Uyarma ve Kınama Cezalarının Akademik Teşvike Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
Uyarma ve Kınama Cezalarının Akademik Teşvike Etkisi

Akademik Teşvik Ödeneğinin Kanuni Dayanağı ve Hesaplama Usulü

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ek 4. maddesi uyarınca akademik teşvik puanı; her takvim yılı için bir önceki yıl bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent, atıf, tebliğ ve akademik ödüller esas alınarak yüz puan üzerinden hesaplanır. Hak kazanılan teşvik ödemesi, öğretim elemanlarına aylık ödendiği sürece şubat ayının on beşinden itibaren on iki ay boyunca her ayın on beşinde kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumu tarafından yapılır. Kanun koyucu teşvik puanının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar ile komisyon yapısını düzenleme yetkisini Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmeliğe bırakmıştır.

2914 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM PERSONEL KANUNU m. Ek Madde 4Kaynağı aç
Ek Madde 4 – (Ek: 5/11/2014-6564/2 md.) Her bir takvim yılı için, bir önceki yıl, bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte yurt içinde veya yurt dışında sonuçlandırılan proje, araştırma, yayın, tasarım, sergi, patent ile çalışmalarına yapılan atıflar, bilim kurulu bulunan uluslararası düzeydeki toplantılarda tebliğ sunma ve almış olduğu akademik ödüller esas alınarak öğretim elemanları için yüz puan üzerinden yıllık akademik teşvik puanı hesaplanır. Akademik teşvik puanı otuz ve üzerinde olanlara, Devlet Memurları Kanununa tabi en yüksek Devlet memuru brüt aylık (ek gösterge dâhil) tutarının;[12] a) Profesör kadrosunda bulunanlar için %100’üne, b) Doçent kadrosunda bulunanlar için %90’ına, c) Doktor Öğretim Üyesi kadrosunda bulunanlar için %80’ine, d) Araştırma Görevlisi kadrosunda bulunanlar için %70’ine, e) Öğretim Görevlisi (…)12 kadrosunda bulunanlar için %70’ine, f) (Mülga: 22/2/2018-7100/15 md.) aldıkları akademik teşvik puanının yüze bölünmesi suretiyle bulunacak oranın uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda akademik teşvik ödeneği verilir. Bu madde uyarınca yapılacak ödeme; bu Kanun uyarınca aylık ödendiği sürece ve kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumları tarafından şubat ayının on beşinden itibaren on iki ay süreyle her ayın on beşinde yapılır, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz. İlgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ek ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz. Bilim alanlarının özellikleri ve öğretim elemanlarının unvanlarına göre akademik teşvik puanlarının hesaplanmasında esas alınacak faaliyetlerin ayrıntılı özellikleri ve bu faaliyetlerin puan karşılıkları, akademik teşvik toplam puanının %30’unu geçmemek üzere her bir akademik faaliyet türünün toplam puanın hesaplanmasındaki ağırlıkları, akademik teşvik puanının hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar ile bu hesaplamaları yapacak komisyonun oluşumu ile diğer hususlar Cumhurbaşkanı tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.[13] Bu madde hükümleri, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında bulunan öğretim elemanları hakkında da uygulanır.

