Derdest Dava Kavramı ve Hukuki Niteliği
Derdest dava, daha önce açılmış ve halen görülmekte olan bir dava varken tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan ikinci bir davanın açılmış olması durumunu ifade eden bir usul hukuku kurumudur. Bir dava hakkında kesin hüküm verilinceye kadar geçen yargılama sürecinde uyuşmazlık derdest kabul edilir ve aynı konunun yeniden dava yapılması engellenir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması açık biçimde dava şartı olarak öngörülmüştür. Bu kuralın temelinde, ilk davanın açılmasıyla hukuki korunma süreci başladığından davacının aynı uyuşmazlık için yeniden dava açmakta korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmaması düşüncesi yer alır.
Derdestlik Şartları ve İkinci Davanın Akıbeti
Aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olması durumunda, açılan ikinci dava mahkemece esas yönünden incelenmeksizin usulden reddedilir. Bu hukuki sonucun doğabilmesi için tarafların aynı olması, dava sebebinin aynı olması ve dava konusunun aynı olması unsurlarının birlikte bulunması aranır.
Derdestlik hali her benzer dosyada kendiliğinden gerçekleşmez; uyuşmazlıklar arasında gerçek anlamda aynı davanın varlığı gerekir. Davanın taraflarından birinin farklı olması, dava sebebinin değişmesi veya talep edilen hakkın başka olması hallerinde derdestlik durumu oluşmayabilir.
Usul hukuku prensipleri çerçevesinde derdestlik, süreye bağlı bir ilk itiraz niteliğinde olmayıp kamu düzenine ilişkin bir dava şartıdır. Bu sebeple taraflarca süresinde ileri sürülüp sürülmediğine bağlı kalınmaksızın mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.
Derdest Dava ile Kesin Hüküm Arasındaki Fark
Derdest dava ile kesin hüküm kurumları yargılama sürecinin farklı safhalarını tanımlar. Derdest dava, henüz karara bağlanmamış ve mahkemede görülmeye devam eden bir uyuşmazlığı ifade ederken kesin hüküm, dava hakkında verilen kararın artık hukuken bağlayıcı nitelik kazanmasını anlatır. Nihai karar verilip kesin hüküm oluşuncaya kadar uyuşmazlığın derdestlik niteliği devam eder.
Kanun Yolları ve Diğer Yargı Kollarında Derdestlik
İlk derece mahkemesinde karara bağlanan bir dosyanın istinaf kanun yoluna taşınması durumunda dosya ilk derece mahkemesinde derdest olmaktan çıkarak bölge adliye mahkemesinde görülmeye başlar.
İdari yargı mevzuatında derdestlik kavramına ilişkin müstakil bir kanun hükmü yer almamakla birlikte, uygulamada medeni usul hukukundaki sonuçlara benzer biçimde kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olarak değerlendirilmekte ve mahkemelerce kendiliğinden ele alınmaktadır.
Ceza muhakemesinde mükerrer yargılama yasağı kapsamında, aynı fiile ilişkin ve aynı koşullar altında devam eden bir yargılama bulunmaktayken yeniden dava açılması mümkün görülmemektedir. Öte yandan soruşturmanın derdest olması, yürütülen ceza soruşturmasının savcılık aşamasında sürdüğünü, henüz sonuçlanmadığını ve kovuşturma aşamasına geçilmediğini ifade eder.
Derdestlik itirazı süresinde ileri sürülmezse mahkemece incelenir mi?
Derdestlik süreye bağlı bir ilk itiraz olmayıp kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğundan, tarafların süresinde ileri sürmesine bağlı kalmaksızın mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir.
Görülmekte olan bir dava varken açılan ikinci davada mahkeme ne karar verir?
Aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olması durumunda açılan ikinci dava mahkeme tarafından esasa girilmeksizin usulden reddedilir.
Tarafları veya dava sebebi farklı dosyalarda derdestlik oluşur mu?
Davanın taraflarından birinin farklı olması, dava sebebinin değişmesi veya talep edilen hakkın başka olması durumunda derdestlik hali oluşmayabilir.
Derdest dava ile kesin hüküm arasındaki fark nedir?
Derdest dava henüz sonuçlanmamış ve görülmeye devam eden davayı anlatırken kesin hüküm, dava hakkında verilen kararın artık hukuken bağlayıcı hale gelmiş olmasını ifade eder.
Ceza yargılamasında soruşturmanın derdest olması ne demektir?
Soruşturmanın derdest olması, ceza soruşturmasının henüz tamamlanmadığını, dosyanın savcılık incelemesinde bulunduğunu ve kovuşturma evresine henüz geçilmediğini gösterir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

