Vasiyetname Nedir ve Nasıl Yapılır? Hukuki Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Vasiyetname Nedir ve Nasıl Yapılır? Hukuki Şartları

Vasiyetname Kavramı ve Vasiyet Ehliyetinin Şartları

Vasiyetname, bir kimsenin vefatından sonra geçerli olmak üzere malvarlığı ve diğer hukuki durumları hakkında iradesini ortaya koyduğu ölüme bağlı bir tasarruftur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 502. maddesi gereğince vasiyetname yapabilmek için kişinin ayırt etme gücünü haiz olması ve on beş yaşını doldurmuş bulunması zorunludur. Hukuki işlem ehliyeti ve temyiz kudreti tam olan bireyler diledikleri şekilde vasiyette bulunabilirken, kısıtlı kişilerin vasiyetname yapabilmesi kısıtlılığın kanuni kapsamına ve somut şartların gerçekleşmesine bağlıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 502Kaynağı aç
Madde 502- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir. II. Miras sözleşmesinde

Mirasbırakanın vasiyetname metninde yer verdiği koşullar ile yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırılık taşıması halinde, bu kayıtlar bağlandıkları tasarrufla birlikte geçersiz duruma düşer. Mirasbırakanın düzenleme anında tasarruf edebileceği terekedeki serbest kısmın sonradan daralması vasiyetnameyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; saklı pay sınırlarının aşılması durumunda ilgililer tenkis yoluna başvurabilir.

Kanunda Öngörülen Vasiyetname Türleri

Türk hukukunda mirasbırakanın son arzularını beyan edebileceği biçimler kanun koyucu tarafından sınırlı sayıda sayılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 531. maddesi doğrultusunda vasiyetname; resmî şekilde, mirasbırakanın el yazısı ile veya sözlü olarak olmak üzere üç ayrı biçimde vücut bulabilir. Her düzenleme şeklinin geçerliliği kanunda ayrıntılı olarak düzenlenen şekil şartlarına bağlıdır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 531Kaynağı aç
Madde 531- Vasiyet, resmî şekilde veya mirasbırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabilir. 2. Resmî vasiyetname a. Düzenlenmesi

Resmî Vasiyetname Düzenleme Aşamaları ve Tanıkların Rolü

Türk Medeni Kanunu'nun 532. maddesi uyarınca resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Görevli resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 533. maddesi gereğince mirasbırakan arzularını resmî memura bildirir; resmî memur vasiyetnameyi yazar veya yazdırarak okuması için mirasbırakana verir. Vasiyetname mirasbırakan tarafından okunup imzalandıktan sonra memur belgeyi tarih koyarak imzalar. Türk Medeni Kanunu'nun 534. maddesi doğrultusunda tarih ve imzanın hemen ardından mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu ve belgenin son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder; tanıklar da bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini yazarak veya yazdırarak imzalarlar. Bu usulde vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 532Kaynağı aç
Madde 532 – Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir. b. Memurun işlevi
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 533Kaynağı aç
Madde 533 – Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir. Bunun üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir. Vasiyetname, mirasbırakan tarafından okunup imzalanır. Memur, vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar. c. Tanıkların katılması
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 534Kaynağı aç
Madde 534 – Vasiyetnameye tarih ve imza konulduktan hemen sonra mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder. Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir. d. Mirasbırakan tarafından okunmaksızın ve imzalanmaksızın düzenleme

Mirasbırakanın metni bizzat okuyamadığı ya da imzalayamadığı hallerde Türk Medeni Kanunu'nun 535. maddesinin birinci fıkrasındaki özel usul uygulanır. Bu durumda resmî memur vasiyetnameyi iki tanığın huzurunda mirasbırakana okur ve mirasbırakan metnin kendi son isteklerini kapsadığını beyan eder.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 535Kaynağı aç
Madde 535- Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. e. Düzenlemeye katılma yasağı

Mirasbırakanın okuyamadığı veya imzalayamadığı süreçte tanıkların vazifeleri Türk Medeni Kanunu'nun 535. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Tanıklar, mirasbırakanın beyanını kendi önlerinde dile getirdiğini, onu tasarruf ehliyetine sahip gördüklerini, metnin resmî memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve mirasbırakanın belgenin son arzularını yansıttığını ifade ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. Düzenlenen belgede tanıkların beyanın kendi önlerinde cereyan ettiğini tevsik eden bu ibarelerin bulunmaması şekil eksikliği oluşturur ve tasarrufun iptaline yol açar.

Resmî Vasiyetnamede Katılım ve Kazandırma Yasakları

Resmî vasiyetnamenin güvenilirliğini temin etmek amacıyla tanıklık ve memurluk sıfatına kanuni sınırlamalar getirilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 536. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; fiil ehliyeti bulunmayanlar, ceza mahkemesince kamu hizmetinden menedilenler, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşleri ile bu sayılan hısımların eşleri resmî vasiyetname tanzimine memur veya tanık sıfatıyla katılamazlar. Kanunun bu emredici düzenlemesine aykırı olarak mirasbırakanın altsoy hısmının eşinin tanık gösterildiği resmî vasiyetnameler iptale tabidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 536Kaynağı aç
Madde 536- Fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar. Resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz. f. Vasiyetnamenin saklanması

Yasaklar yalnızca işleme katılmakla sınırlı kalmayıp kazandırma sınırlarını da kapsar. Türk Medeni Kanunu'nun 536. maddesinin ikinci fıkrasına göre; resmî işlemi yapan memura, işlemi izleyen tanıklara, bu kişilerin üstsoy ve altsoylarına, kardeşlerine veya eşlerine vasiyetnameyle herhangi bir kazandırmada bulunulamaz. Böyle bir yasak çiğnendiğinde vasiyetnamenin tamamı geçersiz sayılmaz; yalnızca kanunen yasaklı kişilere sağlanan kazandırma tasarrufu iptal edilir.

El Yazılı Vasiyetname Koşulları ve Sözleşmelerden Ayrımı

Mirasbırakanın resmî daireye gitmeksizin kendi başına hazırlayabildiği el yazılı vasiyetname sıkça tercih edilen bir ölüme bağlı tasarruf şeklidir. Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesi uyarınca belgenin tanzim edildiği yıl, ay ve günün yazılması, metnin baştan sona bizzat mirasbırakanın el yazısıyla kaleme alınması ve imzalanması mecburi unsurdur. Hazırlanan el yazılı vasiyetname saklanmak üzere açık veya kapalı şekilde notere, sulh hâkimine yahut görevli resmî memura teslim edilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 538Kaynağı aç
Madde 538- El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir. 4. Sözlü vasiyet a. Son arzuları anlatma

Mirasbırakanın düzenlediği metinlerin niteliği doğru belirlenmelidir. Bir kimsenin bakım karşılığında taşınmaz devretme vaadini içeren belgeler, iki taraflı borç yükleyen sözleşme karakteri taşır. Bu tür sözleşmeler kanunun öngördüğü resmî şekle uyulmadıkça salt el yazılı metin formatında düzenlenmiş olmaları sebebiyle el yazılı vasiyetname sayılarak geçerlilik kazanamaz.

Olağanüstü Koşullarda Sözlü Vasiyetname

Sözlü vasiyet, mirasbırakanın olağan yollarla ölüme bağlı tasarruf yapamadığı olağanüstü koşullara özgü bir yöntemdir. Türk Medeni Kanunu'nun 539. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi fevkalade vaziyetler yüzünden resmî ya da el yazılı vasiyetname düzenlenemiyorsa sözlü vasiyet yoluna başvurulabilir. Bu usulde mirasbırakan son arzularını iki tanığa bildirerek bu beyana uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini verir. Resmî vasiyette aranan okur yazar olma kuralı istisna tutulmak kaydıyla, tanıklığa ilişkin diğer kanuni yasaklar sözlü vasiyet tanıkları için de geçerlidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 539Kaynağı aç
Madde 539- Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir. Bunun için mirasbırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler. Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir. b. Belgeleme

Türk Medeni Kanunu'nun 540. maddesi tanıkların yerine getirmesi gereken usulü tayin etmiştir. Tanıklardan biri beyan edilen son arzuları düzenlendiği yer, yıl, ay ve günü göstererek vakit kaybetmeksizin kaleme alır ve diğer tanıkla birlikte imzalar. Ardından tanıklar gecikmeksizin sulh veya asliye mahkemesine başvurup mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini ve son arzularını olağanüstü koşullarda kendilerine aktardığını hâkime bildirirler. Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup bu hususları beyan ederek mirasbırakanın son arzularını bir tutanağa da geçirtebilirler.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 540Kaynağı aç
Madde 540- Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hâkime beyan ederler. Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup yukarıdaki hususları beyan ederek mirasbırakanın son arzularını bir tutanağa geçirtebilirler. Sözlü vasiyet yoluna başvuran kimse askerlik hizmetinde bulunuyorsa, teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay; Ülke sınırları dışında seyreden bir ulaşım aracında bulunuyorsa, o aracın sorumlu yöneticisi; sağlık kurumlarında tedavi edilmekteyse, sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi hâkim yerine geçer. c. Hükümden düşme

Mirasbırakanın bulunduğu konuma göre hâkim yetkisini üstlenecek makamlar kanunda belirlenmiştir. Mirasbırakan askerlik görevindeyse teğmen veya daha üst rütbeli bir subay; Türkiye sınırları dışında seyir halindeki bir ulaşım aracındaysa aracın sorumlu yöneticisi; bir sağlık kuruluşunda tedavi altındaysa kurumun en üst düzey yöneticisi hâkim yerine geçer. Sözlü vasiyet yoluna başvuran mirasbırakanın sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer.

Vasiyetnameyle Çocuğun Tanınması ve Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi

Vasiyetname malvarlığı tasarruflarının yanı sıra soybağını ilgilendiren hukuki beyanları da barındırabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 295. maddesi uyarınca baba, vasiyetnamesinde yapacağı beyanla çocuğunu tanıyabilir. Tanımayı yapan kimse kısıtlı veya küçükse veli ya da vasisinin rızası şarttır; başka bir erkek ile soybağı devam eden çocuk bu bağ ortadan kaldırılmadıkça tanınamaz. Vasiyetname yoluyla yapılan tanımanın iptali davası ilgililerin tanımayı ve biyolojik soybağının bulunmadığını öğrendikleri andan itibaren bir yıl ve herhalde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Dava açılmasını engelleyen haklı bir sebep varsa bu engelin kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 295Kaynağı aç
Madde 295- Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur. Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir. Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz. II. Bildirim

Mirasbırakan, tasarruflarının tatbik edilmesi amacıyla bir veya birden fazla kişiyi vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atayabilir. Sulh hâkimi tarafından görevlendirildiği kendisine bildirilen kişi, bildirim tarihinden başlayarak on beş gün içinde görevi kabul etmediğini hâkime açıkça bildirmezse görevi zımnen kabul etmiş sayılır.

