Vasiyetname yapabilmek için kişinin on beş yaşını doldurmuş olması ve ayırt etme gücüne sahip bulunması zorunludur. Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufta bulunma yetkisi sınırsız olmayıp, saklı paylı mirasçıların kanunen korunan saklı paylarını ihlal etmeyecek şekilde sınırlandırılmıştır.
Resmi Vasiyetnamenin Düzenlenme Koşulları ve Yasaklı Kişiler
Resmi vasiyetname; resmi bir memur tarafından iki tanığın katılımıyla sulh hakimi, noter veya kanunda yetki verilmiş diğer bir görevli marifetiyle düzenlenir. Düzenleme sürecinin güvenliğini sağlamak amacıyla kanun koyucu birtakım kişilerin memur veya tanık olarak katılımını açıkça yasaklamıştır. Fiil ehliyeti bulunmayanlar, kamu hizmetinden yasaklı olanlar, okur-yazar olmayanlar ile mirasbırakanın eşi, alt ve üst soy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmi vasiyetname düzenlenmesinde görevli memur veya tanık sıfatıyla bulunamazlar.
Resmi vasiyetname ile düzenleme sürecine katılan resmi memur veya tanıklara, bunların alt soy ve üst soy hısımlarına, kardeşlerine veya eşlerine kazandırmada bulunulamaz. Bu kişilere resmi vasiyetname yoluyla kazandırmada bulunulması halinde tasarrufun tamamı değil, yalnızca bu kazandırma kısmı iptal edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 558Kaynağı aç
Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. Okur-yazar olmayan vasiyetçinin beyanı yeterli görülmeyip tanıkların da vasiyetin kendi önlerinde okunduğunu, vasiyetçiyi ehil gördüklerini ve vasiyetçinin bunun arzularına uygun olduğunu söylediğini belirterek altını imzalamaları gerekir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 535Kaynağı aç
El Yazılı ve Sözlü Vasiyetname Şartları
El yazılı vasiyetnamenin geçerli kabul edilebilmesi için yapıldığı yıl, ay ve günün gösterilmesi, başından sonuna kadar bizzat mirasbırakanın kendi el yazısıyla kaleme alınması ve imzalanması kanuni bir zorunluluktur. Mirasbırakan hazırladığı el yazılı vasiyetnameyi muhafaza edilmek üzere açık veya kapalı bir biçimde notere, sulh hâkimine veya kanunda yetkili kılınan bir memura teslim edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 538Kaynağı aç
Sözlü vasiyetname ise olağanüstü bir durumun varlığı ve mirasbırakan açısından diğer şekillerde vasiyet yapma imkanının kalmaması halinde iki tanık huzurunda başvurulabilen istisnai bir usuldür. Sözlü vasiyet yapılmasına yol açan olağanüstü durumun ortadan kalkmasından itibaren bir ay sonra mirasbırakan halen hayatta bulunuyorsa veya sonradan diğer kanuni şekillerde vasiyetname yapma imkanı doğmuşsa, bu tarihten itibaren bir ayın geçmesiyle sözlü vasiyet mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden hükümden düşer.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 541Kaynağı aç
Vasiyetnameden Dönme ve Önceki Tasarrufların Durumu
Mirasbırakan, kanunda öngörülen geçerlilik şekillerinden birine uymak koşuluyla yeni bir vasiyetname hazırlayarak önceki vasiyetnamenin tamamından veya bir kısmından her zaman serbestçe dönebilir. Ancak vasiyetnameden dönme işleminin de geçerli bir ölüme bağlı tasarruf niteliği taşıması şarttır; bu çerçevede noter kanalıyla gönderilen bir ihtarname vasiyetname vasfı taşımadığından önceki resmi vasiyetnameden dönme sonucunu doğurmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 542Kaynağı aç
Mirasbırakan önceki vasiyetnamesini ortadan kaldırmaksızın yeni bir vasiyetname kaleme alırsa, açıkça önceki tasarrufu tamamlamadığı sürece sonraki vasiyetname öncekinin yerini alır. Bununla birlikte belirli bir mal bırakma vasiyeti, aksi vasiyetnamede kararlaştırılmadıkça, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde vasiyetle bağdaşmayan tasarrufi bir işlem gerçekleştirmesiyle ortadan kalkar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 544Kaynağı aç
Vasiyetnamenin İptali Davası, Sebepleri ve Tarafları
Ölüme bağlı bir tasarrufun iptali davası; mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir sırada tasarrufta bulunması, iradenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucu sakatlanması, tasarrufun içeriğinin, bağlandığı koşulların ya da yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olması ve kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmaması sebeplerine dayalı olarak açılabilir. İptal davası tasarrufun bütününe yönelik olabileceği gibi bir kısmına da hasredilebilir; davayı açma hakkı ise tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçılara veya vasiyet alacaklılarına aittir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 557Kaynağı aç
Kanunda düzenlenen iptal sebepleri sınırlı sayıdadır. Vasiyet edilen malın mirasbırakana ait olmaması ya da vasiyetin fiilen yerine getirilmesinin imkânsız bulunması kanuni iptal sebeplerinden biri sayılmaz; bu tür imkânsızlık iddiaları ancak tasarrufun yerine getirilmesi aşamasında gözetilir. Tasarruf ehliyetsizliği iddiasına dayanan iptal davalarında, mirasbırakanın işlem tarihine yakın tıbbi tedavi evrakı ve doktor raporları celbedilerek işlem anında ehliyetsiz bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu incelemesi yaptırılır.
Vasiyetnamenin iptali istemiyle açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, yetkili yargı mercii mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
Vasiyetnamenin Açılması ve Hak Düşürücü Süreler
Mirasbırakanın vefatından sonra ele geçen vasiyetname, geçerli olup olmadığı tartışılmaksızın derhal sulh hakimine teslim edilmek zorundadır. Vasiyetnameyi muhafaza eden veya ölüm sonrasında eşyalar arasında bulan kişiler, vefatı öğrenir öğrenmez bu teslim görevini yerine getirmekle yükümlü olup gecikmeden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sulh hâkimi teslim edilen vasiyetnameyi derhâl inceler, gerekli koruma önlemlerini alır ve şartlar uygunsa ilgilileri dinleyerek terekenin yasal mirasçılara geçici verilmesine veya resmen yönetilmesine karar verir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 595Kaynağı aç
Sulh hâkimi, vasiyetnameyi teslim aldığı tarihten itibaren bir ay içinde açarak bilinen mirasçılar ile diğer ilgilileri hazır bulunmak üzere çağırıp huzurlarında okur. Vasiyetnamenin usulüne uygun şekilde açılıp okunmasına dair kararın kesinleşme şerhli bir örneğinin bulunması, hem iptal ve tenkis davalarının görülebilmesi hem de kanuni hak düşürücü sürenin işlemeye başlaması için bir ön koşuldur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 596Kaynağı aç
Vasiyetnamenin iptali davası açma yetkisi; davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Ancak bu bir yıllık süre, vasiyetname usulünce açılıp ilgililere okunmadan işlemeye başlamaz. İptal davası açma hakkı her halde vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren iyi niyetli davalılara karşı on yıl, kötü niyetli davalılara karşı ise yirmi yıllık tavan sürelerin dolmasıyla düşer.
Vasiyetnamenin Yerine Getirilmesi ve Vasiyetin Reddi
Vasiyetnamenin tenfizi yani yerine getirilmesi davaları kendiliğinden ayni bir hak kurmaz. Bu davalar, sulh hukuk mahkemesinde açılan vasiyetnamenin yasal tebliğ süreçlerinin tamamlandığının, süresi içinde herhangi bir itiraza uğramadığının ya da açılan iptal davasının reddedilerek kesinleştiğinin tespiti amacını taşır. Yerine getirme davasında görevli merci Asliye Hukuk Mahkemesi olup, kesin yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
Vasiyet alacaklısının hakkını dava yoluyla talep etme yetkisi, kazandırmayı öğrendiği andan veya borç ileri bir tarihte muaccel olacaksa muacceliyet tarihinden itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Vasiyet alacaklısının kendisine yapılan kazandırmayı reddetmesi durumunda, tasarruftan aksi bir irade anlaşılmadıkça bu ret sonucundan vasiyet borçlusu yararlanır. Vasiyet alacaklısının vasiyeti reddetmesi nedeniyle doğan hükümsüzlüğün tespiti ve iptali davalarında görevli yargı kolu Asliye Hukuk Mahkemesidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 602Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 616Kaynağı aç
Vasiyetnamenin iptali davası hangi mahkemede ve ne zaman açılmalıdır?
İptal davası mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Dava açma süresi; tasarrufun, iptal gerekçesinin ve hak sahipliğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl olup bu süre vasiyetnamenin mahkemece usulünce açılıp okunmasına ilişkin kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar; her halde açılma tarihinden itibaren iyi niyetli davalılara karşı on, kötü niyetli davalılara karşı yirmi yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Resmi vasiyetname yapılırken kimler tanık olamaz?
Fiil ehliyeti bulunmayanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, okur-yazar olmayanlar ile mirasbırakanın eşi, alt ve üst soy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar.
El yazılı vasiyetnamede hangi unsurların bulunması zorunludur?
El yazılı vasiyetnamenin geçerli sayılabilmesi için yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek metnin tamamının mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur.
Vasiyet konusu malın başkasına ait olması vasiyetnameyi doğrudan iptal ettirir mi?
Hayır, vasiyetnamenin iptal sebepleri kanunda sınırlı sayıda sayılmış olup tasarruf konusu malın mirasbırakana ait olmaması ya da ifanın imkânsızlığı bir iptal gerekçesi oluşturmaz; bu durum ancak yerine getirme davasında değerlendirilir.
Sözlü vasiyetname hangi hallerde kendiliğinden hükümsüz kalır?
Sözlü vasiyetin yapılmasına yol açan olağanüstü durumun ortadan kalkmasından itibaren mirasbırakan bir ay sonra halen hayattaysa veya bu süre zarfında diğer şekillerde vasiyet yapma imkanı doğmuşsa, bir ayın dolmasıyla sözlü vasiyet kendiliğinden hükümsüz kalır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

