Uyuşmazlık yönetiminde dava öncesi tüketilmesi gereken başvuru yolları, geçici hukuki koruma tedbirleri, takip usulleri ve yabancılık unsuru taşıyan kararların icrası belirli yasal gerekliliklere bağlanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Milletlerarası Tahkim Kanunu ve 5718 sayılı Kanun çerçevesinde hak arama süreçlerinin her aşaması kesin usul kurallarına tabidir.
Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk
01/01/2019 tarihi itibarıyla Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu kapsamdaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk yoluna başvurulmuş olması dava şartı teşkil eder.
Para ve Teminat Alacaklarında İlamsız İcra
Para ve teminat alacakları yönünden alacaklının alacağını tahsil etmek amacıyla doğrudan icra müdürlüğüne başvurarak ilamsız icra takibi başlatması mümkündür. İcra ve İflas Kanunu uyarınca bu takip yoluna gidebilmek için alacaklının elinde bir mahkeme ilamı veya kambiyo senedi bulunması gerekmez. Buna karşılık, borçlunun yasal süresi içinde icra dairesine itiraz etmesi durumunda takip kendiliğinden durur.
İhtiyati Tedbir Talebi ve Teminat Şartları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca mevcut durumda ortaya çıkabilecek bir değişiklik sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceği yahut gecikmesinde bir sakınca veya ciddi bir zararın doğacağı endişesi bulunan hallerde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir. Ancak davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemez.
Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararında, talepte bulunanın ne tutarda ve ne türde bir teminat sunacağı açıkça gösterilir. Kanunda tedbir teminatı tutarına ilişkin sabit bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, davanın özelliğine göre nakit para veya banka teminat mektubu karşılığında ve genellikle dava değerinin yüzde on beşi oranında teminat takdir edilmektedir.
Tahkim Sözleşmesinin Şartları ve Temsil Yetkisi
Milletlerarası Tahkim Kanunu uyarınca taraflarca yapılacak tahkim anlaşmasının ya da sözleşmeye konulacak tahkim şartının geçerli olabilmesi için düzenlemenin yazılı şekilde yapılması, açık olması ve tarafların tahkime gitme iradesini anlaşılır biçimde yansıtması zorunludur.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca vekilin müvekkili adına tahkim ve hakem sözleşmesi akdedebilmesi özel yetki gerektiren işlemlerdendir; dolayısıyla genel temsil yetkisine sahip olunsa dahi açıkça özel yetki verilmedikçe vekil tahkim sözleşmesi imzalayamaz. Diğer yandan, tüzel kişi adına işlem tesis etmeye yetkili organlar temsilci olarak değil tüzel kişi adına bizzat asil sıfatıyla hareket ettiklerinden organlar bakımından bu özel yetki aranmaz.
Hakem Kararlarına Karşı İptal Davası
Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında hakem kararlarına karşı iptal davası açılması mümkündür. Bu dava, hakem kararının veya düzeltme, yorum yahut tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren otuz gün içinde açılmalıdır. İptal davasının süresinde açılması, hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur.
Yabancı Kişilerin Türk Mahkemelerindeki Teminat Yükümlülüğü
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48. maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Ancak mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 48Kaynağı aç
Yabancı Mahkeme ve Hakem Kararlarının Tenfizi
5718 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca yabancı mahkeme ilamlarının tenfiz edilebilmesi için Türkiye ile ilgili devlet arasında karşılıklılık esasına dayalı bir sözleşme, yasal düzenleme ya da fiili uygulamanın mevcudiyeti aranır. Kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetki alanına girmemesi ve davalının itirazı halinde uyuşmazlıkla gerçek bir bağ kurulamayan bir devlet mahkemesinden çıkmamış olması gerekir. Ayrıca hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırılık taşımaması zorunludur. Savunma hakkının korunması bakımından ise aleyhine tenfiz istenen tarafın yerel kanunlara uygun biçimde duruşmaya çağrılmamış, temsil edilmemiş veya usulsüz yoklukta karar verilmiş olması hallerine dayanarak tenfiz talebine karşı itiraz ileri sürmemiş olması gerekir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 54Kaynağı aç
Yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tenfiz edilebilmesi için taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığı, hakem kararının kesinleşmesi ve icra kabiliyeti kazanması ya da taraflar için bağlayıcı olması zorunludur. Bununla birlikte uyuşmazlığın tahkime elverişli bulunması, aleyhine karar verilen tarafın hakem tayininden veya tahkim yargılamasından usulünce haberdar edilmiş olması ve kararın kamu düzenine aykırı olmaması gerekmektedir.
İdari Yargıda Dava Açma ve Başvuru Süreleri
İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında genel dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre yer almayan durumlarda Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür.
İlgililer idari dava açmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesini dava açma süresi içinde üst makamdan, üst makam yoksa işlemi tesis eden makamdan talep edebilir. Yapılan bu başvuru işlemekte olan idari dava açma süresini durdurur. İdare tarafından altmış gün içinde cevap verilmezse istek zımnen reddedilmiş sayılır. İsteğin açıkça veya zımnen reddedilmesi durumunda dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve idareye başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba dahil edilir.
Ticari davalarda arabuluculuğa başvurmak zorunlu mudur?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
İlamsız icra takibine itiraz edildiğinde takip süreci nasıl işler?
İlamsız icra takibine karşı borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi halinde yürütülen icra takibi kendiliğinden durur.
İhtiyati tedbir kararı ile uyuşmazlığın esası çözülebilir mi?
Gecikmesinde sakınca veya ciddi zarar tehlikesi bulunsa dahi mahkemece davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemez.
Vekilin tahkim sözleşmesi yapabilmesi için özel yetki gerekir mi?
Evet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca vekilin tahkim ve hakem sözleşmesi akdedebilmesi için açıkça özel olarak yetkilendirilmesi zorunludur.
Hakem kararına karşı açılan iptal davası icrayı durdurur mu?
Evet, Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamında otuz günlük yasal süresi içinde iptal davası açılması hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur.
Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin dava açarken teminat göstermesi zorunlu mudur?
5718 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca yabancılar kural olarak yargılama ve takip giderleri ile karşı tarafın zararlarını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır; ancak karşılıklılık esasına göre mahkemece teminattan muaf tutulurlar.
Dava açılmadan önce idareye başvurulması dava açma süresini nasıl etkiler?
Dava açma süresi içinde idareye yapılan başvuru süreyi durdurur; altmış gün içinde cevap verilmemesi halinde istek reddedilmiş sayılır ve süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