Vasiyetnamenin İptali Davası, Süreler ve Tenfiz Usulü

Kanuni şekil kurallarına aykırı düzenlenmiş olsa bile bir vasiyetname mahkemece iptal edilmediği sürece geçerliliğini ve hukuki sonuçlarını korur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/6060 E., 2014/14006 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, usulüne uygun şekilde açılıp okunan vasiyetnameye karşı iptal davası açılmadığı müddetçe, vasiyetnamenin tenfizi davasına bakan mahkeme vasiyetnameyi kendiliğinden geçersiz sayamaz ve iptal sebeplerini tenfiz davası içerisinde re'sen tartışamaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/6060, K. 2014/14006Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2014/6060 E.  ,  2014/14006 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İZMİR 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/11/2013 NUMARASI : 2012/766-2013/556 Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tenfizi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dilekçesinde; tarafların müşterek murisi tarafından, 01.01.1999 tarihinde kanser hastalığını öğrendiğinde el yazısı ile vasiyetname düzenlendiğini, tarafların taşınmaz mallar dışında kalan para ve eşyalar hakkında bu vasiyetnameyi uyguladığını, davalının davacılara vasiyet edilen taşınmazlarla ilgili olarak taksim sözleşmesi yapılmasına ikna edilemediğini ve ortaklığın giderilmesi davası olarak, satışını istediğini belirterek, vasiyetnamenin tenfizi ile davacılara vasiyet edilen taşınmazların adlarına tescilini talep etmiştir. Davalı cevabında, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın vasiyetnamenin tenfizine ilişkin olduğu ve ön şart olarak usulüne uygun ve şekil şartlarına uygun düzenlenmiş bir vasiyetnamenin bulunmasının zorunlu olduğu, ibraz edilen ve vasiyetname olduğu bildirilen belge örneği ile 11.Sulh Hukuk Mahkemesince açılıp okunan belgenin incelenmesinde; T MK 538.maddesinde düzenlenen el yazılı vasiyetnamenin şekil şartlarını içermediği, sadece "sene 1999 1. ay" yazıldığı, ayrıca altında imza bulunmadığı, vasiyetname olarak düzenlendiğini gösterir ibarenin bulunmadığı, bu nedenle geçerli bir vasiyetname olarak kabul edilemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir. Davada, vasiyetnamenin tenfizi istenilmektedir. Vasiyetname, kanunun gösterdiği şekil şartlarına aykırı düzenlense bile, iptal edilmedikçe hüküm ifade eder. Dava konusu vasiyetname, iş bu davada mahkemece verilen Sulh Hukuk Mahkemesinde açılıp karara bağlanan davada açılıp okunmuştur. Bu dava mahkemece kesinleştirilmemiş olmakla birlikte, vasiyetname duruşma gününü bildirir, tebligatla birlikte davalıya tebliğ edilmiş olup, (28.02.2012 tarihinde) mahkemece 24.01.2013 tarihinde davalıya okunmamış, "iptal davası açmaya gerek görmediği, geçerli olduğunu da düşünmediğini" beyan etmiş, iptal davası da açılmamıştır. Bu durumda, vasiyetnamenin Sulh Hukuk Mahkemesinde açılıp okunduğu ve itiraza uğramadığı, süresi içinde iptal davası açılıp açılmadığı anlaşılmakla (TMK 539.md.uyarınca iptal talepleri hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.) vasiyetnamenin iptal edilinceye kadar geçerli beyanlardan olduğu mirasbırakanın düzenlediği vasiyetname, dava açılıp iptal edilmedikçe hakim tenfiz davasından kendiliğinden vasiyetnameyi geçersiz sayamayacağı, iptal sebeplerinin tenfiz davasında tartışılamayacağı gözönüne alınmak suretiyle, tenfiz talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Vasiyetnamenin iptali davası açma hakkı, ilgililerin vasiyetnameden haberdar olmaları, iptal sebebini ve kendilerinin hak sahibi olduklarını öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve herhalde vasiyetnamenin mahkemece açıldığı tarihten itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmesiyle sona erer.

