Varlık Barışı Kapsamı, Şartları ve Vergilendirme

by Avukat Erdal Ersoy
Varlık Barışı Kapsamı, Şartları ve Vergilendirme

Yasal Dayanak ve Kapsama Giren Varlıklar

Varlık barışı uygulaması, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 19'uncu maddesi hükmüne dayanmaktadır. Düzenlemenin usul ve esasları Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) ile belirlenmiştir. Yasal düzenleme kapsamında para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları bildirime konu edilebilmektedir.

Şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar adına da varlık barışı bildirimi yapılması mümkündür. Bu kapsamda yapılan bildirimlerde katma değer vergisi bakımından ortaklık, gelir veya kurumlar vergisi yönünden ise ortaklar vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması güvencesinden yararlanır. Bildirim işlemleri ilgilinin yetkili vekili veya kanuni temsilcisi aracılığıyla da gerçekleştirilebilir. Bildirim aşamasında banka veya aracı kurumlar tarafından varlığın kaynağına ilişkin herhangi bir belge ya da açıklama talep edilemez.

Yurt Dışındaki Varlıkların Bildirimi ve Getirilme Esasları

Yurt dışında bulunan varlıklar, 4 Haziran 2026 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında EK-1 formu düzenlenerek Türkiye'deki bankalara veya menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları yönünden aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen yurt dışı varlıkların, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda mevcut olan ya da yeni açılacak bir hesaba transfer edilmesi zorunludur.

Varlıkların yurt dışından fiziki olarak getirilmesi halinde, iki aylık süre zarfında gümrük işlemlerinin tamamlanması ve takip eden ilk iş günü sonuna kadar banka veya aracı kuruma fiilen yatırılması gerekir. Fiziki getirişlerde gümrük idaresinden temin edilen belge, varlığın Türkiye'ye getirildiğinin ispat vasıtası olarak kabul edilir. Yurt dışından gerçekleştirilen para transferlerinde hesap sahibi ile transferi yapan kişinin farklı olması varlık barışından yararlanılmasına engel teşkil etmez. Yurt dışında bulunan taşınmazlar gibi kapsam dışı kıymetler ise 31 Temmuz 2027 tarihine kadar döviz gibi kapsama dâhil varlıklara dönüştürülerek Türkiye'ye aktarılabilir.

Yurt İçi Varlıkların Bildirimi ve Değerleme Ölçütleri

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve sermaye piyasası araçları, 31 Temmuz 2027 tarihine kadar EK-1 formu ile banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bu bildirimler için mükellefler tarafından vergi dairesine ayrıca bir beyanda bulunulmaz. Mükellefiyeti ya da defter tutma yükümlülüğü bulunmayan kişilerin de yurt içindeki varlıklarını bildirme hakları mevcuttur; ancak bu kişilerin söz konusu varlıkları bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumda açılan bir hesaba fiilen yatırmaları ve bu durumu tevsik etmeleri şarttır.

Bildirime konu edilen varlıklar Türk lirası karşılığı üzerinden değerlenir. Değerleme işlemlerinde Türk lirası itibari (nominal) değeriyle, altın rayiç bedeliyle, döviz cinsi varlıklar bildirim tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla dikkate alınır. Menkul kıymetler öncelikle borsa rayici, borsa rayici yoksa rayiç bedel, o da yoksa alış bedeli veya nominal değer sırasına göre değerlenirken; yatırım fonu katılma paylarında ilgili piyasadaki kapanış fiyatı esas alınır.

Vergilendirme Oranları ve Yatırım Taahhüdü

Bildirilen varlıklar üzerinden kural olarak %5 oranında peşin vergi alınır. Banka veya aracı kurumlar bu vergiyi vergi sorumlusu sıfatıyla tahsil ederek bildirimi izleyen ayın 15'inci günü akşamına kadar EK-3 beyannamesiyle vergi dairesine beyan eder ve öder. Bildirilen varlıkların vadeli hesaplarda, Devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS), kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli süreyle tutulacağının EK-2 taahhütnamesi ile taahhüt edilmesi durumunda vergi oranı kademeli olarak indirilir.

EK-2 taahhütnamesi bildirim sırasında verilir ve bu taahhütnameden damga vergisi alınmaz. İndirimli vergi oranı uygulansa dahi bildirilen varlıkların EK-3 beyannamesine dâhil edilmesi zorunludur. Yatırım taahhüdünde bulunan mükelleflerin yurt dışı varlıklarını hesaba transfer veya yatırma tarihinden, yurt içi varlıklarını ise bildirim tarihinden itibaren on gün içinde taahhüt konusu yatırım araçlarına dönüştürmeleri gerekir. Taahhüt süresinin başlangıcı, bildirilen tutarın vadeli hesap, DİBS, kira sertifikası veya girişim sermayesi yatırım fonu gibi ilgili yatırım aracına fiilen yatırıldığı tarihtir.

1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde belirlenen oranlara 0,5 puan eklenir. Kanuni son bildirim tarihinin yetki çerçevesinde uzatılması halinde ise uzatılan dönemde oranlara ilave yarım puan daha ilave edilir. Taahhüt süresine riayet edilmemesi durumunda zamanında tahsil edilmeyen vergi gecikme faizi uygulanarak tahsil edilir; ancak mükellef hakkında vergi ziyaı cezası kesilmez.

Muhasebe İşlemleri ve Vergisel Güvenceler

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler bildirdikleri kıymetler karşılığında pasifte özel bir fon hesabı açar. Sermayenin bir cüzü sayılan bu fon hesabı, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez ve sermayeye ilave edilme dışında başka bir amaçla kullanılamaz. İşletmenin tasfiyesi ile kanuni devir ve bölünme hallerinde bu fon tutarları vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise bildirdikleri varlıkları dönem kazancına dâhil etmeksizin defterlerinde ayrıca gösterir ve iki yıllık sürenin hitamında vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekebilir.

Bildirilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmez. Uygulama kapsamında ödenen varlık barışı vergisi de hiçbir şekilde gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.

Yasal şartlara uygun olarak bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar için vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Bildirim konusu dışındaki nedenlerle başlatılan vergi incelemelerinde matrah farkı tespit edilmesi durumunda, söz konusu farkın bildirilen varlıklardan kaynaklandığı ispatlandığı ölçüde tarhiyat uygulanmaz; yalnızca bildirilen miktarı aşan kısım vergilendirilir. Buna karşılık, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk işleminden sonra yapılan bildirimler bu korumadan yararlanamaz ve bulunan matrah farklarına mahsup edilemez.

Varlık barışı kapsamında hangi kıymetler bildirilebilir?

Varlık barışı kapsamında Türk lirası ve döviz cinsinden para, altın, menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçları bildirime konu edilebilir.

Bildirilen varlıklar için vergi incelemesi yapılır mı?

Kanuni koşullara uygun bildirilen varlıklar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaz; fakat vergi incelemesine başlandıktan veya takdir komisyonuna sevkten sonra yapılan bildirimler bu korumadan faydalanamaz.

Yatırım taahhüdüne uyulmadığında ceza uygulanır mı?

Taahhüt süresine uyulmaması halinde zamanında alınmayan vergi gecikme faiziyle tahsil edilir, mükellef adına vergi ziyaı cezası kesilmez.

Yurt dışından transferde hesap sahibi ile gönderici farklı olabilir mi?

Yurt dışından gerçekleştirilen transferlerde para gönderen kişi ile Türkiye'deki hesap sahibinin farklı olması varlık barışından yararlanılmasına engel oluşturmaz.

İndirimli orandan yararlanmak için taahhüt süresi ne zaman başlar?

Taahhüt süresinin başlangıcı, bildirilen tutarın vadeli hesap, DİBS, kira sertifikası veya girişim sermayesi yatırım fonu gibi taahhüt edilen yatırım aracına fiilen yatırıldığı tarihtir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu