Vesayet; velayet altında bulunmayan küçükler ile menfaatlerini koruma gücünden yoksun bulunan kısıtlı erginlerin korunmasını, temsil edilmesini ve malvarlıklarının idaresini konu alan yargısal bir hukuki rejimdir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 397 uyarınca kamu vesayeti; vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 397Kaynağı aç
Velayet ile Vesayet Arasındaki Farklar
Velayet ile vesayet koruma amacı taşımakla birlikte hukuki nitelik ve işleyiş bakımından birbirinden ayrılır. Velayet, anne ve babanın küçük çocuk üzerindeki doğal ve kanuni yetkisini içeren bir aile hukuku ilişkisidir. Vesayet ise velayet altında bulunmayan küçükler veya kısıtlanan ergin bireyler için mahkemece kurulan yargısal gözetim ve temsil mekanizmasıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 404Kaynağı aç
Vesayet Altına Alınmayı ve Kısıtlanmayı Gerektiren Durumlar
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 404 uyarınca velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır. Görevlerini yerine getirirken vesayeti gerektiren bu tür bir durumun varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, vaziyeti vakit kaybetmeksizin yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
Ergin kişilerin vesayet altına alınması kanunda sayılan kısıtlama nedenlerine bağlıdır. Türk Medeni Kanunu m. 405 kapsamında akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen ya da korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. İdari makamlar, noterler ve mahkemeler görevlerini ifa ederken bu durumun varlığını öğrendiklerinde durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 405Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 406 uyarınca savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ya da ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 406Kaynağı aç
Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, Türk Medeni Kanunu m. 407/1 uyarınca isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi ise isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir ve vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler. Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri de niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 407Kaynağı aç
Ergin bir birey; yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat etmesi şartıyla Türk Medeni Kanunu m. 408 uyarınca kendi kısıtlanmasını talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 408Kaynağı aç
Vesayet Daireleri: Vesayet Makamı ve Denetim Makamı
Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Türk Medeni Kanunu m. 397 gereğince vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.
Vasinin Atanması, Öncelik Kuralları ve Görevden Kaçınma
Türk Medeni Kanunu m. 414 ve m. 415 uyarınca, haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, vasilik koşullarını taşımaları kaydıyla öncelikle vesayet altına alınacak kişinin eşini veya yakın hısımlarından birini tayin eder. Bu belirlemede yerleşim yerlerinin yakınlığı ile kişisel ilişkiler dikkate alınır. Ayrıca haklı bir engel bulunmadığı sürece vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 414Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 415Kaynağı aç
Vesayet altına alınan kimsenin yerleşim yerinde oturanlardan vasiliğe atananlar bu görevi kabul etmekle yükümlüdür; aile meclisince atanma hâlinde ise görevi kabul yükümlülüğü bulunmaz. Türk Medeni Kanunu m. 417 uyarınca altmış yaşını doldurmuş olanlar, bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar, dörtten çok çocuğun velisi olanlar, üzerinde vasilik görevi olanlar ile Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları vasiliği kabul etmeyebilirler.
Türk Medeni Kanunu m. 418 uyarınca kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, menfaati kendisine vasi atanacak kişinin menfaati ile önemli ölçüde çatışanlar veya onunla aralarında düşmanlık bulunanlar ile ilgili vesayet daireleri hâkimleri vasi olamazlar. Vasiliğe atanan kişi, bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir; ilgili olan herkes de vasinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 418Kaynağı aç
Vasinin Görevleri, Malvarlığı İdaresi ve Görev Süresi
Türk Medeni Kanunu m. 403 uyarınca vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür. Aynı kanun uyarınca kayyım ise belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır; kanunun vasi hakkındaki hükümleri aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır. Vasi atandığında derhal vesayet altındaki kişinin malvarlığına ilişkin defter tutulur; vesayet altındaki kişinin ihtiyaç fazlası paraları milli bir bankaya yatırılır veya devlet tahvillerine dönüştürülür. Vasi görevini ihmal ederek zarar verirse bu zarardan sorumlu tutulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 403Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 456 uyarınca vasi kural olarak iki yıl için atanır ve vesayet makamı bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir; dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. Türk Medeni Kanunu m. 480 gereğince vasilik görevi uzatılmadığı takdirde sürenin dolmasıyla sona erer.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 456Kaynağı aç
Vesayet ve Denetim Makamının İznine Tabi İşlemler
Türk Medeni Kanunu m. 462 uyarınca taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması; olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi vesayet makamının iznine tabidir. Bunun yanında olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri, ödünç verme ve alma ile kambiyo taahhüdü altına girilmesi işlemlerinde de vesayet makamının izni aranır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 462Kaynağı aç
Ayrıca bir yıl veya daha uzun süreli ürün kirası ile üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması; vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması; acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması; mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri akdedilmesi vesayet makamının iznine tabidir. Borç ödemeden aciz beyanı, vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması, çıraklık sözleşmesi düzenlenmesi, vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi ile yerleşim yerinin değiştirilmesi de sulh hukuk mahkemesinden izin alınmasını zorunlu kılar.
Daha ağır hukuki ve mali neticeler doğuran bazı işlemlerde ise çifte izin sistemi öngörülmüştür. Türk Medeni Kanunu m. 463 uyarınca vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi veya evlat edinilmesi, vatandaşlığa girmesi veya çıkması, bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi ya da önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması hallerinde vesayet makamının izninden sonra denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesinin de izni zorunludur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 463Kaynağı aç
Bunun yanında ömür boyu aylık veya gelir bağlama ya da ölünceye kadar bakma sözleşmeleri akdedilmesi, mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması, küçüğün ergin kılınması ve vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme akdedilmesi işlemlerinde de vesayet makamının kararını takiben denetim makamının onayı aranır.
Kısıtlama Kararının İlanı ve Hükümleri
Türk Medeni Kanunu m. 410 uyarınca kısıtlama kararı kesinleştiğinde derhal kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez. Bununla birlikte ayırt etme gücüne sahip olmamanın hukuki sonuçlarına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 410Kaynağı aç
Vesayetin Sona Ermesi Usulü
Velayet altında bulunmayan küçüğün vesayeti ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmış bulunan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına ise Türk Medeni Kanunu m. 474 uyarınca kısıtlama sebebinin ortadan kalktığının resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde karar verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 474Kaynağı aç
Vesayet makamı hangi mahkemedir?
Vesayet makamı Türk Medeni Kanunu m. 397 uyarınca sulh hukuk mahkemesidir; denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir.
Vasi ile kayyım arasındaki fark nedir?
Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür; kayyım ise belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.
Vasiliğe itiraz ve kaçınma süresi ne kadardır?
Vasiliğe atanan kişi bu durumun kendisine tebliğinden başlayarak on gün içinde vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir; ilgililer ise vasinin atandığını öğrendikleri günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir.
Kimler vasilik görevini kabul etmekten kaçınabilir?
Altmış yaşını doldurmuş olanlar, bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi güçlükle yapabilecek olanlar, dörtten çok çocuğun velisi olanlar, üzerinde vasilik görevi olanlar ile Cumhurbaşkanı, TBMM üyeleri, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, hâkimlik ve savcılık mesleği mensupları vasiliği kabul etmeyebilirler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

