Uluslararası Uçak Kazalarında Yetkili Mahkeme ve Beşinci Yetki

by Avukat Erdal Ersoy
Uluslararası Uçak Kazalarında Yetkili Mahkeme ve Beşinci Yetki

Montreal Sözleşmesinin Kapsamı ve Yürürlük Durumu

Montreal Sözleşmesi m. 1 uyarınca kural olarak ücret karşılığında gerçekleştirilen uluslararası yolcu, bagaj ve yük taşımalarına uygulanır. Uluslararası taşıma niteliğinin bulunabilmesi için taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine göre kalkış ve nihai varış noktalarının iki taraf devletin ülkesinde yer alması gerekir. Kalkış ve varış noktaları aynı taraf devlet sınırları içerisinde kalsa dahi, başka bir devletin ülkesinde kararlaştırılmış bir duraklama noktası mevcutsa taşıma yine uluslararası taşıma kapsamında değerlendirilir.

Türkiye, Montreal Sözleşmesi'ni 28 Mayıs 1999 tarihinde imzalamış ve onay belgesini 25 Ocak 2011 tarihinde tevdi etmiştir. Sözleşme Türkiye bakımından 26 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Montreal Sözleşmesi m. 33 Uyarınca Genel Yetkili Mahkemeler

Montreal Sözleşmesi m. 33/1 uyarınca tazminat davası, davacının seçimine bağlı olarak taraf devletlerden birinin ülkesinde açılabilir. Davacı bu doğrultuda davasını taşıyıcının yerleşim yerinin bulunduğu yerde, taşıyıcının esas iş merkezinin bulunduğu yerde, taşıma sözleşmesinin yapıldığı taşıyıcı işyerinin bulunduğu yerde veya varış yerinde açma hakkına sahiptir.

Sözleşmenin 33. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yargılama usulüne ilişkin konular davaya bakan mahkemenin usul hukukuna (lex fori) tabidir.

Beşinci Yetki Kuralı ve Yolcunun Esas ve Daimi İkametgâhı

Montreal Sözleşmesi m. 33/2 hükmü, yolcunun ölümü veya bedensel yaralanmasından doğan zararlar bakımından ilk dört yetki yerine ek bir olanak sağlamaktadır. Bu kural çerçevesinde, belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde ilk dört genel yetki kuralına ek olarak yolcunun kaza anındaki esas ve daimi ikametgâhının bulunduğu devlet mahkemelerinde de dava açılabilir.

Montreal Sözleşmesi m. 33/3 uyarınca yolcunun esas ve daimi ikametgâhı kaza anındaki tek, sabit ve sürekli ikamet yeri olarak tanımlanır. Bu yerin belirlenmesinde yolcunun vatandaşlığı dikkate alınmaz.

Beşinci yetki kuralı münhasıran yolcunun ölümü veya bedensel yaralanmasından doğan zararlar için getirilmiştir. Bagajın kaybolması veya hasara uğraması şeklindeki taleplerde Montreal Sözleşmesi m. 33/2'deki bu kural işletilemez.

Fiilî Taşıyıcı Durumunda Dava Açılabilecek Mahkemeler

Taşımanın fiilî taşıyıcı tarafından icra edildiği code-share gibi durumlarda, Montreal Sözleşmesi m. 45 uyarınca sözleşmesel taşıyıcıya, fiilî taşıyıcıya veya her ikisine birden dava yöneltilebilir. Sözleşmenin 46. maddesi uyarınca fiilî taşıyıcının yerleşim yeri veya esas iş merkezinin bulunduğu yer mahkemelerinde de ek yetki alanı doğabilmektedir.

Yetki Sözleşmelerinin Geçersizliği ve Hak Düşürücü Süre

Montreal Sözleşmesi m. 49 uyarınca zarar meydana gelmeden önce taraflarca yapılan ve Sözleşme kurallarını bertaraf etmeyi, uygulanacak hukuku değiştirmeyi veya yetki kurallarını etkisiz kılmayı hedefleyen sözleşme hükümleri geçersizdir.

Montreal Sözleşmesi m. 35 uyarınca tazminat davası; uçağın varış tarihinden, varması gereken tarihten veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde açılmazsa hak düşer. Bu sürenin hesaplanma yöntemi ise davaya bakan mahkemenin usul hukukuna göre tespit edilir.

Uçak kazasında yolcunun ikamet ettiği ülkede dava açılabilir mi?

Evet, Montreal Sözleşmesi m. 33/2 uyarınca yolcunun ölümü veya bedensel yaralanmasından doğan zararlarda belirli şartlarla yolcunun kaza anındaki tek, sabit ve daimi ikametgâhının bulunduğu devlet mahkemelerinde dava açılabilir.

Bagaj kaybı taleplerinde yolcunun ikametgâh mahkemesi yetkili kılınabilir mi?

Hayır, Montreal Sözleşmesi m. 33/2'de düzenlenen beşinci yetki kuralı yalnızca ölüm veya bedensel yaralanma zararlarına özgü olup bagajın kaybolması veya hasar görmesi taleplerinde uygulanamaz.

Uluslararası uçak kazalarında dava açma süresi ne kadardır?

Montreal Sözleşmesi m. 35 uyarınca tazminat davasının uçağın varış tarihinden, varması gereken tarihten veya taşımanın durduğu tarihten itibaren iki yıl içinde açılması zorunludur; bu süre hak düşürücüdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu