Vasi; velayet altında bulunmayan küçüklerin veya akıl hastalığı, bağımlılık, savurganlık ya da yaşlılık gibi nedenlerle kısıtlanan kişilerin malvarlığını idare eden, haklarını koruyan ve onları hukuken temsil eden gözetmendir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 51 uyarınca dava ehliyeti medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlendiğinden, fiil ehliyeti bulunmayan veya kısıtlanan şahısların adli ve hukuki işlemlerdeki temsili atanmış vasi aracılığıyla yerine getirilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 51Kaynağı aç
Vasi Olma Şartları ve Mahkemenin Değerlendirmesi
Ergin olan ve vasilik görevini yürütebilecek yetenekte bulunan kişiler vasi olarak atanabilir. Kişinin vasilik vazifesini yapmaya uygunluğunu, yaşını, eğitim seviyesini ve vesayet işlerine ayırabilecek zamanının bulunup bulunmadığını vesayet makamı sıfatıyla görev yapan Sulh Hukuk Mahkemesi hâkimi takdir eder.
Vasi atanmasına yönelik işlemler ile vesayet taleplerinde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise kısıtlanması istenen kişinin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesi olup, yetki tespitinde ilgilinin adres kayıt sisteminde yer alan yerleşim yeri esas alınır.
Vasi Tayinini Gerektiren Hâller ve Kısıtlama Sebepleri
Velayet altında bulunmayan, anne ve babası hayatta olmayan ya da velayet hakkı mahkemece kaldırılmış durumdaki her küçüğe vesayet makamı tarafından vasi tayin edilmesi kanuni bir zorunluluktur.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için daimi surette yardıma muhtaç olan veya çevresindekilerin güvenliğini tehlikeye atan her ergin kısıtlanır. Türk Medeni Kanunu m. 409/2 gereğince bu sebeple kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebilir; resmî sağlık kurulu raporunun tanzimi için gereklilik bulunması hâlinde Kanunun 436. maddesi hükümleri uygulanır ve hâkim raporu göz önünde bulundurarak ilgilini dinleyebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 409Kaynağı aç
Yaşam sürüş tarzı, savurgan tutumları, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı yahut malvarlığını kötü idare etmesi yüzünden kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan, bu sebeple devamlı korunmaya muhtaç olan ya da başkalarının emniyetini tehdit eden her ergin Türk Medeni Kanunu m. 406 uyarınca vesayet altına alınır. Türk Medeni Kanunu m. 409/1 uyarınca bir kimse bizzat dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya kendi istemi sebebiyle kısıtlanamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 406Kaynağı aç
Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı dolayısıyla işlerini lüzumu gibi idare edemediğini ispat eden her ergin şahıs, Türk Medeni Kanunu m. 408 uyarınca kendi isteğiyle kısıtlanmasını talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 408Kaynağı aç
Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kimse, Türk Medeni Kanunu m. 407 uyarınca kendi istemi üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazında ise hükümlünün talebi bulunmasa dahi kişiliğinin yahut malvarlığının himayesi bakımından gerekli görülmesi durumunda kısıtlama kararı verilebilir. İnfaz makamı hapis cezasının uygulanmaya başlandığını derhâl vesayet makamına iletir; vesayet makamı karar tesis etmeden önce hükümlüyü dinler ve bu işlemlerde kayyımlığa dair hükümler niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 407Kaynağı aç
Vasi Olamayacak Kişiler ve Vasiliği Reddetme Hakkı
Kısıtlı bulunanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati kendisine vasi tayin edilecek kişinin menfaati ile belirgin biçimde çatışanlar veya aralarında düşmanlık yer alan kimseler ile ilgili vesayet dairelerinin hâkimleri vasi olarak görevlendirilemez.
Vasilik kural olarak zorunlu bir kamusal ödev teşkil etmekle birlikte kanun koyucu bazı şahıslara vazifeyi reddetme hakkı tanımıştır. Altmış yaşını tamamlamış olanlar, bedensel özürleri veya süregelen hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yerine getirebilecek bulunanlar, dörtten çok çocuğun velisi olanlar ve hâlihazırda üzerinde bir vasilik vazifesi yer alanlar görevi reddedebilir. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu üyeleri ile hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları da vasilik görevini kabul etmeme hakkına sahiptir.
Vasinin Görev ve Yetkileri ile İzne Tabi İşlemler
Vasi, kısıtlının menfaatlerini korumak ve malvarlığını basiretle yönetmekle yükümlüdür; ancak tasarruf yetkisi sınırsız değildir. Türk Medeni Kanunu m. 462 b. 1 uyarınca kısıtlıya ait taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başkaca bir aynî hak tesis edilmesi işlemleri vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesinin iznine tabidir; vesayet makamının izni alınmadan yapılan bu nevi muameleler iptal edilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 462Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 462 hükümleri uyarınca vasinin vesayet makamından izin almasını gerektiren diğer hukuki işlemler şunlardır: Olağan yönetim ve işletme gereksinimleri haricinde kalan taşınır malların ya da diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi; olağan yönetim hudutlarını aşan yapı işlerinin yürütülmesi; ödünç verilmesi ve ödünç alınması; kambiyo taahhüdü altına girilmesi; bir yıl veya daha uzun süreli ürün kirası ile üç yıl veya daha uzun vadeli taşınmaz kirası sözleşmelerinin akdedilmesi.
Aynı yasal düzenleme çerçevesinde vesayet altındaki şahsın bir meslek veya sanatla iştigal etmesi, mal rejimi sözleşmeleri akdetmesi, mirasın taksimi ile miras payının devri mukavelelerini yapması, borç ödemeden aciz beyanında bulunması, hayat sigortası yaptırılması veya çıraklık sözleşmesi tesis edilmesi de mahkeme iznine bağlanmıştır. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım yahut sağlık kurumuna yerleştirilmesi ile ikametgâhının nakledilmesi işlemlerinde de Sulh Hukuk Mahkemesinin izni zorunludur.
Acele durumlarda vasinin geçici tedbirler alma hakkı saklı kalmak üzere; vesayet altındaki şahıs adına dava açılması, sulh olunması, tahkime gidilmesi ve konkordato yapılması işlemleri de Türk Medeni Kanunu m. 462 b. 8 uyarınca vesayet makamının iznini gerektirir.
Türk Medeni Kanunu m. 419/3 uyarınca kısıtlanan ergin çocuklar kural olarak vesayet altına alınmayıp velayet altında bırakılır ve haklarında velayet hükümleri uygulanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 419Kaynağı aç
Vasinin Sorumluluğu ve Görevden Alınması
Vasi, vazifesini icra ederken sergilediği kusurlu fiillerin sebebiyet verdiği zararları tazminle mükelleftir. Vasilik süresi tamamlandığında vesayet makamına kesin hesap verme borcu bulunan vasiye karşı kesin hesabın sunulmaması veya gerçeğe aykırı verilmesi nedeniyle açılacak tazminat davaları bir yıllık zamanaşımına tabidir.
Vazifenin ağır biçimde savsaklanması, yetkilerin suistimal edilmesi, güveni sarsıcı eylemlerde bulunulması yahut vasinin borç ödemede acze düşmesi durumlarında vasi Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından görevden alınır. Vasinin şahsi bir kusuru bulunmasa dahi vazifesini ifada yetersizliğe düşmesi ve bu durumun vesayet altındaki kişinin haklarını tehlikeye atması hâlinde de vesayet makamı görevden alma kararı verebilir.
Vasinin görevden uzaklaştırılmasını menfaati bulunan herhangi bir kimse talep edebileceği gibi vesayet makamı da haklı sebepleri öğrendiğinde resen harekete geçmek zorundadır. Mahkeme karar vermeden önce lüzumlu tahkikatı yürütüp vasiyi dinler; ihmalin ağır olmadığı hâllerde uyarı kararıyla yetinebilir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan vaziyetlerde vasi derhâl görevden el çektirilerek yerine kayyım atanabilir, vasinin ağır kusuru bulunduğu hâllerde malvarlığına ihtiyati haciz konulabilir ve tutuklanması talep edilebilir.
Kısıtlama Kararının İlanı ve İtiraz Yolları
Mahkemece verilen kısıtlama kararı kesinleştiğinde hem ilgilinin nüfusa tescilli bulunduğu yerde hem de yerleşim yerinde ilan edilir. Yapılan ilan, kısıtlının fiil ehliyetsizliğine rağmen üçüncü kişilerle gerçekleştirebileceği muamelelerin hükümsüzlüğünün ileri sürülebilmesi açısından hukuki koruma temin eder.
Vesayet makamının kararlarına, vasi atamasına ya da görevden alma işlemlerine karşı ilgililer Türk Medeni Kanunu m. 488 uyarınca kararın tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz edebilirler. Denetim makamı yapılan itirazı gerektiğinde duruşma da açarak inceler ve kesin karara bağlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 488Kaynağı aç
Vesayetin Sona Ermesi ve Kısıtlılığın Kaldırılması Usulü
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı zemininde kısıtlanmış bulunan şahıslar üzerindeki vesayetin kaldırılması, Türk Medeni Kanunu m. 474 gereğince kısıtlama gerekçesinin ortadan kalktığının resmî sağlık kurulu raporu ile tevsik edilmesine bağlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 474Kaynağı aç
Savurganlık, bağımlılık, fena yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme sebebiyle vesayet altına alınanların vesayetin feshini talep edebilmeleri, Türk Medeni Kanunu m. 475 gereği en az bir yıldan bu yana vesayet sebebiyle ilgili hiçbir şikâyete mahal vermemiş olmaları şartına dayanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 475Kaynağı aç
Hapis cezasına mahkûmiyet gerekçesiyle uygulanan vesayet hali, Türk Medeni Kanunu m. 471 uyarınca ceza infaz kurumundaki hapis durumunun hukuka uygun şekilde hitam bulmasıyla kendiliğinden son bulur. Hapis halinin devamı süresince ise toplam beş yıldan az hapis cezalarında kişinin şahsi istemiyle; beş yıl veya daha çok süreli hapis cezalarında ise ilgilinin müracaatı üzerine himaye sebebinin ortadan kalktığının anlaşılmasıyla vesayet sona erdirilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 471Kaynağı aç
Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama kararı için sağlık kurulu raporu şart mıdır?
Evet, Türk Medeni Kanunu m. 409/2 hükmü uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı gerekçesiyle kısıtlama kararı verilebilmesi için resmî sağlık kurulu raporunun düzenlenmesi kanuni bir zorunluluktur.
Hükümlü bireylere vasi atanması hangi şartlarda gerçekleşir?
Ceza infaz kurumunda bulunan ergin bireyler kendi istemleri üzerine kısıtlanır veya kendilerine kayyım atanır; fakat toplam beş yıl veya üzeri hapis cezasının infazında himaye ihtiyacı doğarsa mahkemece istek aranmaksızın kısıtlama kararı verilebilir.
Vasi kısıtlının taşınmaz malını doğrudan satabilir mi?
Hayır, Türk Medeni Kanunu m. 462 uyarınca taşınmaz alımı ve satımı vesayet makamı olan mahkemenin iznine tabidir; mahkeme izni alınmaksızın gerçekleştirilen taşınmaz satış işlemleri iptal edilebilir.
Vasi atama veya görevden alma kararlarına karşı itiraz süresi ne kadardır?
Vesayet makamının kararlarına veya görevden alma işlemlerine karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulması gerekir.
Vasinin görevini kötüye kullanması hâlinde mahkemece hangi önlemler alınabilir?
Sulh Hukuk Mahkemesi vasiyi görevden alabilir; gecikmesinde sakınca olan acil hâllerde derhâl yerine kayyım atayabileceği gibi vasinin mallarına ihtiyati haciz tatbik edebilir ve tutuklanmasını talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