Tasarruf ehliyetinin bulunmadığı iddiasıyla açılan iptal davalarında mirasbırakanın tanzim anındaki akli melekesinin tespiti özel ve teknik değerlendirme gerektirir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/1435 E., 2017/12005 K. sayılı kararında; yalnızca bir kısım tanık beyanları ve tek hekim raporu göz önünde bulundurularak karar verilemeyeceği, mirasbırakanın vasiyetname tarihindeki hukuki işlem ehliyetinin belirlenmesi için dosyanın yetkili sağlık kurumuna gönderilerek inceleme yaptırılması gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/1435, K. 2017/12005Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2016/1435 E.  ,  2017/12005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; muris … 'ın 02/09/2010 tarihinde sahibi olduğu ve hisseleri bulunan … ili … ilçesindeki taşınmazlarını ölümünden sonra Türkan …'a kalmak üzere vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği sırada muris … 'ın temyiz kudretinden yoksun olduğunu, hastane kayıtları, sağlık karnesi ve tedavi kayıtlarının da bu durumu doğruladığını, ayrıca vasiyetname içeriğinin de bu durumu doğruladığını, vasiyetnameden çok kısa bir zaman dilimi sonra vefat ettiğini, murisin kanser hastası olduğunu, hastalığının en son aşamasında iken vasiyetnamenin tanzim edildiğini, vasiyetname içeriğinin de incelendiğinde murisin noterliğe giderek işlem yaptıramayadığını, murisin bunca yıllık kazanımlarını elinden çıkarmaması ve ölümünden hemen önce çıkartılmış görülmesinin iddialarını desteklediğini, murisin şüpheli ölümü ile ilgili olarak da akrabaları hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yatalak murisin korkutulması ve zorlanmasının da mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle 02/09/2010 tarihli vasiyetnamenin TMK 557 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini, olmadığı takdirde müvekkillerinin saklı payları oranında vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; " TMK’nın 557 maddesinde sayılmak suretiyle belirtilen ölüme bağlı tasarrufun iptalini gerektirecek sebeplerin davaya konu vasiyetname için mevcut olmadığı, vasiyetnamenin kayıtsız ve şartsız yapılmış olduğu, kanunda öngörülen şekle ve usule uygun olduğu gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine; Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da açıkça vurgulandığı üzere; muris … davacılardan …'ın kardeşi, diğer davacılar … … ve …'ın teyzesi olduğu, bu nedenle de, TMK.'nın 04.05.2007 tarih ve 5650 Sayılı Kanunla değişik 505. maddesi uyarınca davacıların saklı paylı mirasçılardan olmadıkları sonucuna varılarak, davacıların tenkis taleplerinin reddine karar verilmiş; sözkonusu karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Uyuşmazlık , ehliyetsizlik ve cebir şiddet korkuya dayalı vasiyetname tanzimi iddiasına dayalı iptal ve tenkis davası niteliğindedir . Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 275.maddesine göre; ''Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.'' Fiil ehliyeti yokluğu; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hâkimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir. Hele fiil ehliyetinin nisbi bir kavram olması, kişiye, eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kuruluşu olan … Kurumundan rapor alınmasını da zorunlu kılmaktadır. Esasen TMK. nun 409/2. maddesinde de, akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, mahkemece; murisin, vasiyetname tarihindeki sağlık durumunun tespit edilebileceği sağlık kuruluşlarına müzekkere yazılarak murise ait tıbbi evrak ve kayıtların celbi istenmiş; ancak murise ait tıbbi evrak ve kayıtlar temin edilemediğinden mahkemece dosya … Kurumu'na gönderilmeden dosya üzerinden yargılama yapılarak karar verilmiştir. Dosya içindeki murise ait tek tıbbi kayıt olan iptale konu vasiyetnamenin eki niteliğindeki tek hekim imzalı sağlık raporunda ; murisin sorulan sorulara cevap verebildiği bu haliyle akit yapabilme ehliyetinin bulunduğuna kanaat edildiği belirtilmiştir.Ancak davacıların ve dinlenen bir kısım tanıkların beyanları murisin fiil ehliyetinin bulunmadığı yönündedir . O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan bir konu olan akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceği göz önünde bulundurularak dosyanın mevcut hali ile … Kurumu'na gönderilerek murisin vasiyetname tarihindeki hukuki işlem ehliyeti yönünden inceleme yapılmasının talep edilmesi, varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, yalnızca bir kısım tanık beyanları ve düzenleme şeklindeki vasiyetname ekinde bulunan tek hekim raporu göz önünde bulundurularak eksik incelemeye dayalı davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Vasiyetname düzenlemek için yaş ve ehliyet koşulu nedir?

Vasiyetname yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmuş bulunmak kanunen zorunludur. Kısıtlıların vasiyet yapabilmesi ise kısıtlılığın kanuni kapsamına bağlıdır.

Resmî vasiyetnamede kimler tanık olamaz?

Fiil ehliyeti bulunmayanlar, kamu hizmetinden mahkûmiyetle yasaklananlar, okuma yazma bilmeyenler, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoyları, kardeşleri ile bu akrabaların eşleri resmî vasiyetnameye tanık veya memur olarak katılamaz.

Resmî vasiyetnamede metin tanıklara okunmak zorunda mıdır?

Mirasbırakanın kendisinin okuyup imzalayabildiği durumlarda vasiyetname metninin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir. Mirasbırakan okuyamıyor veya imzalayamıyorsa metin tanıklar önünde resmî memurca okunur.

El yazılı vasiyetnamenin geçerlilik koşulları nelerdir?

El yazılı vasiyetnamenin tanzim edildiği yıl, ay ve günün gösterilmesi, başından sonuna kadar mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılması ve bizzat imzalanması şarttır.

Sözlü vasiyetname hangi hallerde geçerliliğini yitirir?

Olağanüstü koşullar sebebiyle sözlü vasiyette bulunan mirasbırakanın sonradan resmî veya el yazılı vasiyetname yapma imkânı doğarsa, bu imkânın doğduğu tarihten itibaren bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer.

Vasiyetnamenin iptali davası hangi sürelerde açılmalıdır?

İptal davası, iptal sebebinin ve hak sahipliğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve herhalde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, kötüniyetli davalılara karşı yirmi yıl içinde açılmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu