Varlık barışı düzenlemeleri, gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının milli ekonomiye kazandırılmasını ve Türkiye'ye getirilmesini hedefler. 05 Temmuz 2022 tarih ve 31887 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7417 sayılı Kanun ile yasal çerçevesi kurulan düzenlemenin uygulama usulü, 09 Ağustos 2022 tarih ve 31918 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri No.lu Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ ile belirlenmiştir.
1 Seri No.lu Genel Tebliğ kapsamında; gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışındaki varlıklarının banka ve aracı kurumlara bildirilmesi, bu kıymetlerin Türkiye'ye getirilme şartları, şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına kayıtlı varlıkların durumu, bildirilen veya beyan edilen kıymetlerin kanuni defter kayıtlarına intikali ve bu varlıklar dolayısıyla mükellefler hakkında vergi incelemesi ile tarhiyat yapılmayacak haller düzenlenmiştir.
Yurt Dışı Varlıklar ve Kanaat Verici Belgelerin İbrazı
Yurt Dışındaki Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında 1 Seri No.lu Genel Tebliğ'in 2. maddesi uyarınca; devlet tarafından veya devlet güvencesinde tutulan kayıt ve siciller ile yurt dışındaki banka, banker, aracı kurumlar, mali kuruluşlar, posta idaresi ve noter gibi kurumların kayıt ve belgeleri kanaat verici belge sayılır. Vergi Usul Kanunu hükümleri kapsamında muadil kabul edilen bu belgeler için mahallindeki Türk elçilik ya da konsolosluklarından ayrıca tasdik şartı aranmamaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 2017/1881, K. 2021/3050Kaynağı aç
Varlık barışı kapsamında beyan edilen kıymetlere ilişkin kanaat verici belgelerin, olası bir vergi incelemesinde yetkililere ibraz edilmek üzere zamanaşımı süresi boyunca muhafaza edilmesi kanuni bir yükümlülüktür.
Danıştay 4. Dairesinin 2017/1881 Esas ve 2021/3050 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, döviz ve benzeri varlıkların yurt dışında hangi maksatla bulunduğuna dair mevzuatta bir sınırlama yer almamaktadır. Dolayısıyla ticari bir işin gerçekleştirilememesi nedeniyle mükellefe iade edilen iş avanslarının da varlık barışı kapsamında beyan edilmesinin önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Vergi İncelemesi ve Tarhiyat Bağışıklığı ile Mahsup Şartları
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 85. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, bildirimi veya beyanı yapılan varlıklar dolayısıyla hiçbir suretle vergi incelemesi ya da vergi tarhiyatı gerçekleştirilemez. Bununla birlikte mükellef hakkında farklı gerekçelerle anılan maddenin yürürlüğe girmesinden sonra başlatılan ve 01/01/2013 öncesine ait dönemleri kapsayan vergi denetimleri ya da takdir komisyonu kararları sonucunda gelir vergisi, kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden bir matrah farkı saptanırsa, tahakkuk eden verginin kanuni süresinde ödenmiş olması kaydıyla beyan edilmiş tutarlar belirlenen matrah farkından mahsup edilerek işlem tesis edilir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/3709, K. 2023/1072Kaynağı aç
İndirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir. Söz konusu vergiye ilişkin gerçek bedelin tespit edilememesi durumunda ise mahsup edilecek matrah tutarı yüzde 18 katma değer vergisi oranı dikkate alınarak hesaplanır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 85. maddesinin 9. fıkrası gereğince, bildirim veya beyanın yapıldığı tarihi izleyen ay sonuna kadar fiilen Türkiye'ye getirilmeyen ya da Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmeyen para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları için vergi incelemesi ve tarhiyat bağışıklığı ile matrah mahsubu hükümlerinden yararlanılamaz.
Danıştay 4. Dairesinin 2022/3709 Esas ve 2023/1072 Karar sayılı kararında, mükellefin varlık barışında aranan koşulları sağlayıp sağlamadığı ve bildirilen tutarların saptanan matrah farkına mahsup edilip edilmediği araştırılmadan cezalı tarhiyata karşı açılan davanın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Muhasebe Kayıtları, Fon Hesabı ve Yurt İçi Varlıklar
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 85. maddesinin 2. ve 7. fıkraları çerçevesinde; bilanço esasına göre defter tutan mükellefler yasal defterlerine kaydettikleri varlıklar için pasifte özel fon hesabı açmak zorundadır. Sermayenin parçası sayılan bu fon hesabı yalnızca sermayeye ilave edilebilir, başka bir amaçla kullanılamaz ve işletmenin tasfiyesi halinde vergilendirilmez. Ayrıca bu varlıklar hakkında Vergi Usul Kanunu'nun amortisman hükümleri uygulanmaz ve elden çıkarılmasından doğan zararlar gelir veya kurumlar vergisi matrahında gider ya da indirim kabul edilmez.
7143 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 13. fıkrasının (e) ve (ğ) bentleri uyarınca; gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların 30/11/2018 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilmesi ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilmesi mümkündür. Beyan edilen bu varlıklar vergiye tabi kazancın ve dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Varlıkların değeri üzerinden yüzde iki oranında tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi halinde bu varlıklar nedeniyle mükellefler hakkında hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamaz.
Danıştay 9. Daire, E. 2022/36, K. 2023/3465Kaynağı aç
7143 sayılı VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN m. 10Kaynağı aç
Danıştay 9. Dairesinin 2022/36 Esas ve 2023/3465 Karar sayılı kararında; kanuni şartlara uygun olarak beyanda bulunup tahakkuk eden vergisini ödeyen mükellef adına tesis edilen varlık barışı tahakkuku geçerliliğini koruduğu müddetçe, beyana konu kazançlar sebebiyle mükellef hakkında vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamayacağı hükme bağlanarak aksi yöndeki tarhiyat iptal edilmiştir.
Yurt dışı varlıkların Türkiye'ye getirilme süresi nedir?
Bildirim veya beyanın yapıldığı tarihi takip eden ay sonuna kadar varlıkların Türkiye'ye getirilmesi ya da banka ve aracı kurumlardaki hesaplara transfer edilmesi şarttır.
Varlık barışına konu iktisadi kıymetler için amortisman ayrılabilir mi?
Bildirilen ve beyan edilen varlıklar hakkında Vergi Usul Kanunu'nun amortisman hükümleri uygulanamaz ve bu varlıkların satışından doğan zararlar gider sayılamaz.
Vergi incelemesi ve tarhiyat bağışıklığının temel şartı nedir?
Varlık barışı kapsamında beyan edilen tutarlar üzerinden tarh edilen verginin kanuni vadesinde eksiksiz olarak ödenmiş olması zorunludur.
KDV matrah mahsubunda bedel belirlenemezse hangi oran uygulanır?
İndirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin asıl bedelin tespit edilememesi halinde mahsup edilecek matrah tutarı yüzde 18 oranı dikkate alınarak belirlenir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

