HMK Madde 280 Uyarınca Bilirkişi Raporunun Verilmesi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 280 Uyarınca Bilirkişi Raporunun Verilmesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 280. maddesi uyarınca bilirkişi, hazırladığı raporu ve varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeyleri bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye sunmak zorundadır. Raporun mahkemeye verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği davanın taraflarına tebliğ edilir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi, yargılamanın adil biçimde yürütülmesi ve tarafların savunma haklarını kullanabilmesi için kanunen emredici bir usul güvencesidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 280Kaynağı aç
MADDE 280- (1) Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir. Bilirkişi raporuna itiraz

Bilirkişi Raporunun Mahkemeye Teslimi ve Dizi Pusulası Zorunluluğu

Bilirkişiye inceleme konusuyla bağlantılı dosya veya materyaller teslim edilmişse, bilirkişi raporunu bu teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlayarak mahkemeye tevdi eder. Kanun koyucu, inceleme konusu materyallerin ve raporun mahkemeye intikalini düzen altına almak amacıyla dizi pusulası şartını öngörmüştür. Raporun mahkemeye verildiği tarihin rapora açıkça yazılması ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edilmesi yasal bir yükümlülüktür.

Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Açık Tebliğ Zorunluluğu

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde koruma altına alınan hukuki dinlenilme hakkı; davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin yargılama hakkında bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir. Bu usuli hakkın bir gereği olarak, HMK m. 280 hükmünde bilirkişi raporlarının taraflarca haricen öğrenilmesi yeterli görülmemiş, raporların açıkça tebliği emredici bir kural olarak düzenlenmiştir. Tarafların rapor içeriğini yorum yoluyla öğrendiği kabul edilerek tebligat yapılmaksızın aleyhlerine karar verilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
MADDE 27- (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir. Aleniyet ilkesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14969, K. 2021/10556Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/14969 E.  ,  2021/10556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 27/10/2021 Çarşamba günü davalı vekili Av. …geldi. Davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 75.668,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 75.668,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş; karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem heyetince davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat istemin ilişkindir. Somut olayda davalı vekilince uyuşmazlık hakem kararına karşı İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz yoluna başvurulurken, yargılama sırasında hakem heyetince, karara esas alınan aktüer ek bilirkişi raporunun ve ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmeden, rapora ve ıslah dilekçesine itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden karara esas alındığı gerekçeleri ile karara itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin hakem kararına itiraz ederken bilirkişi raporlarına karşı da itirazlarını bildirdiği, buna göre davalı tarafın raporları alıp incelediği gerekçesi ile bu yöndeki itirazı reddedilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Dosya kapsamından ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Anayasanın 36., HMK 27 (HMUK 73) maddelerinde de açıklanan savunma hakkınının kullanılabilmesi için dava dilekçesi gibi ıslah dilekçesinin de Tebligat Yasası ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur. Yine HMK'nin 280 maddesine göre "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." Bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu öngörülmüştür. HMK’nin 280. maddesinde bilirkişi raporlarının taraflarca öğrenilmesi değil, bilirkişi raporlarının açıkça tebliği hususu düzenlenmiştir. Buna göre hakem heyetince bilirkişi raporları davalı tarafa tebliğ edilmeyerek yorum yolu ile davalı tarafın rapor içeriğini öğrendiği gerekçesi ile davalının Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalı aleyhine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Buna göre hakem heyetince, ıslah dilekçesinin ve aktüer ek bilirkişi raporunun davalı vekiline tebliğ edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Kabule göre de; Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulüne ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 8.673,48 TL vekalet ücretine karar verilmiştir. Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Buna göre somut olayda, hakem heyetince davacı yararına vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine (maktu ücretin altında kalmamak kaydı ile) karar verilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14969 Esas, 2021/10556 Karar sayılı ilamı ile 2021/4109 Esas, 2021/4823 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, sigorta tahkim yargılaması dahil yargılama mercilerince bilirkişi raporlarının taraflara açıkça tebliğ edilmesi zorunludur. Raporlar tebliğ edilmeyip yorum yolu ile tarafın rapor içeriğini öğrendiği gerekçesiyle hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak aleyhe karar verilemez.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/4109, K. 2021/4823Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/4109 E.  ,  2021/4823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 116.074,85 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, talebin reddine karar verilmesini savunmuştur.. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 116.074,85 TL’nin tahsiline karar verilmiş; karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem heyetince davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davalı vekilince uyuşmazlık hakem kararına karşı İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz yoluna başvurulurken, yargılama sırasında hakem heyetince, karara esas alınan aktüer, kusur, maluliyet bilirkişi raporlarının kendilerine tebliğ edilmeden, rapora itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden karara esas alındığı gerekçeleri ile karara itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin ilk hakem kararına itiraz ederken bilirkişi raporlarına karşı da itirazlarını bildirdiği, buna göre davalı tarafın raporları alıp incelediği gerekçesi ile bu yöndeki itirazı reddedilmiştir. Karar bu yönü ile hatalıdır. 1982 T.C. Anayasasının 26. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 27.maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Yine HMK'nin 280 maddesine göre "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir. "Bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu öngörülmüştür. HMK’nin 280. maddesinde bilirkişi raporlarının taraflarca öğrenilmesi değil, bilirkişi raporlarının açıkça tebliği hususu düzenlenmiştir. Buna göre hakem heyetince bilirkişi raporları davalı tarafa tebliğ edilmeyerek yorum yolu ile davalı tarafın rapor içeriğini öğrendiği gerekçesi ile davalının Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalı aleyhine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Buna göre hakem heyetince, karara esas alınan tüm raporların davalı vekiline tebliğ edilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulüne ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 12.035,99 TL vekalet ücretine karar verilmiştir. Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Buna göre somut olayda, hakem heyetince davacı yararına vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bilirkişi raporu örneğinin taraflara tebliğ edilmesindeki amaç; tarafların raporu okuyup değerlendirebilmeleri, varsa itirazlarını mahkemeye bildirmeleri, belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin etmeleri ya da yeni bir bilirkişi incelemesi talep edebilmeleridir. Bu nedenle açık tebligat yapılmaksızın yargılamaya devam edilmesi usul ilkeleriyle bağdaşmaz.

