kendilerine aylık bağlanacağı 5434 sayılı Kanun'un 56'ncı maddesinde hüküm altına alınmıştır (Danıştay 11. Daire, E. 2011/5642, K. 2013/3349). Bu kapsamda, askerlik görevi esnasında terör örgütü mensuplarının roketatarlı saldırısına maruz kalarak yaralanan ve travmaya bağlı işitme rahatsızlığı neticesinde askerliğe elverişsiz hale gelen kişinin maluliyetinin vazifenin sebep ve tesirinden doğduğu kabul edilerek vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Danıştay 11. Daire, E. 2011/5642, K. 2013/3349Kaynağı aç
11. Daire         2011/5642 E.  ,  2013/3349 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBİRİNCİ DAİRE Esas No : 2011/5642 Karar No : 2013/3349 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … Vekili : .. Karşı Taraf (Davalı) : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili : … İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…; K:… sayılı kararının; davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hâkimi : … Düşüncesi : Davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması gerekirken, aksi yolda tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince 2577 sayılı Yasa'nın 17/2. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü: Dava, davacının askerlik görevini yaparken geçirdiği rahatsızlık nedeniyle vazife malulü sayılması için yaptığı başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, vazife malullüğü aylığı bağlanabilmesi için, malullüğün vazife sırasında ve doğrudan vazifeden doğmuş olma şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerektiği,olayda Genelkurmay … Askeri Hastanesince düzenlenen 10/06/2009 tarihli raporda; “HBSAG Negatif Anti HBS Pozitif Anti HBC total pozitif olarak saptanan hastanın hastalık ve arızasının askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana gelip gelmediği tespit edilemez” ifadesine yer verildiği,bu durumda dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporlarının birlikte incelenmesinden, davacının askerlik hizmetini yaparken askeri hekimler tarafından tüm askerlere aynı enjektörlerle aşı yapılması nedeniyle Hepatit B virüsü bulaştığı yönündeki soyut iddiası dışında, Hepatit B virüsünün askerlik görevini yapmakta iken enjektör ile bulaştığını ortaya koyan somut belge ve bilginin mevcut olmaması karşısında, davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmaması yolunda tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44. maddesinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya duçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere (malul) deneceği ve haklarında bu Kanun'un malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı, 45. maddesinde ise, 44. maddede yazılı malullüğün iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa; buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü deneceği, 56. maddesinde, muvazzaf erlerin silah altında bulundukları esnada vazife malulü olmaları halinde kendilerine aylık bağlanacağı hüküm altında alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının halen İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığında görev yaptığı, 07/07/1982 tarihinde tankçı er olarak eğitim birliğine katıldığı,5/12/1982 tarihinde "Enfeksiyöz Hepatit" teşhisi ile tedavi altına alındığı ve kendisine 3 ay hava değişimi raporu verildiği, askerliğini bitirip terhis edildikten sonra 21/04/2004 tarihinde karaciğer yetmezliği nedeniyle karaciğer transplantasyon operasyonu geçirdiği, 10/06/2009 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Raporunda "Karaciğer Transplantasyonlusu, Geçirilmiş Hepatit B Virüs Enfeksiyonu" tanısı ile 12/05/2004 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığının, ancak mevcut belge ve bulgularla hastalık ve arızasının askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile meydana gelip gelmediğinin tespit edilemeyeceğinin belirtildiği,bu raporun davalı İdarenin Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığınca incelenmesi sonucunda, mevcut hastalığının hava değişimi raporundaki hastalığının devamı niteliğinde olduğu, ancak görevinin neden ve etkisi ile meydana gelmediğine karar verildiği, bunun üzerine Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 12/12/2009 tarihli kararı ile hakkında 5434 sayılı Yasa'nın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiği ve davanın da bu kararın iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının askere alınmadan önce yapılan sağlık muayenesinde "askerliğe elverişli" olduğu yolundaki sağlık kararı ile piyade er olarak askerlik hizmetine başladığı, askerde iken hepatit teşhisi ile tedavi altına alındığı, davalı İdarenin sağlık kurulunca da belirtildiği üzere, halen devam eden rahatsızlığının,askerdeki hastalığının devamı niteliğinde olduğu, … Hastanesinin 9/11/2006 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda HBV taşıyıcılığına bağlı karaciğer sirozu ve karaciğer transplantasyonu teşhisine dayalı olarak özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybının %100 olduğunun belirtildiği, bu durumda sağlam olarak alındığı anlaşılan davacının, askerlik görevi sırasında rahatsızlanıp, 10/06/2009 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Raporuna göre askerliğe elverişli olmama durumuna girmesinde ve %100 vücut fonksiyonu kaybına uğramasında askerlik görevinin sebep ve etkisinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır. Öte yandan İdare Mahkemesince davacının askerlik hizmetini yaparken askeri hekimler tarafından tüm askerlere aynı enjektörle aşı yapılması nedeniyle Hepatit B virüsü bulaştığı yönündeki soyut iddiası dışında, bu hususu kanıtlayacak bir bilge ve belge bulunmaması karşısında davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmaması yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği belirtilmiş ise de bu hususun tek başına uyuşmazlığın çözümüne dayanak alınamayacağı, zira davalı İdarece de kabul edildiği üzere mevcut hastalığının askerdeki hastalığının devamı niteliğinde olduğu, uyuşmazlığın çözümü için davacının mevcut hastalığının askerlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelip gelmediği yolunda bir irdeleme yapılması gerektiği, bu bağlamda Hepatit B virüsünün bulaşma yolları ve kuluçka süresi ile hastalığın başlama tarihi dikkate alındığında "sağlam" olarak askere alınan davacının bu hastalığının askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulünü gerektirdiğinden, İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/04/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Askerlik görevi esnasında ortaya çıkan bir hastalığın oluşmasında veya artmasında görevin neden ve etkisinin bulunup bulunmadığı, rahatsızlığın doğuştan gelip gelmediği veya görevin tesiriyle ilerleyip ilerlemediği hususunda ayrıntılı sağlık raporu alınmadan uyuşmazlığın karara bağlanması eksik inceleme olarak değerlendirilmektedir. Benzer şekilde, terörle mücadelede yaralanıp sonradan kendi isteğiyle emekliye ayrılan personelin maluliyet durumunun da tam teşekküllü hastaneden ve uzman hekimlerden alınacak raporla ortaya konulması aranmaktadır.

