Uzman Görüşü ile Bilirkişi Raporunun Çelişmesi Hali

by Avukat Erdal Ersoy
Uzman Görüşü ile Bilirkişi Raporunun Çelişmesi Hali

Bilirkişi İncelemesi ve Bilirkişi Görevlendirilmesi

Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişi incelemesine karar verir; genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenebilecek konularda ise bilirkişiye başvurulamaz. Bununla birlikte hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Bilirkişi sayısının belirlenmesi

Uzman Görüşü Kurumu ve Hukuki Mahiyeti

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 293 uyarınca taraflar, uyuşmazlığın aydınlanması, anlaşılması ve iddia ile savunmaların ispatı amacıyla kendi belirledikleri özel veya teknik uzmandan bilimsel mütalaa alabilir. Uygulamada özel bilirkişi olarak da adlandırılan bu imkân, tarafların menfaatlerini korumalarına ve bilirkişi raporundan tatmin olmadıkları durumlarda konunun açıklığa kavuşturulmasına hizmet eder; ancak sadece uzman görüşü temin etmek amacıyla mahkemeden ayrıca süre talep edilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 293Kaynağı aç
MADDE 293- (1) Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. (2) Hâkim, talep üzerine veya resen, kendisinden rapor alınan uzman kişinin davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar gerekli soruları sorabilir. (3) Uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz. BEŞİNCİ KISIM Hüküm ve Davaya Son Veren Taraf İşlemleri BİRİNCİ BÖLÜM Hüküm Hüküm, hükmün verilmesi ve tefhimi
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2015/5127, K. 2016/4635Kaynağı aç
15. Hukuk Dairesi         2015/5127 E.  ,  2016/4635 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: – K A R A R – Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalât nedeniyle doğan alacağın tahsili talebinden ibarettir. Davacı şirket iş sahibi, davalı şirket yüklenicidir. Davacı şirket vekili, davacı şirkete ait binanın inşâsı ile ilgili davalı yüklenici şirket ile 04.02.2009 ve 21.05.2009 tarihli iki ayrı sözleşme imzalandığını ve sözleşmeler çerçevesinde imalâtların yapıldığını imalâtların eksik olması nedeniyle tarafların 05.03.2010 tarihli tasfiye protokolü düzenlediklerini ve yapı kullanım belgesi alınmasından sonra bodrum katta su yalıtım hatası olmasından dolayı rutubetlenmeler olduğunu ve bu durumun arttığını, bunun üzerine davalı yükleniciye başvurduklarını ve bu başvurunun sonuçsuz kalması üzerine ..'nin 2013/121 Değişik iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiğini ve bu rapora itiraz edildiğini, davacı müvekkilinin gerekli imalâtları dava dışı ..'ne yaptırmak zorunda kaldıklarını ve iki fatura bedeli olan 50.150,00 TL'nin ve 580,00 TL tespit giderinin tahsilini istemiş, davalı vekili; binadaki çatlakların binanın statik durumuna etki eden tasdikli proje haricindeki ağırlıklardan kaynaklandığını ve binanın üstüne konulan ağırlıkların ve titreşim yapan cihazların çatlamaya sebebiyet verdiğini ve kullanım hatası bulunduğunu ve sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı yüklenici şirket tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sürecinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle; inşaat mühendisi bilirkişiden 23.03.2015 tarihli bilirkişi raporu alınmış, raporun taraflara tebliği üzerine davalı vekili bilirkişi raporuna esaslı itirazlarda bulunmuş, bu itirazlar ek rapor alınmak suretiyle değerlendirilmeden bilirkişi raporuna göre hüküm oluşturulmuştur. Alınan bilirkişi raporuna davalı vekili esaslı itirazlarda bulunmuş ve bu itirazlarına 6100 sayılı HMK'nın 293. maddesi gereğince alınan uzman görüşünü dayanak olarak eklemiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 293. maddesinde düzenlenen uzman görüşü, tarafların uyuşmazlığın aydınlanabilmesi, anlaşılabilmesi ve iddia ve savunmaların ispatı içen kendisinin belirlediği özel ve teknik bilirkişiden bir konuda bilgi alması olarak düzenlenmiş olup, uygulamada özel bilirkişi adı da verilmektedir. Taraflar kendi menfaatlerini koruyabilmek ve alınan bilirkişi raporundan tatmin olmamaları halinde olayın tam olarak aydınlanmasını sağlamak ve doğru ve adil kararın verilmesi için uzman görüşü alıp mahkemeye ibraz edebilecektir. Mahkeme özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda, tarafın sunduğu uzman görüşünün dava konusuyla ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorundadır. Bu anlamda alınan bilirkişi raporuna, taraflardan biri, uzman görüşüne dayanmak suretiyle itiraz etmiş ve ve bu itirazlar mahkeme tarafından hiç değerlendirmeye alınmamış ve itirazlar gerekçeli bir şekilde karşılanmamış ise uzman görüşüne dayanan tarafın 6100 sayılı HMK'nın 27., Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkını ihlal etmiş olabilecektir.Dosyaya ibraz edilen uzman görüşünde bilirkişi raporu ile tespit edilen görüşlerinin aksine tespit ve görüşler ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporu ile uzman görüşü ciddi şekilde çelişkiler içermektedir. Alınan bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilmesi yerine yetersiz ve esaslı itiraza uğrayan rapora dayanılarak uzman görüşü karada gerekçeli olarak değerlendirilip tartışılmadan karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece yapılması gereken iş; 6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı madde hükümlerine uygun olarak seçilecek aralarında statik ve izolasyon konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişiler kurulu aracılığıyla gerektiğinde yerinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden mahkemenin ve .. denetimine elverişli rapor alınarak davalı yüklenicinin yaptığı imalatlarda ayıp bulunup bulunmadığı belirlenmeli, ayıp var ise bunun kullanım hatasından olup olmadığı araştırılmalı,taraf iddia ve savunmaları üzerinde durularak alınacak rapora itiraz edilmesi halinde bu itirazları karşılayacak ek rapor alınmak suretiyle oluşacak kanaate göre hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 10.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bilirkişi Raporu ile Uzman Görüşünün Çelişmesi

Özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda tarafça sunulan uzman görüşünün dava konusuyla ilgili olması durumunda mahkemenin bu mütalaayı dikkate alması ve değerlendirmesi gerekir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2015/5127 E., 2016/4635 K. sayılı kararında, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasında ciddi çelişkiler bulunması hâlinde, uzman mütalaası kararda gerekçeli biçimde tartışılmadan yetersiz rapora dayanılarak karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266 ve devamı hükümleri uyarınca seçilecek uzman bilirkişiler kurulundan denetime elverişli yeni bir rapor alınması, rapora itiraz edilmesi durumunda ise itirazları karşılayacak ek rapor temin edilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bilirkişi raporuna karşı uzman görüşüne dayanılarak sunulan esaslı itirazların mahkemece değerlendirmeye alınmaması ve kararda gerekçeli şekilde tartışılmaması; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27, Anayasa m. 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6 kapsamında korunan hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurabilecek niteliktedir.

Uzman Kişinin Duruşmada Dinlenilmesi ve Usulü

Hâkim, taraflardan birinin talebi üzerine veya kendiliğinden, raporu dosyaya sunulan uzman kişinin duruşmaya davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Uzmanın çağrıldığı oturumda hâkim ve taraflar kendisine uyuşmazlığa ilişkin gerekli soruları yöneltebilir.

Usulüne uygun şekilde davet edilen uzman kişi, geçerli bir mazereti bulunmaksızın duruşmaya gelmezse hazırlamış olduğu bilimsel mütalaa mahkeme tarafından değerlendirmeye tabi tutulmaz.

Uzman görüşü almak amacıyla mahkemeden ek süre istenebilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 293 uyarınca taraflar dava konusuyla ilgili uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; ancak sadece bu mütalaayı temin etmek gerekçesiyle mahkemeden ayrıca süre talep edilemez.

Bilirkişi raporu ile uzman görüşü çeliştiğinde nasıl hareket edilir?

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2015/5127 E., 2016/4635 K. sayılı kararında, bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasında ciddi çelişki bulunması durumunda mahkemenin uzman görüşünü gerekçeli olarak tartışması, HMK m. 266 vd. uyarınca seçilecek uzman bilirkişiler kurulundan denetime elverişli yeni bir rapor alması ve rapora itiraz hâlinde ek rapor temin etmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bilirkişi raporuna uzman görüşüyle yapılan itirazın tartışılmaması bozma nedeni midir?

Tarafın uzman görüşüne dayalı esaslı itirazlarının kararda gerekçeli olarak tartışılmaması ve karşılanmaması, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğini doğurabileceğinden kararın bozulmasına yol açabilir.

Duruşmaya katılmayan uzmanın raporu geçerli sayılır mı?

Mahkemece duruşmaya usulüne uygun olarak davet edilen uzman, geçerli bir özrü olmadan oturuma katılmazsa hazırladığı uzman mütalaası mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu