Mirasın Kazanılması ve Tereke Borçlarından Sorumluluk
Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesi gereğince mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar; mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanır ve tereke borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
Mirasbırakanın borçlarından doğan kişisel sorumluluktan kurtulmak amacıyla yasal ve atanmış mirasçılara Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mirası reddetme hakkı tanınmıştır. Ret iradesi kayıtsız ve şartsız olarak ortaya konulmalıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 605Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 609Kaynağı aç
Mirasın Gerçek Reddi Usulü ve Üç Aylık Süre
Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi uyarınca ret hakkı üç aylık kanuni süreye tabidir. Yasal mirasçılar açısından bu müddet, mirasçı sıfatını sonradan öğrendiklerini kanıtlamadıkları sürece vefatı öğrendikleri andan itibaren işlemeye başlar. Vasiyet yoluyla atanan mirasçılarda ise ölüme bağlı tasarrufun kendilerine resmî yoldan bildirildiği tarih başlangıç sayılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 606Kaynağı aç
Ret beyanı, yetkili sulh mahkemesine yazılı dilekçeyle veya sözlü beyanın tutanağa geçirilmesi yoluyla yöneltilir. Bozucu yenilik doğuran bu irade açıklaması sulh hâkimine ulaştığı anda hukuki sonuçlarını doğurur. Kanuni süre içinde kayıtsız ve şartsız iletilen talep, mirasın açıldığı yer sulh mahkemesinin özel kütüğüne tescil edilir ve başvuran mirasçıya istemi doğrultusunda bu durumu gösteren belge sunulur.
Yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Yapılan ret beyanından kural olarak dönülemez; ancak iradenin yanılma, aldatma veya korkutma sonucu sakatlandığı durumlarda iptal davası açılması mümkündür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 610Kaynağı aç
Mirasın Hükmen Reddi ve Terekenin Borca Batıklığı
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca miras reddedilmiş sayılır. Terekenin aktifinin pasifinden az olması ödemeden aciz halini gösterir; icra takibi neticesinde düzenlenen aciz vesikası da bu durumu ispatlayan bir belgedir.
Mirasın hükmen reddi kanundan doğan bir karinedir ve bu karine sebebiyle özel bir süre sınırlaması öngörülmemiştir. Mirasçılar doğrudan dava açarak hükmen reddin tespitini talep edebilecekleri gibi, kendilerine yöneltilen icra takiplerinde de hükmen reddi def'i olarak ileri sürebilirler.
Mirasın Hükmen Reddi Davasında Mahkeme Ayrımı
Mirasın hükmen reddi davasında yetkili mercii tereke alacaklılarının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme konusunda ise talebin hukuki niteliğine bağlı olarak farklı değerlendirmeler mevcuttur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen malvarlığı haklarına ve şahıs varlığına ilişkin genel görev kuralı kapsamında alacaklılara husumet yöneltilerek açılan davaların Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği kabul edilirken; ret olgusunun tespit ve kütüğe tescil işlemlerinin çekişmesiz yargı kapsamında bulunması nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde de uygulama bulunmaktadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Ret Hakkının Düşmesi ve Mirası Sahiplenme Yasağı
Mirasçının kanuni süre dolmadan tereke mallarına mirasçı sıfatıyla el koyması, terekede rutin idareyi aşan veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi amacını aşan fiillerde bulunması ret hakkını ortadan kaldırır. Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesi kapsamında malvarlığı değerlerinin saklanması veya kendine mal edilmesi mirasın zımnen kabul edildiği sonucunu doğurur.
Terekeye ait bir aracın mirasçılar tarafından kendi adlarına tescil ettirilmesi veya üçüncü kişilere devredilmesi mirası sahiplenme niteliğinde değerlendirilir ve mirasın hükmen reddi isteminin reddi sonucuna yol açar. Buna karşılık Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması mirasçıların ret hakkını ortadan kaldırmaz.
Mirasın Reddedilmesinin Hukuki Sonuçları
Türk Medeni Kanunu'nun 611. maddesi uyarınca yasal mirasçılardan biri ret hakkını kullandığında, payı ölüm anında mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi altsoyuna ve hak sahiplerine intikal eder. Atanmış mirasçının mirastan el çekmesi durumunda ise, ölüme bağlı tasarruf metninde aksine bir irade belirtilmedikçe ilgili pay mirasbırakanın en yakın kanuni mirasçılarına kalır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 611Kaynağı aç
Ret beyanında bulunan mirasçılar, Türk Medeni Kanunu'nun 614. maddesi doğrultusunda tereke tasfiyesine geçilmeden önce sıradaki mirasçılara teklif götürülmesini talep edebilirler. Sulh hâkiminin bu durumu sonraki mirasçılara bildirmesinin ardından, bir aylık süre zarfında mirası benimsemeyenler de reddetmiş sayılır. Sürecin ardından miras iflâs kurallarına tabi olarak tasfiye edilir ve tasfiye bakiyesi önceki mirasçılara tevdi olunur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 614Kaynağı aç
İlk derecedeki yasal mirasçıların tümünün ret beyanında bulunması halinde tereke, Türk Medeni Kanunu'nun 612. maddesi gereğince sulh hâkimliği marifetiyle iflâs idaresi usulüyle tasfiye edilir. Borçlar ödendikten sonra kalan bir malvarlığı artığı bulunursa bu değerler reddi gerçekleştiren hak sahiplerine aktarılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 612Kaynağı aç
Alacaklılardan Mal Kaçırma Amacıyla Yapılan Ret ve İptal Davası
Borçlarını karşılamaya yetecek malvarlığı bulunmayan bir mirasçının alacaklılarını zarara uğratma saikiyle mirası reddetmesi durumunda, alacaklılar veya iflâs masası idaresi yeterli teminat gösterilmediği sürece ret tarihinden itibaren altı aylık hak düşürücü süre içinde Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesi uyarınca iptal davası açabilirler.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 617Kaynağı aç
Dava sonucunda reddin iptaline hükmedilirse tereke resmî tasfiyeye tabi tutulur. Tasfiye sürecinde iptal ettiren mirasçının payına tekabül eden miktardan öncelikle itiraz sahibi alacaklıların, ardından diğer alacaklıların alacakları karşılanır; arta kalan tutar ise ret geçerliliğini korusaydı bu kazanımdan faydalanacak olan mirasçılara tahsis edilir.
Mirasın reddi süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?
Miras üç ay içinde sulh mahkemesine yapılacak sözlü veya yazılı beyanla reddolunabilir. Bu süre yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, atanmış mirasçılar için tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar.
Mirasın hükmen reddinde üç aylık ret süresi geçerli midir?
Mirasın hükmen reddi için kanunda özel bir süre öngörülmemiştir. Mirasbırakanın ölümü anında borca batık olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras kanunen reddedilmiş sayılır; mirasçılar doğrudan tespit davası açabilir veya icra takibinde def'i yoluyla bunu ileri sürebilirler.
Reddedilen miras payı kime kalır?
Yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi durumunda payı kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine intikal eder. Atanmış mirasçının reddettiği pay ise mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan aksi anlaşılmadıkça en yakın yasal mirasçılara kalır.
Borca batık mirasçının mirası reddetmesine alacaklılar itiraz edebilir mi?
Malvarlığı borçlarını karşılamayan bir mirasçının alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmesi halinde alacaklılar veya iflâs idaresi güvence verilmediği takdirde ret tarihinden itibaren altı ay içinde reddin iptali davası açabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