Vazife malullüğü başvurusu nereye yapılır?

Vazife malullüğü başvurusu, aktif olarak çalışan sigortalılar bakımından bağlı bulundukları kurumlara; işinden ayrılanlar bakımından ise Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığına yapılır.

Hangi durumlarda vazife malullüğü hükümleri uygulanmaz?

Kamu görevlisinin keyif verici maddeler veya içki tüketirken, mevzuat düzenlemeleri ile emirlerin hilafına hareket ettiği sırada, yasaklanmış fiilleri işlerken, intihar girişiminden kaynaklanan durumlarda veya kendisine yahut başkasına menfaat temin etme ya da zarar verme gayreti esnasında maruz kaldığı malullüklerde vazife malullüğü kuralları uygulanmaz.

İdarece tahsis edilen serviste saldırıya uğrayan personel vazife malulü sayılır mı?

İdarece tahsis edilen servis aracıyla işe gitmekte olan personelin başka bir kamu görevlisinin saldırısına maruz kalarak vefat ettiği somut olayda, ölümün görevden kaynaklandığı kabul edilmiş ve ilgililer hakkında vazife malullüğü hükümleri tatbik edilmiştir.

Muvazzaf erlere silah altındayken vazife malullüğü aylığı bağlanır mı?

5434 sayılı Kanun'un 56'ncı maddesi uyarınca, muvazzaf erlerin silah altında bulundukları esnada vazife malulü olmaları halinde kendilerine vazife malullüğü aylığı bağlanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu