Beraat Eden Kişilerin Tazminat Talebi ve Bildirim Yükümlülüğü
Ceza soruşturması ya da kovuşturması sürecinde hukuka uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişilerin haklarında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, maruz kaldıkları maddi ve manevi tüm zararları tazminat davası açarak devletten isteme hakları bulunur. Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararını veren mercilerin, ilgilisine bu hakkın bulunduğunu açıkça bildirmeleri ve söz konusu hatırlatmayı verdikleri karara geçirmeleri kanuni bir gerekliliktir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Dava Açma Süreleri ve Usulüne Uygun Tebliğ Ölçütleri
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca tazminat talebinin, hüküm veya kararların kesinleştiğinin ilgilisine tebliğ edilmesinden başlayarak üç ay ve her şartta kesinleşme tarihini takip eden bir yıl içinde ileri sürülmesi zorunludur. Belirlenen bu süreler dava hakkının kullanımında temel zamansal sınırı oluşturur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 142Kaynağı aç
Beraat hükmünde tazminat isteme hakkı ile başvuru mercii, başvuru şekli ve süresi açık biçimde gösterilmediği takdirde ya da tebligat davacı asile yapılmadığında hukuken usulüne uygun bir tebliğin varlığından söz edilemez. Bu tür eksikliklerin bulunduğu durumlarda hak düşürücü üç aylık süre işletilmeyerek bir yıllık dava açma süresi uygulanır.
Mahkemeye Erişim Hakkı ve Sürelerin Ölçülülüğü İlkesi
Mahkemeye erişim hakkı, kişilerin yargı organlarına başvurabilmesi adına etkili bir başvuru mekanizmasının tesis edilmesini ve hak arayanların açık, fiilen uygulanabilir ve yeterli imkânlara sahip olmasını gerektirir. Hukuk kurallarındaki ya da uygulamadaki belirsizlikler bu hakkın zedelenmesine yol açabilir. Mahkemeye erişim hakkı mutlak nitelikte olmayıp sınırlandırılabilir; ancak gerçekleştirilecek sınırlamaların kanuni bir temele dayanması, meşru bir amaca yönelmesi ve ölçülülük sınırları içinde kalması şarttır.
Dava açılmasını imkânsız kılacak derecede dar tutulmadıkça yargı yollarına başvuru için belirli sürelerin öngörülmesi hukuki belirlilik ilkesinin doğal bir sonucudur. Mahkemelerin usul kurallarını değerlendirirken hakkaniyeti zedeleyen katı şekilcilikten uzak durmaları gerektiği gibi kanunda öngörülen usul şartlarını bütünüyle işlevsiz bırakacak aşırı esneklikten de kaçınmaları zorunludur. Dava açma süresinin, hak sahibinin dava hakkının doğduğunu bilmediği ve haberdar sayılmasını geçerli kılan somut koşulların bulunmadığı bir dönemde işletilmeye başlanması, hakkın özünü etkisiz bırakarak ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturur.
Temyiz Süresi Dolmadan Verilen Süre Aşımı Retlerinin Sonuçları
Bölge adliye mahkemesi tarafından temyiz yolu açık bırakılarak kurulan beraat hükmünün, temyiz süresinin dolması beklenmeden kesinleştiğinin kabul edilmesi ve bu kabule dayanılarak açılan tazminat davasının süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi katı ve şekilci bir yorum teşkil eder. İlgili ve yeterli gerekçe taşımayan bu nitelikteki yorumlar mahkemeye erişim hakkının kullanılmasını aşırı ölçüde zorlaştırarak ihlal meydana getirir.
Saptanan hak ihlalinin yol açtığı sonuçların bertaraf edilmesi için dosyanın gönderildiği derece mahkemesince yeniden yargılama faaliyetlerinin derhal başlatılması gerekir. Yargılama mercilerinin görevi, ihlal kararına esas teşkil eden nedenleri ortadan kaldırarak kararda ortaya konulan ilkelere uygun yeni bir hüküm kurmaktır.
Tazminat Talebinde İnceleme Usulü ve Görevli Merciler
Hukuka uygun yakalama veya tutuklama sonrasında beraat edenlerin tazminat istemleri yönünden 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Anılan düzenleme kapsamına girmesine karşın ağır ceza mahkemesine iletilen talepler Tazminat Komisyonuna gönderilir; mahkemenin görev alanına giren ve girmeyen istemlerin bir arada yapıldığı hallerde görev dışı kısımlar ayrılarak Komisyona devredilir. Bu durumlarda ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi geçerli sayılır.
Dilekçedeki bilgi ve belgelerde yetersizlik saptanırsa mahkeme ilgilisine eksikliğin bir ay içinde ikmal edilmesini bildirir; süresinde giderilmeyen eksiklikler nedeniyle dilekçe itiraz kanun yolu açık bulunmak üzere reddedilir. Yeterli bulunan dava dilekçesi Devlet Hazinesi temsilcisine tebliğ edilerek iki hafta içinde yazılı beyan ve itirazlarını sunması talep edilir. Yargılama duruşmalı icra edilir; ilgililere açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya katılım sağlanmazsa yokluklarında karar verilebilir.
İstinaf İncelemesi ve Hükmolunan Tazminatın Ödenmesi
Ağır ceza mahkemesince verilen tazminat kararına karşı istem sahibi, Cumhuriyet savcısı ya da Hazine temsilcisi istinaf başvurusunda bulunabilir ve inceleme öncelikli olarak tamamlanır. Kararın yerinde görülmemesi halinde bölge adliye mahkemesi uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurar ve verilen bu karar kesindir.
Tazminat içeren mahkeme hükümleri kesinleşmedikçe ve öngörülen idari başvuru süreci sonuçlanmadıkça icra takibine konu edilemez. Hükmolunan tazminat ile vekâlet ücreti, hak sahibinin idareye yazılı olarak bildireceği banka hesabına, bildirimin ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre zarfında idarece ödeme yapılmaması durumunda ilam genel icra hükümleri çerçevesinde takibe konulabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Beraat edenlerin tazminat davası açma süresi ne zaman işlemeye başlar?
Tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir.
Beraat hükmünde tazminat hakkı yer almıyorsa süre nasıl uygulanır?
Beraat hükmünde tazminat talep etme hakkının hatırlatılmaması, başvuru mercii, şekli ve süresinin gösterilmemesi veya tebliğin davacı asile yapılmaması hallerinde usulüne uygun bir tebliğ gerçekleşmiş sayılmaz ve bir yıllık dava açma süresi uygulanır.
Tazminat talebi yanlış merciye sunulduğunda süre kaybı yaşanır mı?
Tazminat Komisyonunun görev alanındaki bir istemin ağır ceza mahkemesine iletilmesi durumunda evrak Komisyona iletilir ve ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi süre hesabında esas kabul edilir.
Beraat tazminatı kararı kesinleştiğinde doğrudan icraya verilebilir mi?
Mahkeme kararı kesinleşmeden ve idari başvuru yapılmadan icra yoluna başvurulamaz; idareye banka hesabı bildirilmesinden itibaren otuz gün içinde ödeme yapılmazsa takip başlatılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