Yükseköğretimde Disiplin Cezaları ve Teşvik Puanının Sıfırlanması

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b maddesinde yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan ya da ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması yahut birden çok defa ücretten kesinti yapılması, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma şeklinde sayılmıştır. Yasal tanımı itibarıyla uyarma, personele vazifesinde ve hareketlerinde daha özenli davranması lüzumunun bildirilmesi; kınama ise mesleki fiil ve davranışlarında kusurlu sayıldığının yazıyla iletilmesidir. Kanunda sayılan disiplin cezaları arasında akademik teşvikten mahrum bırakılma veya teşvik puanının düşürülmesi biçiminde bağımsız bir yaptırım türü düzenlenmemiştir.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53 – a. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin (…)[48]; rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri, enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin disiplin amirleridir. b. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. (Ek cümleler: 15/4/2020-7243/7 md.) Öğretim elemanları dışında iş sözleşmesiyle çalışan personel 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesine tabidir. Memurlar hakkında ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır.48 (1) (Değişik: 15/4/2020-7243/7 md.) Uyarma: Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Maiyetindeki elemanların yetiştirilmesinde özen göstermemek. b) Destek alınarak yürütülen araştırmalar sonucu yapılan yayınlarda destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile bunların katkılarını belirtmemek. c) Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak. d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak. (2) (Ek cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Kınama: Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[49] a) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) b) Resmi olarak ders vermekle yükümlü bulunulan öğrencilere özel ders vermek. c) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) d) Üniversite veya bağlı birimlerin sınırları içinde herhangi bir yeri kurumun izni olmadan hizmetin amaçları dışında kullanmak veya kullandırmak. e) Yayınlarında hasta haklarına riayet etmemek. f) İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda veya diğer klinik araştırmalarda ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak. g) İncelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri eser sahibinin açık izni olmaksızın yayımlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak. h) Bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum araştırmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri yayımlamak. ı) Araştırma ve deneylerde, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri yetkili birimlerden yazılı olarak almamak. j) Araştırma ve deneylerde mevzuatın veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ilgili araştırma ve deneylere dair hükümlerine aykırı çalışmalarda bulunmak. k) Araştırmacılar veya yetkililerce, yapılan bilimsel araştırma ile ilgili olarak muhtemel zararlı uygulamalar konusunda ilgilileri bilgilendirme ve uyarma yükümlülüğüne uymamak. l) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) m) İçeriği itibarıyla şiddet veya nefret amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları teşhir etmek yahut kurumların herhangi bir yerine asmak.[50] n) Yükseköğretim kurumları içinde siyasi parti faaliyetinde bulunmak veya siyasi parti propagandası yapmak. o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak. p) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Mevzuatta öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek. r) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevi sırasında amirine sözle saygısızlık etmek. s) (Ek:15/4/2020-7243/7 md.) Görevle ilgili resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, kaybetmek veya kusurlu davranışlarıyla bunlara zarar vermek. t) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 28/12/2023 Tarihli ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Kararı ile.) u) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevi gereği katılmakla yükümlü olduğu kurul ve toplantılara izinsiz veya özürsüz olarak bir yıl içinde birden fazla katılmamak. (3) Aylıktan veya ücretten kesme: Brüt aylıktan; veya ücretten bir defaya mahsus olmak üzere 1/30 ila 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[51] a) Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının organlarında yapılan konuşma ve alınan kararları, yetkili olmadığı halde organ veya üyelerinin aleyhinde davranışlara yol açmak maksadıyla dışarı yaymak. b) Kuruma ait araç, gereç, belge ve benzeri eşyayı görevin sona ermesine ve kurumca yazı ile istenmesine rağmen belirlenen süre içinde geri vermemek. c) Araştırma ve deneylerde, hayvanlara ve ekolojik dengeye zarar vermek. d) Bilimsel çalışmalarda, diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri, izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak, bu bilgilerin gizliliğine riayet etmemek ve korunmasını sağlamamak. e) Bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak. f) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) g) Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak. h) Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek. ı) Dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak. j) Hukuka aykırı olarak kurumun bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına kasten girmek veya orada kalmak. k) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak. l) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Kasıtlı olarak; görevi tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek. m) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek. n) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, bu yeri kullanmak veya kullandırmak. o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Yasaklanmış her türlü yayını basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya teşhir etmek. (4) Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme: Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aylıklı öğretim elemanlarının bulundukları kademedeki ilerlemelerinin fiilin ağırlık derecesine göre bir ila üç yıl arasında durdurulması; vakıf yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının ise fiilin ağırlık derecesine göre üç ila altı ay süreyle brüt ücretinden 1/30 ila 1/8 arasında kesintiye gidilmesidir. Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[52] a) Hizmet içinde resmi bir belgeyi tahrif etmek, yok etmek, gizlemek veya sahte olarak düzenlemek, sahte belgeyi bilerek kullanmak, kullandırmak. b) Görevi sebebiyle veya görevi sırasında doğrudan veya dolaylı olarak her ne ad altında olursa olsun menfaat sağlamak, iş sahiplerinden veya öğrencilerden borç para istemek veya almak. c) Kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellemek, boykot ve işgal eyleminde bulunmak. d) Ders, seminer, konferans, laboratuvar, grafik çalışma ve sınav gibi öğretim çalışmalarının yapılmasına engel olmak; görevlileri, öğrencileri eğitim-öğretim alanı dışına çıkartmak; görev yapılmasına engel olmak; öğrencileri bu tür davranışlara teşvik etmek veya zorlamak ya da bu maksatla yapılacak hareketlere iştirak etmek. e) Basın-yayın veya bilişim sistemlerini kullanarak amiri, iş arkadaşları, personeli, hizmetten yararlananlar veya öğrencileri hakkında gerçeğe aykırı açıklamada veya haksız isnatta bulunmak veya rızaları olmaksızın özel hayatlarıyla ilgili açıklama yapmak. f) İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda ve diğer klinik araştırmalarda ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak suretiyle kişilere zarar vermek. g) Bilimsel araştırmalarda gerçekte var olmayan veya tahrif edilmiş verileri kullanmak, araştırma kayıtları veya elde edilen verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan cihaz veya materyalleri kullanılmış gibi göstermek, destek alınan kişi ve kuruluşların çıkarları doğrultusunda araştırma sonuçlarını tahrif etmek veya şekillendirmek. h) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, görevin gereklerine aykırı davranmak suretiyle kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak.52 ı) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) j) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak. k) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek. l) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek. m) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) İlgili kanunların tanıdığı istisnalar dışında ticaret yapmak, yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak. n) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevi gereği öğrendiği ve gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri açıklamak. o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya hizmetten yararlananlara hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek. (5) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma: Akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere üniversite öğretim mesleğinden çıkarmadır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Başkalarına ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek. b) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Atama ve yükselmelerde, unvan veya derece kazanılmasında; anket uygulama, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar dışında kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalar kullanmak. c) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Özürsüz veya izinsiz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek. (6) Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. Kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[53] a) (Değişik: 15/4/2020-7243/7 md.) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütler için kullanmak ya da kullandırmak. b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak. c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. d) Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek. e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek. f) Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak. c. (Değişik: 14/4/1982 – 2653/3 md.) Ceza soruşturması usulü: Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır:[54] (1) İlk soruşturma: Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır. Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır. (2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına; a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi, b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,[55] c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul, d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul, e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, Karar verir. f) Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim kurullarınca oluşturulacak kurullarda görevlendirilecek asıl ve yedek üyeler bir yıl için seçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür. (3) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar üye tamsayısı ile toplanır. Kurullara ilk soruşturmayı yapmış olan üyeler ile haklarında karar verilecek üyeler katılamazlar. Noksanlar yedek üyelerle tamamlanır. Diğer hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır. (4) Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay 2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir. (5) Değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemeleri halinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii görev itibariyle üst dereceliye göre tayin olunur. (6) Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve rektörler hakkında 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarından dolayı yapılacak ceza soruşturmasında yukarıda belirtilen ceza kovuşturması usulü tatbik edilir. (Mülga cümle:15/4/2020-7243/7 md.) (…)[56] 3628 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı kanuni kovuşturma için gereken izin, Yükseköğretim Kurulu üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri ve bu kuruluşların memurları (Üniversitelerarası Kurul memurları dahil) hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanından, üniversite yöneticileri ve öğretim elemanları ile memurlar hakkında üniversite rektörlerinden alınır.56 (7) İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla bunlara irtibatlı suçlar, öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde, yukarıda yazılı usuller uygulanmaz; bu hallerde kovuşturmayı Cumhuriyet Savcısı doğrudan yapar. (8) Bu Kanunda yer almamış hususlarda 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.[57] Disiplin soruşturması ve savunma hakkı:

Buna karşın Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği ve 2547 sayılı Kanun uygulaması gereğince kesinleşen uyarma ve kınama cezaları, öğretim elemanının disiplin cezası aldığı takvim yılı içerisindeki tüm akademik faaliyetlerinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve teşvik puanı hesaplamasının doğrudan sıfırlanmasına sebebiyet vermektedir. Bu durum ilgili takvim yılı için mali hak kaybı doğurur.

Disiplin Soruşturması ve Cezanın Kesinleşmesi Kuralı

Yükseköğretim personelinin disiplin soruşturması ve ceza süreçleri 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinde belirtilen usul kurallarına tabidir. Usulüne uygun biçimde tebliğ edilen uyarma ve kınama cezaları tebliğ tarihi itibarıyla hukuki sonuç doğurmaya başlar ve UYAP bilişim sistemine kaydedilir.

Disiplin yaptırımının akademik teşvik kesintisine gerekçe oluşturabilmesi için cezanın üniversite içi itiraz yolları tüketilerek kesinleşmiş olması gerekir. Disiplin cezası kesinleşmeden idarece teşvik kısıtlaması ya da ödeme kesintisi uygulanamaz. Kesinleşmemiş bir disiplin cezasına dayanılarak teşvik ödemesinden mahrum bırakılma halinde, idari yargıda tam yargı davası açılarak uğranılan maddi zararın tazmini talep edilebilir.

Komisyonun Takdir Sınırı ve Esas Alınan Takvim Yılı

Akademik teşvik komisyonları, disiplin amirlerince bildirilen listeler çerçevesinde işlem tesis eder. Bu aşamada komisyonun disiplin cezasına ilişkin bağımsız bir takdir yetkisi bulunmaz; bildirim listesinde kesinleşmiş bir ceza yer aldığında teşvik puanı hesaplanmaz.

Akademik teşvik puanlamasında esas alınan zaman dilimi cezanın fiilen verildiği takvim yılıdır. Bir önceki takvim yılındaki bir eylem gerekçesiyle takip eden yılın ocak ayında kınama cezası verilmesi durumunda, cezanın fiilen verildiği yıl gerçekleştirilen bütün akademik faaliyetler teşvik değerlendirmesi dışında kalır.

Kınama cezası kural olarak verildiği ve kesinleştiği tarihten itibaren ileriye etkili sonuç meydana getirir. Bu yaptırım sadece ilgili takvim yılındaki teşvik hakkını etkiler; geçmiş yıllarda hak edilmiş ve ödenmiş bulunan teşvik tutarlarının geri istenmesi sonucunu doğurmaz.

Disiplin Cezalarının Yargı Yoluyla İptali ve Sicilden Silinme

Disiplin cezasının idare mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinde, öğretim elemanı yoksun kaldığı akademik teşvik tutarlarını yasal faiziyle birlikte üniversiteden talep edebilir. Doktor öğretim üyesinin görev süresinin uzatılmamasına ilişkin bir uyuşmazlığı karara bağlayan Danıştay 8. Dairesinin 2019/5761 Esas ve 2020/2188 Karar sayılı ilamında da bilimsel ve akademik yetersizliğine yönelik somut bir tespit bulunmayan öğretim üyesi hakkında, yargı kararıyla iptal edilen disiplin cezalarının ve ceza ile sonuçlanmayan soruşturmaların aleyhe dayanak yapılamayacağı ifade edilmiştir.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/5761, K. 2020/2188Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/5761 E.  ,  2020/2188 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2019/5761 Karar No : 2020/2188 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yardımcı doçent kadrosunda öğretim üyesi olarak çalışmakta olan davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile Rektörlük makamının … tarih ve … sayılı olurunun iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K: … sayılı kararda; davacının görev süresinin uzatılması istemiyle 13/11/2017 tarihinde başvuruda bulunduğu, anılan başvuru kapsamında Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığı tarafından yeterli görülerek olumlu görüş verildiği, idarelerin kendi bünyelerinde çalışacak kamu görevlilerini seçme hususunda takdir yetkisine sahip oldukları, fakat dava konusu olayda davacının görev süresinin uzatılmamasının sebebinin daha önce geçirdiği disiplin soruşturmaları olarak gösterildiği, söz konusu soruşturmalar neticesinde verilen disiplin cezalarının ise çeşitli tarihlerde iptal edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağı olan disiplin cezalarının ortadan kaldırıldığı ve bunun dışında idare tarafından davacının yetersiz olduğu veya başka bir sebeple görev süresinin uzatılmamasının gerektiği yönünde beyanda bulunulmadığı, Mahkeme Kararları ile ortadan kaldırılan disiplin cezalarına dayanılarak tesis edilen görev süresinin uzatılmamasına dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından iptaline, hukuka aykırılığı saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararın idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faizi ile birikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nce; İdare Mahkemesi tarafından, dava konusu işlemin dayanağı disiplin cezalarının Mahkemelerince iptaline karar verildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, davacıya verilen disiplin cezalarının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararlarının, fiillerin sübuta ermediği gerekçesiyle değil, disiplin soruşturmasının yürütülmesi veya cezaların verilmesine ilişkin usulü eksikliklerden kaynaklandığı; dava konusu işlem tarihi itibarıyla davacı hakkında yürütülen bir disiplin soruşturmasının bulunduğu, davacının iki defa görevden uzaklaştırıldığı, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarına konu fiillerin niteliği ve davacının görevinde verimsiz olduğu hususları ile Fakülte Yönetim Kurulu'nun davacının görev süresinin uzatılmaması yönündeki görüşü birlikte değerlendirildiğinde, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemi haklı kılacak, kabul edilebilir nitelikte sebepler bulunduğu, ayrıca, davacının görev süresinin uzatılması konusunda, davalı idarenin takdir yetkisinin de bulunduğu ve bu kapsamda davalı idarenin davacının görev süresini uzatma zorunluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde belirtilen sebeple hukuka aykırılık, aksi değerlendirme ile verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulanmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince verilen temyiz istemine konu kararın gerekçesinde; davacıya verilen disiplin cezalarının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararlarının fiillerin sübuta ermediği gerekçesiyle değil, disiplin soruşturmasının yürütülmesi veya cezaların verilmesine ilişkin usulü eksikliklerden kaynaklandığı, dava konusu işlem tarihi itibarıyla davacı hakkında yürütülen bir disiplin soruşturmasının bulunduğu, davacının iki defa görevden uzaklaştırıldığı, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarına konu fiillerin niteliği ve davacının görevinde verimsiz olduğu hususlarının belirtilmekle birlikte; davalı idarenin davacı hakkında bir ceza soruşturması ve buna bağlı üç disiplin soruşturması açtığı, davacı hakkında verilen "lüzum-u muhakeme" kararının Danıştay Birinci Dairesi'nin 15.12.2016 ve 30.05.2017 tarihli kararları ile iki defa usulden 31.05.2018 tarih ve 2018/880, K:2018/940 sayılı kararı ile esastan bozulduğu, davacı hakkında aynı olay kapsamında açılan disiplin soruşturmaları nedeniyle verilen disiplin cezalarının İdare Mahkemesi kararı ile usulen ve esastan iptal edildiği, her ne kadar anılan soruşturmalar nedeniyle görevden uzaklaştırılmışsa da verilen cezaların Mahkeme kararı ile iptal edildiği, Doçent Öğretim Üyesi olmasına karşın kadro verilmediği için … Üniversitesi'nde Yardımcı Doçent kadrosunda görev yapan davacının son üç yıldır akademik teşvik kriterlerini karşılayarak teşvik almaya hak kazandığı, davacı dahil üç öğretim üyesi ile Yüksek Lisans Eğitimi vermek üzere Yükseköğretim Kurumuna başvuran davalı üniversitenin davacının görevine son vermesi halinde anılan kriterleri sağlayamaması nedeni ile yüksek lisans programının açılamayacağı, davacı hakkında disiplin soruşturması başlatanlar FETÖ terör örgütüne üyelikleri nedeniyle yargılandıkları dikkate alındığında Bölge İdare Mahkemesi kararı ile görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : … Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yardımcı doçent doktor unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından görev süresinin uzatılması talebiyle … tarih ve … sayılı yazı ile başvuruda bulunulduğu, anılan başvuru üzerine Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığınca olumlu görüş bildirilerelek Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na gönderildiği, söz konusu talebin değerlendirilmesi sonucunda … Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ve … tarih ve …. sayılı Rektörlük Olurlu işlem ile davacı hakkında birçok şikayet dilekçesi bulunmasına rağmen soruşturmalara konu olabilecek fiil ve davranışlarda bulunmaya devam ettiği, kurumun çalışma ahengini ve kamu düzenini bozan hareketlerinin olduğu, görev yaptığı süre içerisinde farklı disiplin amirleri tarafından hakkında açılmış soruşturmaların devam ettiği ve bu soruşturmalar dolayısıyla iki defa açığa alındığı gerekçeleriyle görev süresinin uzatılmaması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 23. maddesinde, " (a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler. b) Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir. c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler.." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu olayda, … Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak çalışan davacının adı verilerek anılan Fakültenin Pedagojik Formasyon Bölümünde görev yapan hocaların siyasi içerikli konuşmalar yaptığı iddiası ile 27.12.2014 tarihinde BİMER'e şikayette bulunulduğu, 30.01.2015'te başlatılan soruşturma kapsamında 32 öğrencinin ifadesine başvurulduğu, öğrencilerin ifadelerinin tutarlı olmamakla birlikte (davacının derste slayt vb. materyaller kullanmadığı, dersi anlatımının yetersiz olduğu, ders anlatımı ve donanımının tam olduğu, kullandığı slaytlarda uygunsuz görüntü olduğu (bir öğrenci), dersi iyi anlattığı, öğrencilere yaklaşımının iyi olduğu, kız öğrencilere yönelik uygunsuz imalarda bulunduğu ve müstehcen hikaye anlattığı (2 öğrenci), siyasi içerikli konuşmalar yaptığı, yapmadığı vb. ifadelerin bulunduğu) öğrenciler ile davacı arasında hoş olmayan bir takım durumların yaşanmasına karşın iddia ve şikayetleri destekleyecek somut delil bulunmadığından 08.10.2015 tarihinde hakkında ceza verilmesine gerek görülmediğine karar verildiği, 13.03.2015'te BİMER'e yapılan şikayet ile; Formasyon Programının işleyişi, ders verilen binaların fizikî yetersizliği, hocaların siyasi içerikli söylemlerinin olduğu ve davacının kitaplarını satmak amacıyla ödev verdiğine yönelik iddialar üzerine Dekanlıkça yapılan inceleme neticesinde anılan iddiaların kasıtlı olduğunun düşünüldüğü, davacının basılmış ve yayımlanmış hiçbir kitabının bulunmadığının… tarih ve … sayılı yazı ile bildirildiği, 24.02.2016 tarihinde CİMER'e … adlı öğrenci tarafından "Davacının … Partiye oy vermeyen öğrencileri geçirmiyor." iddiası ile yapılan şikayet üzerine, başlatılan inceleme kapsamında; şikayetçi öğrencinin ifadesine başvurulduğu, adı geçenin davacıdan ders almadığını ve öğrencisi olmadığını, davacıyı hiç tanımadığını, bir arkadaşının anlattıklarına istinaden davacıyı şikayet etmeye karar verdiğini, pişman olduğunu ifade ettiği, şikayet kapsamında sınıfta bırakılan öğrenci ismi vermesi talep edildiğinde veremediği hususları birlikte değerlendirilerek soruşturma açılmamasına karar verildiği, 25.04.2016 tarihinde … adlı öğrencinin davacının kendisine sözlü tacizde bulunduğu iddiası ile … adlı öğrenciyi şahit göstererek Dekanlığa yaptığı şikayet çerçevesinde davacı hakkında ceza ve disiplin soruşturması açıldığı, ceza soruşturması neticesinde verilen "lüzum-u muhakeme" kararının Danıştay Birinci Dairesi'nin 15.12.2016 ve 30.05.2017 tarihli kararları ile iki defa usulden, davacının …'e sözlü tacizde bulunduğu yolunda inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, bu nedenlerle mevcut delillerin, atılı suç nedeniyle … hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle esastan … tarih ve …, K:… sayılı karar ile bozulduğu, anılan sözlü taciz olayı nedeniyle yapılan disiplin soruşturması sonucunda Edebiyat Fakültesi Disiplin Kurulunca… tarih ve … sayılı kararı ile davacıya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verildiği, ancak söz konusu cezanın uygulanamaması nedeniyle 1/2 aylıktan kesme cezası verilmesine karar verildiği, anılan cezanın iptali istemiyle …. İdare Mahkemesi'nde açılan davada verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davacıya isnat edilen disiplin suç ve eylemi ile maddesinin belirtilmediği, disiplin kurulunun oluşumunda mevzuat ile öngörülen usullere uyulmadığı gerekçesiyle işlemin usulen iptaline karar verildiği ve bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, Dairemizin anılan usulen iptal kararı sonrasında davalı idare tarafından yeni bir disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise soruşturma sonucunda davacı hakkında yeni bir disiplin cezası tesis edilip edilmediğinin, yeni bir ceza tesisi yoluna gidilmedi ise ceza verilmemesine yönelik işlem ve sebeplerinin bildirilmesi istemli 23.01.2020 tarihli ara kararı cevabından, davacı hakkında yeni bir soruşturma açılmadığı ve ceza tesisi yoluna gidilmediğinin tespit edildiği, davacının sözlü taciz iddiası kapsamında hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında olayla ilgili öğrencilere komisyon başkanı tarafından baskı yapıldığını, delil olarak elinde ses kaydının bulunduğunu, tazminat davası açacağını başkana ifade etmesi üzerine tutulan tutanak uyarınca yapılan disiplin soruşturması neticesinde … tarih ve … sayılı işlem ile verilen "uyarma" cezasının, davacı ile komisyon başkanı arasında geçen konuşmalara tanık bulunmadığı, tutanağın komisyon başkanının anlatımları esas alınarak tutulduğu, ilgililerin haklarını ihlal eden konularda dilekçe vermelerinin ve araştırma yapılmasını istemelerinin Anayasal bir hak olduğu, bu talebin bazı kişi ve kurumları zan altında bırakmak, rahatsız etmek amacıyla kasten hareket ederek ve asılsız olduğunu bildiği iddialar ileri sürülerek kullanılması halinde usulsüz şikayet ve müracaattan söz edilebileceği, disiplin cezasına konu edilen fiillerin ceza verilen maddelerdeki fiillerin karşılığı olmadığı gerekçesiyle … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edildiği, anılan kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının kendisine Mobbing yapıldığı gerekçesi ile 19.12.2016 tarihinde Mobbing Derneği'ne başvurduğu, ayrıca maddi ve manevi tazminat istemiyle … İdare Mahkemesi'nde açtığı davada … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile manevi tazminat isteminin kabulü ile davacıya 8.000-TL ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının sözleşmesinin uzatılmamasına gerekçe olarak gösterilen BİMER ve CİMER'e yapılan şikayetler çerçevesinde açılan inceleme ve soruşturmalar kapsamında davacı hakkında herhangi bir ceza uygulamasına gidilmemesi, davacıya verilen tüm disiplin cezalarının yargı kararları ile iptal edilmesi ve bu kararların kesinleşmesi, 1/2 aylıktan kesme disiplin cezasının Kastamonu İdare Mahkemesince usulen iptal edildikten sonra davalı İdare tarafından davacı hakkında yeniden soruşturma açılmak suretiyle disiplin cezası verilmesi yoluna başvurulmaması, "uyarma" cezasının esasa ilişkin değerlendirmeler yapılmak suretiyle iptal edilmesi karşısında, bilimsel ve akademik yetersizliğine yönelik herhangi bir tespit de yapılmayan davacı hakkında yargı kararları ile iptal edilmiş bulunan anılan disiplin cezaları ve ceza tesisi ile sonuçlanmayan soruşturmalar gerekçe gösterilerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik istinaf isteminin kabulüne ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 03/06/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY: (X)- Dava, … Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yardımcı doçent kadrosunda öğretim üyesi olarak çalışmakta olan davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin Edebiyet Fakültesi Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile Rektörlük makamının … tarih ve … sayılı olurunun iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. Kastamonu İdare Mahkemesi'nce; davacının görev süresinin uzatılması istemiyle 13/11/2017 tarihinde yaptığı başvuruya Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığı tarafından olumlu görüş verildiği, idarelerin kendi bünyelerinde çalışacak kamu görevlilerini seçme hususunda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte dava konusu işleme gerekçe olarak gösterilen soruşturma ve disiplin cezalarının Mahkeme kararıyla iptal edildiği, Mahkeme kararları ile ortadan kaldırılan disiplin cezalarına dayanılarak tesis edilen görev süresinin uzatılmamasına dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K: … sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde; … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davacıya verilen disiplin cezalarının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararlarının, fiillerin sübuta ermediği gerekçesiyle değil, disiplin soruşturmasının yürütülmesi veya cezaların verilmesine ilişkin usulü eksikliklerden kaynaklandığı; dava konusu işlem tarihi itibarıyla davacı hakkında yürütülen bir disiplin soruşturmasının bulunduğu, davacının iki defa görevden uzaklaştırıldığı, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarına konu fiillerin niteliği ve davacının görevinde verimsiz olduğu hususları ile Fakülte Yönetim Kurulu'nun davacının görev süresinin uzatılmaması yönündeki görüşü birlikte değerlendirildiğinde, davacının görev süresinin uzatılmamasına ilişkin dava konusu işlemi haklı kılacak, kabul edilebilir nitelikte sebepler bulunduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi değerlendirme ile verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulanmadığından istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılarak … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; … Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yardımcı doçent doktor unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından görev süresinin uzatılması talebiyle … tarih ve … sayılı yazı ile başvuruda bulunulduğu, anılan başvuru üzerine Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığınca olumlu görüş bildirilerelek Edebiyat Fakültesi Dekanlığı'na gönderildiği, söz konusu talebin değerlendirilmesi sonucunda … Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu'nun …tarih ve … sayılı kararı ve … tarih ve … sayılı Rektörlük Olurlu işlem ile davacı hakkında birçok şikayet dilekçesi bulunmasına rağmen soruşturmalara konu olabilecek fiil ve davranışlarda bulunmaya devam ettiği, kurumun çalışma ahengini ve kamu düzenini bozan hareketlerinin olduğu, görev yaptığı süre içerisinde farklı disiplin amirleri tarafından hakkında açılmış soruşturmaların devam ettiği ve bu soruşturmalar dolayısıyla iki defa açığa alındığı gerekçeleriyle görev süresinin uzatılmaması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda davacının bir kız öğrencisine sözlü tacizde bulunduğu gerekçesiyle hakkında disiplin soruşturması açılması, her ne kadar olaya tanıklık eden diğer kız öğrenci dilekçesini geri çekmişse de akabinde İdareye başvurarak sözkonusu dilekçeyi davacıya yakınlığı ile bilinen öğrenci ve akademisyen bir hocanın baskısı ile geri çektiğini ifade etmesi, disiplin soruşturmasına konu olay ve akabinde yaşanan süreçte ifadesine başvurulan kişilerin anlatımları kapsamında davacı ile çalışmak istenilmemesi yolunda ortaya konan takdir yetkisinde ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Uyarma cezasının kanuni sürenin dolması gerekçesiyle sicilden silinmesi, cezanın geçmişte sebep olduğu mali hak kayıplarını kendiliğinden telafi etmez. Teşvik puanı o takvim yılı için kaybedildiğinde, idare mahkemesi kararıyla ceza iptal edilmediği müddetçe ödenmeyen teşvik tutarının iadesi sağlanamaz.