Ek Raporların Tebliği ve Savunma Hakkı

Bilirkişi incelemesine ilişkin usul kuralları yalnızca ilk bilirkişi raporu için değil, yargılama sürecinde alınan ek raporlar bakımından da geçerlidir. Bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edilmeksizin ve rapora karşı itiraz veya beyanda bulunma hakkı tanınmaksızın hüküm kurulması, tarafların savunma hakkını kısıtlayan nitelikte bir usul hatası oluşturur. Hükme dayanak kılınan her türlü teknik tespitin tarafların bilgisine ve denetimine sunulması zorunludur.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi ve Süresinde İtiraz Etmemenin Sonuçları

Bilirkişi raporunun taraflara tebliğinden itibaren HMK m. 281 gereğince raporda eksik veya belirsiz görülen hususların tamamlatılması, açıklama istenmesi ya da yeni bilirkişi görevlendirilmesinin talep edilebilmesi için iki haftalık itiraz süresi tanınması gerekir. Kendisine bilirkişi raporu tebliğ edilen tarafa iki haftalık beyan ve itiraz süresi dolmadan karar verilemeyeceği gibi, mazereti mahkemece kabul edilen tarafın yokluğunda da duruşmada esas hakkında hüküm kurulamaz.

Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde itiraz edilmemesi halinde rapor, itirazda bulunmayan taraf yönünden kesinleşir. Sürenin geçmesiyle birlikte rapora itiraz etme imkânı ortadan kalkar. Bu sonuç, kanunda öngörülen kesin sürelerle ilgili düzenlemelerin bir gereğidir.

Tebligat Evrakı Bulunmaksızın Karar Verilme Yasağı

Bilirkişi raporunun sisteme kaydedildiği gün veya dosya kapsamında taraflara usulünce tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmaksızın, celse arasında tebliğ edildiği varsayılarak aynı celse karar verilemez. Mahkemece tarafların rapora erişip değerlendirmesini ve yasal süresi içinde beyanda bulunmasını sağlayacak usul adımları tamamlanmadan yargılama sonlandırılamaz.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmeden hüküm kurulabilir mi?

Hayır, HMK m. 280 uyarınca bilirkişi raporunun duruşma gününden önce taraflara açıkça tebliğ edilmesi zorunludur; tebligat yapılmaksızın haricen öğrenildiği varsayılarak karar verilemez.

Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesinin amacı nedir?

Tebligatın amacı; tarafların raporu okuyup değerlendirmelerini, varsa itirazlarını bildirmelerini, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasını istemelerini veya yeni bilirkişi incelemesi talep edebilmelerini sağlamaktır.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadardır ve ne zaman başlar?

Bilirkişi raporuna itiraz süresi iki haftadır ve bu süre raporun taraflara usulüne uygun biçimde tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Tebliğ edilen bilirkişi raporuna iki hafta içinde itiraz edilmezse ne olur?

Yasal süresi içinde itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve sonradan rapora itiraz etme imkânı ortadan kalkar.

Bilirkişi ek raporunun da taraflara tebliğ edilmesi gerekir mi?

Evet, bilirkişiden alınan ek raporların da HMK m. 280 gereğince taraflara tebliğ edilmesi ve beyan hakkı tanınması şarttır; tebliğ yapılmadan karar verilemez.

Raporun sisteme yüklendiği gün duruşmada karar verilebilir mi?

Hayır, dosya kapsamında tebliğe ilişkin tevsik edici belge bulunmadan veya raporun sisteme girildiği gün iki haftalık itiraz süresi tanınmaksızın aynı celse karar verilmesi usule aykırıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu