Uzlaşma Sonrası Tazminat Davası Açılabilir mi?
Ceza soruşturmasında tarafların uzlaşması kural olarak soruşturma konusu eyleme ilişkin uyuşmazlığı sonlandırsa da uzlaşma anında öngörülemeyen zararlar yönünden hukuk mahkemesinde tazminat davası açılması mümkündür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasında yer alan ve uzlaşmanın sağlanması halinde tazminat davası açılmasını mutlak biçimde engelleyen önceki yasal düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Yapılan yasal düzenleme doğrultusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrası uyarınca uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar bakımından hukuk mahkemelerinde dava açılabilmesine imkân tanınmıştır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Mahkemeye Erişim Hakkı ve Zararın Tespiti Dengesi
Uzlaşma görüşmeleri sürecinde mağdurun gerçek zararını tam ve doğru biçimde belirlemesi her somut olayda mümkün olmamaktadır. Özellikle maluliyet oranı gibi teknik hesaplama ve uzmanlık gerektiren durumlarda, uzlaşma aşamasında nihai zararın sağlıklı şekilde ortaya konulması güçleşmektedir. Mağdurun henüz kesinleşmemiş veya belirlenememiş zararlar bakımından gerçek zararından çok daha düşük bir edim karşılığında dava açma hakkından tamamen vazgeçmiş sayılması, orantılılık ilkesine ve Anayasa'nın 36. maddesinde korunan mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaktadır.
Ceza yargılamasında uzlaşmanın gerçekleşmesi soruşturmayı veya kamu davasını sona erdirebilse de mağdurun hukuk mahkemelerinde uğradığı zararın giderilmesini talep etme hakkını bütünüyle ortadan kaldırmaz. Edimi aşan ve uzlaşma aşamasında öngörülemeyen zararların dava konusu yapılamaması hak arama hürriyetine ölçüsüz bir müdahale teşkil edeceğinden, ceza dosyasının uzlaşmayla çözülmüş olması sonradan gelişen zararların talep edilmesine engel sayılmaz.
Yasal Düzenleme Kapsamında Tazminat Sınırları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu kural gereğince uzlaşma sırasında bilinen, hesaplanan ve edim konusu yapılan zararlar için hukuk davası açılamamakta; ancak uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan yeni bedensel ve maddi zararlar bakımından dava hakkı korunmaktadır.
Uzlaşmanın Soruşturmaya, Zamanaşımına ve İcraya Etkisi
Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini defaten yerine getirmesi halinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri bir tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi durumunda ise şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine hükmedilir. Bu erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde şüpheli hakkında kamu davası açılır.
Şüphelinin uzlaşma edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır. Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar ve ilam niteliğindeki belgeler ilamların icrası hükümlerine tabi olduğundan, yerine getirilmeyen uzlaşma edimleri bu çerçevede icra takibine konu edilebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 38Kaynağı aç
5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 20. fıkrası uyarınca uzlaştırma müzakereleri sırasında taraflarca yapılan açıklamalar hiçbir soruşturmada, kovuşturmada veya davada delil olarak kullanılamaz. Bu kural uyarınca ceza uzlaştırma görüşmelerindeki ikrar veya beyanlar, sonradan açılacak hukuk tazminat davalarında aleyhe delil olarak ileri sürülemez.
Uzlaşma sağlandıktan sonra hangi zararlar için tazminat davası açılabilir?
Uzlaşma anında tespit edilmesi mümkün olmayan veya uzlaşma sağlandıktan sonra sonradan gelişen ve ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere tazminat davası açılamaz; bu kapsamdaki yeni zararlar için ise dava yolu açıktır.
Uzlaşma edimi yerine getirilmezse ne yapılır?
Şüphelinin edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca ilam mahiyetini haiz belge sayılır ve ilamların icrası usulüne tabi tutulur.
Uzlaşma görüşmelerindeki açıklamalar tazminat davasında delil olur mu?
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar soruşturma ve kovuşturmada veya herhangi bir hukuk davasında delil olarak kullanılamaz.
Uzlaşma edimi takside bağlandığında ceza zamanaşımı işler mi?
Edimin takside bağlanması veya ertelenmesi sebebiyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresince dava zamanaşımı işlemez; edim yerine getirilmediğinde kamu davası açılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