Dava Açma Usulü ve Hak Düşürücü Süre

Akademik teşvik ödeneğinin kesilmesi veya ödenmemesi icrai nitelikte bir idari işlemdir. Dolayısıyla öğretim elemanı hem disiplin cezasına karşı hem de bu ceza dayanak yapılarak teşvikin ödenmemesi işlemine karşı ayrı ayrı veya terditli olarak iptal davası ikame edebilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında disiplin cezaları ve akademik teşvik kesintisi işlemlerine karşı dava açma süresi, işlemin ilgiliye tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren altmış gündür. Görevli ve yetkili yargı mercii, akademisyenin görev yaptığı yer idare mahkemesidir.

Uyarma ve kınama cezaları akademik teşvik puanını nasıl etkiler?

Kesinleşen uyarma ve kınama cezaları ilgili yıl faaliyetlerinin değerlendirmeye alınmamasına ve akademik teşvik puanı hesaplamasının sıfırlanmasına sebep olur.

Kesinleşmemiş disiplin cezası nedeniyle akademik teşvik kesilebilir mi?

Disiplin cezası kurum içi itiraz yolları tükenip kesinleşmeden teşvik kesintisi yapılamaz; kesinleşmemiş işleme dayalı kesintilere karşı tam yargı davasıyla tazminat istenebilir.

Kınama cezası geçmiş yıllarda alınan akademik teşviklerin iadesini gerektirir mi?

Hayır, kınama cezası verildiği ve kesinleştiği andan itibaren ileriye dönük sonuç doğurur; önceki yıllarda ödenen teşvik tutarlarının iadesini gerektirmez.

İptal edilen disiplin cezası sonrası ödenmeyen teşvik tutarı geri alınabilir mi?

Disiplin cezasının idare mahkemesince iptal edilmesi durumunda öğretim elemanı yoksun kaldığı teşvik tutarlarını idareden yasal faiziyle birlikte talep edebilir.

Disiplin cezası ve teşvik kesintisine karşı dava açma süresi ne kadardır?

2577 sayılı Kanun uyarınca dava açma süresi işlemin tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren altmış gündür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu