Almanya Mahkemesi Boşanma Kararlarının Hukuki Niteliği
Almanya mahkemelerinde verilen kararların Türkiye'de tanınması ve tenfizi önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Devleti arasında akdedilen 1929 tarihli Hukukî ve Ticarî Mevaddı Adliyeye Müteallik Münesabatı Mütekabiliyeye Dair Mukavelename kapsamında iki ülke arasında karşılıklılık ilkesi sağlanmıştır.
Almanya'da verilen boşanma kararının Türkiye'de tanınabilmesi veya tenfiz edilebilmesi için Almanya mevzuatının öngördüğü kanun yollarının tüketilerek kararın kesinleşmiş olması zorunludur. Karara karşı istinaf veya temyiz yolu açık olduğu sürece karar kesinleşmiş sayılmaz ve tanıma amacıyla kullanılamaz. Yargılama sırasında taraflardan birinin karara itiraz etmiş olması halinde mahkeme kesinleşme durumunu özellikle inceler; kesinleşme sağlanmadan açılan davalar bekletilebilir veya reddedilebilir.
Tanıma ve Tenfiz Davalarının Kapsamı ve İnceleme Sınırları
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilen ve o devlet kanunlarına göre kesinleşen ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Kanunun 50. maddesinin ikinci fıkrası gereğince yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir. Almanya mahkemesince verilen kararın evlilik bağını sona erdirdiğinin kabul edilmesi için çoğu zaman tanıma kararı yeterli görülürken, ilamda yer alan nafaka, velayet ile maddi ve manevi tazminat gibi icra kabiliyeti taşıyan hükümlerin icra edilebilmesi için tenfiz davası açılması zorunludur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/3525, K. 2015/8509Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
Tanıma ve tenfiz davalarında aile mahkemeleri uyuşmazlığın esasına girerek yeni bir boşanma yargılaması yürütmez; yabancı mahkeme kararının kanunda öngörülen nitelikleri taşıyıp taşımadığı ve Türk kamu düzeniyle açık bir aykırılık teşkil edip etmediği değerlendirilir. 5718 sayılı Kanun'un 58. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yabancı kararın kesin delil veya kesin hüküm vasfı kazanabilmesi için tenfiz koşullarının varlığının mahkemece belirlenmesi gerekir; ancak tanıma taleplerinde karşılıklılık koşulu aranmaz. Aynı maddenin izleyen fıkraları gereğince çekişmesiz yargı kararlarının tanınmasında ve yabancı mahkeme ilamına dayanılarak Türkiye'de idari işlem tesis edilmesinde de tenfiz şartlarının mahkemece tespiti usulü tatbik edilir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 58Kaynağı aç
Gerekli Belgeler, Yetkili Mahkeme ve Yargılama Usulü
5718 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince tenfiz dilekçesine, yabancı mahkeme ilamının ilgili ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya hükmü veren yargı organınca onanmış örneği ile onaylı Türkçe çevirisinin eklenmesi kanuni zorunluluktur. Ayrıca ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onaylı çevirisinin dilekçeye bağlanması şarttır. Bu yasal belgelerin yanı sıra, yabancı boşanma ilamının Türkiye'de tanınması sürecinde yetkili makamlarca verilmiş apostil şerhi, noter veya konsolosluk onaylı yeminli tercüme, vekaletname ve taraflara ait nüfus kayıt örnekleri uygulamada ibrazı aranan belgeler arasında yer alır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 53Kaynağı aç
Almanya'da verilen boşanma kararının tanınması veya tenfizi davasında yetkili mahkeme kural olarak davalının Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmuyorsa sakin olduğu yer mahkemesi, ülkede adres bulunmaması halinde ise kanuni yetki kurallarına göre belirlenen yer mahkemesi yetkilidir. Almanya'da bulunan kişinin boşanma kararının tanınması ve tenfizi amacıyla Türkiye'ye bizzat gelmesi ya da duruşmalara katılması zorunlu değildir. Kişi, tanıma ve tenfiz yetkilerini içeren özel vekaletname ile tayin edeceği bir avukat aracılığıyla süreci yürütebilir.
Nüfus Kütüğüne İdari Tescil Usulü ve İstisnaları
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi, yabancı adli veya idari mercilerce verilen boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin kararların doğrudan nüfus kütüğüne tesciline olanak tanır. Tescilin yapılabilmesi için kararın menşe ülke hukukuna göre yetkili bir makam tarafından verilmiş olması, usulen kesinleşmesi ve Türk kamu düzenine açık bir aykırılık barındırmaması aranır. Tarafların şahsen ya da vekilleri vasıtasıyla birlikte başvurması kural olmakla birlikte, eşlerden birinin vefat etmesi veya yabancı olması durumunda Türk vatandaşı olan taraf veya vekili tek başına müracaat edebilir. Kanunun 27/A maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre işlemler yurt dışında dış temsilcilikler, yurt içinde ise yetkili nüfus müdürlüklerince yerine getirilir; yasal şartları taşımadığı gerekçesiyle başvurusu reddedilen ilamların tanınması 5718 sayılı Kanun çerçevesinde mahkemeden talep edilir. Uygulamaya dair ayrıntılar ise ilgili Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
5490 sayılı NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU m. 27/AKaynağı aç
Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında düzenlenen idari tescil imkanı medeni halin tesciline yönelik olup nafaka, velayet ve tazminat kararlarının nüfus müdürlükleri veya konsolosluklar tarafından idari yoldan uygulanması mümkün değildir. Bu nitelikteki icra kabiliyeti gerektiren kararların Türkiye'de icra edilebilmesi için mutlaka tenfiz davası açılması zorunludur.
Kararın Hüküm İfade Ettiği An ve Mal Rejiminde Zamanaşımı
5718 sayılı Kanun'un 59. maddesi gereğince, yabancı mahkeme ilamının kesin hüküm veya delil gücü yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Dolayısıyla Türk mahkemelerince tanıma veya tenfiz kararı verilmesi koşuluyla eşler, yabancı mahkemenin boşanma ilamının kesinleştiği tarihten itibaren boşanmış sayılırlar. Evlilik birliği yabancı ilamın kesinleşmesiyle sona erdiğinden, tarafların bu tarihten sonraki dönem için birbirlerine mirasçı olmaları hukuken mümkün değildir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 59Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/3525 E., 2015/8509 K. sayılı ilamında ifade edildiği üzere; yabancı mahkemelerce verilen ve kesinleşen boşanma ilamı hakkında Türk mahkemelerince tanıma veya tenfiz kararı verilmedikçe eşler Türk kanunlarına göre boşanmış sayılmazlar. Karar tanınmadığı sürece evlilik Türk hukukunda devam ettiğinden, ara dönemde boşanmaya bağlı olarak açılacak tazminat, nafaka ve mal rejiminin tasfiyesi gibi davalar görülebilirlik ön koşulunun gerçekleşmemesi sebebiyle reddedilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 153. maddesi gereğince evlilik devam ettiği sürece eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur. Ayrıca bir alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülmesi imkanı bulunmadığı hallerde zamanaşımı işlememektedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/3525 E., 2015/8509 K. sayılı kararında benimsendiği üzere, boşanmaya bağlı mal rejiminin tasfiyesine ilişkin alacak davalarında zamanaşımı süresi, boşanmaya bağlı dava haklarının fiilen kullanılabilir hale geldiği tanıma veya tenfiz kararının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 153Kaynağı aç
Almanya'da alınan boşanma kararı Türkiye'de kendiliğinden geçerli olur mu?
Almanya mahkemesinde verilen boşanma kararı Türkiye'de kendiliğinden hüküm ifade etmez. Evlilik bağının Türkiye'de sona erdiğinin kabulü için tanıma davası açılması veya 5490 sayılı Kanun'un 27/A maddesinde yer alan şartlar doğrultusunda nüfus müdürlükleri ya da dış temsilcilikler üzerinden idari tescil yoluna başvurulması gerekmektedir. İki ülke arasındaki 1929 tarihli Mukavelename uyarınca karşılıklılık ilkesi sağlandığından kararın tanınması ve tenfizi önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Tanıma ve tenfiz davası için Türkiye'ye gelmek zorunlu mudur?
Tanıma ve tenfiz süreci için kişinin Türkiye'ye gelmesi veya yapılacak duruşmaya bizzat katılması zorunlu değildir. Kişi, tanıma ve tenfiz yetkilerini içeren özel yetkili vekaletname vererek tayin ettiği bir avukat aracılığıyla yargılama sürecini bütünüyle takip ettirebilir.
Almanya mahkemesinin velayet veya nafaka kararı nüfusa tescil ettirilebilir mi?
Nafaka, velayet ve tazminat gibi icra kabiliyeti gerektiren kararların nüfus müdürlükleri veya konsolosluklar tarafından idari yoldan uygulanması mümkün değildir. Bu kararların Türkiye'de icra edilebilmesi için mutlaka tenfiz davası açılması gerekmektedir.
Yabancı mahkeme kararından sonra mal paylaşımı davası zamanaşımına uğrar mı?
Tanıma veya tenfiz kararı verilmesi koşuluyla yabancı boşanma ilamı kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade etse de karar Türk mahkemelerince tanınmadıkça ara dönemde mal rejiminin tasfiyesi davaları dinlenememektedir. Dava hakkı ancak tanıma veya tenfiz kararının kesinleşmesiyle kullanılabilir hale geldiğinden, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin alacak davalarında zamanaşımı süresi tanıma veya tenfiz kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

